<!--[if gte mso 9]><xml>
Millî Eğitim Sistemi“tek tipleştirici”, “ötekileştirici”, “otoriter” ve “milliyetçi” bir sistem olarak tasarlanmıştır. Dolayısıyla eğitim sistemi, toplumun dini ve etnik farklılıklarını gözetmemekte, ona tek tip bir kimliği, düşünceyi, inancı ve hayat tarzını dayatmaktadır. Eğitim müfredatının ve okullardaki uygulamaların bütün ayrıntıları da bu özelliği yansımaktadır. MAZLUMDER, mevcut eğitim anlayışının yerine insanlık onuru ile temel hak ve özgürlükleri esas alan bir eğitim anlayışının benimsenmesini savunmaktadır. Bu kapsamda:
1) İlkokullarda “Öğrenci Andı” zulmü halen devam etmektedir. Bu ant, hem etnik hem de dini kimliklerin inkârını esas alan bir dayatmadır. Bütün temel insan hakları ilkelerine, pedagojik kaidelere, insan fıtratına ve İslam’ın inanç esaslarına aykırı olan bu uygulamaya artık son verilmelidir.
2) Eğitimdeki tek tipleştirici ve ideolojik yaklaşımın temel yasal dayanağı kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu kaldırılmalıdır. Her toplumsal grubun, kendi kimliğine ya da inancına göre kendi müfredatını belirleyip, uygulama imkânına sahip olacağı bir anlayış benimsenmelidir.
3) En temel insan haklarından olan anadilde eğitim hakkı, Cumhuriyet tarihi boyunca evrensel insan hakları sözleşmelerine ve dini referanslara aykırı olarak uygulamaya konulamamıştır. Ülkedeki resmi dil dışındaki tüm diğer dilleri “tehdit” olarak algılayan yaklaşımdan bir an önce vazgeçilmeli, çok dilli eğitim programları aracılığıyla anadilde eğitimin önü açılmalıdır.
4) Eğitim sürecinin her kademesinde, inanç ve ifade özgürlüğü bağlamında başörtüsü ile eğitim alma ve verme hakkı tanınmalı, yapılan son yönetmelik değişikliğinin uygulanabilmesi için okullarda ibadete uygun mekânlar tahsis edilmelidir.
Kurulduğu günden bugüne, hak, adalet ve özgürlük gibi temel şiarların savunucusu olan MAZLUMDER, ülkemizde yaşayan herkesin acılarının bir an önce dinmesini, zulümlerin bir an önce son bulmasını, kalıcı bir barış ve esenliğe kavuşmasını temenni eder.
MAZLUMDER Bursa Şube
<!--[if gte mso 9]><xml>