2006 Temmuz İhlal Raporu

YAŞAMA HAKKI

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER/ŞÜPHELİ ÖLÜMLER : 3 olay/4 ölüm

(27.07.06/Radikal) İSTANBUL - Küçükçekmece'de Hacımaşlı Köyü Şamlar Gölü'nün üst kısmındaki ormanlık alanda dün sabah saat 04.00 sıralarında yangın çıktı. Orman Bölge Müdürlüğü ve İstanbul İtfaiyesi, üç noktada aynı anda çıkan yangına müdahale etti. Söndürme çalışmalarına, Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı bir helikopter de katıldı.
Yaklaşık bir hektar orman yanarken, bölgede 25 yaşlarında bir kadının cesedi bulundu. Cesedin başında kurşun girişi olduğu tahmin edilen bir yaraya rastlandı. Küçükçekmece Savcısı Hakan Taş'ın incelemesinde kadının benzin dökülerek yakıldığı anlaşıldı. Töre cinayeti üzerinde duran polis, karın bölgesindeki şişlik nedeniyle kadının hamile olduğu ihtimali üzerinde duruyor. Ölüm nedeni ve hamile olup olmadığı adli tıp incelemesiyle kesinleşecek.

(31.07.06/Hürriyet)Avcılar'da 24 yaşındaki Emrah Külçe, Merkez Camii kadınlar tuvaleti girişinde ölü bulundu. Gencin cebinde 10 adet uyuşturucu hap ve bir miktar esrar çıktı. Kolunda şırınga izleri bulunan Külçe'nin ölüm nedeninin altın vuruş olup olmadığı araştırılıyor. Hırsızlık, uyuşturucu satmak ve kullanmaktan sabıkalı Külçe'nin kesin ölüm nedeni Adli Tıp Kurumu incelemesinden sonra belirlenecek.

(31.07.06/Evrensel) Hollanda'da yaşayan ve tatil için İzmir'in Seferihisar ilçesi Doğanbey beldesi Özimar Tatil Sitesi'ndeki evine gelen Ayşe Tomgaç ve arkadaşı Gülsüm Kumtepe evlerinde ölü bulundu. Polis kadınların çok sayıda bıçak darbesi ile öldürüldüğünü belirlerken evdeki ziynet eşyalarının çalınmadığı anlaşıldı. Cinayet kurbanı iki kadının cesedi İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na kaldırılırken olayla ilgili çok yönlü soruşturma başlatıldı.

YERİNDE İNFAZ ve İŞKENCE İLE ÖLÜM: 3 olay/3 ölüm

(10.07.06/Gündem) Batman'ın Beşiri ilçesi Tepecik köyü yakınlarında 25 Ağustos 2005 tarihinde çıkan çatışmada, sağ yakalanan HPG gerillası Abbas Emani infaz edildikten sonra cesedi çatışma alanına götürülerek, diğer arkadaşlarıyla birlikte yakıldı. Savcı ise fezlekede çatışmada öldüğünü yazdı.
Görgü tanıklarının ayak ve kollarından yaralıyken bir komutan tarafından infaz edildiğini bildirdiği Cennet Dirlik'in cesedi, çatışma alanında teşhis edilebilir durumdayken, morgda tanınmaz haldeydi.
İnfaz edilen, yakılan gerillaların aynı zamanda zırhlı araçların arkasından sürüklendiği de ortaya çıktı.
Abbas Emani'nin ailesi, olayla ilgili olarak Beşiri Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Yapılan başvuruyla birlikte vahşetin yeni boyutları ortaya çıktı. Emani ile arkadaşlarının yaşamını yitirdiği çatışmanın kare kare fotoğrafları ise, gerillaların çatışma tarihinden önce yaşamını yitirdiğini ve HPG'lilerin cesetlerinin de yaşamlarını yitirdikten sonra tahrip edildiğini ortaya koyuyor.

(17.07.06 Cumhuriyet) Gaziantep Hoşgör mahallesinde devriye görevi yapan polis ekipleri, şüphe üzerine Selçuk Karabulut, Önder İ. ve İbrahim Halil K'nin kimlik kontrolünü yapmak istedi. Kimlik göstermek istemeyen 3 kişi, üzerlerinde bulunan döner bıçaklarıyla polis memurlarına saldırdı. Olayda polis memuru Abdullah Elçi ve Ahmet Çetin ağır yaralandı. Yaralı polis memurları da kaçmak isteyen Selçuk Karabulut'a tabakalarıyla ateş etti. Ağır yaralanan Selçuk Karabulut olay yerinde öldü. Diğer iki zanlı ise bölgeye gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
(29.07.06/Gündem) Konya'nın Yunak ilçesinde jandarma karakolunda nöbet tutan Diyarbakır'lı er Mehmet Tokay, bir asker tarafından silahla vurularak öldürüldü. Alınan bilgilere göre, Yunak İlçesi Sülüklü Beldesi'ndeki Jandarma Karakolu'nda nizamiye nöbeti tutan evli ve bir çocuk babası er Mehmet Tokay, nizamiyede görevli S.B adlı asker tarafından silahla vurularak yaralandı.Tokay, Akşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken yolda öldü. S.B'nin kaza sonucu er Tokay'ı öldürdüğü öne sürüldü.

(31.07.06/Gündem)Şırnak'ın İdil ilçesinde 4 PKK itirafçısı tarafından 'Ava gidiyoruz' denilerek oturduğu Tekkeköy'deki evinden 28 Haziran 2006'da alınan 7 çocuk babası Abdulgafur Öktem'in M.E.İ, N.K, A.Y ve A.İ adlı kişiler tarafından infaz edildiği iddia edilirken, sara hastası Öktem'in cenazesi Şırnak Alay Komutanlığı tarafından mayına basarak öldüğü gerekçesiyle ailesine teslim edildi. Öktem'in mayın patlaması sonucu yaşamını yitirdiği iddiası Şırnak Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan ölüm muayene ve otopsi raporunda da yer aldı. Mardin Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından verilen 'özürlü raporu' doğrultusunda sürekli hasta ve çalışamaz durumda sara hastası olduğu belirlenen Öktem'in ölümüne ilişkin Şırnak Cumhuriyet Savcılığı'nca soruşturma açıldığı ve dosyaya 'gizli' ibaresi konulduğu bildirildi. Olayla ilgili hazırlanan tutanaklarda ise, Öktem'in vücudunun parçalandığı, buna rağmen yanında bulunan kişilerin hafif yaralar aldıkları kaydedildi.
ÇATIŞMALARDA ÖLEN VE YARALANANLAR: 16 OLAY, 39 ölü, 26 yaralı

(10.07.06/Gündem) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve İran ordusunun Şemdinli sınırında militanlara yönelik gerçekleştirdiği operasyonda çatışma çıktı. Çatışmada, 3 askerin öldüğü, 4 askerin de yaralandığı açıklandı. Çatışmada Şırnak doğumlu Cabbar Yiğit (Dilşer) adlı militan yaşamını yitirirken, Üstün Topçu (Piro Ali) da TSK'ye esir düştüğü kaydedildi.

(11.07.06/Milliyet) Şırnak'ın İdil girişindeki güvenlik noktasında nöbet tutan güvenlik güçlerine, dün saat 22.00 sıralarında bir grup militan tarafından saldırı düzenlendi. Uzun namlulu otomatik tüfeklerle açılan ilk ateş sırasında kurşunlara hedef olan polis memurları Mehmet Yardımcı ile Sait Bal ağır yaralandı.
Ağır yaralı olarak Cizre Devlet Hastanesi'ne kaldırılan polisler, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kaçan militanların yakalanması için bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.

(16.07.06/Evrensel) Tunceli Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan Şehit Cemalettin Özdemir Karakolu'na önceki gün saat 22.20 sıralarında uzun namlulu silahlar ile saldırı düzenlendi. Olayda karakol önünde bulunan bir polis memuru yaralandı. Tunceli Devlet Hastanesi'ne kaldırılan polis memuru buradan helikopterle Elazığ Askeri Hastanesi'ne sevk edildi. Yaklaşık 10 dakika süren çatışma sonrasında polis ve özel harekat timleri olay yerine gelirken, çok sayıda helikopter de olay mahalli üzerinde uçtu. Öte yandan, çatışmanın ardından kentteki tüm polis noktaları ile resmi kurum ve kuruluşların önündeki güvenlik önlemleri artırıldı.
(17.07.06/Yeni Asya) Siirt'in Eruh ilçesine bağlı Dağdöşü köyü kırsal kesiminde arazi arama tarama faaliyeti yürüten güvenlik güçleri, dün saat 22.00 sıralarında kalabalık bir grup militanla sıcak temas sağladı. Burada çıkan çatışmada 7'si asker, 1'i korucu 8 güvenlik görevlisi şehit oldu. (18.07.06 Zaman) Batman'ın Gercüş ilçesinde polis panzerine militanlarca yapılan saldırıda yaralanan polis memuru, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Çatışmada biri kadın 2 militan öldü. Batman Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, Gercüş'te devriye görevi yapan polis panzerine Yatılı Bölge İlköğretim Okulu kavşağında biri kadın, biri erkek 2 militan tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildiği bildirildi. (Polis memuru Erkan Serdar Sallar)

(18.07.06 Yeni Asya) Van'ın Özalp ilçesi girişindeki polis kontrol noktasına önceki gün saat 22.00 sıralarında bir grup militan tarafından uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Açılan ateş sırasında, kontrol noktasında görev yapan polislerden Serdar Özkılınç olay yerinde hayatını kaybetti.

