Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçükte 5 işçinin hayatını kaybetmesi, Soma’nın yıllardır dinmeyen acısını yeniden gündeme getirmiştir. Hayatını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına başsağlığı; yaralı işçilerimize acil şifalar diliyoruz.
13 Mayıs 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma faciasının ardından MAZLUMDER tarafından hazırlanan “Soma Maden Faciası Hakkında İnceleme ve Gözlem Raporu”nda (https://drive.google.com/file/d/1Pg1d4InY1D7a77899omPtRfNMxXJVOTE/view?usp=sharing) iş güvenliği tedbirlerinin yetersizliği, etkin denetim eksikliği, insan hayatını geri plana atan üretim anlayışı ve sorumluluk mekanizmalarındaki sorunlara dikkat çekmiştik. Aradan geçen yıllara rağmen Soma’da yeniden madencilerin hayatını kaybetmesi, bu alandaki sorunların ne kadar düzeltildiğine dair soru işaretleri oluşturmaktadır.
Madenlerde meydana gelen ölümler yalnızca “kaza” olarak değerlendirilmemelidir. Yaşam hakkının korunması ilkesi devletlere, yalnızca yaşamı doğrudan tehdit eden eylemlerden kaçınma değil, insan hayatını koruyacak gerekli tedbirleri alma ve yüksek riskli çalışma alanlarını etkili biçimde denetleme sorumluluğu da getirmektedir. Bu nedenle Soma’daki son olay, yalnızca göçüğün teknik sebepleri ile sınırlı bir soruşturma konusu yapılmamalı; işletmedeki iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, risk değerlendirmeleri, denetim süreçleri, çalışma koşulları ve varsa işçilerin daha önce yaptıkları uyarılar bütün yönleriyle araştırılmalıdır. İhmali, denetimsizliği veya kusuruyla ölümlerin meydana gelmesine katkıda bulunan herkes, konumu ve sıfatı ne olursa olsun soruşturma kapsamına alınmalıdır.
Öte yandan, Soma’daki ölümleri protesto etmek ve sorumluların hesap vermesini talep etmek amacıyla düzenlenen gösterilere polis tarafından müdahale edilmesi ve protestocuların gözaltına alınması da kabul edilebilir bir tutum değildir. Yaşam hakkının ihlaline tepki göstermek ve adalet talebini barışçıl biçimde kamusal alanda dile getirmek, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kapsamındadır. Bundan dolayı barışçıl gösterilere karşı hukuka aykırı güç kullanıldığı iddiaları da etkin biçimde soruşturulmalıdır.
MAZLUMDER olarak yetkili makamları;
• Soma’daki maden göçüğünü yaşam hakkı perspektifiyle her yönden soruşturmaya,
• İhmali veya kusuru bulunan tüm sorumluları, kamu görevlileri ve şirket yetkilileri dahil olmak üzere ortaya çıkarmaya, tarafsız şeffaf bir soruşturma yürütmeye
• İşçi ailelerinin doğru bilgiye ve adalete erişimlerini güvence altına almaya,
• Madencilik alanında benzer ölümlerin önlenmesi için etkili denetim ve iş güvenliği mekanizmalarını güçlendirmeye,
• Soma’daki ölümleri protesto edenlerin barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına saygı göstermeye ve hukuka aykırı kolluk müdahalelerini soruşturmaya çağırıyoruz.