Basında Mazlumder

30 YILLIK HESAPLAŞMA

12 Eylül ihtilalinin ardından suçsuz yere ceza alıp işkence gördüklerini söyleyen Konyalı mağdurlar aralarında Mazlumder Konya Şubesininde bulunduğu bir grup STK öncülüğünde darbeciler hakkında Konya Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu

12 EYLÜL’Ü UNUTMADIK

12 Eylül ihtilalinden sonra haksız yere ceza alarak hapis yattıklarını ifade eden ve o günleri unutmadıklarını ifade eden mağdurlardan Abdullah Büyük, Ali Galip Doğan, Muzaffer Onüçyıldız ve Ahmet Güçyetmez, “Darbeden sonra günlerce işkence gördük. Sakalımızı, kıyafetimizi bahane ettiler ve hepimizi fişlediler. O zaman kendimizi savunma gücümüz bile yoktu. Ama şimdi hesap sorma sırası bizde” diye konuştular.

SUÇ DUYURUSU SAVCILIKTA

Basın açıklamasının ardından STK İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi ve diğer mağdurlar, dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Sedat Celasun, Bedrettin Demirel, Ali Haydar Saltık. Aynı dönemde görev yapan Danışma Meclisi üyeleri, eski Başbakanlardan Bülent Ulusu ve sorumlular hakkında hazırlanan suç duyurusu metnini Konya Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etti.

Sivil Toplum Kuruluşları yaptığı açıklamada 12 Eylül 1980 tarihinde ve sonrasında darbeciler tarafından yapılan suçların zaman aşımının söz konusu olmadığını ifade ederek şüpheliler ile ilgili yargılanma engelinin 23 Eylül 2010 tarihinde referandum kesin sonuçlarının Resmi Gazete’de yayınlanması ile kalktığını söyledi. Selvi, “12 Eylül darbesinin ardından TBMM kapatılıp anayasa ortadan kaldırılmıştır. Siyasi partilerin kapısına kilit vurulup mallarına el konulmuştur. 650 bin kişi gözaltına alınmış, 1 milyon 683 bin kişi fişlenmiştir. Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılanmıştır. 7 bin kişi için idam cezası istenmiş, 517 kişiye idam cezası verilmiş haklarında idam cezası verilen 50 kişi asılmıştır. Cezaevlerinde 299 kişi bilinmeyen nedenden dolayı yaşamını yitirmiş 144 kişi kuşkulu bir şekilde ölmüştür. Bu şekli ile işlenen suçlar hakkında zamanaşımı süresinin dolması söz konusu değildir. Zamanaşımı süresi şüphelilerin yargılanma engelinin ortadan kalktığı 23 Eylül 2010 tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Bunun için buradayız ve suç duyurusunda bulunuyoruz” dedi.
Darbecilerin kendi hazırladıkları Anayasa ile koruma altında oldukları için bu güne kadar haklarını arayamadıklarını da dile getiren Selvi, “Darbeciler Anayasal koruma altında olduklarından bu güne kadar yaşanan mağduriyetlerden dolayı başvuracak bir makam, hakkımızı arayacak mercii yoktu. Şimdi mağduriyetimize sebep olan darbecilerin yargılanmasını şüphelilerin, ‘Darbe yapmak, cebren anayasayı değiştirmek, hükümeti yıkmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni zor kullanarak görev yapmaktan men etmek. Darbeye zemin hazırlamak için sistemli bir şekilde planlayarak ve tasarlayarak adam öldürülmesine ve yaralanmasına göz yummak. İşkence yapmak, eziyet etmek, hürriyetten yoksun bırakmak, cinsel saldırıda bulunmak suçları ve kişisel mağduriyetlerimiz ile hukuk çerçevesinde hesabının sorulmasını istiyoruz” diye konuştu.
Basın açıklamasına katılan ve 12 Eylül darbesinde fiilen zarar, işkence ve hapis cezası gördüklerini ifade eden Abdullah Büyük, Ahmet Güçyetmez, Muzaffer Onüçyıldız ve Ali Galip Doğan birer anılarını anlattı. 12 Eylül tarihinden sonra yaşadıklarını ve kendilerine haksız yere verilen cezaları unutmadıklarını ifade eden mağdurlar darbeciler hakkında hazırlanan suç duyurusu metninin altına imzalarını atacaklarını söyledi.
Konuşmasının sonunda 90 yaşını geçtiği için yargılanamayacaklarını zanneden darbecilerin tüm mal varlıklarına da el konularak hakkı olanlara verilmesi için ayrı mücadele vereceklerini de belirten Selvi, “Bu suçu işleyenler zannetmesinler ki kendilerine bir şey olmayacak. Şu anda lüks altında hayatlarını sürdüren darbecilerin çiçeklerine verdikleri sular darbe sonucu asılarak hayatını kaybeden insanların kanlarıdır. Ve bu insanların edindikleri tüm varlıklar darbe mağdurlarının geride bıraktıkları yetimlerinin hakkıdır” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından darbeyi gerçekleştiren dönemin Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren ve yine aynı dönemin Kuvvet Komutanları Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya, Nejat Tümer, Sedat Celasun, Bedrettin Demirel, Ali Haydar Saltık. Aynı dönemde görev yapan Danışma Meclisi üyeleri, eski Başbakanlardan Bülent Ulusu, bakan, bürokrat, vali, kaymakam, emniyet müdüre, asker, amir ve memurlar hakkında hazırlanan suç duyurusu metnini Konya Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etti.