(18.07.06 Yeni Asya) Bingöl'ün Genç ilçesi Yazkonağı Jandarma Karakolu'na militanlar tarafından önceki gün saat 20.00 sıralarında taciz ateşi açıldı. Açılan ateş sonucunda bir uzman çavuş yaralandı. Yaralı uzman çavuşun helikopterle Diyarbakır'da askeri hastaneye kaldırıldığı, durumunun ağır olduğu öğrenildi.

(18.07.06 Yeni Asya)Tunceli'ye Çiçekli köyü kırsalında militanlara yönelik düzenlenen operasyonda, güvenlik güçleriyle militanlar arasında çıkan çatışmada 2 asker yaralandı.

(22.07.06/Milliyet) Irak sınırının sıfır noktasında bulunan Aktütün Sınır Karakolu'nda terhis olan erler, dün Hakkâri Dağ ve Komando Tugayı'na getirilmek üzere Sikorsky helikoptere alındı. Havalanan helikoptere kısa süre sonra ateş açıldı. Kurşunlardan biri helikopterdeki erlerden Hüseyin Ay'ın göğsüne saplandı ve hayatını kaybetti.

(22.07.06/Milli Gazete) Van-Başkale karayolunu keserek durdurdukları araçlardaki vatandaşlara terör örgütü propagandası yaptığı ve bazı vatandaşların eşyalarını aldığı iddi edilen militan grup ile güvenlik güçleri arasında, İspirir Dağı Çalyan Yaylası bölgesinde çatışma yaşandı. Çatışmada, 4 militan öldü.
(22.07.06/Gündem) Van'ın Gürpınar ilçesinde devam eden operasyonda dün sabah saatlerinde çıkan çatışmada 2'si ağır 4 askerin yaralandığı bildirilirken, 4 HPG gerillasının da yaşamını yitirdiği iddia edildi. Resmi kaynaklar sabah saatlerinde başlayan ve gün boyu süren çatışmada 4 HPG gerillasının yaşamını yitirdiğini açıkladı.
(22.07.06/Gündem) TSK Dicle kırsalında düzenlediği askeri operasyon kapsamında önceki akşam saatlerinde çatışma çıktı. Çatışma sonucunda 2 asker yaralanırken, 2 asker de yaşamını yitirdi.
Güvenlik gerekçesiyle Bölge'de her türlü uygulamayı devreye koyan asker, bu sefer de Cudi Dağı'ndan sonra Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü arasında bulunan yeşil alanı 'güvenlik' gerekçesi ile ateşe verdi. Şırnak'ın Cizre ilçesinin Konak Mahallesi yakınında bulunan Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Emniyet Müdürlüğü arasındaki dağlık alandaki yeşil bölge, 'güvenlik' gerekçesiyle önceki akşam askerler tarafından yakıldı. Yangın büyük bir alana yayılırken, yeşil alanın jandarma mevzilerine yakın olması nedeniyle yakıldığı belirtildi. Yangına müdahale edilmesine izin verilmezken, dün sabah kadar devam eden yangında yeşillik alanın tümü kül oldu.(Van)

(23.07.06/Gündem) HPG Basın ve İrtibat Merkezi (BİM) 21 Temmuz günü saat 18:00'de Van'ın Saray ilçesi Heretol Karakolu civarında devriye görevini yapan bir askeri araca gerillalar tarafından saldırı düzenlendiğini 4 askerin öldüğünü duyurdu.
(25.07.06/Hürriyet) Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde Kaymakamlık binası önünde polislerin nöbet kulübesine militanlarca saat 21.30 sıralarında ateş açıldı. Ateşe güvenlik güçlerinin karşılık vermesi sonucu çıkan çatışmada 1 polis yaralandı. Yaralı polis Hakkari Askeri hastanesinde tedaviye alındı.

(29.07.06/Gündem) Bingöl- 19 ile 26 Temmuz tarihleri arasında TSK ile İran askeri güçlerinin Esendere ve Şehidan alanındaki operasyonların sonuçlarının sonucu 25 Temmuz tarihinde çıkan çatışmada 1'i üst düzey komutan olmak üzere 6 İran askeri öldü.

(31.07.06/Hürriyet)Ağrı'nın Doğubeyazıt İlçesi'nde Ahmedihani Mahallesi Abdullah Baydar Caddesi'ndeki lojmanların girişindeki nöbet kulübesine saat 20.30'da bir grup militan el bombası fırlatıp nöbetçi kulübesine otomatik silahlarla yaylım ateşi açtı. Polislerin karşılık vermesiyle çıkan 5 dakikalık çatışmada Murat Yıldız, Murat Çalık, Erdal Temur, Hüseyin Uçar, Mehmet Çavuş Uyanır ve Süleyman Varol adlı polislerle Turgut Turhan adlı vatandaş yaralandı. Doğubayazıt Devlet Hastanesi'nde ilk tedavileri yapılan yaralılar daha sonra Iğdır ve Ağrı Devlet Hastaneleri'ne kaldırıldı.

SİVİLLERE YÖNELİK EYLEMLER : 6 olay, 2 ölü, 6 yaralı

(11.07.06/Bugün) Erzurum'un Hınıs İlçesi'nde Hınıs Adliyesi önünde, iki grup arasında çıkan kavgaya önce adliye karakolunda görevli polisler müdahale etti. Ancak polisler yetersiz kalınca takviye kuvvet istedi. Hınıs İlçe Emniyet Müdürlüğü, olay yerine özel harekât timini sevk etti. İki grubun kavgasını ayırmakta zorlanan özel tim polisi, kuvvet kullanırken sert davranınca, tepkilere neden oldu.
Özel harekat polislerinin müdahalesi sırasında olay yerinden geçen Hınıs hakimi olaya müdahale eden polislerin isimlerinin belirlenmesini istedi. Bu sırada olayı bastırmakla görevli özel tim amiri Nihat E. ile Hınıs hakimi arasında tartışma çıktı. Yaşanan arbede sırasında kalabalık arasından hakim Y.B'ya tekme atıldı. Tekmenin özel tim amiri Nihat E. Tarafından atıldığı iddia edildi. Hakim özel tim amirinden şikayetçi oldu. Nihat E.savcılıkta ifade verdikten sonra tutuklanarak cezaevine konuldu.
(12.07.06/Gündem) Iğdır'dan Horasan'a bağlı Ertaş köyüne çobanlık yapmak için giden Orhan, Hüseyin, Mehmet, Ahmet ve Abdullah Gürelli isimli kardeşlerden Orhan Gürelli, 8 Temmuz'da baktığı koyunlardan bir tanesini kaybetmesi üzerine sürünün sahibi olan köy korucuları ile Gürelli kardeşler arasında tartışma çıktı. Korucuların kavgada silah kullanması sonucunda ağır yaralanan 5 kardeşten Orhan Gürelli, olay yerinde yaşamını yetirirken, 4 kardeş de ağır yaralandı. Yaralılar Erzurum Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, köye gelen askerler sadece Rıza isimli bir korucuyu gözaltına aldı.
(12.07.06/Gündem) Diyadin'e bağlı Bazirgan köyünde yaşayan Mehmet Taşlan, Barı Taşlan, Fesih Taşlan Metin Taşlan, Cengiz Taşlan ve Nedim Taşlan, önceki gün sabah saatlerinde ot biçmeye giderken korucuların saldırısına uğradı. Tartışmanın büyümesi üzerine korucular köylülere silahlı saldırıda bulundu. Olayda yaralanan veya yaşamını yitiren olmadı. Daha sonra Bazirgan Köyü Karakolu'na giden 5 köylü, korucular hakkında şikâyette bulundu. Karakol yetkilileri olayı soruşturmak yerine, köylülerle korucuları barıştırmaya çalıştı. Ancak köylüler bu tür saldırıların sık sık tekrarlandığını belirterek barışmayı kabul etmedi. Korucuların kendilerini köyden çıkararak, arazilerine el koymak istediklerini söyleyen köylüler İçişleri Bakanlığı, Garnizon Komutanlığı ve Ağrı Valiliği'ne vermek üzere 3 dilekçe hazırladı.

(19.07.06/Gündem) HAKKARİ Yüksekova'ya bağlı Altınoluk (Elvêr) Köyü'nde korucular arasında arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan silahlı çatışmada yaşamını yitiren 9 çocuk annesi Gülizar Çakmak'ın hamile olduğu ortaya çıktı. İlçe Jandarma Komutanlığı yaptığı inceleme sonunda olaya karıştığı belirtilen Abdurrahman Ölmez isimli bir korucu ile biri 15 yaşından küçük olan 3 köylüyü gözaltına aldı. Olaydan sonra güvenlik gerekçesiyle korucuların silahlarının toplandığı belirtildi.

