
Okullarda çocuklara okutulan andın ve Milli Güvenlik Derslerinin kaldırılmasını isteyerek ırkçı müfredata ve kışla tipi eğitime son verilmesini isteyen sivil toplum kuruluşları, bugün Fatih Saraçhane Parkı’nda bir araya geldiler.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi’nin de destek verdiği ve Özgür-Der’in düzenlediği eylemde, eğitim alanında süregelen dayatmalar arasında öne çıkan iki konu; ant dayatması ve milli güvenlik dersi zulmü tekrar kamuoyuna hatırlatıldı.
Son olarak 18 Haziran 2010'da yeni öğretim yılında söz konusu dayatmalara son verilmesi talebiyle Milli Eğitim Bakanlığına verilen dilekçeye yeni eğitim/öğretim sezonu açılmasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığından herhangi bir cevap verilmemesi üzerine konuyu yeniden gündeme taşıyan Özgür-Der’in bu eylemine MAZLUMDER, Mustazaf-Der ve Davet-Der temsilcileri de destek verdi.
Militarist şartlandırmanın okuldaki uzantıları olan “Milli Güvenlik Dersleri” ve ırkçı/şoven “Andımız” zulmünün kaldırılması; anadilde eğitim hakkının verilmesi ve eğitimin özgürleştirilmesinin talep edildiği eylemde “Okullarda Andımız Dayatmasına Son! Milli Güvenlik Dersi Saçmalığına Son!” ve “Herkes İçin Adalet Başörtüsüne Özgürlük!” yazılı pankartlar açıldı.
Eylemde söz alan Özgür-Der Yönetim Kurulu üyesi Hülya Şekerci, MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Cüneyt Sarıyaşar, Mustazaf-Der İstanbul Şube Başkanı Sait Şahin ve Özgür-Der Genel Başkan Yardımcısı Kenan Alpay özellikle çocuklarımız üzerindeki velayet hakkına dikkat çekerek ırkçı-faşizan uygulamalardan çocuklarımızı korumamız gerektiğinin altını çizdiler.
Hülya Şekerci “Andımız”da yer alan “Varlığım, Tük varlığına armağan olsun!” ve “Ne Mutlu Türküm Diyene!” gibi ifadeleri hatırlatarak bunun çocuklara zulüm olduğunu; Milli Güvenlik Dersleriyle de çocukların askerî ve milliyetçi bir mantıkla yetiştirildiğini ifade etti.
Cüneyt Sarıyaşar eğitimde ve diğer alanlarda yaşanan ırkçı-şoven kirliliklerden arınmanın zorunluluğuna vurgu yaparak ırkçı dayatmaların yer almadığı ve darbeci tortuların tamamen silindiği sivil bir anayasanın gerekliliğine dikkat çekti. Anadilde eğitim hakkı dâhil, eğitimin özgürleştirilmesini isteyen Sarıyaşar, zulme karşı adalet çağrısında bulundu.
Sait Şahin, İslam tarihinden örnekler sunduğu konuşmasında çocuklarımızı Kemalist, ırkçı değerlerin dayatıldığı eğitim sistemine karşı sahiplenmemiz ve zorbalıklar sona erinceye kadar haklarımızın takipçisi olmamız gerektiğini söyledi.
Kenan Alpay ise Hakkari’de yaşanan saldırıya dikkat çekerek askerî vesayet ve ırkçı fanatizmin yol açtığı acılara değindi. Elindeki “Milli Güvenlik Bilgisi” ders kitabını basına ve katılımcılara gösteren Alpay, dersin amacı ve işleyişiyle ilgili anekdotlar aktardı ve uygulamadan örnekler verdi. Derslerin tam bir kışla disiplini içerisinde işlendiğini söyleyen Alpay, ayrıca özellikle başörtülü öğrenciler olmak üzere derslere giren subayların fişleme merkezi gibi çalıştıklarını kaydetti. Komşu ülkelerin düşman olarak öğretildiği derslerde tek dost ülkenin İsrail olarak okutulduğunu da aktaran Alpay, bu derslerin kaldırılması yönünde etkinlikleri çoğaltmak gerektiğini söyledi.
MAZLUMDER İstanbul Şubesi Basın Bürosu