MARDİN İLİ KIZILTEPE ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU


MARDİN İLİ KIZILTEPE İLÇESİ YAŞAR (PİRMİRİ) KÖYÜNDE
SELAHATTİN AKSU (31) İLE KIZI ROZERİN AKSU (7) ADLI VATANDAŞLARIN
3 HAZİRAN 2006 TARİHİNDE
ÖLDÜRÜLMESİ OLAYINI, ARAŞTIRMA-İNCELEME RAPORU

9 HAZİRAN 2006

MAZLUMDER DİYARBAKIR ŞUBESİ

A- OLAY :Mardin ili Kızıltepe ilçesi Yaşar (Pirmiri) köyünde Selahattin AKSU (31) ile kızı Rozerin AKSU (7) adlı vatandaşların 3 Haziran 2006 tarihinde akşam 20.30- 21 saatleri arasında feci şekilde öldürülmesi hadisesinde kuşku noktalarının çok fazla olduğu, olayın mağdurları ile bölgedeki gelişmeler nedeniyle olayda siyasi saik ihtimaline binaen, olay özelinde yaşanan gerçekliğin açığa çıkarılmasına katkıda bulunmak kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla köy yerinde araştırma - inceleme yapma gereği duyulmuştur.
B- AMAÇ :Kamuoyunda cinayetle ilgili iddiaların ve mevcut halin ağırlığı nedeniyle, mağdurların ailesi, varsa görgü tanıkları ile yetkili makamlarla görüşmek, araştırma ve incelemeler ile elde edilen bilgiler ışığında rapor hazırlamak, raporu ilgili ve yetkili kurum ve makamlara göndermek, kamuoyunun gerçek bilgiye ulaşmasını sağlamak, çeşitli ulusal ve uluslararası mevzuatlarda güvence altına alınan yaşam hakkının korunmasına, faillerinin yakalanarak haklarında gerekli soruşturmanın başlatılmasını talep etmek amacıyla bir çalışma başlatılmıştır.
C- HEYET GİRİŞİMLERİ
Şube yöneticilerinden oluşan heyetimiz, araştırma ve incelemelere köy muhtarıyla görüşerek, 06.03.2006 günü Mardin İli Kızıltepe ilçesi Yaşar (Pirmiri) köyüne giderek olay mahallini gezmiş,fotoğraflarla tespitlerinin yaptıktan sonra köylülerle görüşmüştür.Bilahare Kızıltepe ilçe savcısıyla görüşülerek Selahattin AKSU'un köyü olan Derik'e bağlı Bozok köyüne gidilerek akraba ve ilgililerle görüşülmüştür.
D- HEYETİN YAPTIĞI GÖRÜŞMELER
FARUK URTEKİN - 1965 MARDİN Kızıltepe Yaşar köyü( Pirmir) muhtarı

"...Köyümüz Kızıltepe ilçesinin Güneyinde 11-12 km uzağındadır. Köyümüz korucu köyü değildir. Köyümüzde çiftçilikle /sulu tarım yoluyla geçimini sağlamaktadır. 03.06.2006 tarihinde akşam saatlerinde 8.30-9.00 civarlarında 1,5 km köyün doğusunda düz arazide Selahattin AKSU ve ailesi buğday sulaması için yaklaşık 3 aydır köyümüze gelip geçici olarak yerleşmişti. Bu barakada geceli gündüzlü kalmaktaydı. Daha önce köyümüzde hiç kalmıştı. Sulama için yapılan barakada kızı Rozerin ile eşi ve 3 çocuğu daha vardı.Olay günü ben köyde değildim. Bana 9.30- 10 civarlarında telefon açtılar.Köyde ki ölüm hadisesi telefonla bana bildirildi.Olay yerine intikal ettim. Olay günü Barakada, Selahattin ile kızı Rozerin olduğu eşi ile 3 çocuğunun ise olmadığı, köyde sulamanın bitmesi nedeniyle şahsın çocuklarını Kızıltepe'de bıraktığı Rozerin'le gelip barakada ki eşyalarına bakmaya geldiği eşi tarafından bildirildi. Ben olay mahalline gittiğimde Jandarma olay yerine gelmişti. Olay yeri inceleme altına alınmıştı. Şahıs köyümüzde geçici işçi olarak kaldığından hakkında bir bilgim yoktur." Demiştir.