(22.07.06/Gündem)Hakkari'nin Çukurca ilçesi kırsalında operasyona çıkan askerler, dün sabah saatlerinde Çukurca-Irak sınırı sıfır noktasında bulunan Ormanlı (Zavite) köyünün üst kısımlarında piknik yapan köylülere silahlı saldırıda bulundu.
Saldırıdan sonra 3 köylü gözaltına alınırken, köylülerden Eyüp Ediş ise korktuğu için kaçarak Irak topraklarına geçti. Olayı aktaran Eyüp Ediş'in kardeşi Hekim Ediş, askerlerin akşama kadar köyü boşaltmalarını istediklerini aktardı. Köylerine baskın düzenleyen askerlerin başında bulunan bir üsteğmenin, köyü tampon bölge olarak ilan ettiklerini ve bundan sonra askerler ile korucuların burada düzenli olarak nöbet tutacak olmaları nedeniyle kendilerinden köyü terk etmelerini istediğini aktardı. Ediş, askerlerin köyün boşaltılmaması halinde yakılacağını söylediğini de aktardı.

(31.07.06/Hürriyet)Ağrı'nın Doğubeyazıt İlçesi'nde Ahmedihani Mahallesi Abdullah Baydar Caddesi'ndeki lojmanların girişindeki nöbet kulübesine saat 20.30'da bir grup militan el bombası fırlatıp nöbetçi kulübesine otomatik silahlarla yaylım ateşi açtı. Polislerin karşılık vermesiyle çıkan 5 dakikalık çatışmada Murat Yıldız, Murat Çalık, Erdal Temur, Hüseyin Uçar, Mehmet Çavuş Uyanır ve Süleyman Varol adlı polislerle Turgut Turhan adlı vatandaş yaralandı. Doğubayazıt Devlet Hastanesi'nde ilk tedavileri yapılan yaralılar daha sonra Iğdır ve Ağrı Devlet Hastaneleri'ne kaldırıldı.

(24.07.06/Gündem) Hakkari'nin Ortaklar Karakolu'na bağlı askerler 24 Temmuz 1994 tarihinde yaşanan bir çatışmanın ardından Ortaklar köyüne baskın düzenledi. Baskında Kerem İnan isimli köylü askerler tarafından öldürürken, Abdullah İnan, Aşur Seçkin, Kemal İzce, Yusuf Çelik, Reşit Şevli, Mirhaç Çelik, Seddik Şengül, Naci Şengül, Casım Çelik, Hurşit Taşkın, Cebbar Sevli, Hayrullah Öztürk ile Salih Şengül isimli köylüler de gözaltına alındı. Olaydan sonra baskılar daha da artınca, geriye kalan köylüler o dönem Güney Kürdistan'da kurulan ve Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde olan Etruş Kampı'na sığındı. Tarihe 'Ortaklar baskını' olarak geçen olayda gözaltına alınan köylülerden ise bugüne kadar haber alınamadı. Ortaklar Karakolu, köy üzerindeki baskısını olaydan sonra da sürdürmeye devam etti. Olaydan sonra köyde askerlerin işkencelerine maruz kalan Gül Çelik, Feko Dilşan, Mirza Çelik, Halil Şengül isimli köylüler ise akli dengelerini yitirdi.

BOMBA VE MAYIN PATLAMASI: 15 olay, 15 ölü, 13 yaralı

(03.07.06/Yeni Şafak) Diyarbakır'ın Kocaköy ilçesi çıkışında militanlar tarafından bırakılan bombanın imha edilmesi sırasında patlama meydana geldi. Patlamada polis memuru Kudusi Demli hayatını kaybetti.
(03.07.06/Yeni Şafak) 30 Haziran tarihinde militanlar tarafından yerleştirilen bir mayının patlaması sonucu Bingöl'de 1 astsubay ve 1 er hayatını kaybetti.

(07.07.06/Evrensel) Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde 6 Temmuz tarihinde araçta meydana gelen patlamada bir kişi öldü. Yokuşlu köyü yakınlarındaki Yokuşlu Jandarma Karakolu'na ekmek götürmekte olan plakası açıklanmayan Zülfü Aktan'ın (30) kullandığı araçta patlama meydana geldi. Karakol yakınlarında meydana gelen patlamada, araç sürücüsü Aktan olay yerinde öldü. Yetkililer, patlamanın, araca yerleştirilen patlayıcının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu meydana gelmiş olabileceğini belirterek, soruşturmanın sürdürüldüğünü söylediler.
(12.07.06/Gündem) Silopi'de bir patlama meydana geldi. Çalışkan köyünden Görümlü köyüne giden Nissan marka bir taksi yolda ilerlerken yola döşenen bir mayının patlaması sonucu meydana geldiği belirtilen patlamada, 4 kişi yaralandı. Yaralılar Şırnak Askeri Hastanesi'ne kaldırıldı.
(12.07.06/Gündem) Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı korucu köyü Yukarı Kayalar'da 10 Temmuz gecesi patlama meydana geldi. Patlama sonucunda 18 yaşındaki Medeni Çakmak isimli genç öldü.

(14.07.06/Milliyet) Bitlis'te devriye görevini tamamladıktan sonra birliğine dönen askerleri taşıyan askeri aracın mayına çarpması sonucu 5 komando hayatını kaybetti, 4 askerde yaralandı. Olaydan sonra güvenlik güçleri bölgede geniş çaplı operasyon başlattı.
(14.07.06/Yeni Asya)
İzmir'de birinci katında AKP Balçova İlçe Teşkilatının bulunduğu 5 katlı apartmanın girişinde patlama meydana geldi. Olayda ölen ya da yaralanan olmadı. Patlamanın meydana geldiği apartmanda hasar oluştu. Patlamaya, apartmanın girişine poşet içinde bırakılan ses bombasının neden olduğu ihtimali üzerinde duruluyor. İzmir Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri inceleme başlattı.
(17.07.06/Yeni Asya)
Elazığ'ın Keban ilçesinde, kaymakamlık tarafından Değirmenbaşı Mahallesi Osmangazi Caddesi üzerine yerleştirilen 3 nolu insan hakları, dilek ve şikayet kutusunda patlama meydana geldi. Polis, patlamanın boru tipi, asit gecikmeli, el yapımı bir bombadan kaynaklandığını bildirdi. Patlamada, küçük çaplı maddi hasar meydana geldi. Bu arada, olay yerinde inceleme yapan Elazığ Emniyet Müdürlüğü bomba imha uzmanları, ilk patlamanın meydana geldiği yerin yaklaşık 3-4 metre ilerisinde bulunan bir pet şişeden şüphelenerek fünyeyle patlattı.
(23.07.06/Gündem) Hakkari merkeze bağlı Kaymaklı Köyü yaylasında köyün çobanlığını yapan Süleyman Yiğit, bastığı mayının patlaması sonucu olay yerinde hayatını kaybetti. Parçalanarak ölen Yiğit'in cesedi, çevrede başka mayın olabilir endişesiyle arazide bekletilirken, jandarma olayla ilgili incelemelere başladı.

(24.07.06/Yeni Asya) Yüksekova'nın, Irak sınırındaki Dağlıca Köyü Geper Dağı yakınlarındaki kurumuş otları toplamaya giden köy korucuları Ebubekir Özçük (29) ile Hüseyin Eskidede (54) militanlar tarafından döşendiği tahmin edilen mayına bastı. Mayının patlaması sonucu korucular parçalanarak hayatlarını kaybettiler. Patlamanın duyulması üzerine olay yerine gelen köylüler, korucuların parçalanmış cesetlerini torbalara koyarak Yüksekova Devlet Hastanesine getirdiler. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.
(25.07.06/Hürriyet) Ümraniye'de Namık Kemal Mahallesi, Cengiz Topel Caddesi, Cem Sokak'ta bulunan AKP İlçe Başkanlığı'na
dün saat 22.30 sıralarında gelen saldırgan, tabancayla 4 el ateş etti. Daha sonra yanında getirdiği el bombasının pimini çeken saldırgan, bombayı büronun camından içeri atıp kaçtı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken çevredeki binaların camları kırıldı.
(26.07.06/Zaman)
Van'ın Saray ilçesinde 2. Piyade Hudut Tabur Komutanlığı karakoluna ekmek götüren Abdulkadir Dürgür yönetimindeki 65 AF 014 plakalı sivil kamyonet, Kapıköy köyü yakınlarında militanlar tarafından döşendiği tespit edilen mayına temas etti. Patlamada kamyonette maddi hasar oluştuğu bildirildi. Bu arada Van'ın Özalp ilçesinde hudut karakoluna ateş açan terör örgütü PKK üyeleri geri püskürtüldü.
(28.07.06/Evrensel) BİNGÖL'de güvenlik güçlerinin geçiş güzergâhına militanların yerleştirdiği mayının patlaması sonucu Binbaşı Adil Karagöz hayatını kaybetti, Yarbay Hayati Aydın ve Uzman Çavuş Hüseyin Kılıç yaralandı.

(31.07.06/Evrensel) Bingöl'ün Genç ilçesi kırsalında mayın patlaması sonucu, bölgede hayvan otlatan 14 yaşındaki Elif Şenlik öldü, Ahmet Şenlik, Bayram Dursun ve Besile Dursun isimli çocuklar yaralandı. Bingöl Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Şenlik ve Dursun, durumlarının ağır olması nedeniyle askeri helikopterle Elazığ'a sevk edildi.

