Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Anayasa Mahkemesi'nin mi?
Kanunların anayasaya uygunluğunu ve anayasa değişikliklerinin ise şekil bakımından uygunluğunu denetlemekle görevli Anayasa Mahkemesi, TBMM'den referandum aralığında çıkan 5982 sayılı anayasa değişikliğini, içeriğine müdahale ederek kısmen iptal etti. Yapılmak istenen değişiklik henüz referandumla onaylanmadığı için anayasa hüviyeti kazanmamıştır; dolayısıyla Anayasa Mahkemesi henüz yasama süreci tamamlanmamış olan bir metnin statüsünü anayasa hükmüne çıkartarak değerlendirmemesi gereken bir metni değerlendirmeye tabi tutmuş yani yetki aşımında bulunmuştur. Ayrıca anayasa'nın 148. Maddesi'nde açıkça belirtilmiş olmasına rağmen anayasa değişikliğini şekil bakımından değil içerik bakımından denetime tabi tutmuştur; yani anayasayı ihlal ederek kendini yasama organı yerine koymuş ve kuvvetler ayrılığını ihlal etmiştir.
Daha önce de 411 oyla kabul edilmiş olan anayasa değişikliğini içerik denetimine tabi tutarak Meclis'in anayasa yapabilme iktidarını elinden alan Anayasa Mahkemesi, bu tutumuyla o zamandan beri Meclis'i fiilen yok etmişti. Anayasa Mahkemesi'nin bu tavrı, sistem üzerindeki bürokratik ve yargısal vesayetin en fütursuz örneklerindendir. Daha önceleri üniformalı müdahalelerle sisteme sahipliğini herkese hatırlatan vesayet rejimi, üçüncü dünya görünümlü, sevimsiz ve demode olan bu tarzı değiştirmiş ve cüppeli bürokratları eliyle karar ve yetki sahipliğini hatırlamamızı sağlamıştır. Böylece hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olmadığı Anayasa Mahkemesi eliyle, saklanmaya gerek duyulmaksızın, gösterilmiştir.
TBMM acilen toplanıp, tek hedefi ve önceliği yetkisini gasp eden bu sistemi ortadan kaldıracak anayasayı yeni baştan yapabilmek olan bir Meclis için seçime gitmelidir; ya da, temel hak ve özgürlükleri güvenceye alan yeni bir sivil anayasa için toplumun tüm kesimlerini temsil eden münhasır bir meclisin oluşumu için inisiyatif almalıdır.
Kurumların attığı düğümü millet çözecektir.