Basın Açıklamaları

1925’ten 2012’ye… KILIK-KIYAFET ZULMÜ HALA YÜRÜRLÜKTE!

1925’ten 2012’ye… KILIK-KIYAFET ZULMÜ HALA YÜRÜRLÜKTE!

MAZLUMDER İstanbul Şubesi, şapka kanununu protesto eden Rize’nin Hamidiye Zırhlısı tarafından topa tutuluşunun yıl dönümünde bir basın toplantısı yaparak halen yürürlükte olan şapka kanunu ve kılık-kıyafet yönetmeliğini değerlendirdi.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Postacı tarafından yapılan açıklamanın tam metni aşağıdadır.

“ATMA HAMİDİYE ATMA, ŞAPKA DA GİYECEĞUZ, VERGİ DE VERECEĞUZ”

Bugün 13 Aralık; şapka kanununu protesto eden Rize’nin Hamidiye Zırhlısı tarafından topa tutuluşunun yıl dönümüdür. Türkiye, 25 Kasım 1925 tarihinde Şapkanın İktisası Hakkındaki Kanun ile tanışmış, egemenliğini millet iradesine dayandırdığı iddiasındaki kadrolar tarafından, gayri medeni görülen halk, “medenileştirmek”, “asrileştirmek” adına kültürüne, geleneklerine ve inançlarına ters olan batı tipi kıyafeti giymeye zorlanmıştır.

Kanunu benimsemeyen ve itiraz ederek protesto gösterileri düzenleyen halka karşı son derece sert, hukuk, adalet ve insanlık dışı karşılıklar verilmiştir.

Sivas, Giresun, Maraş ve Erzurum gibi kanunu protesto eden pek çok vilayetten biri de Rize olmuştur. Hiçbir şekilde şiddet içermeyen, kimsenin yaralanmadığı Rize’deki bu gösteriler, dönemin siyasi iradesi tarafından isyan olarak değerlendirilmiştir.

Sözde isyanı bastırmak için Rize sahiline gönderilen Hamidiye Zırhlısı, tüm halka gözdağı vermek adına şehri topa tutmuş, akabinde de Rize’de bir İstiklal Mahkemesi kurulmuştur.

12 Aralık’ta yargılamalara başlayan mahkeme tam 143 kişi hakkında bir günde hüküm vermiş, 13 Aralık’ta 8 kişiyi idama mahkûm etmiş, 14 Aralık’ta da idamları infaz etmiştir.

Rize halkının, şehirde derin yaralar açan olaylar karşısındaki hissiyatını “Atma Hamidiye atma, şapka da giyeceğuz, vergi de vereceğuz” şeklindeki türküyle ifade ettiğini tüm kamuoyu bilmektedir.

Şapka Kanunu diye ifadesini bulan bu kanun neredeyse her bölgeden âlimlerin ve sivil insanların tepkisiyle karşılanmış, kanuna aykırı beyan ve eylemlerde bulunanlar türlü yöntemlerle cezalandırılmıştır. İskilipli Atıf gibi âlimler kanundan önce yazdıkları kitaplar, Erzurumlu Şalcı Bacı gibi insanlar ifade ettikleri söz ve eylemleri nedeniyle idam edilerek cenazeleri meydanlarda sergilenmiştir. 

3 Aralık 1934 tarihinde çıkarılan kanunla dini kıyafetlerin kullanılması yasaklanmış toplum mühendisliğine devam edilmiştir.

1925 yılında çıkarılıp yürürlükte tutulan kılık kıyafete ilişkin bu kanun halen farklı tonlarda, özgürlüklerin önünde bir engel olarak tutulmakta, hâlihazırda yürürlükte bulunan Anayasa’ya göre de değiştirilmesi teklif dahi edilmez özelliktedir. Söz konusu yasaklar günümüzde üniversite kapılarında, düz liselerde, çalışma alanında bu kanunun dengi kanun ve yönetmelikler vasıtasıyla insanlara dayatılmaktadır.

Her tür toplum mühendisliğine karşı olan MAZLUMDER olarak, özgürlükler önünde halen var olan anlamsız engellerin kaldırılmasını,  Rize’de gerçekleştirilen zulmün yıldönümü vesilesiyle, katledilen “Son Devrin Din Mazlumlarını” rahmetle anıyor, zalim iktidarların ve hukuksuz kanunların er ya da geç lanetle anılacaklarının örneği olan bu vakaların zalimlere ibret olmasını temenni ediyoruz. 

Unutmamalıdır ki her zaman haksızlıklara karşı duracak erdemliler ittifakı bulunacaktır.

MAZLUMDER İSTANBUL ŞUBESİ