Kızıltepe ilçesinde Hazırlık tahkikatını yürüten savcı beyanlarında:
"Yaşar köyünde yaşanan olaylarla ilgili olarak etkin bir şekilde soruşturmayı yürütmekteyiz. Ancak şuan hazırlık soruşturması devam ettiği için dosya ve olay hakkında ayrıntılı bilgi vermemiz doğru olmaz. Olayı çözmek için elimizden geleni yapıyoruz." Demiştir.

Kızıltepe Kaymakamı Fecri Fikret Çelik, "Adli soruşturma sürüyor. Savcılarımız olayın üzerinde ciddiyetle duruyor. Olay aydınlatılacaktır. O yönde çalışmalar sürüyor'' dedi. (Bsn.B)
Tarlanın sahibi Davut Bozan : "...olay günü Selahattin Aksu ile Kızıltepe'de bir parkta oturduğunu ve onunla sohbet ettiğini belirterek.. "Tarlamızda torbalar içerisinde bilmediğimiz kişiler tarafından atılan hint kenevirinin bulunması üzerine Selahattin gözaltına alınmıştı. Gözaltında tehdit edilirken, Selahattin'den 'Bu kenevirler ya benimdir de, ya da ortağımındır de' şeklinde ifade vermesi konusunda tehdit edilmiş. Tabi tarlamıza gelen askerler ise kenevirlerin yerini kendileri koymuş gibi buldular ve biz 'ihbar mı' diye sorunca, 'İhbar yok' dediler" demiştir. (Bsn.B)
Selahattin Aksu'nun eşi Leyla Aksu ise: "Eşim eve gelmeyince merak ettim. Onun öldürüldüğünü komşularımdan duydum.Tarlaya gittiğimde eşimin ve kızımın cansız bedenleriyle karşılaştım. "Kızımın bedenini görünce korktum. Paramparça olmuş bedeni. Kafası da parçalanmıştı. Vücudu delik deşikti. Ayakları elleri ve kolu delikti. Sanki kurşun değil, bomba atılmıştı. Bunu yapan zalimlerin bulunmasını istiyorum"..."Yüzbaşı eşime 'seni yok edeceğiz' demiş ve işte yok ettiler kızımı da yok ettiler. Eşimin ve küçük kızımın katili onu tehdit eden yüzbaşıdır. Çünkü bir hafta önce çalıştığı tarlada esrar var diye gözaltına alındı. Ama sonra bıraktılar ve ondan sonra eşim sık sık tehdit ediliyordu''..."Bizim düşmanımız yok. Eşim bana sürekli tehdit aldığını söylüyordu. Olayın olduğu gün de protesto eyleminden geldi ve kızımı da alarak tarlaya gitti. Ama eşim sürekli tehdit alıyordu. Eşimi ve kızımı devlet öldürdü.'' Demiştir. (Bsn.B)
.
Selahattin Aksu'nun kız kardeşi Kadriye Çelik (ANF'ye konuşmasında) : ''Her Kürt gibi kendi ülkesine milletine ve toprağına bağlı bir insandı. Bir yurtseverdi. Bundan önce abim defalarca devlet güçleri tarafından gözaltına alındı.'' 1994 yılında Aksu'nun Harman köyünde devlet tarafından tutuklandığını hatırlatan Kadriye Çelik, bir ay Kızıltepe Ceza evinde kaldıktan sonra Mardin Kapalı Cezaevine sürgün edildiğini söyledi...''Orada bir bucuk ay boyunca devletin çok vahşice işkencesine maruz kaldı. Daha sonra Mardin'den Diyarbakır Cezaevine götürüldü. İki yıl cezaevinde kaldıktan sonra asker olmadığı halde Bingöl'e gönderilerek, silah zoruyla orada yapılan operasyonlara dâhil ettiler. Daha sonra serbest bırakıldı.'' ...''Bir bucuk yıl askerlik yaptıktan sonra eve geri geldi ve Kızıltepe'ye taşınmak zorunda kaldı'' ... Aksu en son 'Öcalan benim siyasi irademdir' imza kampanyası komitesinde yer aldığını belirtmiştir..." (Bsn.B)

