Ziyaretler

MAZLUMDER MEVSİMLİK TARIM EMEKÇİLERİNİ ZİYARET ETTİ

MAZLUMDER MEVSİMLİK TARIM EMEKÇİLERİNİ ZİYARET ETTİ
Mazlumder Bursa Şubesi olarak mevsimlik tarım işçisi kamplarını ziyaret ettik.

MAZLUMDER Bursa Şubesi yönetim kurulu, mevsimlik tarım emekçileri ilgili bir çalışma yapmak üzere kampları ziyaret ederek tespitlerde bulundu.

 Eski sendikacılardan Fatih Alparslan eşliğinde ziyaret ettiğimiz emekçi kampları içler acısı…

İlk ziyaret ettiğimiz kamp, Adana da soğan söküm işi yapıp ardından Bursa Karacabey’e gelen Urfa’lı ailelerden oluşuyordu. Bursa’nın akabinde de Eskişehir’e gidecekler.

Adana’dan buraya bir kamyonun içinde yolculuk etmişler. İşçilerin çalışacakları tarlaları Dayı Başı buluyor. Dayı başı patrondan emekçi başına bir komisyon alıyor. Ailelerin önde gelenleri de bu dayı başına kendi ailesini bağlıyor, çok açıkça ifade etmeseler de çavuş dedikleri bu kişilerde dayı başından komisyon alıyor. Burada ki emekçilerin yevmiyesi 7 çuval soğan şeklinde tespit edilmiş, yani 7 çuval soğan kaç lira edecekse o rakam ödenecek kendilerine, ürün fiyatı belli olmadığı için yevmiyeleri de belli değil.

Kampın dışında yol kenarında ki bir çeşmeden su ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Bir kuyu kazılıp etrafına dikilen direklere, gerilen bir branda ile tuvalet yapılıyor. Bu tuvaleti her aile kendisi için yapıyor ve çadırlara da oldukça yakın. Koku ve hijyen bakımından rahatsız edici.
Yemeklerini kendileri çadırların önünde kurdukları ilkel ocaklarda yapıyorlar. Yakacak odunu çırpıyı patron getiriyor. 

Kadınlar hem tarlada çalışıp hem yemek çamaşır gibi ev işlerini yapıyorlar. Yaşlı kadınlar kampta kalıp küçük çocuklara bakıyorlar.

Kazanılan para kişisel değil. Ailenin bütün fertlerinin kazancı aile reisinde toplanıyor. 


Kadınlara, kendileri için harcama yapıp yapamadıklarını sorduğumda, aile reisinin kendileri için “her şeyi “aldıklarını söylediler. Henüz yeni geldikleri için midir bilinmez çok hevesli ve güler yüzlü görünüyorlardı. Meslekleri olmasına rağmen iş bulamadıkları için buraya gelmeye mecbur olduklarını söyledi eskiden soğuk demircilik yapan bir adam.
Daha sonra Feyziye bölgesinde altı ahır ya da depo amaçlı inşa edilmiş eski bir evde kalan Mardin’deki bir emekçi gurubunu ziyaret ettik. Aynı kampta, Suriyeli aileler de vardı. Çadır değil bir binada kalmalarına rağmen suyu dışarıdan alıyorlar. Yemekler, iki taşın arasında yakılan odunlarla yapılan ilkel ocaklarda pişiyor. Kendilerinden izin isteyip içeri girdik. Beton üzerine serilmiş ince kilimler üzerinde oturuyorlardı. On dakika ayakta kendileriyle sohbet ettik ama betonun bütün soğuğu geçti ayaklarımıza, bu şartlarda yaşayıp romatizma olmamak mümkün değil.

Bu emekçiler Nisan ayının ortasında gelmişler, tarlaları ekime hazırlayıp bezelye domates karpuz fidesi ekiyorlardı, hasadı da yaptıktan sonra dönüyorlar memleketlerine. Burada da dayı başı var ve ücretlendirme aynı. Yevmiyeleri 30 lira ama ürün hasat edilip satıldıktan sonra alabilecekler paralarını…
Daha sonra Karacabey ovasının, oldukça içerisinde Orta sarıca bölgesinde bir kampı ziyaret ettik. Bu kampı kaymakamlık kurmuştu. Her 30 kişiye bir tane olmak üzere. Konteynırlar bölünerek banyo ve tuvalet yapılmıştı. Üzerlerinde güneş enerjisi ile su ısıtma sistemleri vardı. Kuyu üzerine inşa edildikleri için zaman zaman rahatsız edici koku yayılıyor. Emekçiler kendi yaptıkları tandırda ekmeklerini pişiriyor yemeklerini yine ilkel ocaklarda yapıp bulaşıklarını dışarıda yıkıyorlar. 
Kaymakamlığın kurduğu bu çadırlar oldukça büyüktü. Tabanları tohumların filizlendirildiği, fideler ekildikten sonra boşalan strafor kutularla döşenmiş çok akıllıca bir yalıtım yapılmıştı. Hem atığa çıkacak malzeme değerlenmiş hem de nemden ve soğuktan korunmuş. Straforların üzerine serilmiş kilim ve minderlerle, ilk gittiğimiz kamptan çok daha konforlu görünüyordu. 
Bu, tırnak içinde konfor 26 yıldır bu işi yapan dayı başının çabalarıyla sağlanmıştı. Dayı başı bize verdiği bilgide, daha önceden gelip kampı kurdurduğunu emekçileri daha sonra getirdiklerini söyledi. Okula giden çocuklar köyün okulunda öğrenimlerine devam ediyorlar. 
Yevmiye 32 lira alıp emekçiye 30 lira ödüyor, yani emekçi başına 2 lira komisyon alıyor. Çocuklarla birlikte 250 kişilik bu kampta üç dayı başı var.

Emekçi kamplarına seyyar satıcılar gelip, sebze meyve hatta dondurma satıyorlar, böylece emekçiler alınteri ile bölge ekonomisine kattıkları artı değer yanında, alış verişleriyle ticareti de canlandırıyorlar. 

Yerel yönetimlerin, yada mülki idarelerin bölge ekonomisine katkıları olan mevsimlik tarım emekçilerinin yaşam şartlarını daha iyi duruma getirecek gerekli düzenlemeleri yapmaları için göreve çağırıyoruz.

 

Mazlumder Bursa Şubesi