(31.07.06/Gündem)Şırnak'ın İdil ilçesinde 4 kişi tarafından 'Ava gidiyoruz' denilerek oturduğu Tekkeköy'deki evinden 28 Haziran 2006'da alınan 7 çocuk babası Abdulgafur Öktem'in M.E.İ, N.K, A.Y ve A.İ adlı kişiler tarafından infaz edildiği iddia edilirken, sara hastası Öktem'in cenazesi Şırnak Alay Komutanlığı tarafından mayına basarak öldüğü gerekçesiyle ailesine teslim edildi. Öktem'in mayın patlaması sonucu yaşamını yitirdiği iddiası Şırnak Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan ölüm muayene ve otopsi raporunda da yer aldı. Mardin Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından verilen 'özürlü raporu' doğrultusunda sürekli hasta ve çalışamaz durumda sara hastası olduğu belirlenen Öktem'in ölümüne ilişkin Şırnak Cumhuriyet Savcılığı'nca soruşturma açıldığı ve dosyaya 'gizli' ibaresi konulduğu bildirildi. Olayla ilgili hazırlanan tutanaklarda ise, Öktem'in vücudunun parçalandığı, buna rağmen yanında bulunan kişilerin hafif yaralar aldıkları kaydedildi.

(17.07.06 Evrensel) Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 9 Kasım günü Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'ni bombalamaktan yargılanan astsubaylar Ali Kaya ve Özcan ildeniz hakkında verilen 39.5 yıl hapis cezasının gerekçeli kararı Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açıklandı. Mahkeme Başkanı ilhan Kaya, üyeler Muharrem Ballı, Sinan Sivri ve Cumhuriyet Savcısı Metin Dikeç tarafından hazırlanan 150 sayfalık gerekçeli kararda, suçların yeni TCK kapsamında değerlendirildiği bildirilirken, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak", "adam öldürmek ve adam öldürmeye teşebbüs" suçlarını işledikleri gerekçesi ile sanıklara ceza verildiği belirtildi.
Sanık avukatlarının dava sürerken görevsizlik taleplerine verilen ret kararının gerekçesinin de geniş bir şekilde açıklandığı gerekçeli kararda, sanık avukatların bütün duruşmalarda sessiz kaldıklarına işaret edilerek, son duruşmadaki girişimlerinin sadece dosyanın görülmesinin uzatılmasına yönelik olduğundan dolayı reddedildiği vurgulandı.
(19.07.06/Milliyet) Şemdinli'de 9 Kasım'da Umut Kitabevi'ne bombalı saldırı düzenledikleri iddia edilen astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz'i 39'ar yıl 5'er ay 10'ar gün hapse mahkûm eden Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, astsubaylar ile itirafçının beyanları arasındaki çelişkilerin, Kaya ve İldeniz'in olaydan sonra "koruma" adı altında komutanlığa götürülmelerinden kaynaklandığını bildirdi.
Mahkeme, 144 sayfalık gerekçeli kararında, astsubayları cezalandırma nedenlerini özetle şöyle sıraladı:
Telefon yok

Jandarma, ihbar hattını arayan "Ayşe" adlı kadının, olaydan Seferi Yılmaz'ın sorumlu olduğunu söylediğini bildirmiştir. Türk Telekom, böyle bir telefon açılmadığını saptamıştır.

Jandarma'nın gönderdiği ifadeler, davayı uzatmaya yönelik bulunmuştur.

Kaya ve İldeniz'in anlatımlarıyla, Ateş'in anlatımları arasında çelişki, Ateş'in (PKK itirafçısı Veysel Ateş) olaydan sonra Emniyet'te, Kaya ve İldeniz'in ise "koruma" adı altında Şemdinli Taktik Alay Komutanlığı'nda tutulmalarından kaynaklanmaktadır.
Kürtçe biliyor
Kaya, Kürtçe bilmesine rağmen, Ateş'i Kürtçe bilmesi nedeniyle yanında götürdüğünü söylemiştir.

Hakkâri İl Jandarma Komutanlığı, mevzuata aykırı görevlendirmeler yapmış, yıl içindeki patlamalardan sadece birinde Emniyet'le koordineli çalışmıştır. Patlamadan sonra Hakkâri Emniyet Müdürü Hüseyin Keskinkılıç'a, eski tarihli, Jandarma'yla Emniyet'in ortak çalıştığını gösteren bir tutanak imzalatılmaya çalışılmıştır.

Sanıklar savunmalarında, patlamada kullanılan bombaların benzerlerini araçlarına PKK'lıların koyduğunu söylemiştir. Bunun olabilmesi için sözü edilen esnaf ve öğrencilerin jandarmanın ilçeye geleceğini haber alacak biçimde, jandarmadan daha geniş bir haber ağına sahip olmaları gerekmektedir. Savunma ütopik bir faraziyeden öteye gitmemektedir.
Bomba atamaz
Sanıklar ve avukatları, duruşmalarda, Yılmaz'ın dükkânına bomba attıktan sonra kaçıp kaçamayacağı konusunda keşif istemişlerdir. Yılmaz'ın kendisine bomba atması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, bu konuda tatbikat yaptırılması da kişilik haklarına aykırıdır.

Jandarma Genel Komutanlığı, 23 Aralık 2005'te görev sahasının, polis teşkilatı bulunmayan yerler olduğunu bildirmesine rağmen, 28 Aralık 2005'te istihbarat amaçlı ülke genelinde görev yapabileceğini bildirmiştir.
KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ

KAÇIRMA/KAYIP: 4 olay, 9 kayıp

(08.07.06/Zaman) Konya Sosyal Hizmetler İl Müdürü İzzet Güneş, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı faaliyet gösteren Konya Kız Yetiştirme Yurdu'nda 12-18 yaş arasındaki kızların barındığını belirtti. Erkek ve kız yurtlarında kalan çocukların, okula gitmek ve alışveriş yapmak gibi sebeplerle yurttan dışarıya çıkabildiğini, bazılarının ise geri dönmeyip kaçak durumuna düştüğünü anlatan Güneş, kaybolan öğrencilerin bulunması için durumun polise bildirildiğini anlattı. Halen 7 kız öğrencinin güvenlik güçleri tarafından arandığını belirtti.

(20.07.06/Gündem) Şırnak'ın Cizre İlçesinde dün akşam Nuh Mahallesi'ne gelen 2 kişi, 12 yaşındaki Selahattin Gaysak adlı çocuğa önce adres sordu daha sona da çocuğun kolundan tutarak götürdü. Geç saatlere kadar Gaysak'ın eve gelmemesi üzerine şüphelenen ailesi, Cizre Emniyet Müdürlüğü'ne başvurdu. Gaysak'ın yengesi Birgül Gaysak, 2 sivil giyimli kişinin önce Gaysak'a adres sorduğunu ve sonra Gaysak'ı yanlarına aldıktan sonra biraz ilerlediklerini söyledi.

(31.07.06/Hürriyet) GABRİELA Ababii, Türk vatandaşı annesi Svetlana'nın 1997'de bir Türkle yaptığı evliliğin ardından sık sık tatil amaçlı Türkiye'ye geliyordu. Genç kız haziran ayında yine annesinin Ankara'daki evine geldi. Kızının Türkiye'de okumasını isteyen anne, ona bu konuda telkinlerde bulundu. Gabriela ise her fırsatta Moldova'da da, Türkiye'de de okumak istemediğini söyledi.
5 Temmuz gecesi annesiyle yine bu konuda tartışan Gabriela, aynı günün sabahında evden ayrıldı. Gabriela'nın evden ayrılırken yanında sadece 50 YTL bulunduğu ve pasaportuyla eşyalarını almadığını söyleyen anne, kızının hayatından endişe edip kaçırılmış olabileceğini düşündü.

(01.08.06/Hürriyet)AKSARAY'da H.K. (25) adlı kadın, polisi arayarak üç kişinin kendisini kaçırıp 7 gün tecavüz ettiklerini söyledi. Eve gelen polis ekiplerince Aksaray Devlet Hastanesi'ne getirilen kadın, sağlık kontrolünden geçirildi.
H.K., bir hafta önce ablasının yanına giderken iki kişinin kendisini burnuna kapattıkları bir maddeyle etkisiz hale getirip kaçırdıklarını ve bir eve götürdüklerini iddia etti.
Polisin yaptığı aramalarda evde kimseye rastlanmadı. Zanlıların yakalanması için çalışma başlatıldı.

CİNSEL TACİZ/TECAVÜZ : 1 olay

(28.07.06/Evrensel) İstanbul'da altı çocuğa tecavüz, birine tecavüze teşebbüsle suçlanan yüzbaşı Bülent A.'ya bir dava daha açıldı. Dava sayısı 6'ya, hapis istemi 81 yıla yükselen Bülent A.'ya son dava, şınav çektirme bahanesiyle yere yatırdığı 12 yaşındaki S.Ö.'ye tecavüz ettiği iddiasıyla açıldı.
S.'nin t-shirt, şort ve iç çamaşırından alınan örneklerle biyolojik inceleme yapıldı. İncelemede, S. olayında da sperm örneklerinin Bülent A.'ya ait olduğu ortaya çıktı.

İŞKENCE/İŞKENCE İDDİASI ve KÖTÜ MUAMELE: 9 olay

(08.07.06 Evrensel) Ulucanlar Cezaevi'nden 29-30 Haziran günlerinde Sincan F Tipi Cezaevi ve Kadın Kapalı Cezaevi'ne sevk edilen kadın tutuklu­ların araç içinde dövüldüğü iddia edildi. Kadın Cezaevi'nin girişinde ise iç çamaşırları dahil ol­mak üzere bütün giysileri zorla ve yırtılarak çıkartılıp, anüs ve vajinal arama yapılmaya çalışıldı. Diren­meleri halinde ise erkek gardiyanların ve askerlerin içeri alınacağı tehdidinde bulunuldu.
Tutuklu kadınlara, uğ­radıkları kötü muameleye karşı suç duyurusunda bu­lunmak için kalem ve kağıt verilmedi. Adli Tıp Kurumu'na sevkleri yapılmadı. Ulucanlar Cezaevi'nden ge­tirilen giysi, mektup ve şah­si eşya "arama tamamlan­madığı ve mektup okuma komisyonu olmadığı" ge­rekçesiyle tutuklulara veril­medi.
(12.07.06 Cumhuriyet) Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Kamber Saygılı'nın oğlu Ekin Saygılı polis tarafından dövüldü. ESP üyesi olan Ekin Saygılı, arkadaşı Garip Çağdaş ile Kartal sahilinde dolaşırken polisin saldırısına uğradığını söyledi. Götürüldüğü Kartal ilçe Emniyet Müdürlüğü'nde işkenceye uğradığını söyleyen Saygılı, darp raporu aldığını belirtti.

(22.07.06/Evrensel) Hacettepe Üniversitesi'nde 5 Mayıs 2006 tarihinde düzenlenen Ortadoğu ve Türkiye konferansına katılmak isteyen öğrenciler içeri alınmadı, salon önünde bekleyen öğrencilere de jandarma müdahale etti. Müdahalede cop, gazlı su ve silahlar da kullanıldı. Kullanılan silahla bir öğrencinin bacağı, bir öğrencinin de kolu kırıldı, onlarca öğrenci ise dövülerek gözaltına alındı. Rektörlük ve dekanlık 25 öğrenciye soruşturma açtı, soruşturma sonucunda bir öğrencinin okuldan atılma cezası, 3 öğrencinin iki yarıyıl, 14 öğrencinin bir yarıyıl, 3 öğrencinin birer ay, 2 öğrencinin de ikişer hafta okuldan uzaklaştırma cezası aldığı bildirildi.

(23.07.06/Evrensel) Gaziantep Şahinbey ilçesine bağlı Osmangazi Mahallesi'nde ikamet eden 37 yaşındaki Ahmet Rami Subaşı, 20 Temmuz gecesi polislerle apartman girişinde gördüğü tanımadığı şahısla tartıştı. Tartışma üzerine Şahinbey İlçe Emniyet Amirliği'nden bir ekip olay yerine geldi. Asayiş ekibinde bulunan C.O. ve M.B. adlı polislerle Subaşı arasında tartışma yaşandı. Subaşı'nın iddiasına göre, polislerden biri "Polis geldi saygısızlık yapma" diyerek kendisini yumrukladı. Bunun karşısında Subaşı da, polise bir yumruk attı. Subaşı, elleri arkadan kelepçelenerek, polis otosuna bindirilerek ıssız bir yere götürüldüğünü ve burada polislerin hakaretlerine maruz kaldığını, coplarla dövüldüğünü söyledi. Ahmet Rami Subaşı kendisine 9 tane dikiş atıldığını bildirdi.

(24.07.06/Gündem) Hakkari'nin Ortaklar Karakolu'na bağlı askerler 24 Temmuz 1994 tarihinde yaşanan bir çatışmanın ardından Ortaklar köyüne baskın düzenledi. Baskında Kerem İnan isimli köylü askerler tarafından öldürürken, Abdullah İnan, Aşur Seçkin, Kemal İzce, Yusuf Çelik, Reşit Şevli, Mirhaç Çelik, Seddik Şengül, Naci Şengül, Casım Çelik, Hurşit Taşkın, Cebbar Sevli, Hayrullah Öztürk ile Salih Şengül isimli köylüler de gözaltına alındı. Olaydan sonra baskılar daha da artınca, geriye kalan köylüler o dönem Güney Kürdistan'da kurulan ve Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde olan Etruş Kampı'na sığındı. Tarihe 'Ortaklar baskını' olarak geçen olayda gözaltına alınan köylülerden ise bugüne kadar haber alınamadı. Ortaklar Karakolu, köy üzerindeki baskısını olaydan sonra da sürdürmeye devam etti. Olaydan sonra köyde askerlerin işkencelerine maruz kalan Gül Çelik, Feko Dilşan, Mirza Çelik, Halil Şengül isimli köylüler ise akli dengelerini yitirdi.

(27.07.06/Gündem) Muş'un Bulanık ilçesine bağlı Oğlakkaya köyünde küçükbaş hayvan otlatan Sait Can (33), sürüyle köy merasına çıktı. Hayvanları otlattığı sırada henüz kimlikleri belirlenemeyen kişilerce el ve ayakları bağlanan Sait Can'ın ayaklarına eritilen naylon damlatılarak işkence yapıldı. Hayvanların akşam köye getirilmemesi üzerine, çobanın ailesi ve köylülerce aranan Can, dağlık bir bölge olan Mele Davut mevkiinde baygın bulundu. Can, köylülerce Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

(31.07.06/Gündem) Van Cumhuriyet Polis Karakolu'nda, karakolda tutulan amcasının oğlunu 28 Temmuz günü amcası Cemil Gülen ile birlikte almaya giden Ayhan Çevik adlı yurttaş, Kürtçe konuşan amcasını savununca tekme tokat karakoldan atıldığını iddia etti. Çevik, amcasının Türkçe'yi bilmediğini belirtti.

(01.08.06/Radikal) İSTANBUL - İsrail'i protesto için Tünel'den Taksim'e yürümek isteyen gruba polis müdahale etti. Meşalelerle Tünel'den yürüyüşe geçen grubu polis Odakule önünde durdurdu. AB Bilgi Merkezi önünde açıklama yapmak isteyen gruba polis biber gazı sıktı ve göz yaşartıcı bomba attı. Çok sayıda vatandaş da gazdan etkilendi. Polise kaldırım taşlarını atan bazı göstericiler gözaltına alındı.

(01.08.06/Gündem) Adana'da oturan 23 yaşındaki Fahri Eray Palaz isimdeki genç, '26 Temmuz Çarşamba günü Yüzüncü Yıl Mahallesi'nde bulunan arkadaşının evinden çıktıktan sonra otobüs durağına giderken polis otosunun yanına yaklaştığını ve kendisinden kimlik istediğini' belirtti. Yanında kimliği olmadığı için TC kimlik numarasını verdiğini ifade eden Palaz, 'TC kimlik numarama baktılar ve herhangi bir sabıkam olmadığı halde, beni karakola götüreceklerini söylediler ve ellerimi arkadan kelepçeleyip polis otosuna bindirdiler. Kendilerine zorluk çıkarmadığımı, niye ellerimi kelepçeleyerek götürdüklerini sordum. Bu esnada sayıları 5 veya 6 kişi olan resmi elbiseli polisler bana hakaret etmeye başladılar' dedi. Kendisini daha sonra karakola götürdüklerini ve içeriye girer girmez oradaki diğer polislerin ağza alınmayacak küfürler edip kaba dayaklarına maruz kaldığını ifade eden Palaz, 'Polise mukavemet' iddiasıyla kendisini nöbetçi savcılığa çıkardıklarını ve burada serbest bırakıldığını ifade etti.
Yüzünde ve sağ gözünde kanama oluşan ve vücudunun değişik yerlerinde darp izleri bulunan Palaz suç duyurusunda bulunduğunu ifade etti.

(04.07.06/Gündem) Adana 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi'nde tutuklu olarak bulunan er Murat Polat'ın işkenceyle ölümüne neden oldukları ve 6 askere de aynı şekilde işkence yaptıkları iddiasıyla yargılanan biri yarbay, 30 askerin davası askeri mahkemede görüldü. Daha önce Adana Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilen dosyanın, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi üzerine Askeri Mahkeme'de tekrar başlayan davada, dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine karar verildi.
Duruşma sonunda, tutuklu sanıklardan Nihat Ercan (22), Ramazan Güvercin (22), Nevlüt Koçyiğit (22) ve Erol Kaya (22) tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Hüseyin Güldaş'ın (22) tutukluluk halinin devamına karar verildi.

ÇEŞİTLİ AMAÇLARLA YAPILAN BASKI VE TEHDİTLER: 8 olay

(12.07.06/Gündem) Hacettepe Üniversitesi'nin Türkiye'de 1990'lı yıllardan itibaren başlayan yoğun göçün sonuçları üzerine hazırlanan rapor, tüm girişimlere rağmen Devlet Planlama Teşkilatı DPT tarafından gerekçesiz olarak gizleniyor. DPT, araştırmanın direktörü Turgay Ünalan'ı da Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)'e üye olduğu gerekçesiyle projeden attırdı.
Araştırma, 1990'lı yıllardan itibaren başlayan yoğun göçün yıkıcı sonuçlarını ortadan kaldırmak ve köye geri dönüş için uygun yerleşimlerin sürdürülebilirliğiyle rehabilitasyon koşullarını ortaya koymayı hedefliyordu.

(14.07.06/Gündem) Maxmur Mülteci Kampı'nda yaşamını yitiren Mahmut Ceylan için 21 Nisan 2005'de Diyarbakır'ın Bismil ilçesi Akpınar Mahallesi Mezarlığı'nda, düzenlenen cenaze törenine katıldıkları ve Abdullah Öcalan ile PKK lehine slogan attıkları iddiasıyla yargılanan Bahri Erdem, Vehbi Özbek, Ahmet Özdemir, Misbah Bozucu ve Ahmet Birgüler hakkında 'Suç ve suçluyu övmek' gerekçesiyle dava açıldı. Bismil Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, karara bağlandı. Mahkeme heyeti, 5 sanığın birer ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verdi. Duruşmadaki hal ve tavırlarını sanıkların lehine değerlendiren mahkeme heyeti, cezayı 1/6 oranında indirerek, 25 gün olarak belirledi. 25 günlük ceza da 500'er YTL para cezasına çevrildi.
(15.07.06/Gündem) Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, AKP'nin İstanbul'da düzenlediği toplantıya Ayşe Ege Anadolu Kız Meslek Lisesi öğrencilerinin katılması üzerine Okul Müdürü Gülseren Akman, Beyoğlu İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hatice Abaoğlu ve Beyoğlu Milli Eğitim Müdürü Ömer İlhan Güneş hakkında soruşturma açıldığını bildirdi.
İstanbul Valiliği'nin görevlendirdiği iki ilköğretim müfettişinin düzenlediği raporda ihmalin tespit edildiğini belirten Bakan Çelik, 'Bu idarecilerin davranışlarının soruşturmayı gerektirecek nitelikte olduğu ve haklarında getirilen tekliflerin Valilikçe işleme konulduğunu' kaydetti.
(17.07.06/Zaman)Adana Valiliği, Yakapınar Belde Belediyesi'nin yaptırdığı ve bazı siyasi parti ile sivil toplum kuruluşlarının "Amed" (Diyarbakır'ın eski ismi) ve "Ahmet Kaya" adlarının verilmesi nedeniyle tepki gösterdiği parkların açılış törenlerini iptal etti. Bu arada, parkların sit alanına yaptırıldığı iddiasıyla DTP'li Belediye Başkanı Osman Keser hakkında da soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

(19.07.06/Gündem) Askeri yetkililer Hakkari'nin Çukurca ilçesinde operasyonlara gitmeyi reddederek silah bırakan Çığlı Köyü'nden 160 korucuyu yeniden silah almaları yönünde ikna çabalarının yürütüldüğü bildirildi. Hakkari ve Çukurca Alay Komutanlığı ile Köprülü Taburu yetkililerinin, Çığlı Köyü'nde korucular ile görüştükleri belirtildi. Görüşmenin ardından Çukurca'ya geçen askeri yetkililerin, burada da korucu başlarıyla çeşitli görüşmeler yaptığı kaydedildi. Köyün ileri gelenleri ile görüşen askeri yetkililer, 'Gidin silahınızı geri alın, göreve gitmeyenler hakkında 130 milyon para cezası kesilecektir. Eğer silahları geri almazsanız, mahkeme açıp, yeşil kartlarınızı iptal ederiz. Arazilerinizde ekim yapılmasına izin vermeyiz' dediği belirtildi.
(20.07.06/Akşam) Şırnak'ın Silopi İlçesi Belediye Başkanı Muhsin Konur, belediye ait ambulansla terörist cenazesini taşıtarak, ''terör örgütüne yardımcı olduğu'' gerekçesiyle Belediye Başkanı Konur ve Belediye Meclis üyesi Nuri Tokay'a, birer ay hapis cezası verdi. Hapis cezası daha sonra para cezasına çevrildi.
(30.07.06/Gündem) Van'da Yetiş Ünlü adlı yurttaş, 26 Temmuz günü İstanbul'dan Mehmet Arslan'ı arayarak 34 UD 63 29 BMW marka otomobilinin kaybolduğunu ve Van'a getirilmiş olabileceğini söyledi. Bunun üzerine otoparkları dolaşan Arslan, söylenen araca Akdamar Oteli arkasındaki otoparkta rastladı. Ünlü, aracın kendisine ait olduğuna dair belgeleri faks ile Arslan'a gönderdi. Bunun üzerine Emniyet Müdürlüğü'ne giden Arslan, otomobili almak üzere 3 polis ile birlikte otoparka gitti. Arslan, otoparkta bulunan aracın plakasının anons edilmesi ile birlikte aralarında korucu başı Faruk Irtak'ın da bulunduğu yaklaşık 30 kişilik bir grup tarafından etrafının sarıldığını ve ölümle tehdit edildiğini iddia etti. Arslan, kendisiyle birlikte gelen polislerin de yardımıyla kendisine aracın satıldığına dair 55 bin YTL'lik senet imzalatıldığını da ileri sürdü.

(31.07.06/Evrensel)Özgür Yurttaş Hareketi'nin Şanlıurfa Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlediği toplantıya baskın düzenleyen polis, 138 kişiyi gözaltına aldı. Şanlıurfa Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantı, "KONGRA- GEL'in sivil uzantılarının oluşturulduğu" gerekçesiyle Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekipleri tarafından basıldı. Salonda bulunanların kimliklerini vermek istememesi üzerine gerginlik yaşandı. Bunun üzerine polis, salonda bulunan 138 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında DTP'nin tüm ilçe başkanları ile haber takip etmek için salonda bulunan Ülkede Özgür Gündem Gazetesi çalışanı Mecit Beyam da bulunuyordu.

(01.08.06/Evrensel) Özgür Yurttaş Hareketi'nin Şanlıurfa Kültür ve Sanat Merkezi'nde önceki yaptığı toplantıya düzenlenen baskında gözaltına alınan 138 kişiden 103'ü akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü'nün Terörle Mücadele Şubesi'nde sorguları süren 29 kişi ise savcılığa çıkarıldı. Mazlum-Der ve İHD Şanlıurfa Şubesi ile KESK, yaptıkları ortak yazılı açıklamada, baskına tepki gösterdi. İl Emniyet Müdürlüğü tarafından basına verilen bilgilerde göz altıların 'Suç örgütlerine üye oldukları' bilgisinin verilmesinin baskının siyasi nedenlerle yapıldığının göstergesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu durumun insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğu belirtildi.

GÖZALTILAR: 493 kişi

AYDIN:

(09.07.06/Evrensel) İzmir, Söke ve Kuşadası'nda 11'i otel 22 ayrı noktaya düzenlenen operasyonda üçü kadın 27 kişiyle yabancı uyruklu 116 kadın gözaltına alındı. Yabancı uyruklu kadınlar sınır dışı edilmek üzere Aydın'a yollanırken, yedi kişi Söke Cezaevi'ne gönderildi.
EDİRNE:

(26.07.06/Yeni Asya) Edirne'de, Jandarma ve sınır devriye ekipleri, merkeze bağlı İskender köyü, Enez, İpsala ve Meriç ilçelerinde yaptığı kontrollerde, yasa dışı yollardan Yunanistan'a gitmek isteyen Somali, Irak, Filistin, Moritanya, Gürcistan, Bangladeş, Pakistan, Suriye ve İran uyruklu toplam 202 kişiyi yakaladı. Gözaltına alınan yabancı uyruklular, sınır dışı edilmek üzere, Edirne Emniyet Müdürlüğü Pasaport ve Yabancılar Şubesine gönderildi.

ELAZIĞ:

(10.07.06/Gündem)Elazığ, Bingöl ve Malatya Emniyet Müdürlüklerinin yaptıkları ortak çalışmalar sonucunda PKK'ya malzeme getiren ve lojistik destek sağladıkları iddia edilen 3 kişi yakalandı. Yurtdışından, kırsal alanda faaliyet yürüten terör örgütü mensuplarına lojistik destek sağlamak amacıyla malzeme getirecekleri saptanan A.K., F.G. ve Y.K., kırsal alandaki PKK'lılara aktarılmak üzere 10 askeri yağmurluk, 4 dürbün, 1 gece görüşlü dürbün, 1 çift spor ayakkabıyla yakalandı. 3 zanlı yapılan sorgulamalarından sonra sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.
ERZURUM:

ESKİŞEHİR:

(21.07.06/Bugün) Eskişehir'de sahte plakalı bir otomobil olduğu yönünde ihbar alan emniyet güçleri, Gündoğdu Mahallesi Borsa Caddesi'nde, İstanbul plakalı bir otomobili durdurdu. Emniyet güçleri otomobilde inceleme yaptıkları sırada trafik sıkıştı. TIR şoförü Beytullah Ö. de, uzun süre korna çalarak polise tepki gösterdi. Bunun üzerine polisler, TIR şoförü Beytullah Ö'den ehliyet ve ruhsatını istedi. Evrakını vermek istemeyen ve zorluk çıkaran TIR şoförü, biber gazıyla etkisiz hale getirilip gözaltına alındı. Bu sırada TIR şoförünün gözaltına alınış şeklini protesto eden Ayça G. de gözaltına alındı. Öte yandan, sahte plaka iddiasıyla inceleme yapılan otomobilin plakasının doğru olduğu belirlendi.
GAZİANTEP:

HAKKÂRİ:

(22.07.06/Gündem)Hakkari'nin Çukurca ilçesi kırsalında operasyona çıkan askerler, dün sabah saatlerinde Çukurca-Irak sınırı sıfır noktasında bulunan Ormanlı (Zavite) köyünün üst kısımlarında piknik yapan köylülere silahlı saldırıda bulundu.
Saldırıdan sonra 3 köylü gözaltına alınırken, köylülerden Eyüp Ediş ise korktuğu için kaçarak Irak topraklarına geçti. Olayı aktaran Eyüp Ediş'in kardeşi Hekim Ediş, askerlerin akşama kadar köyü boşaltmalarını istediklerini aktardı. Köylerine baskın düzenleyen askerlerin başında bulunan bir üsteğmenin, köyü tampon bölge olarak ilan ettiklerini ve bundan sonra askerler ile korucuların burada düzenli olarak nöbet tutacak olmaları nedeniyle kendilerinden köyü terk etmelerini istediğini aktardı. Ediş, askerlerin köyün boşaltılmaması halinde yakılacağını söylediğini de aktardı.

İSTANBUL:

(08.07.06/Evrensel) Sinema sanatçısı llyas Salman, alkollü araç kul­landığı gerekçesiyle gö­zaltına alındı. Maltepe Tugay Yolu'nda gece saatlerinde uygulama ya­pan İlçe Emniyet Müdür-lüğü'ne bağlı trafik ve asayiş ekipleri, sinema sanatçısı llyas Salman'ı alkollü araç kullandığı ge­rekçesiyle gözaltına aldı İSTANBUL

İZMİR:

(08.07.06/Gündem)İZMİR- İzmir'in Torbalı ilçesinde evlerine yapılan baskınlar sonucu gözaltına alınan Resul Yaşar, Mahmut Kimsesiz, Mehmet Alpkaya, Halit Samaca ve Nurullah Topçu, 'Yasadışı örgüt propagandası' yaptıkları gerekçesiyle tutuklanarak, Kırıklar F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Öte yandan Özgür Halk dergisi İzmir çalışanı Mehdi Aslan, Bayındır ilçesinde gözaltına alındı.

(26.07.06/Gündem) Newroz Bayramı kutlamalarına katıldıkları ve 'yasadışı slogan attıkları' gerekçesiyle 4 kişi gözaltına alındı.
Edinilen bilgilere göre; Kadifekale semtinde ikamet eden Evin Tunç, Sıraç Acar ve soy isimleri öğrenilemeyen Sedat ve Gülistan adlı 4 kişi, İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekiplerince evlerine düzenlenen baskında gözaltına alındı. Newroz Bayramı kutlamalarına katılarak, 'yasadışı slogan attıkları' gerekçesiyle gözaltına alınan 4 kişi, Bozyaka Terörle Mücadele Şubesi'ne götürüldü.

(29.07.06/Gündem)İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, DTP'li gençlerin, İzmir'in Kadifekale Semti'nde önceki gün akşam yapmak istediği Gençlikle Dayanışma Şöleni'ne müdahale ederek 'yasadışı slogan attıkları' gerekçesiyle 14 kişiyi gözaltına aldı. DİHA muhabiri İbrahim Açıkyer, Mehmet Sıdık Süren, İbrahim Budak, Mirza Kut, Seyit Akyüz, Mazlum Tekdağ ve soy isimleri öğrenilemeyen Hekim, Selim, Rıdvan ve İdris adlı kişiler ile kimlik bilgileri öğrenilemeyen 4 kişi, Bozyaka Terörle Mücadele Şubesi'nde götürüldü.

MANİSA:

(29.07.06/Gündem) Manisa'nın Salihli ilçesinde Özgür Halk Dergisi çalışanı Ayşe Tozan'ın sivil polisler tarafından gözaltına alındığı bildirildi. Tozan'ın Salihli Merkez Karakolu'nda tutulduğu öğrenildi.

ŞANLIURFA:

(31.07.06/Evrensel)Özgür Yurttaş Hareketi'nin Şanlıurfa Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlediği toplantıya baskın düzenleyen polis, 138 kişiyi gözaltına aldı. Şanlıurfa Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantı, "KONGRA- GEL'in sivil uzantılarının oluşturulduğu" gerekçesiyle Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekipleri tarafından basıldı. Salonda bulunanların kimliklerini vermek istememesi üzerine gerginlik yaşandı. Bunun üzerine polis, salonda bulunan 138 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında DTP'nin tüm ilçe başkanları ile haber takip etmek için salonda bulunan Ülkede Özgür Gündem Gazetesi çalışanı Mecit Beyam da bulunuyordu.

(01.08.06/Evrensel) Özgür Yurttaş Hareketi'nin Şanlıurfa Kültür ve Sanat Merkezi'nde önceki yaptığı toplantıya düzenlenen baskında gözaltına alınan 138 kişiden 103'ü akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü'nün Terörle Mücadele Şubesi'nde sorguları süren 29 kişi ise savcılığa çıkarıldı. Mazlum-Der ve İHD Şanlıurfa Şubesi ile KESK, yaptıkları ortak yazılı açıklamada, baskına tepki gösterdi. İl Emniyet Müdürlüğü tarafından basına verilen bilgilerde göz altıların 'Suç örgütlerine üye oldukları' bilgisinin verilmesinin baskının siyasi nedenlerle yapıldığının göstergesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu durumun insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğu belirtildi.

(02.08.06/Zaman) 31 Temmuz tarihinde gözaltına alınan ve çoğunluğunu DTP üyelerinin oluşturduğu 29 kişi Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulandıktan sonra adliyeye çıkarılarak savcıya ifade verdi. Zanlılar, daha sonra savcılığın talimatıyla serbest bırakıldı. Güvenlik güçleri, 2 gün önce 'yasadışı örgütsel bir toplantı' yapıldığı istihbaratı üzerine Sarayönü Caddesi'ndeki Urfa Kültür ve Sanat Merkezi binasına operasyon düzenlemiş, çoğunluğunu DTP üyelerinin oluşturduğu 130 kişiyi gözaltına almıştı.

ŞIRNAK:

(01.08.06/Gündem)Pülümür'de 23 Temmuz'da elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren ve 28 Temmuz'da Batmanda toprağa verilen Sıraç Aydoğdu'nun cenaze töreninde Aydoğdu'nun ağabeyi Osman Aydoğdu ile dayısının oğlu Züfer Yalçın gözaltına alındı ve ardından tutuklandı. Tutuklanmaya tabutun üzerindeki sarı kırmızı yeşil renkli flama gerekçe gösterildi.
TUNCELİ:

(31.07.06/Gündem) Tunceli'de 6. Munzur Doğa ve Kültür Festivali'ne katılmak için bulunan Azad Arcan isimli yurttaş, Diyarbakır yöresine ait giysi giydiği için gözaltına alındı. Arcan, sivil polisler tarafından Dersim Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Arcan, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil'in girişimleriyle serbest bırakıldı. Emniyet Müdürlüğü'nde Arcan'ın GBT'sine bakıldıktan sonra, kumaş pantolon ve gömlek giydirilerek, serbest bırakıldığı öğrenildi.

VAN:

(22.07.06/Gündem) Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, yurtdışına gönderilecek lisansüstü eğitim adaylarına ilişkin Van'da düzenlediği basın toplantısında bir grup öğrenci tarafından protesto edildi.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'e ataması yapılmadığı için tepki gösteren Tesisat Öğretmenliği Bölümü mezunu Niyazi Şen, 4 yıl okuduğu halde işsiz olduğunu dile getirdi. Bakan Çelik'in kardeşi ile tartışınca gözaltına alındı.

TUTUKLAMALAR: 13 kişi

ELAZIĞ:

(10.07.06/Gündem)Elazığ, Bingöl ve Malatya Emniyet Müdürlüklerinin yaptıkları ortak çalışmalar sonucunda PKK'ya malzeme getiren ve lojistik destek sağladıkları iddia edilen 3 kişi yakalandı. Yurtdışından, kırsal alanda faaliyet yürüten terör örgütü mensuplarına lojistik destek sağlamak amacıyla malzeme getirecekleri saptanan A.K., F.G. ve Y.K., kırsal alandaki PKK'lılara aktarılmak üzere 10 askeri yağmurluk, 4 dürbün, 1 gece görüşlü dürbün, 1 çift spor ayakkabıyla yakalandı. 3 zanlı yapılan sorgulamalarından sonra sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.
İZMİR:

(08.07.06/Gündem)İZMİR- İzmir'in Torbalı ilçesinde evlerine yapılan baskınlar sonucu gözaltına alınan Resul Yaşar, Mahmut Kimsesiz, Mehmet Alpkaya, Halit Samaca ve Nurullah Topçu, 'Yasadışı örgüt propagandası' yaptıkları gerekçesiyle tutuklanarak, Kırıklar F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Öte yandan Özgür Halk dergisi İzmir çalışanı Mehdi Aslan, Bayındır ilçesinde gözaltına alındı.

(30.07.06/Gündem) Demokratik Toplum Partisi (DTP) Konak İlçe Gençliği tarafından Konak ilçesine bağlı Kadifekale Semti'nde önceki akşam düzenlenen şölende gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı. Sanıklardan Mehmet Sıddık Süer'in İzmir'de gerçekleştirilen Newroz kutlamasına katıldığı gerekçesiyle, Abdulhalim Gölek ve Rıdvan Akdoğan'ın ise önceki akşam gerçekleştirilen şenlikte Abdullah Öcalan'ın posterini ve PKK bayrağı açtıkları gerekçesiyle tutuklandıkları belirtildi. Sanıklar tutuklu yargılanmak üzere Kırıklar Cezaevi'ne gönderildi.