Selahattin Aksunun babası Menduh aksu: " tanımadıkları sivil iki kişinin gelerek köylerinde notlar aldığını ve kendileri ile görüştüğünü belirtmiş ..."Özel harekat timleriydi sanırım. Bizimle konuştular ve köyden notlar aldılar. Bize sorular sordular ve sonra da eşi ile görüşmek istediler. Bana 'Amca olay tamamen uyuşturucu işidir,' dediler ve eşi ile görüştüler. Kim olduğunu neden geldiklerini bilmiyoruz," demiştir. (Bsn.B)

Köy imamı (Hanika Meşkina köyü imamı)beyanlarında:
"...Selahattin AKSU'ya ait cenazeyi ben yıkadım.Vücudunda başından başlamak üzere genel olarak her yerinde mermi izleri vardı. Ancak dikkatimi çeken cenazenin boynu, sol kolu dirsek üstü ve ayağında kırıklar vardı. Örneğin sol kolunda kırık olan yerde mermi isabet almadığı halde nasıl olurda kolu kırıldığını anlayamadık. Hatta kolu kırık olmasından dolayı tamamen döndürülmüştü sanki. Cesedin Sırtında da sürtünmeden kaynaklanan izler mevcuttu. Benim gördüğüm yara 5* 10 cm. civarında idi. Kanaatimce sürüklendiği için bu iz olabilir. Birde sağ böbrek üstünde morlaşmada dikkatimi çekmişti. Ayrıca Sağ elin üst derisi yanmadan olacak kavrulmuş hatta derisi ters dönmüş halde idi. Hatırladığım kadarıyla Selahattin köye geldiğinde namaz kılan biri idi" Demiştir.

E- HEYETİN YAPTIĞI TESPİTLER
Heyetimiz, yaptığı inceleme ve araştırmalar sonucunda;
GENEL BİLGİLER :
Maktül bilgileri:
Selahattin AKSU Memduh ve Zeynep'ten Olma 1975 Doğumlu Mardin İli Derik İlçesi Bozok Köyü Nüfusuna Kayıtlı

Rozerin Aksu 7 yaşında olup, Kızıltepe ilçesi Mezopotamya İlköğretim Okulu birinci sınıf öğrencisidir

Selahattin, Kızıltepe'ye bağlı Koçhisar Mahallesi'nde yaşayan ve ilçeye bağlı Yaşar köyünde mevsimlik sulama işçisi olarak çalışan bir kişidir. Olay günü tarlada kalan boruları toplamak amacıyla son kez gittiği belirtilmiştir.

Hint keneviri nedeniyle gözaltı olayı :
Selahattin AKSU, olaydan bir hafta önce çalıştığı tarlaya kimliği belirsiz kişiler tarafından torbalar içerisinde atılan Hint Keneviri yüzünden, Şenyurt Karakolu askerleri tarafından gözaltına alınmış ve daha sonra serbest bırakılmıştır.

Otopsi raporu:

Selahattin ve Rozerin Aksu'nun cesetleri otopsi için Kızıltepe Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı Hastanede baba ve kızın cesetlerindeki kurşunların çıkarılamaması üzerine, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderildi, Ön raporda, sulama işçisi olarak çalışan baba Selahattin Aksu'ya 20, 7 yaşındaki kızı Rozerin Aksu'ya ise 11 kurşunun isabet ettiği belirtilmiştir. Otopsi raporunda kurşunların tamamının kaleşnikof tipi uzun namlulu bir silaha ait olduğu belirtilmiştir.

