Basın Açıklamaları

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ 'BASKIN ÖZGÜRLÜĞÜNE' DÖNÜŞMEMELİDİR

Son dönemde Türkiye'de yaşanan olayların kamuoyuna aktarımı ile ilgili olarak, bazı basın kuruluşları ile bunların mensuplarının takındığı tutum ve davranışlar basın özgürlüğünün sınırlarını muğlâklaştırmıştır.

Haberlerin içeriğinden başlayarak, sunumuna ve diline kadar sinen bu tavır endişe vericidir. Özellikle konu Kürtler ve Kürt Sorunu olduğunda bu tutumun açık bir şekilde ortaya çıktığı ve bu yanlı olan dilin daha da sivriltildiği aşikârdır.

İşi yalnızca yaşanan hadiseleri olduğu gibi aktarmaktan ibaret olan basının, haberleri sunarken kullandığı dil, tarafsız ve objektif olmaktan çok uzakta kalmaktadır. Bazen haberlerin içine serpiştirilen bazen de açıkça haberin içinde kullanılan bu dilin basın özgürlüğü ile ilgisi olmadığı kanaati ve inancındayız. Özellikle son KCK operasyonlarına ilişkin haberlerde haberlerin sunumu ve dili basın ve gazetecilik ilkelerine açık aykırılık oluşturmuştur. Henüz soruşturma aşamasında yapılan bu haberler, kesinleşmiş bir mahkeme kararı gibi habere konu edinilmekte bu da hukuk güvenliğine ve kişilerin masumiyetine gölge düşürmektedir. Gözaltında tutulanların ifadeleri alınmadan kendilerine servis edilen bilgi, belge ve fotoğrafların gerçekliği tartışılmadan suç isnadında bulunulduğu yakın zamanda herkes tarafından ibret verici bir şekilde izlenmiştir. Böylesi bir durumun varlığı inkar edilemezken dahi bu haberleri yapan basın kuruluşlarının haberlerini tekzip etmemesi ise başlı başına Türkiye'deki basının ortaya düştüğü durumu resmetmektedir. Aynı şekilde kimi basın kuruluşlarında köşe yazarlığı yapanların adeta hükümete yaranma gayreti içerisinde olayları ve haberleri yorumladıkları, henüz soruşturma safhasında olan ve şüpheliler hakkında hiçbir şekilde lehte veya aleyhte karar verilmemişken, devam eden
soruşturmayı nedensiz üstlendikleri ve böylece yargıyı etkilemeye çalıştıkları
açık bir şekilde görülmektedir.

MAZLUMDER olarak kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemli ve hayati değerde olduğuna inandığımızdan kuruluşumuzdan bu yana basın özgürlüğünü her hal ve şartta savunduk. Her dönemde basın üzerinde oluşan baskı ve zulmün karşısında yer aldık. Ancak uzun bir zamandır devam eden ve son zamanlarda artık temel insani hak ve özgürlüklere tecavüz noktasına gelen bu tutumu basın özgürlüğü olarak nitelendirmemekteyiz. Bu olsa olsa "baskın özgürlüğü" olarak nitelendirilebilecek bir durumdur.

DİYARBAKIR MAZLUMDER ŞUBE YÖNETİCİSİ

Av. Cihan ÜLSEN