İLLA BARIŞ İLLA BARIŞ İLLA BARIŞ!
"Her savaş, çatışma ve kavga kötüdür. Ancak kardeşlerin, akrabaların kavgası, ortak bir tarihi, ortak bir kültürü, hatta ortak bir dili paylaşan dostların kavgası kötünün de ötesinde kötüdür." 11 Temmuz 2010, Srebrenitsa
Recep Tayyip ERDOĞAN
Uzun bir süreden beridir devam eden siyasi ve askeri operasyonlar ile eylemler ve saldırılar birbirini beslemekte iki yönlü şiddet alabildiğine tırmandırılmaktadır.
Tüm bunların bir sonucu olarak toplumun farklı kesimlerinin birbirlerine olan bakış açısı olumsuz anlamda farklılaşmakta, toplum derin bir ayrışmanın eşiğine getirilmektedir.
Süreci hazırlayan koşullar bitaraf olduğu iddia edilen kişilerce dahi göz ardı edilmekte hükümetçe siyasi ve ideolojik kaygılarla geliştirilen savaş dili, toplumun ve devletin her kademesinde Kürtlere karşı türlü olumsuzluklara dönüşmektedir.
Kürt meselesi tek başına bir "terör sorunu" değildir. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla hak ve özgürlükler sorunudur. Meseleye "terör sorunu" olarak yaklaşıp çözüme bu noktada odaklanarak operasyonlar düzenlemek sorunu derinleştirmenin ötesine geçememektedir. Meseleye hak ve özgürlükler sorunu olarak bakılmalı ve çözüm bu doğrultuda geliştirilmelidir. Özellikle yeni anayasanın konuşulduğu şu günlerde savaşın değil barışın dili kullanılmalıdır.
Her şeye rağmen kısa süre önce yakalandığı düşünülen ancak kaybedilen diyalog ortamının tekrar oluşması için siyasi ve askeri operasyonlara son verilmeli, güvenlik görevlisi - sivil ayrımı yapılmaksızın eylemler durdurulmalıdır ve alıkonulan kişiler serbest bırakılmalıdır.
Biz MAZLUMDER olarak; açıklamamızı Sayın Başbakan'ın 11 Temmuz 2010'da Srebrenitsa katliamının anma töreninde yaptığı konuşmasındaki sözleriyle bitiriyoruz: Biz şunu biliyoruz, bir insanın ölümü, tüm insanlığın ölümü gibidir. Buna inanarak adımları atıyoruz. Onun için illa barış, illa barış, illa barış diyoruz.
MAZLUMDER Diyarbakır Şube