MAZLUMDER İstanbul Şubesi, 2002 yılında başlattığı ve 2 Kasım 2013 – 18 Ocak 2014 tarihleri arasında 8.’sini düzenlediği İnsan Hakları Okulunun sertifika törenini gerçekleştirdi.
12 hafta boyunca Cumartesi günleri MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirilen İnsan Hakları Okuluna devamlılık gösteren öğrencilere sertifikalarının verildiği program, 15 Mart Cumartesi günü MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan 8. Dönem İnsan Hakları Okulu Koordinatörü Ali Öner, okula devamlılık göstererek sertifika almaya hak kazanan öğrencilere teşekkür etti. Öner, “İnsan Hakları Okulundan sertifika alan öğrencilerimizin komisyonlarımızda aktif görev alarak insan hakları alanında çalışmalar ortaya koymasını bekliyoruz” dedi.
Öner’in ardından 8. Dönem İnsan Hakları Okulu öğrencilerinden Reşat Fidan bir konuşma yaptı. Fidan “Uzun yıllardır MAZLUMDER üyesi olduğum için İnsan Hakları Okulundan ve bu okulun disiplinli çalışma biçiminden haberdardım. Okulun 8.’sine katıldım ve çok istifade ettim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diyerek, okulun pratiğe yönelik çalışmalarla daha da ileriye gideceğini belirtti.
Daha sonra 8. İnsan Hakları Okulu sertifikaları okul hocaları ve MAZLUMDER İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından öğrencilere takdim edildi.
Sertifikaların verilmesinin ardından MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar konuşma yaptı. Sarıyaşar, İnsan Hakları Okulu ile MAZLUMDER tecrübesinin gençlere aktarılması ve bu deneyimin gençlerin inisiyatif alan birer aktivist olmalarını hedeflediklerini belirterek insan hakları mücadelelerinin başlama süreçlerini, yakın dönem Türkiye tarihinden verdiği örneklerle kısaca anlattı. Cüneyt Sarıyaşar konuşmasında şunları söyledi: “İnsan Hakları Okullarımız bir öğretim alanı değil, paylaşım alanıdır. Öğrencilerimizin katkılarını da çok önemsiyoruz. Biz insan hakları mücadelesini ‘kim olursa olsun zalime karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana’ şiarıyla, mazluma kimliğini sormadan veriyoruz. Bu yaklaşımı, yüz yıldır bu topraklarda yok eden bir egemen irade vardır. Biz kimliklerimizin farkında değildik, kimliklerimiz lakabımızdı. Birisine gavur demek aşağılama sözü değildi. Türk, yükselme sözü değildi, kişinin kim olduğunu ifade ediyordu, sıfatıydı. Ama bunları alıp onlar üzerinden topluma kendi zulümlerini gizleyecek bir kılıf, bir deli gömleği örüp onu giydirmeye çalıştıklarından karşımıza bugünkü Türkiye Cumhuriyeti ve yaşananlar çıkıyor. MAZLUMDER tecrübesi İslami bir mücadeleyi taşıyan insanlar tarafından inşa edilmesiyle beraber kendisini İslam ile tanımlayan sosyolojiye sıkıştırmadı, mücadele alanını bütün insanlığa yaydı, ilgilendiği konuları da tek bir alana hapsetmedi. MAZLUMDER, sadece Türkiye’deki değil dünyadaki ihlallerle de ilgilendi. Bizim için MAZLUMDER’de yürüttüğümüz mücadele bir amel-i salihadır. Amel-i saliha ise yeryüzünde, yeryüzüne sıkışmamış bir zihnin yapabileceği şeydir. Yeryüzüyle sıkışmış zihinler, rahat bir dünya için, uzlaşırlar. Ebedi hayata inananlar ise bir can, bir onur için hayat verirler. İşte MAZLUMDER’in ufku ve tecrübesi böyle bir birikimden gelir”.
Sertifika töreninin ardından 9. İnsan Hakları Okulu açılışı yapıldı. Okulun Koordinatörü Av. Eyyup Akıncı öğrencileri kısaca bilgilendirdikten sonra okulun ilk günü Mesut Karaşahan’ın İnsan Haklarında Farklı Perspektifler ve Av. Halim Yılmaz’ın Mülteci Hakları dersleri ile başladı.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu