Basın Açıklamaları

ZORUNLU ASKERLİĞİN MECBUR ETTİĞİ: VİCDANİ RET

İler tutar yanın kalmamış ve insanları mağdur etmekten başka hiçbir fayda sağlamayan “Zorunlu Askerlik” sistemine son hayır “Vicdani reddini” açıklayan Muhammet Serdar DELİCE’den gelmiştir.

28 yaşında ve 2 çocuk babası olan Delice, Malatya 2. Ordu Komutanlığı, İstihkam Alayı, Köprücü Taburu Yüzücü Bölüğü'ne teslim olarak zorunlu askerlik hizmetine başlamış; burada insan onurunu ve inançlarını yok sayan muameleler tabi tutulmuştur.

Delice ile avukatlarımız vasıtası ile yaptığımız görüşmede, bölüğünde iken, “İnandığı İslam Dininin ritüellerinden olan namaz kılmayı sürdürmek isteyen Muhammed’in bu yüzden ayrımcılık ve baskı gördüğünü, ibadetlerinin engellemek amacıyla rütbeli kişilerce seccadesinin ve Kuranı Keriminin pencereden fırlatılıp atıldığını, kendisinin orduya ait olmadığını, çekip gitmesi gerektiğini her fırsatta dile getirdiklerini ve dini inanış-ibadeti sebebiyle sürekli aşağılandığını ve psikolojik baskı yapıldığını” belirtmiştir. Muhammed Serdar Delice son olarak komutanı tarafından bilerek hastane sevk edildiğini ve hastaneye gittiği zaman da geri gelmemesi için kendisine baskı yapıldığını belirtmiştir.

Hastane sevki ile geldiği sağlık izni sonunda birliğine dönmeyerek Türkiye’deki askerlik hizmetinin inancıyla ters düştüğü, bu nedenle vicdani ret iradesini açıkladığını belirten Delice; gözaltına alındığı Kasımpaşa Askeri Tutuk evinde tutulmakta, ilerleyen günlerde ise “firar” suçundan yargılanmak üzere Malatya’daki birliğine sevk edilmeyi beklemektedir.

MAZLUMDER olarak, son günlerde daha yüksek sesle dillendirilen askerde insan hakları ihlalleri, çağdışı bir uygulama olan “Zorunlu Askerlik” uygulamasını sonuçlarıdır; daha önceki vicdani ret vakaları ve TSK’da yaşanan diğer haksızlıklara karşı söylemimizde olduğu gibi;

1- Vicdani Reddin bir an önce yasal düzenleme yapılarak bir hak olarak tanınmasını,
2- TSK’nın revizyonu ve denetim yolunun açılması için gerekli düzenlemenin yapılmasını,
3- Askeri Yargılama usulünün kaldırılmasını talep ettiğimizi kamuoyu önünde bir kez daha tekrarlıyoruz.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi