Devletin polisi, Devlet adına sahte belge düzenlerse, 'belgede sahtecilik' yapan kalpazanlara, diyecek bir lafımız olur mu?
Bizi, ırzımızı, namusumuzu koruduğunu iddia eden bu sanık polisler, sahtekarlara taş çıkartırcasına, belgede sahtecilik yaparlarsa, halkın deyimi ile başımıza taş yağmayacak mı?
İzmir Emniyet Müdürlüğünde görevli bir polis memuru, oğlumu öldürdü. Diğer görevli polis memurları, yani huzurunuzdaki bu sanık polisler sahte belge düzenlediler.
Sahte belge düzenleyen sanık sandalyesindeki bu polis memurları, belgede sahtecilik yapmalarından ötürü, biricik evladımızın cinayet davasında tuzu kokturmadılar mı?
Halk arasında, hani derler ya, 'Tuz kokmuş' işte bu deyim bizim bu davada kendini gösterdi.
Sayın yargıçlarım.
Olay yeri inceleme ekibinin, dosyadaki CD'sini incelediğimizde, sahte belgeyi düzenleyen bu polisler, ellerine beyaz eldiven giydiğini görüyoruz. İlk başlarda 'maşallah-maşallah, ellerine beyaz eldiven giymişler, suçu ve suçluyu tespit etmeye çalışıyorlar' diye düşünmüştük.
Şimdi bakıyoruz ki bu sanık polisler, o gece ellerine geçirdikleri beyaz eldivenle, suçu ve suçluyu tespit etmeleri şöyle dursun, meğer "belgede sahtecilik" yapmak için beyaz eldiven giymişler.
Sayın mahkeme üyeleri.
Sahte belge düzenlemekten yargılanan ve şuanda huzurunuzda olan bu polis memurları, sabah evden çıkarken: "Arkadaşlar, hadi birlik olalım, el ele verelim, bu gün sahte belge düzenleyelim" diye evden çıkmış olabilirler mi? Belgede sahtecilik yapabilirler mi? Bu akla mantığa uyuyor mu?
Amirleri tarafından verilen emir gereği, sahte belge düzenlemeleri kuvvetle olası değil mi?
Suçun ve suçlunun tespitini sağlayacak soruşturma işlemleri sırasında, umut bağladığımız olay yeri inceleme ekibi ve diğer polisler, ilkel meslek dayanışması içgüdüleri ile sahte belgeler düzenlediler.
Bu gün huzurunuzda, belgede sahtecilik yapmaktan yargılananlar, tanzim ettikleri bu sahte belgelerle, oğlumu öldüren sanık polisin, 45 gün içinde serbest bırakılmasını sağladılar.
İddianameyi hazırlayan cumhuriyet savcısı Mehmet Emin Kavas bey, mahkemenize sunmuş olduğu iddianamesinde : "Ceza mahkemesinin amacı, maddi gerçeğin araştırılması ve bu suretle adil bir yargıya varılmasıdır, yargı kararlarının gerçeğe uygunluğu, hukuk devletinin ve adil yargılama hakkının vazgeçilmez şartıdır. Yargı kararları, gerçeğe uygunluğu ölçüsünde kamu vicdanında kabul görüp, otorite sağlar. Bu yargılama faaliyeti sırasında sunulan ve başvurulan delillerin gerçeğe uygun olması gerekir, bu bakımdan işlenmiş bir suç ile ilgili delil ve eserlerin yok edilmesi, gizlenmesi ve değiştirilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını ve sonuçta ceza adaletinin gerçekleşmesini engelleyecektir." Demektedir.
Bende, Cumhuriyet savcısı Mehmet Emin Kavas beyin dediklerini tekrarlıyor ve Ülkemin adaletine, mahkemenizin adaletine güvenmenin ötesinde, illaki adalet dağıtılsın, istiyorum.
Mehmet Tursun
(İzmir'de, polis tarafından öldürülen, Baran Tursun'un babası)
1870 sokak Baran Tursun Ap. No 42/1 Karşıyaka - İzmir
e-mail: tursan1@gmail.com