
Diyarbakir’da “Basörtüsüne Özgürlük Girisimi”nin organize ettigi ve dün Diyarbakir Istasyon Meydani’nda gerçeklestirilen mitinge halk yogun ilgi gösterdi. 20 bine yakin insanin katildigi mitingde cosku doruktaydi. Çevre illerden de katilimin oldugu mitingde “Uyan, Diren, Özgürles!”, “Zulme Karsi Omuz Omuza!”, “Zulme Karsi Direniyoruz!”, “Basörtüsü Allah’in Emridir!”, “Biji Berxwedana Meya bi Rumet”, “Errrrik Demokrasii”, “Ger tu Iktidari Dibe Muktedirbi!” gibi sözlerin yazili oldugu çok sayida Kürtçe ve Türkçe dövizler tasindi. Türkiye’nin çesitli illerini dolasan dev beyaz basörtüsü bu mitingde de tasindi.
Abdurrahman Dilipak, Mehmet Göktas, Gülden Sönmez, Hülya Sekerci, ve Hüda Kaya’nin konusmaci olarak katildiklari mitingde cosku had safhadaydi. Konusmalar sik sik sloganlarla kesildi. Konusmacilar, yillardir süren bu zulmün hiçbir hukuki dayanaginin olmadigini, bu konuda aleni olarak bir keyfiligin yasandigini, bu keyfilige dur demenin Müslüman kimligimizin bir geregi oldugunu söylediler. Yer yüzünde tek bir basörtülü fert kalsa dahi mücadelenin devam edecegini belirttiler. Konusmacilar, özetle sunlari söylediler: Abdurrahman Dilipak: “Birakin bir Müslümani, bir rahibe dahi örtüsünden dolayi magdur edilse onun yaninda olacagimizin bilinmesi gerekir. Basörtüsü zulmü zulümlerden sadece bir tanesidir, Islami kimligimizin bütün gereklerini yasamadikça mücadelemiz devam edecek, basörtüsü mücadelesi tevhidi mücadelemizin bir parçasidir. Basörtüsü serbest olsa evimize çekilecegimizi zannedenler derin bir yanilgi içindedirler ki bizler bu konuda uyanik olmaliyiz. Mehmet Göktas: “Zalimler minarelerden, camilerden degil, basörtülülerden korkuyor; çünkü örtünme kadinin metalastirilmasina engeldir. Bu durumda zalimlerin saltanati sona erecek. Onlar istiyor ki; ahlaksizlik, hayasizlik devam etsin. Çünkü bu sayede egemenler ayakta kalmaya devam edecekler. Basörtülüler, örtünmekle onlarin metalastirma zihniyetine karsi çiktiklari için elbetteki basörtülülerden hoslanmayacaklar ve onlardan korkacaklardir. Ama sunu akillarindan çikarmamalilar ki; Allah’in emri olan basörtüsü ne pahasina olursa olsun, hangi bedel ödenecekse ödensin asla baslarimizdan çikarilmayacak.” Konusmasina “Biji Azadiya Nuxumandin! (Yasasin Örtünme Özgürlügü!)” seklinde Kürtçe selamlamayla baslayan Hüda Kaya ise basörtüsü yasagina karsi sürdürdükleri direnisin kisaca öyküsünü anlatti. Mücadelelerinin bundan sonra da devam edecegini belirten Kaya, “Biz degismeyecegiz! Degisecekse bu zulmü bize dayatanlar degissin!” dedi. Hülya Sekerci: “Yasadigimiz ülkede yillardir hak ihlalleri yasanmakta. Bütün bu zulümlerin amaci tek tip insan yetistirmek, farkli kültürleri inkar etmektir.”