Bu gün, 28 Şubat darbesinin yıldönümüdür. Üzerinden tam 15 yıl geçmiş olmasına rağmen Postmodern bir darbe olan 28 Şubat ve uygulamaları, etkinliğini nispeten kaybetse bile henüz yargılanmamıştır. Yani 28 Şubat ve onun uzantısı illegalite ile esaslı bir hesaplaşma yapılabilmiş değildir.
28 Şubat’ın mimarları tarafından ülkeye giydirilmeye çalışılan deli gömleği eğitim başta olmak üzere tam olarak çıkarılamamış, brifing tezgâhından geçirilip hizaya sokulmuş devlet aygıtı halen bu psikolojiden arındırılıp, halka rağmen halk için yapılan bir ksım uygulamalardan kurtarılamamıştır.
Hiç şüphe yok ki, Ergenekon davası ve ortaya çıkan muhtelif darbe planları çerçevesince açığa çıkan belge, bilgi ve ifşaatlar bu sürecin planlayıcı ve uygulayıcılarının gerek kurumsal, gerekse şahsi düzeyde işledikleri suçlar ve yürüttükleri kirli ilişkileri ortaya koymaktadır. Bu gün, o kirli ilişkilerin uygulamalarına yönelik oluşan hukuksuzluğun ivedi bir şekilde ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Geldiğimiz noktadan geriye dönüp baktığımızda, bu sürecin sahiplerinin ülkeyi nasıl bir karanlık tünele, bir terör ve kaos ortamına sokmak üzere oldukları ve bu konuda ne denli yol aldıkları açığa çıkmıştır. 28 Şubat, bu dönemi icra etmek isteyenlerin en müşahhas eylemlerinden birisidir ve mutlaka bu dönemin mimarlarından dönemin mağdurları adına hesap sorulmalıdır.
Biliyoruz ki darbecilik, Kemalist modernleşme projesini zorbaca yöntemlerle halka dayatmaya çalışan otoriter bürokratik zihniyetin iflah olmaz bir hastalığıdır. Hiç kuşkusuz bu ülkede darbeciliğin köklü bir geçmişi de mevcuttur. İstiklal Mahkemeleriyle başlayıp 27 Mayıs'la, 12 Mart'la, 12 Eylül'le devam eden ve teşebbüs aşamasında kalmış bir dizi darbe arayışı ve zorbalıkla bugünlere taşınmaya çalışılan kirli bir militarist gelenekle karşı karşıyayız. 28 Şubat, işte bu kirli ve karanlık zincirin bir halkasıdır.
Halk için, adalet için, gelecek nesillerin daha sağlıklı bir ülkede büyümelerinin sağlanması için bu kirli, paslı zinciri bir an önce kırıp atmak şarttır. Bu doğrultuda Mazlumder olarak, başta 28 Şubat dayatmasının planlayıcısı askeri şefler olmak üzere, bu karanlık süreçte çeşitli biçimlerde cuntacılara hizmet etmiş tüm sorumluların vakit geçirilmeksizin yargılanmalarını ve başta kesintisiz eğitim, başörtüsü ve din eğitiminde özgürlük gibi 28 Şubat darbe düzenini simgeleyen tüm yasak ve dayatmaların kaldırılmasını, gasp edilen hakların yasal çerçevede güvence altına alınarak geri verilmesini talep ediyoruz.
Mazlumder Konya Şube Başkanı
Derviş Argun