Basın Açıklamaları

BARIŞIN YOLU ROBOSKİ’DEN GEÇER!

BARIŞIN YOLU ROBOSKİ’DEN GEÇER!
MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi, Roboskî Katliamı'nın 500. günü sebebiyle Hükümete çağrıda bulundu...

Şırnak’ın Qileban (Uludere) ilçesi Bujeh (Gülyazı) ve Roboski (Ortasu) köylerinden Irak’a sınır ticareti için giden ve köylerine dönmekte olan köylülere, sınırın sıfır noktasında 28 Aralık 2011 tarihinde saat 21.30-22.30 sularında Türk Silahlı Kuvvetlerine ait savaş uçakları tarafından bomba yağdırılarak çoğu çocuk 34 kişinin ölümüne yol açılmıştır. Roboski katliamı Enfal operasyonu, Halepçe katliamı, Dersim,  Zilan ve doksanlı yıllardaki faili meçhuller gibi, Kürt meselesini “terör ve şiddet” sorunu olarak algılayan devlet aklının utanç veren katliamlarından sadece bir tanesidir. Yıllardır “terörle mücadele” adı altında yapılan yargısız infaz ve katliamların devamıdır.
  
   Katliamın hemen ardından yandaş medyanın suskunluğu, devlet yetkililerinin utanç verici nefret söylemleri, dilenmeyen bir tek özür, katledilenlerin yakınlarına reva görülen tehdit ve gözaltı hala ilk günkü kadar tazedir hafızalarımızda. 500. gününde hala operasyon kazası denilerek üstü örtülmeye çalışılan, faili devlet olan bu katliamda hükümet neden hala sessiz? Sadece bir albayın görev yeri değiştirip, Genelkurmay Başkanını tebrik eden Başbakan, Roboski’yi gündeme getirenleri kriminalize ederek hedef gösteren açıklamalarından neden hala vazgeçmiş değil?
  
   500. gününde Roboskililerin adalet arayışı maalesef hala yanıtsız kalmıştır. Yapılması gereken gerçekleri örten düzmece bir rapor hazırlamak değil, gerçeklerin bir an evvel gün yüzüne çıkarılması ve sorumlularının acilen yargılanmasıdır. Aksi halde yüzlerce yıl geçtikten sonra geçmişle yüzleşmek adına dilenecek olan özürlerin hiçbir ehemmiyeti yoktur. Demokrasi ve insan hakları, hak sahibine zamanında teslim edilmelidir. Biz insan hakları savunucularının nezdinde, kendi vatandaşını bombalayan bir devlet, ölenlerin ailelerinden ve Kürtlerden bir özür dahi dilemediği sürece hukuk devleti olma meşruiyetine sahip değildir.
  
   Bununla beraber devlet yapılanı katliam olarak kabul etmeli, her ne kadar geçte kalınsa özür dilemeli, hükümet olayın siyasi sorumluluğunu üstlenmeli, İçişleri Bakanı üzerine düşen görevleri hemen yerine getirmeli, Genel Kurmay başkanı ve sorumlu kuvvet komutanları görevden alınmalı, katliama ilişkin etkin soruşturma yürütülmeli, katledilenlerin ailelerine, tatmin edici maddi ve manevi tazminat vermelidir. Aksi halde Roboskililerin dedelerine, babalarına ve şimdide kendilerine sınır ticareti ya da koruculuk yapmak dışında bir şans tanımayan devlet bu utançtan asla kurtulamayacaktır.
  
   Kürt meselesine ilişkin olumlu adımların atıldığı şu günlerde atılacak en kıymetli adım, Roboski’nin faillerinin açığa çıkarılmasıdır. “Roboski’siz barış, barış değildir”. Devlet bir taraftan silahları susturup ölümler olmaması için çaba sarf ederken öbür taraftan kendi vatandaşının yaşam hakkını, bombalamak suretiyle ihlal ediyor, ailelere parçalanmış bedenler armağan ediyor. Biz Mazlumder olarak Roboski’nin failleri ortaya çıkarılıp yargılana kadar bu sürecin takipçisi olacağız. Ve tüm ilgili kesimleri bu duyarlılığa davet ediyoruz. Ve tıpkı bombalamanın ardından ceset parçalarının arasında bulunan ve hesap günü şahitliğini yapacak olan zeytin ve ekmek gibi şahitliğimizi yapmaya devam edeceğiz. Çünkü sözümüz var. Sözümüz var; Özcan’a, Seyithan’a, Cemal’e, Vedat’a, Selam’a, Selahattin’e, Nadir’e, Celal’e, Bilal’e, Şirvan’a, Nevzat’a, Salih’e, Osman’a, Mahsun’a, Muhammed’e, Hüsnü’ye, Savaş’a, Erkan’a, Cihan’a, Fadıl’a, Şerafettin’e, Hamza’ya, Aslan’a, Mehmet Ali’ye, Orhan’a, Salih’e, Yüksel’e, Adem’e, Hüseyin’e, Bedran’a, Serhat’a, Şivan’a, Selman’a,  Zeydan’a… Sözümüz var zalime karşı mazlumdan yana olmaya!

MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBESİ