
Geçtiğimiz hafta Pazar günü Cumhuriyetin ilan edilişinin 83.yıldönümü kutlandı. 83.yılında bile Cumhuriyet Bayramı törenlerine,oligarşık bürokrasi ile seçilmiş azınlığın katıldığına cumhur olarak şahit olduk. Eğer Cumhuriyet, toplumu kucaklayan, toplumu birleştiren, insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlı toplumsal uzlaşı ve toplum değerlerini önemseyen bir misyonu olmaz ise bu görüntüler 83 yıl sonra bile değişmiyor demektir. Cumhuriyet kutlamalarının neden bu halde olduğunu hepimizin sorgulaması gerekir. Çünkü sorgulama durduğumuz yeri ve ilerleyeceğimiz istikameti doğru belirlemede en önemli çıkış noktasıdır ve biz şimdi soruyoruz
Neden inançlı insanlara karşı bu ülkede zulüm yapılıyor
Neden inançlı insanlar kamu görevinden ve bazı kamu hizmetlerinden mahrum bırakılabiliyor.
Neden askeri bürokrasinin bir kısmı hala başörtüleri görmeye tahammül edemiyor
Neden İmam Hatip ve Meslek liselilere karşı katsayı adaletsizliği devam ediyor
Neden bu ülkenin İlköğretimi bitirmeyen çocukları hala kuran kurslarına kabul edilemiyor.
Neden inançlı kesme irtica ifadesi yakıştırılıyor
Neden hala başörtüsü zulmü devam ediyor ve başörtülü bayanlar kamuda rahat çalışamıyor, okuyamıyor.
Neden 8 yıllık kesintisiz eğitim kesintili hale getirilemiyor
Neden Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılamıyor veya özerk hale getirilemiyor.
Neden Heybeli Ada Ruhban okulu açılamıyor.
Evet bu topraklarda Cumhuriyetin 83.yılında bile inanca saygı başörtüsüne özgürlük diyenler var.
Evet,bu topraklarda keyfiliğe ve cebre dayanan zulüm ve haksızlıklar yapılmaktadır.
Evet,bu topraklarda mağdur edilen, tecrit edilen, dışlanan, ayrımcılığa tabi tutulan, hor ve hakir görülen büyük bir kitle var.
Bu tecrit, bu dışlama, bu ayrımcılık ve zulüm halk tabanında muazzam bir tahribata yol açmıştır. Özellikle 8 yıllık kesintisiz eğitimin hayata geçirilmesi ve 28 Şubat süreciyle başlayan inançlı insanların kıyımı ve üzerlerinde estirilen terör,ürünlerini yeni yeni vermektedir. Toplumsal olaylar ve sosyolojik vakalar incelendiğinde şu görülecektir ki Hiçbir olumlu veya olumsuz uygulama karşılıksız kalmaz. Ama bu uygulamalar sonuçlarını belirli bir zaman sonra ortaya çıkarır. Sekiz yıllık kesintisiz eğitime geçeli sekiz yıl, 28 Şubat süreci başlayalı dokuz yıl oldu.
Ey Darbeciler, bu nesil sizin eseriniz. Eserlerinize bakıp kıvanç duymalısınız!
Din ve vicdan özgürlüğünün önündeki engeller ahlaki değerleri tahrip etmiş, toplumsal barış ve uzlaşı kültürü bu süreçte büyük bir yara almış ve toplumda ahlaksızlığın geçimsizliğin değerler erozyonunun temel unsuru haline gelmiştir. Ötekileştirme politikaları, Cumhurbaşkanlığı makamında bile Milletvekillerine eşsiz davetiye gönderilmesi ile derinleştirilmektedir.
Devletin tüm kademelerinde insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü ilkesi ihlal edilerek, İnanç özgürlüğünün önüne engellerin konulması, Dindar insanların rencide edilmesine, bir müddet sonra daha da içe kapalı ve onların da ayrıştırıcı yönlerini açığa çıkarmalarına sebep olmuştur. Bu süreci fırsat bilen holdingler en az banka zedeler kadar mağdur üretmişlerdir. Bu mağduriyetin mesulü yine bu durumlara açık kapı bırakan keyfiliği ve cebri kendilerine ilke kabul eden oligarşik bürokrasi olmuştur.
İnanç özgürlüğünün ihlali ve inançlı insanların korkutulması sindirilmesi sonucunda bu insanlardan özellikle ahlaki yönden topluma aktarılan ahlaki değerlerin dejenere olmasına sebep olmuştur. Bu dejenerasyon toplumda kaosu tahammülsüzlüğü geliştirip saygıyı yok ederek okullarda şiddeti, aile içi geçimsizliği ve toplumda sırf zevk için adam öldüren seri katilleri ortaya çıkarmış birbuçuk yaşında çocuklara tecavüzü gazete manşetlerine taşımıştır.
Biz asli fıtratını kaybetmeyen medeni insanlarız.Bu medeniliğin bize yükletmiş olduğu bir sorumluluğumuz var ve bu sorumluluğumuzu paylaşan her kişiyi her kurumu haksızlıklar karşısında susmamaya davet ediyoruz.
Bu sorumluluk:
Zalime karşı mazlumdan yana durmak.
Burada 40.haftamızda yine haykırıyoruz
Zulüm var oldukça bizlerde varolacağız
Yaşasın eşitliğe dayanan adalet, yaşasın herkese özgürlük.
İnsanlığımız devam ettiği müddetçe,direnişimiz devam edecek.
ölsün Yılgınlık,ölsün ümitsizlik
ANKARA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU ADINA
MAZLUMDER ANKARA ŞUBE BAŞKANI
AV. EMRULLAH BEYTAR
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu Üyeleri
Anadolu Gençlik ? ASDER ? Başkent Kadın Platformu ? ÇEVDER ?? KAD-BİR ? İLKDER ? MAZLUMDER Ankara Şubesi ? Öğretmen Sen ? ÖZDEVSEN- Tüketiciler Birliği ? Vahdet Vakfı -İHH Ankara Şubesi