Basın Açıklamaları

Suriye’de Yaşananlara Bigane Kalınmamalıdır.

Suriye’de Yaşananlara Bigane Kalınmamalıdır.
MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi'nin, Suriye'deki iç savaşın üçüncü yılı münasebetiyle yayınladığı basın açıklaması...

Bugün itibariyle Suriyede yaşanan iç savaşın 3. yılına girmiş bulunmaktayız. Arap coğrafyasında yaklaşık 100 yıl önce  adaletsizlik ve zulüm üzere  çizilen sınırlar üzerine kurulan diktatörlüklerin halklarına karşı takındıkları zalimane  tutum hepimizin malumudur.

İşgaller, sömürüler, katliamlar, iç savaşlar ve dikta rejimlerin zülmü altında inleyen halkarın dramıyla hatırladığımız ortadoğu, afrika, asya ve arap coğrafyasında halkların memnuniyetsizliğine, başkaldırılarına ve direniş çabalarına acımasızca karşı koyan rejimlerin uygulamaları hepimizin hafızalarında halen canlıdır. Ve bu uygulamalar devam edegelmektedir.

Tunusta başlayan ve tüm arap alemine yayılan kitlesel başkaldırılar ve dikta rejimlerin bir bir düşme sahneleri büyük bir ümidin karşılığı olarak "arap baharı" olarak tanımlanmıştı.

İlk günden beri bu halkların haklı mücadelelerini ve hak taleplerini destleyen bizler Uluslar arası güçlerin ve emperyal devletlerin bu bölgeye yönelik hesapları  ve süreç içerisindeki tutumları nedeniyle bizleri ihtiyatlı bir sevinç noktasında tutmuştur.

Nitekim diktatörlerini düşüren halkların da bu burukluğu yaşadıklarına şahit durumdayız. Kurulan düzenlerin halkların taleplerinden uzak, yer yer eski rejimlerin uygulamalarını anımsatan tutumları, beslenen ümitlerin boşa çıkmasına neden olmuştur.

Aynı şekilde  Hemen yanı başımızdaki suriyede yaşanan trajedi neticesinde onbinlerle ifade edilen ölüm, yüzbinlerle ifade edilebilecek yaralanma, milyonlarla ifade edilen göç ve harabeye dönen yerleşim yerleri bilançosuyla önümüzde durmaktadır. Daha üzücü olanı ise mevcut tablo karşısında bu sayıların katlanacağı gerçeğidir.

Uluslararası emperyal sistem bir kez daha gerçek yüzünü göstermiştir. Halkların hak mücadelesinin ötesinde yeni sömürü düzenlerinin ve silah pazarının oluşturulmaya çalışıldığı artık gizlenemeyecek bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Nitekim sayıları milyonları bulan göçmen ve sığınmacının günlük ihtiyaçları ve gelecekleri konusunda Uluslararası güçler üç maymunu oynar vaziyettedirler. Ancak bu emperyal devletlerin ve güçlerin mevcut  rejimler sonrası paylaşım konusunda ise son derece zinde oldukları Irak,  Tunus, Afganistan ve Libya örnekleri ile sabittir.

Bu nedenle Orta doğu ve arap halklarının bir an önce kendi içlerindeki ihtilafları gidererek ve birbirlerinin hak ve hukuklarına  saygı göstererek kendi dinamikleriyle bir çözüm geliştirmelerinin tek çare olduğunu düşünmekteyiz. Suriyeye komşu ülkelerinde ahlaki bir tutum ile sorunun çözümüne katkı sunmaları kendi halklarının ve devletlerinin huzur ve refahi için vazgeçilmezdir.  Aksi taktirde küresel paylaşım sistemi içerisinde kendi halklarının bekalarını da tehikeye soacaklarını hatırlatmak isteriz.

Mazlumder olarak öncelikle Suriye halklarının özelinde tüm ortadoğu halklarının haklı mücadelelerinin yanında olduğumuzu ve her zaman destekçisi olduğumuzu hatırlatarak, bir an önce kardeş ve komşu kavgasına dönüşen, tarihini, coğrafyasını, kentlerini  ve nesillerini tahrip eden savaşın taraflarını adil bir çözüm üzerinde  anlaşmaya davet ediyoruz. Komşu ve Uluslaraarası güçlere vicdan, merhamet ve ahlak sınırları çerçevesinde hareket etmeye ve soruna bigane kalmamaları konusunda çağrıda bulunuyoruz.

 

Abdürrahim AY
MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı