Mahremiyetin İfşası, Ceberrut Devletin İnşası ve İnsanlığın İmhasıdır!
12 Haziran seçimlerine gidilmeden hemen önce, büyük bir telaşla TBMM'de yapılmakta olan son yasama faaliyetlerinden birinin TCK'da yapılacak bazı değişiklikler konusunda olması, seçimlerin bir kirli çamaşırlar sergisine dönüşeceği ihtimalini ve sonrasında ise kişi mahremiyetinin hoyratça ihlal edildiği, insan saygınlığının yerle bir olduğu bir sistemin tahkim edileceği kaygısını doğurmaktadır.
Yürürlükte olan TCK'na göre, mahkeme kararı olmadan, "kişiler arasında haberleşmenin gizliliğinin ihlali (132. Md.)", "kişiler arasındaki konuşmaların aletle dinlenmesi (133. Md.)" ve "kişilerin özel hayatının gizliliğinin görüntü ve ses kaydı yoluyla ihlal edilmesi (134. Md.)" ve içeriklerin basın yoluyla ifşa edilmesi suçtur ve yaptırımı hapis cezasıdır.
Mevcut TCK'da, yasadışı yollarla elde edilmiş olan haberleşme içeriklerinin basın yoluyla ifşasına getirilen yarı oranında ceza artırımının hükumet tasarısında kaldırılıyor olması çok tehlikelidir. Daha tehlikeli olanı ise, tasarıya göre, TCK 132., 133., ve 134. maddelerinde düzenlenen suçlara konu olan bilgilerin, ifşa olduktan sonra, söz konusu suçların işlenişine iştirak edilmemiş olmak kaydıyla, haber verme sınırları aşılmaksızın haber yapılmasının suç oluşturmuyor olmasıdır.
Eğer tasarı yasalaşırsa, yasadışı yollarla edinilmiş ve internet siteleri aracılığıyla paylaşılmış ve ifşa olmuş kayıtların yayınlanması serbest hale gelecek ve temel insan haklarından olan ve Anayasanın 20. ve 22. maddeleriyle teminat altına alınmış olan özel hayatın mahremiyeti ve haberleşme özgürlüğü ayaklar altına alınmış olacaktır.
Herkesin yasadışı yollarla telefonlarının dinlendiği ve özel hayatının izlendiği inancını taşıdığı ve kişi mahremiyetinin suç olmasına rağmen herhangi bir yaptırımla karşılaşmaksızın basın yayın organlarında fütursuzca sergilendiği bir ortamda hükumet tasarısının yasalaşması, herkesi çıplaklaştıracak, güç sahiplerine siyaseti ve ekonomiyi diledikleri gibi dizayn edebilme kudreti verecektir.
MAZLUMDER, TBMM'ni bu tehlikeli gidişe engel olmaya davet eder.
Ahmet Faruk Ünsal
MAZLUMDER Genel Başkanı