Barış Sürecine Bir Katkı da Van STK’larından
Mazlumder’in yürütme kurulu üyesi olduğu Barış Süreci İzleme Komisyonu’nun yaklaşık bir aydır devam eden çalışmasının kısa bir özeti bugün medya vasıtasıyla kamuoyuyla paylaşıldı.
KESK binasında yapılan basın açıklamasında raporun belli bir kısmı okundu.
DEMOKRATİK ÇÖZÜM YÜRÜYÜŞÜ İZLEME KOMİSYONU RAPORUDUR.
Otuzbeş Yıllık çatışma sürecinin ardından yapılan görüşmeler sonucunda, Abdullah ÖCALAN’ın 21 Mart 2013 tarihinde Diyarbakır’daki Newroz alanında okunan ve toplumun her kesimince kabul gören mesajı ile birlikte, Kürtlerin haklı talepleri perspektifinde çözüm yolunda yeni bir dönem başlamış oldu. Kamuoyuyla paylaşılan bu açıklamasından sonra 25.04.2013 Tarihinde KCK yetkililerince, başlatılan yeni sürece katkı sunacak tarihi bir açıklama yapılmıştır. Yapılan açıklamada, alınan kararın etkili olması için KCK’nın silahlı güçlerini 08.05.2013 tarihinden itibaren kademeli olarak çatışma alanlarından çekerek, Türkiye sınırlarının dışına çıkacağı belirtilmiştir. STK’lar olarak, Kürt meselesinin barışçıl çözümüne ilişkin yaşanan bu gelişmeleri, ilgi ve memnuniyetle izlemekteyiz.
Biz Van’daki sivil toplum örgütleri olarak Demokratik çözüm sürecini izleme komisyonu kurduğumuzu ve çalışmalarımıza başladığımızı 08.05.2013 günü basına ve kamuoyuna deklere etmiştik. Bu doğrultuda yapmış olduğumuz çalışmaları şu şekilde özetleyebiliriz:
ÇATAK İLÇESİ
Sürecin sağlıklı bir şeklide yürümesine katkı sunmak için ilk çalışmamızı Çatak bölgesinde yaptık. 20.05.2013 Günü komisyon olarak Van ili Çatak ilçesine hareket edilmiş, merkezde yapılan görüşmelerden sonra Çatak ilçesi Övecek(Şaminis) köyüne gidilmiştir. Köye 1.5 km kala daha önce terk edildiği söylenilen Jandarma karakolu sahasında yeni bir inşaat yapıldığı heyetimiz tarafından görülmüştür. Köylülerle yapılan görüşmede, yeni karakol yapımlarından ve korucu alımlarından dolayı duydukları rahatsızlığı heyetimizle paylaşmışlardır. Yaptıkları açıklamada mevcut olan 70 korucu kadrosuna ek olarak yeni 40 korucu kadrosunun da verilmeye çalışıldığını belirtmişlerdir. Heyetimiz incelemelerde bulunmak üzere Kato dağına hareket etmiş 5 saatlik bir yürüyüş sonrası heyetimiz köye dönmüştür. Kato dağında yapılan incelemede olağanüstü bir durumla karşılaşılmamıştır.
GÜRPINAR İLÇESİ
27.05.2013 günü Gürpınar ilçesine hareket edilmiş merkezde halk ile yapılan görüşmelerden sonra Kırkgeçit’e doğru hareket edilmiş, yolculuk esnasında 5 kişilik bir HPG gerilla grubu ile karşılaşılmıştır. Gerilla komutanı süreç ile ilgili görüşlerini heyetimiz ve basın mensupları ile paylaşmıştır. İnsansız hava araçlarının keşif yaptığı, bazı noktalarda askeri güçlerin pusu atığı bundan dolayı 5 günlük yolu 7-10 günde aldıklarını, bazı hassas noktalarda geçişlerin tamamlanmasına kadar bazı güçlerinin durduğunu ve onların geçmesinden sonra bütün gerilla güçlerinin sınır dışına çekileceğini belirtmişlerdir.
BAŞKALE İLÇESİ
07.06.2013 günü Başkale ilçesine hareket edilmiş Başkale Belediye Başkanı ile heyet olarak görüşme yapılmış çözüm süreci ile ilgili görüşleri alınmış daha sonra Albayrak, Bilgeç (Kanireş), Eşempınar (kanisipi) köyleri ziyaret edilmiştir. Köylerde yaptığımız görüşmelerde, ilçe kaymakamı, müftü ve ilçe milli eğitim müdürünün kendilerini ziyaret ettiğini söyleyen köylüler, iş talep etmeleri üzerine bu yetkililerin korucu olmalarını önerdikleri ve Albayrak köyüne yeni 100 korucu kadrosu verebileceklerini söyledikleri, Köylülerin ise korucu olmayı kabul etmediklerini, silah almayacaklarını belirtmişlerdir. Eşmepınar köylülerinin ise eski koruculara ilave olarak, yeni korucu kadrolarını kabul ettikleri gözlenmiştir.
