Basın Açıklamaları

Başbakan Bu Operasyonlara Dur Demeli.!

Başbakan Bu Operasyonlara Dur Demeli.!
Bilindiği gibi hükümet demokrasiyi geliştirme, hukukun üstünlüğü ve adalet diyerek üç dönemdir halkın oylarını alarak iş başına gelmiştir.

Türkiye'nin en büyük meselesi olan Kürt Sorununu çözme vaadinde bulunmuştur. İktidar; değiştirmeyi ve düzeltmeyi vaat ettiği meselelerde başarılı olmak için tam iktidar olmadığını söyleyerek her seferinde halktan oy istemiştir. Halk gereken teveccühü göstermiş olup üçüncü dönem de iktidara taşımıştır. Fakat hükümet; halktan aldığı destekle iktidarını devletin her alanına yaydıktan sonra halkın kendisine vermiş olduğu desteği, halkın asıl problemlerini çözmekten ziyade kendi iktidar alanını genişletme, muhaliflerini iktidar olmanın verdiği mağrurluk duygusuyla bir zamanlar kendisinin mağdur olduğu yöntemlerle mağdur etmeye çalışmaktadır. Bilinmelidir ki 28 Şubat sürecinde muhatap oldukları uygulamaların bir benzerini bugün kendi iktidarı döneminde seçilmişler, insan hakları savunucuları, hukukçular, sendikacılar, gazeteciler ve toplumun her kesiminden insanlara uygulamaktadırlar.

Dün gece ve bugün itibariyle Türkiye'nin 17 ilinde KCK operasyonları adı altında BDP'nin birçok belediyesi ve il başkanlıkları, KESK genel merkezi, Kurdi-der, BDP Milletvekili Leyla Zana'nın evi, BDP yöneticilerinin evlerinin basılması ve gözaltına alınmaları, insan hakları ve düşünce özgürlüğü açısından tam bir garabettir. Kürt sorunun çözümünü 90'lı yıllarda olduğu gibi güvenlik politikalarına havale etmek Hükümeti çözüm zemininden günden güne uzaklaştırmaktadır. Başbakan ve Cumhurbaşkanının Bir yandan eski Genelkurmay başkanının tutuksuz yargılanmasının gerekliliğini vurgularken diğer yandan milletvekillerinin çağdışı yöntemler ile gece yarıları evlerinin basılması Hükümetin çifte standardını ortaya koymaktadır.

Bir milletvekilinin dahi düşüncelerini özgürce ifade edemediği bir ülkede demokrasiden söz etmek büyük bir çelişkidir. Bu uygulamaların toplumu daha da ayrıştırdığı ve çözüm zemininden uzaklaştırdığı bilinmelidir. Demokrasinin gereği olan hukukun bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi, ne yazık ki Başbakan'ın talimatları ve telkinleri ile yara almıştır.

TMK'nın acilen değiştirilmesi ve özel yetkili mahkemelerin kaldırılması gerekmektedir. Ayrıca Kürtçe savunma hakkının önündeki engeller kaldırılmalı, evrensel hukuk ilkelerine riayet edilmelidir.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

<!--?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /-->

 

Cengiz ŞEN
MAZLUMDER Hakkari Şube Başkanı