Her aykırı sesi içeri atan, muhalefete ve eleştiriye kapalı ve tahammülsüz bir yapıya doğru kayma arz etmektedir.
TMK(Terörle Mücadele Kanunu) değiştirilmesi, aslında yeni anayasayı beklenmeyecek kadar acil bir durum arz eder. Bu iktidarın yargıyı kendi eline aldıktan sonra Şike Yasasıyla toplumun gözünde meşruluğunu ve saygınlığını kaybeden iktidarın, Kürt sorununu imha ile yok edeceği vehmine tekrar dönerek yaptığı hataya eklediği basiretten uzak ve yanlış yönelmelerden biri oldu.
Aslında birkaç ay önce başlayan KCK göz altıları ve Kürt sorununu şiddetle çözme eğilimi açılımdan çark etmenin göstergesi olmuş ve gazetecilerin futursuzca göz altına alınmaları geleceğe yönelik kaygıları artırmıştır.
İktidar yanlış yoldadır. Bu barışçıl ve diyalogcu bir tutum değildir. Bu tutumun kabul edilmesi, sıradanlaştırılmaya çalışılması toplum vicdanını derinden yaralamaktadır.
Aynı tutumu komşularımızla ilişkilerimizde de görmekteyiz. Sıfır sorun gibi olumlu bir dış politikayla yola çıkanlar, bu günlerde savaş çığırtkanlığı yapmaya başladılar. Ülkemiz halkının, dış güçlerin piyonu olarak girdiği maceraların sonuçlarını çekmeyi hak etmemiştir, bu tür oldubittilere izin de vermeyecektir. Suriye halkı kardeş halktır. İç karışıklıklar bahane edilerek bu ülke ile, dış güçlerin maşası olarak savaşa girme gibi bir ihtimali düşünmek bile istemiyoruz.
Özgürlük alanlarının en önemli olanlarından birinin de basın özgürlüğü olduğuna inanıyoruz. Medyayı "Yandaş", " yoldaş" gibi sıfatlarla isimlendiren ve sonra da birine dokunup, diğerine dokunmamak çifte standart ve hukuku çiğnemekten başka nedir?
Yandaş da olsa, yoldaş da olsa, muhalif de olsa her fikir ve düşünce beyanına gözaltı ile cevap vermek kabul edilecek bir yaklaşım değildir. Kınıyoruz. İktidarı kendine gelmeye çağırıyoruz.
KCK adı altında basına yönelik göz altılar, endişelerimizi artırmıştır. Demokrasiye ve insan haklarına darbedir.
KAMUOYUNA VE HALKIMIZA DUYURULUR.