Diyarbakır 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1994/146 esas sayılı dava dosyasında yargılanmış bulunan Selahattin AKSU hakkında; "Devletin hakimiyeti altındaki toprakları ayırmaya matuf eylem" yapmak (Eski TCK 125.md) iddiasıyla açılan dava da, 6.6.1996 tarihinde 1996/ 224 karar sayılı ile hakkında "C.T.Y.O" kararı verilmiştir.Bu davada sanık 7.4.1994 tarihinde tutuklanmış ve 31.01.1996 tarihinde toplam 1 yıl 9 ay 24 gün cezaevinde kalmıştır. Hakkındaki iddiada özetle: 1993 yılı Ağustos ayında PKK örgütünün dağ kadrosunda kaldığı , kendisine HEBAT kod adının verildiği, içinde bulunduğu sığınaktan kendiliğinden kaçtığı, örgütte iken Selahattin'in bir yol kesme-gasp olayına karıştığı iddia edilmiştir.Selahattin İzmir'e ve kendi köyüne gittiği bilahare kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığı, yaklaşık 20 gün kaldığını ifade ettiği Yapılan yargılamada sanığın aşamalarda suçu kabul etmesi, kendiliğinden örgütten kaçması dikkate alınarak 3419 sayılı pişmanlık yasasının 1/a maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığı kararı verilmiştir.

MAKTULLE İLGİLİ TESPİTLER:
-Maktül Selahattin, Tarımsal sulama dönemlerinde sulama işinde geçici olarak çalışır
-Bölgedeki Demokratik eylemlere fırsat buldukça katılan birisi olarak tanınır,
-Demokratik Toplum Partisini destekleyen biri olarak bilinir,
-Selahattin Aksu, daha önce "Yeniden Özgür Gündem" Gazetesi'nin dağıtımını yapmış, bir süre de DEHAP Kızıltepe gençlik örgütü çalışmalarında yer almıştır.
-Selahattin Aksu'nun olay günü olan 3 Haziran 2006 tarihinde Cumartesi günü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Mardin İl Kongresi'ne katılmasını protesto etmek amacıyla yapılan eyleme katıldığı tespit edilmiştir.

OLAYIN YASANDIĞI BARAKA VE ÇEVRESİNDEKİ TESPİTLER:

-Yaşar köyünden yaklaşık 1,5 km mesafede buğday tarlaları içinde bulunan barakada (bu baraka da 3 gözlü olup, ilk kısım yatakların ve eşyaların olduğu oda, diğer kısımda mutfak ve banyo, diğer göz de ise ağır olarak kullanılmak üzere yapılmış) elektrik trafosunun yanında yapılmış pirket üzerine çamur sıvanmasıyla yapılmış, üstü tahta/direkler ve toprakla kapatılmış bir yapıdadır.
-Barakanın kapıları tahtadan yapılmış kilitlenebilir yapıda,
-Barakanın çevresinde koruyucu nitelikte duvar-çit benzeri bir muhafaza bulunmamakta,
-Barakanın çevresi açık düz arazi olup 80-100 cm boylarında ekili ürünler mevcut,
-Barakanın en yakınındaki ev yaklaşık 500 mt civarında bu yerin yanında , sondaj işi yapan işçiler bulunmaktadır.
-Barakanın paralelinde (50-100 mt) mesafe başka bir bara daha olup olay günü bu barakada kimsenin olmadığı bildirilmiştir.
-Barakanın 10 mt mesafede köyler arası ulaşımı sağlayan bir şose yol bulunmaktadır.
-Barakanın içinde birinci oda da Rozerin'in cesedinin bulunduğu,
-1.odanın içinde çok yoğun şekilde kurşun izlerinin olduğu, yerde kurşun çekirdek artıklarının görüldüğü, rozerine ait kanlı ayakkabıların yerde olduğu,
-Odada çift gözlü küçük pencerenin camlarının kırık olduğu, pencere çerçevelerinde ve tahta kapıda seri atıştan kaynaklanan yan yana mermi izlerinin mevcut olduğu,
-Kan gölünün yanındaki duvarda Ülkede Özgür Gündem gazetesinin 12 Nisan 2006 tarihli Diyarbakır ilinde yaşanan şiddet olayları esnasında ölen küçük çocuklar ile diğerleri hakkında yapılan haber ve fotoğraflarının yer aldığı "Türkiye'de Hukuk ne işe yarar" başlıklı gazete sayfasının halen asılı olduğu,
-Sayfa üzerinde maktülün sulama işiyle ilgili notlarının olabileceği tahmin edilen "40 sifrik , 80 boru, 15 sarı" ibarelerinin yazılı olduğu,
-Olay mahallinde 8'i/ 5'i patlamamış toplam 92 kovan kolluk kuvvetleri tarafından tespit edilmiştir.
F- KANAAT :
Baba ve kız 2 sivil vatandaşımızın öldürülmesini gerektirebilecek hiçbir makul sebep olamaz. Olayımızda heyetimiz yapmış bulunduğu inceleme, araştırma ve etraflı görüşmeler sonucunda kanaatler:
-Şenyurt Karakolu Akşam 21.00 sıralarından silah seslerini köye birkaç kilometre uzaklıkta bulunan ve kurşun seslerinin rahat ulaşabileceği karakoldaki askerlerin, akşam olayın yaşandığı esnada değil, sabah köylülerin haber vermesi ardından olay yerine gitmesi ise dikkat çekicidir.
" -Selahattin AKSU (31) ile kızı Rozerin AKSU (7) adlı vatandaşlara karşı işlenen cinayetin siyasi saikle mi yoksa adi bir nedeniyle yapıldığı konusunda net bir kanaat oluşturmaya yeterli delil bulunmamakla birlikte, olayın adi bir suçtan kaynaklanabileceği yönünde delil bulunmamaktadır.
" Maktül Selahattin'in, PKK örgütü ile geçmiş yıllardaki bağlantısı, pişmancı sanık olarak hakkında hüküm verilmesi, DEHAP gençlik kollarında çalışması, Demokratik eylemlerde ön saflarda oluşu maktülün siyasi nedenlerle öldürülmüş olabileceği ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
" Aynı şekilde olaydan bir hafta öncesinde Hint keneviri iddiasıyla gözaltına alınması ile eşi Leyla ile bazı akrabalarının bazı kolluk yetkililerinden tehdit aldıkları yönündeki beyanları maktülün siyasi nedenlerle öldürülmüş olabileceği ihtimalini de doğurmakta ve bu iddianın da gözardı edilmemesi gerekmektedir.
" Bu nedenlerle, tüm ihtimalleri değerlendirerek, önyargılardan uzak bir şekilde, bu cinayet kim tarafından işlenmiş olursa üzerine gidilebilmelidir.
" Olay mahalline göre 2 kısımda iki öldürme hadisesinin gerçekleştiği, sivillerden birinin çocuk olması , ölenlerin üzerinde etkili savunma yapabilecekleri aletlerin bulunmaması, buna rağmen ağır silahlardan olan Kaleşnikofla 3 şarjör boşaltılması, babaya 20, kızına da 11 adet mermi isabet ettirerek şahısları öldürmek, ortalığı taramak eylemleri, ölen kişilerden çok dışarıdaki insanlara veya hedeflere gözdağı niteliğinde bir mesaj vermeye yönelik sansasyonel bir eylem yapılmasının hedef edinildiğini düşündürmektedir.
G- SONUÇ : Heyetimiz, Selahattin ve küçük kızı Rozerin'e karşı yapılan cinayetle;
-"Yaşam hakkının ihlal edildiği",
-"Güvenlik içinde bulunabilme hakkının ihlal edildiği", sonucuna varmıştır.
Olayın henüz adli tahkikatının devam etmesi ve C.Savcılığınca yürütülen tahkikatın devam etmesi nedeniyle tahkikat sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Fail/ failleri yakalanamamış, bu cinayet nedeniyle mülki idare ve yargı makamlarının, faillerinin açığa çıkarılması için etkin ve hızlı bir çaba içinde olması gerekmektedir. Olayın açığa çıkarılmasında gecikmeler; iddiaları, başta aile ve köy halkında olmak üzere toplumun büyük kesiminde hükme dönüştürecektir.
MAZLUMDER her koşulda kutsal olan yaşam hakkına yönelik gerçekleşen bu ihlalin faillerinin tespit edilerek haklarında gerekli yasal soruşturmaların başlatılması sürecinin ısrarlı takipçisi olacaktır.
Saygılarımızla,

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi
YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2006-06-09
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 3605723

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari