Yeni bir yıla hazırlandığımız şu günlerde gündeme düşen acı bir haber vicdan sahibi her bir bireyi adeta şok etti. Hava taaruzu ve topçu ateşi ile acı bir şekilde ölen insanların acısı önce ailelerini sonra bizleri yasa boğdu. 35 masum insan basit bir istihbari hataya bağlanarak katledildi. 35 masum insan daha kökleri karanlıkta olan kirli bir savaşa kurban edildi. Daha önce ABD ve müttefiklerinin Irakta, Afganistan'da, Libya'da yaptığı basit özürlerle ve yanlış istihbarat bilgilerine bağlayarak kamufle etmeye çalıştığı türden bir saldırıdır bu. İki tabloda değişmeyen tek kare masum insanların katledilmiş olması oldu. Bu ölümler basit açıklamalarla izah edilemeyecek kadar büyük ölümlerdir. Üzerinde ince hesapların yapıldığı bir eylemdir bu saldırı. Atılan bombalar toplumun vicdanına atılmış bombalardır. Akan kan bu toplumun kanıdır. Öldürülmeye çalışılan ise bu toplumdaki kardeşlik duygusudur. Yüz yıllarca bir arada yaşamış, omuz omuza saf bağlamış, ortak acıya maruz kalmış insanlar siyasi ihtiraslar uğruna bir birlerine hasım hale getirilmeye çalışılmaktadır. Daha öncede yaşadığımız bizlerin çocukları ve kardeşleri olan askerlerin ölümleri ile neticelenen karakol baskınlarında da aynı türden istihbarat hatalarına vurgu yapılmıştı. Koyun sürüsü sanılarak önlem alınmayan silahlı güçlere karşın, terörist sanılarak vurulan masum siviller. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Basit ve komik savunmalarla bu toplumu kandırmaya son verin. Devlet vatandaşının can, mal, akıl, nesil ve din emniyetini sağlamak zorundadır. Devlet bu hakları koruduğu ölçüde devlettir. Devletin başında olan ve bu halkı temsil ettiğini söyleyen kişilerin masum vatandaşlara dönük bu tarz eylemleri gerçekleştiren yapılanmaları derhal deşifre edip gereken şekilde cezalandırmaları gerekmektedir. Toplumda bölünmelere yol açan ideolojik ırki temelli siyasete ve söylemlere son verilmeli. İnsanların fikirleri, ırkları ve dini görüşleri mücadele edilmesi gereken unsurlar olarak görülmekten vazgeçilmelidir. Daha fazla geç olmadan İslam'ın kardeşlik esasına dayalı kuşatıcı bakışı ile bu toplumun sorunlarına eğinilmelidir. Aksi takdirde suç ortağı olma yaftasından kendilerini kurtaramayacaklar hem toplum vicdanında hem de ilahi hesap gününde işlenen bu cürümün hesabını veremeyeceklerdir.<!--?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /-->
Diğer yandan durumu fırsat bilip ortalığı savaş alanına çevirmeye ve kardeşler arasında düşmanlığı tesis etmeye çalışan derin ve kirli ellerin yapmaya çalıştığı şey akan masum kanlar üzerinden ucuz siyasi rant hesaplarıdır. Savunucusu oldukları eli kanlı silahlı örgütlenmenin polis ve asker zannı ile katletmiş oldukları mazlumların kanı yerde iken insanları sokağa dökmelerinin fırsatçılıktan öteye bir anlamı bulunmamaktadır. Bizler maskelerinizin altında yatan çirkin yüzü net bir şekilde biliyoruz.
Buradan tekrar yineliyoruz; Müslüman halkların arasına nifak tohumu dökmek amacı ile tezgà hlanmış kirli olayların failleri derhal bulunmalı ve cezalandırılmalı, günü kurtarma maksadı ile kullanılan siyasi ağızdan derhal vazgeçilmeli, halkların itibar gösterdiği kanaat önderleri çözüm sürecine dahil edilmeli, doğuştan gelen fıtri hakların önündeki engeller derhal kaldırılmalı, 88 yıldır zor ve baskı ile halka dayatılan fakat kabul görmeyen resmi ideolojiden vazgeçilmelidir.
Yeni gelen yılda adalet eksenli bir dünyanın tesis edilmesi temenni ve duası ile. Zulüm kimden olursa olsun devam ettiği müddetçe bizlerde burada olmaya ve sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
A.İ.Ö.P Adına
İHH ANKARA YÖN. KUR.ÜYESİ
Serkan CODAL