7 HAZİRAN 2015 GENEL SEÇİMLERİ MAZLUMDER VAN ŞUBESİ SEÇİM GÖZLEM ÇALIŞMASI
Bilindiği üzere 07 Haziran 2015 tarihinde ülke genelinde milletvekili seçimleri yapılmış olup bu kapsamda pazar günü MAZLUMDER Van Şubesi olarak Van merkez ilçelerdeki sandık alanlarında bağımsız gözlem çalışması yapmış ve tespit raporu tutmuş bulunmaktayız. Bu maksatla Hasan Aslan, Mustafa Baykara, İdris Kaval, Muhammed S. Gülsarı, Mehmet Turkan ve Yakup Aslan’dan oluşan bir heyet oluşturulmuştur.
Yapılan bağımsız seçim gözlemi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının geliştirilmesine destek vermek amacıyla seçimlerin demokratik bir ortamda gerçekleşmesi, tüm vatandaşların seçme ve seçilme hakkından eşit olarak yararlanabilmesi için yürütülen bağımsız gözlemleme ve raporlama sürecini kapsamaktadır. Özellikle, Kadınlar, engelliler, etnik kökeni, dini inancı, anadili farklı olanlar ve okuma yazma bilmeyenlerin seçme ve seçilme haklarını kullanma konusunda fırsat ve koşulların belirlenmesi, seçimlerde gerçekleşen ihlallerin tespit edilmesine yönelik bağımsız seçim gözlemimiz söz konusudur.
Gözlem çalışmamız seçimlerin demokratik, adil ve herkese eşit fırsatlar tanınmasına, seçme ve seçilme hakkının kullanılmasına, eşit erişim sağlanmasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Bağımsız seçim gözlemi, “seçerken ve seçilirken eşit miyiz?” sorusu için yapılan bir çalışmadır. Vatandaşların neredeyse ülke yönetimine tek katılım yolunun seçimlerde oy vermek olduğu ve demokratik katılım mekanizmalarının son derece kısıtlı olduğu Türkiye’de bu sorunun önemi daha da artmaktadır. En temel insan haklarından olan seçme ve seçilme hakkının demokratik zeminde eşitçe gerçekleşmesi bu nedenle önem arz etmektedir.
Yapılan gözlem çalışmasında ilk olarak değinilmesi gereken konu, Seçmen Kütüklerinin oluşturulmasında, adrese dayalı seçmen kütüğü oluşturmanın birçok vatandaşın iradesini sandığa yansıtamamasına sebep olması neticede, adaletsiz bir seçime yol açılmasıdır. Adrese dayalı seçmen kütüğü evsizleri, sığınma evlerinde ikamet eden kadınları, kayıtlı adresleri ailelerinin bulunduğu ilde olan üniversite öğrencilerini, mevsimlik olarak ikamet ettikleri il dışında tarım, inşaat ve turizm sektöründe çalışanları, oylarını seçim günü bulundukları yerlerde kullanamamasına sebep olmaktadır. Bu da ciddi sayıda seçmenin sandığa gitmemesi anlamına gelmekte ve adil bir seçim olmasının önüne geçmektedir.
MAZLUMDER olarak yapılan bu çalışmada öncelikli olarak temel demokratik haklardan olan ve insan hakları içerisinde yer alan seçme ve seçilme hakkının eşit bir şekilde gerçekleşmesi yönündeki kaygımız neticesinde, özellikle dezavantajlı guruplar olarak engelli vatandaşların bu hakkını kullanırken yaşadığı zorlukların ne oranda çözüme kavuşturulduğu yönündeki gözlemlerimiz ağırlıkta olmuştur. Neticede yapılan çalışmada bu vatandaşlarımız için özellikle düşünülmesi gereken birçok şeyin göz ardı edildiğini gördük. Örneğin gidilen okulların sadece iki tanesinde asansörlerin çalıştığını, diğer hiçbir okulda asansörlerin çalışmadığını tespit etmiş bulunmaktayız. Her ne kadar bina sorumlularının bu vatandaşlarımıza yönelik tedbir olarak en alt kattaki sınıfların ayrıldığı bilgisi tarafımıza verilmiş ise de yaptığımız gözlemde engelli, hamile ve yaşlı vatandaşların üst katlara oy kullanmak için birçok zorluklar çekerek çıktıklarına şahit olduk. Ameliyatlı olan bir vatandaşın yine aynı şekilde üst katlara sırtta taşınarak çıktığı bilgisine ulaştık. Pek çok oy verme yerinde, engellilik durumu seçmen kütüğünde belli olmasına rağmen sandıklarının zemin katlarda olmayabildiği ve iki okul hariç gezdiğimiz okullarda ya asansör olmadığı veya olsa bile çalışmayabildiği veya sandık zemin katta olmasına karşın bina girişinin ve sınıfa erişimin engellilere uygun olmadığı ve bu vatandaşların oy kullanabilmesi için sırtta veya kucakta taşınarak sandık başına götürülmesine sebep olduğunu tespit ettik. Bu durum engelli seçmenlerin oy kullanmaktan çekinmesi yönünde kararlara yönelmesine sebep olmakta ve demokratik seçime aykırılık teşkil etmektedir.
Gözlem esnasında karşılaşılan bir başka sorun ise, seçmenlere yönelik baskı oluşturabilecek durumların varlığının söz konusu oluşudur. Bunların başında güvenlik güçlerinin sandık çevresi ve sandık alanında baskı oluşturacak düzeyde sayıca fazla ve usule aykırı olarak müdahalelerde bulunması gelmektedir. Yasadaki koşullara aykırı biçimde kolluk kuvvetlerinin varlığı söz konusu olmuştur, kimi sandık çevrelerinde polislerin sınıflarda oturduğu bunun üzerine itirazların yapıldığı bilgisini aldık. Bunun dışında polislerin sınıfların kapısında beklemek suretiyle aynı şekilde bir baskı görüntüsü verdiği tespit ettiğimiz durumlardan birisidir. Seçim yasasına aykırı olarak bina sorumlusu veya sandık başkanının çağrısı olmadan polislerin doğrudan olaylara müdahale ettiği veya durumdan vazife çıkardığı tarafımızdan gözlemlenmiştir. Bir okulda dışarıda yaşanan gerginliğe polisin müdahalesi ve bu esnada vatandaşlara karşı sert bir üslup kullanması gergin olan ortamın daha da kötüleşmesine neden olmuştur. Birçok yerde polisin yasal bir gerekçe olmadan çalışmamıza engel olmasıyla karşı karşıya kaldık. Bunun sebebinin yetkililerin bu konuda yeterince eğitilmemesi olarak algıladık. Yine sandık alanı içerisinde oy kullanan vatandaşların beklemesi ve birikmesi ayrı bir baskı unsuru oluşturabilmekte olup birçok yerde bu sorunun varlığının tespitini yaptık.
Tespit edilen bir başka sorun ise yukarıda da değindiğimiz üzere başta bina sorumluları olmak üzere sandık başkanları ve diğer yetkililerin seçim çalışması ile ilgili yeterince bilgilendirilmemesi veya bilgi sahibi olmamalarıdır. Birçok okulda seçim işlemlerinin sorunsuz yapılabilmesi için dolaşıp gerekli çalışmayı göstermesi gereken bina sorumlularının, bir odada oturup oradan ayrılmamak suretiyle bu görevlerini yeteri kadar yerine getirmediklerini tespit ettik. Özellikle seçim yasakları ve suç işlenmesi halinde bina sorumlusu ve sandık başkanının çağrısı ile olaya müdahale edecek polislere bu çağrının yapılmadığı, doğrudan polislerin müdahale ettiği gözlemlenmiş bu da yetkililerin bu konuda bilgisiz olduğunu ortaya çıkarmış olup bunu gözlemlerimiz ve yönelttiğimiz sorular neticesinde anlamış bulunmaktayız.
Seçim günü oy verme işlemlerinde Sandık Kurulları önemli bir işleve sahiptir. Yeterince bilgilendirilmemesi nedeniyle geçersiz hale gelen çok sayıda oy bulunmaktadır. Bunun dışında, engellilerin oy kullanma koşulları, seçmenlere eşlik edilmesi, gizlilik sorunları gibi pek çok uygulamanın büyük ölçüde yetkililerin ve kurulun yaklaşımına bağlı olduğu, bu yaklaşımların son derece farklı olabildiği ve tek başına bunun bile bir eşitsizlik sorununa neden olduğu dikkate alındığında sandıkların yerlerinin tespitinde tarafsızlığa özen gösterilmesi ve sandık üyelerinin çok iyi bilgilendirilmiş olması gerekmektedir.
Genel bir değerlendirme olarak önceki senelere göre sandık çevresi ve sandık alanlarında oy verme işlemlerinin daha sakin olduğunu gözlemlemiş bulunmaktayız. Bu yönüyle bu seçimlerin daha demokratik bir ortamda gerçekleştiği söylenebilir.
Netice olarak yukarıda değindiğimiz öncelikli ve önem arz eden bu sorunların kamuoyunca tartışılıp daha sonraki seçimlerde yetkililerce çözüme kavuşturulması temennilerimizin başında gelmektedir. Kamuoyuna saygıyla sunulur. MAZLUMDER Van Şubesi adına Mustafa Baykara