Basın Açıklamaları

“İkna Odaları”nın Kanıtı Tam da Adına Uygun Yazılmış!

“İkna Odaları”nın Kanıtı Tam da Adına Uygun Yazılmış!

Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Yüksek Okulu, 28 Şubat döneminde iki ayrı ‘ikna komisyonu’ kurup, ismini belirlediği öğrencileri ikna etmeleri talimatı vermiş.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nin iki gün önce bilgi sahibi olduğu ve 28 Şubat sürecinde Marmara Üniversitesi öğrencilerinin muhatap olduğu ikna odaları uygulamasının kanıtı olan bu belgede kılık kıyafet yönetmeliğine uymayan öğrencilerin listesi İkna Komisyonu üyelerine bildirilerek “O öğrencileri bulun ve ikna edin” çağrısı yer almıştır.
 
Konuyla ilgili MAZLUMDER İstanbul Şubesi Hukuk Koordinatörü Av. Arife Gökkaya Dinç aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.

 

MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu


 

“İKNA ODALARI”NIN KANITI TAM DA ADINA UYGUN YAZILMIŞ!

İkna Odalarında işlenen suçlarda zamanaşımı söz konusu değildir. Kişisel Bilgiler saklandığı sürece suç devam ediyor demektir.

Türkiye’de 28 Şubat 1997 sonrasında inançlı insanlara yönelik baskılardan biri de başörtüsü takarak öğrenim görmek isteyen Üniversite Öğrencilerinin maruz kaldıkları uygulamalardır. Kılık Kıyafet Yönetmeliği’ne uymadıkları gerekçesi ile öğrencilere “yasa ve yönetmelik hükümlerini anlatarak ve psikolojik-rehberlik yapılarak ikna etmek, aksi halde disiplin soruşturmasına muhatap olacaklarının duyurmak” amacıyla Üniversitelerde komisyonlar kurulmuş ve raporlar düzenlenmiştir. Sözü edilen Marmara Üniversitesi tarafından düzenlenen belge gerçek ise İkna Odalarının tam da adına uygun olarak komisyonlar aracılığıyla gerçekleştirildiğinin kanıtı ortada demektir.

Kamuoyunda “İkna Odaları” diye bilinen bu yapılanmada başörtülü öğrenciler hakkında yapılan işlem ve eylemler,  aşağıdaki suçlara konu teşkil etmektedir. 

Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 109) 
İnanç, Düşünce ve Kanaat Hürriyetinin Kullanılmasını Engelleme (TCK 115) 
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK 134) 
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi (TCK 135) 
Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme (TCK281) 

 

F.Nur Serter’in 01.10.2010 tarihinde verdiği röportaj ile adı geçen uygulamaların gerçekliği ve hukuka aykırı olarak elde edilen verilerin hala saklanıyor olması suçun temadi ettiği yani hala işlendiği sonucunu ortaya çıkarmıştır. MAZLUMDER olarak bu açıklamanın hemen akabinde adı geçen kişi ve İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve İkna Odalarında Psikolojik Baskı Yaptığı iddia edilen kişiler hakkında idari, adli ve cezai işlemlerin başlatılması hakkında tüm kurum ve kuruluşlar göreve çağrılmış, ayrıca şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. YÖK bu girişim sonrası başlattığı idari soruşturmayı devam ettirmektedir. Hatta bu soruşturma sırasında, ikna odaları ile ilgili Üniversite kararı ya da işlemine ilişkin bir evrak bulunamadığı ileri sürülmüştür.

Marmara Üniversitesi tarafından düzenlendiği belirtilen ikna odalarının kuruluşunu kanıtlayan bu belge gerçek ise İstanbul Üniversitesinde bulunamayan Marmara Üniversitesinden çıkmış olmaktadır. MAZLUMDER, bahsi geçen belgeye istinaden, iddiaların ve hukuka aykırılığın araştırılmasını, tespiti halinde ise Marmara Üniversitesi görevlileri hakkında da suç duyurusunda bulunmayı hedeflemektedir. Burada belirtilen suçlarda zamanaşımı uygulanmaması gerekmektedir. Çünkü bu uygulamalar sebebiyle elde edilen veriler saklandığı sürece suç devam ediyor demektir.

MAZLUMDER, özgürlüklerin hukuksuz sınırlamalar olmadan kullanılmasını dün olduğu gibi bugün de vurgulamakta ve yukarıda belirtilen hukuka aykırı fiilleri sebebiyle tüm sorumlu ve şüphelilerin adalet önünde hesap vermesini ve ikna odalarındaki uygulamalara maruz kalan ve zarar gören tüm öğrencilere de tazminat verilmesi gerektiğini bir kez daha kamuoyu ile paylaşmaktadır.
 


 

AV.ARİFE GÖKKAYA DİNÇ
 

MAZLUMDER İST.ŞB. HUKUK KOOR.