Ayrıca, heyetimiz Eşmepınar Jandarma karakolunu ziyaret etmiş, Van bölgesinde yaptığımız çalışmalar konusunda bilgilendirme yapıldıktan sonra karakol komutanının süreç ile ilgili görüşleri dinlenmiştir. Karakol komutanı süreçten memnun olduklarını, kendileri açısından bir şey değişmediğini, bu süreçte de rutin görevlerini yerine getirdiklerini belirtmişlerdir.
ÖZALP-SARAY İLÇESİ
14 Haziran 2013 günü çalışmaların devamında Özalp belediye başkanlığı ziyaret edilmiş. Belediye başkanından, ilçede süreçle ilgili bilgi alınmıştır. Belediye başkanı özetle korucu alımları için kadro açıldığını, kadrolara başvuruları teşvik için kaymakam, milli eğitim müdürü, müftülük, jandarma komutanı ve emniyet yetkililerinin birlikte köylere gittiğini, Kaymakamın köylülerin sorunlarını dinledikten sonra, iş isteyen köylülere koruculuğun dışında hiçbir alternatif olmadığını, 1000 kadar korucu kadrosu verebilme imkânlarının bulunduğunu söyleyerek, köylülerin korucu olmasını sağlamaya çalıştığını vurguladı.
Yaptığımız görüşmeler ve gözlemler neticesinde halkın, karakol yapımları ve korucu alımlarından rahatsız olduklarını tespit ettik. Gözlemlerimizde, barış ortamıyla çelişkili bir şekilde, korucu alımlarının devam ettiğini tespit ettik. Saray ilçesinde de BDP ilçe örgütü ve halk ile görüşüldü. İlçe teşkilatı da yeni yapılan karakolların ve sınır boylarında atılan pusuların toplumu tedirgin ettiğini belirttiler. Saray köylerinden Beyaslan (Şerefxane)’de halk ile görüşmeler yapıldı. köy halkı ölümlerin yaşanmasını istemediklerini, ne asker ne gerilla cenazesinin yeniden gelmemesi için her türlü fedakarlığa hazır olduklarını belirttiler.
Sarayın diğer köyü Örenburç (Setmanıs)’ta ise görüştüğümüz anneler; kan dökülmemesini, asker yada gerilla ölümlerini istemediklerini anlattılar. Köylüler ayrıca, Kürt halkının Abdullah Öcalan’ın özgür olmasını talep ettiklerini belirttiler.
Heyetimiz sınır boyu sayılan bir mıntıkada geçerken ve incelemelerde bulunurken, üç kişilik gerilla grubuyla karşılaşıldı. Gerillalarla kısa bir görüşme yapıldı. Gerillanın süreçle ilgili görüşleri, talepleri, çekilme esnasında yaşadıkları sıkıntılar dinlendi. Gruptan açıklama yapan Sirvan Soma özetle;
* Artık siyasi partilerin, medyanın ve STK’ların sorumluluk alması gerektiğini,
* Sınır geçişlerinde kontrol sıkıntısı yaşadıklarını,
* Kürt halkını uyanık olma, rehavete kapılmama konusunda uyararak, sürece kesin barış gözüyle bakılmaması gerektiğini,
* Önderliğin süreci başlatmasıyla çekilmeye başladıklarını,
* Sorumluluğun artık siyasilerde olduğunu,
* Kendileri ve Halka yönelik herhangi bir harekette misilleme haklarını kullanacaklarını,
* Ve son olarak, hükümetin söylemlerine dikkat etmesi gerektiğini hatırlatarak, açılan yeni korucu kadrolarına ve yeni karakol yapımlarına dikkat çekti. Bu durumun endişe verici ve çelişkili olduğunu söyledi.
ÇALDIRAN İLÇESİ
21.06.2013 Günü Çaldıran ilçesine gidildi. İlçede, İHD Çaldıran temsilcisi ve halkla görüşmeler yapıldı. Görüşmeler esnasında, büyük çoğunlukla yeni korucu alımlarının ve karakol yapımlarının, Barış sürecine zarar verdiğine dikkat çekildi. Belli çevrelerin köylere giderek seçimlerde kendilerine oy verirlerse köylerine taziye evi yapacaklarını söylediklerine işaret eden halk, köylerde daha çok sağlık kurumlarına ihtiyaç olduğunu oyları karşılığında taziye evi yapımına karşı olduklarını belirttiler.
Bu görüşmelerden sonra Tendürek bölgesine doğru hareket edildi. İzleme komisyonumuz üç minibüs ve bir taksiyle ilerlerken, iki araç tarafından izlendiğini fark etti. Bunun üzerine yüksek bir yerde onların gelmesini beklerken, araçlardan biri hızla geri döndü. İçinde, jandarma istihbaratından olduklarını söyleyen 3 sivil giyimli şahsın bulunduğu 65 RD 215 plakalı Ford Corneto marka araç yaklaşık 100 m uzaklıkta beklemeye geçti. Durumu öğrenmek üzere onların yanına giden heyet temsilcilerine, güvenliği sağlamak amacıyla izleme yaptıklarını söylemeleri üzerine heyetimiz, izleme devam ettiği takdirde çalışmalarına devam etmeyeceğini belirtmiştir.
Taciz seviyesine varan bu izleme, bazı görüşmelerin ardından sonlandırıldığı anlaşılınca yeniden hareket edildi ve Tendürek dağının eteklerinde yer alan 1993 yılında güvenlik güçleri tarafından yakılmış olan Sakızlı (Dasıva) isimli köye ulaşıldı. Köylüler askerlerin önce camiyi yaktıklarını ve ondan sonra da evleri yaktıklarını anlattılar. Köylülerden biri, yakma eylemi başlamadan önce köylülerin tamamının bir alanda toplatıldığını ve askerlerin çevrelerini tamamen sararak silahları onlara doğrulttukları esnada evlerin yakılmaya başlandığını ve o günden beri mağdur olduklarını söylediler.
Köy meydanında köylülerle yapılan görüşmede, koruculuğu kabul etmedikleri için bütün bu zulümlere maruz kaldıklarını, köylerinin yakılmasından önce köyün bütün çevresinde asker mevzilerinin yapılmış olduğunu, çoğu zaman da gece vakti gerilla kılığında gelip yardım istediklerini gündüz vakti de bundan dolayı baskı oluşturduklarını; ancak Barış Süreci ile birlikte önemli oranda iyileşme olduğu dile getirildi.
Heyetimiz Dasıva köyündeki gözlemlerinden sonra, son zamanda yeni korucu alımlarının olduğu söylenen Çaldıran’ın Yaşkütük (Pırabınerd) köyüne doğru hareket etti. Burada da köylülerin görüşleri dinlendi. Sosyal güvencelerinin olmadığını, yeni korucu alımlarından endişe duyduklarını, köylerindeki karakolun sadece masraf ürettiğini, dağlara “Ne Mutlu Türküm!” yazmanın belli bir kesimi dışlamaya yönelik olduğunu söyleyen köylüler; Barış Sürecinden dolayı duydukları mutluluğu dile getirdiler. “Askerin de gerillanın da anası ağlamasın ve bu süreç kalıcı olsun” diyen köylüler, Demokratik çözüm yürüyüşü İzleme Komisyonunun göstermiş olduğu bu hayırlı çabaya herkesin destek vermesini istedi.
Heyet izlenim ve gözlemlerinden sonra Van’a doğru hareket etti…
Heyetimiz Van da yayın yapan yerel ve ulusal Televizyonlar ziyaret edilerek yapılan çalışmalar konusunda bilgi verilmiş, süreçle ilgili görüşleri alınmıştır.
HEYET ÜYELERİNİN ÖNERİLERİ
35 yıllık çatışma ortamının son bulması ve Kürt sorunun demokratik ve barışçıl yöntemle çözümü açısından başlatılan bu tarihi sürecin hiçbir sebeple sekteye uğramaması bakımından çekilme sürecinin oldukça hassas bir konu olduğunu belirtmek isteriz. Başlatılan diyalog ve çekilme sürecinin sorunun barışçıl çözümü açısından bütün taraflara büyük sorumluluklar yüklemektedir. Sürecin kesintiye uğramaması için, herkes sorumluluğunu samimi bir şekilde yerine getirmelidir. Bu sürece zarar veren söylemler ve pratiklerden taraflar kaçınmalı. Korucu alımlarına son verilmeli, yeni karakol ve baraj yapımları durdurulmalı Devlet destekli asimilasyon amaçlı bazı çevrelerin toplum içerisinde faaliyet göstermesi hiç olmazsa böyle bir süreçte durdurulmalıdır. Ayrımcılığı, nefreti, toplumsal kopuşu körükleyen yayınlara, dizilere, etkinliklere son verilmelidir. Zaman geçirilmeden hükümet 2. aşamaya geçmeli adımlar atmalıdır. Yargı ve özgürlükler alanında barışın ruhuna uygun hareket etmenin tam da zamanı olduğunu düşünüyoruz.
Demokratik Çözüm Yürüyüşü İzleme Komisyonu olarak çalışmalarımız devam edecektir. Bu yeni süreçte, olayda müdahil olan çevreleri ziyaretle birlikte operasyon bölgelerinde olmaya devam edeceğiz. Ayrıca, şehir merkezindeki etkinliklerle de olayı kamuoyunda paylaşacağız.
Basına ve kamuoyuna duyurulur.
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
MAZLUMDER
KESK ŞUBELER PLATFORMU
TTB
TMMOB
TUYAD-DER
KURDİ-DER
GÖÇ-DER
BARIŞ MECLİSİ
HDK
DİSK
MEYA-DER
BARIŞ ANNELERİ
DTK
VAN BAROSU
DÖKH
http://www.caldiranajans.com/vandaki-izleme-komisyonu-raporunu-acikladi.html