ŞIRNAK:

(01.08.06/Gündem)Pülümür'de 23 Temmuz'da elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren ve 28 Temmuz'da Batmanda toprağa verilen Sıraç Aydoğdu'nun cenaze töreninde Aydoğdu'nun ağabeyi Osman Aydoğdu ile dayısının oğlu Züfer Yalçın gözaltına alındı ve ardından tutuklandı. Tutuklanmaya tabutun üzerindeki sarı kırmızı yeşil renkli flama gerekçe gösterildi.
GÖZALTINDA ÖLÜM

YERLEŞİM MERKEZLERİNE YÖNELİK BASKILAR: 1 olay

HAKKARİ:

(22.07.06/Gündem)Hakkari'nin Çukurca ilçesi kırsalında operasyona çıkan askerler, dün sabah saatlerinde Çukurca-Irak sınırı sıfır noktasında bulunan Ormanlı (Zavite) köyünün üst kısımlarında piknik yapan köylülere silahlı saldırıda bulundu.
Saldırıdan sonra 3 köylü gözaltına alınırken, köylülerden Eyüp Ediş ise korktuğu için kaçarak Irak topraklarına geçti. Olayı aktaran Eyüp Ediş'in kardeşi Hekim Ediş, askerlerin akşama kadar köyü boşaltmalarını istediklerini aktardı. Köylerine baskın düzenleyen askerlerin başında bulunan bir üsteğmenin, köyü tampon bölge olarak ilan ettiklerini ve bundan sonra askerler ile korucuların burada düzenli olarak nöbet tutacak olmaları nedeniyle kendilerinden köyü terk etmelerini istediğini aktardı. Ediş, askerlerin köyün boşaltılmaması halinde yakılacağını söylediğini de aktardı.

BOŞALTILAN/YAKILAN KÖYLER

TOPLU MEZARLAR

CEZAEVLERİ: 5 olay

(08.07.06 Evrensel) Edinilen bilgilere göre, Ulucanlar Cezaevi'nden 29-30 Haziran günlerinde Sincan F Tipi Cezaevi ve Kadın Kapalı Cezaevi'ne sevk edilen kadın tutuklu­lar araç içinde dövüldü. Kadın Cezaevi'nin girişinde ise iç çamaşırları dahil ol­mak üzere bütün giysileri zorla ve yırtılarak çıkartılıp, anüs ve vajinal arama yapılmaya çalışıldı. Diren­meleri halinde ise erkek gardiyanların ve askerlerin içeri alınacağı tehdidinde bulunuldu.
Tutuklu kadınlara, uğ­radıkları kötü muameleye karşı suç duyurusunda bu­lunmak için kalem ve kağıt verilmedi. Adli Tıp Kurumu'na sevkleri yapılmadı. Ulucanlar Cezaevi'nden ge­tirilen giysi, mektup ve şah­si eşya "arama tamamlan­madığı ve mektup okuma komisyonu olmadığı" ge­rekçesiyle tutuklulara veril­medi.
(14.07.06/Gündem) Daha önce defalarca tutuklulara Kürtçe konuşma, yüksek sesle konuşma ve benzeri sudan gerekçelerle ceza verilirken, Sivas Yarı Açık Cezaevi'ndeki Veysi Ayhan isimli tutukluya yeşil-sarı-kırmızı renklerden yapılmış bileklik taktığı için hücre cezası verildi. Örgüt üyeliği gerekçesiyle tutuklu bulunan Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Veysi Ayhan, kolunda görülen ve sarı kırmızı yeşil renkli boncuklardan yapılmış olan bileklik nedeniyle geçtiğimiz hafta 15 gün hücre cezasına çarptırıldı. Cezaevi yönetimi 15 günlük hücre cezasıyla da yetinmedi. Yarı açık olan Sivas Cezaevi'nde tutulan Ayhan cezanın ardından Erzurum Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne sevk edildi.

(27.07.06/Gündem) Van F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ayhan Kaçak'ın annesi Hanife Kaçak, geçen nisan ayında 'yayın yoluyla örgüt propagandası yapmak' iddiasıyla tutuklanarak Van F Tipi Cezaevi'ne konulan Demokratik Toplum Partisi (DTP) üyesi Ayhan Kaçak'ın bir arkadaşının tahliye edilmesi üzerine 'Biji aştî' sloganı attığını aktardı. Anne Kaçak, gardiyanların Kaçak'a slogan attığı gerekçesiyle şiddet uyguladığını belirtti.

(29.07.06/Gündem) Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan İsmail Özdemir'in ailesi, çocuklarının Cezaevi Müdürü Odası'nda dövüldüğünü, suç duyurunda bulunacağını söyleyince on günlük hücre cezasına çarptırıldığını aynı zamanda da mektup ve görüş yasağı uygulandığını belirtti.

(30.07.06/Evrensel)TAYAD'lı aileler, Ankara Sincan 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklular tarafından yapılan elişi boncuk eşyalarının imha edildiğini, tutukluların bu yüzden ceza aldığını söylediler.
TAYAD'lı ailelerin, "Sana Tecriti Anlatmak İstiyorum" sloganıyla Abdi İpekçi Parkı'nda düzenledikleri eylemde, tecriti anlattılar. TAYAD'lı Aileler'in anlatımına göre; Ankara Sincan 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklu Hayri Alp, ailesine göndermek için elişi boncuk bir çerçeve yaptı. Ancak çerçevenin üzerindeki TAYAD yazısını sakıncalı gören hapishane idaresi, çerçeve hakkında imha kararı verdi! Aynı cezaevindeki tutuklu Cem Göçer ise F Tipi Cezaevi'nde renk yasağı bulunduğundan, ilk olarak renkli ip üretti. Ardından da bu ipleri bez üzerine işleyerek, Mahir Çayan portresi yaptı. Bunu ailesine göndermek isteyen Göçer, idare tarafından 1 ay bazı etkinliklerden alıkoyma cezası aldı.
CEZAEVLERİNDE ÖLÜM

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ: 6 olay

(09.07.06/Evrensel) DÜ'de 20 Mart 2006 tarihinde düzenlenen Newroz kutlamalarına katıldıkları gerekçesi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik 2. sınıf öğrencisi Ahmet Dönmez ile Fizik 4. sınıf öğrencisi Umut Güngör birer yıl hapis cezası ile cezalandırıldı. Yaklaşık 2 aydır Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve TCK'nin 220/8. maddesi uyarınca "terör örgütü propagandası yapmak" suçlaması ile Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan sanıklar, duruşmada suçlamaları kabul etmeyerek tahliyelerini talep etti. Savcı verdiği mütalaa da, "Sanıkların alternatif Nevruz adı altında yapılan kutlamaya katılarak, sanık Ahmet Dönmez'in yasadışı PKK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH'in pankartını taşıdığı ve zafer işareti yaptığı pankart üzerinde 'Nevruz Piroz Be' yazdığı ayrıca 'Öcalan', 'Bijî Serok Apo' sloganlarına teşvik ettiği, aynı şekilde sanık Umut Göngör'ün de YÖGEH'in pankartını taşıyarak pankart etrafında halay çektiği, böylece sanıkların 'yasadışı PKK terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu' işledikleri" ifadelerine yer vererek sanıkların TCK'nin 220/8. maddesi uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını istedi. Yapılan savunmaları değerlendiren mahkeme heyeti Dönmez ve Güngör'ün "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, duruşmalardaki iyi halleri göz önünde bulundurularak cezalarının 10 aya indirilmesine karar verdi. Heyet ayrıca sanıkların tutuklu kaldıkları süreyi göz önünde bulundurarak tahliye edilmelerine karar verdi.

(12.07.06/Gündem) Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink hakkındaki davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazını reddetti. Böylece, Dink hakkında verilen mahkumiyet kararının ertelenmesine ilişkin karar kesinleşti.
(12.07.06/Gündem) İHD GYK Üyesi Rıdvan Kızgın'a, Bingöl'ün Karlıova ilçesindeki Karacehennem Vadisi'nde çıkan çatışmada yaşamını yitiren 4 HPG'linin cenazelerinin tahrip edilmesi ile ilgili 30 Haziran 2005'te yaptığı açıklamadan dolayı 5 ay hapis cezası verilmesine ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Kızgın hakkında yaptığı basın açıklamasında TCK'nın 271/1. maddesi uyarınca 'Suç uydurma' ve HPG diyerek TCK'nin 215. maddesi uyarınca 'Suç ile suçluyu övme' suçlarını işlediği gerekçesi ile verilen 5 ay hapis cezası 3 bin YTL'ye çevrildi.
(14.07.06/Gündem) Maxmur Mülteci Kampı'nda yaşamını yitiren Mahmut Ceylan için 21 Nisan 2005'de Diyarbakır'ın Bismil ilçesi Akpınar Mahallesi Mezarlığı'nda, düzenlenen cenaze törenine katıldıkları ve Abdullah Öcalan ile PKK lehine slogan attıkları iddiasıyla yargılanan Bahri Erdem, Vehbi Özbek, Ahmet Özdemir, Misbah Bozucu ve Ahmet Birgüler hakkında 'Suç ve suçluyu övmek' gerekçesiyle dava açıldı. Bismil Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, karara bağlandı. Mahkeme heyeti, 5 sanığın birer ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verdi. Duruşmadaki hal ve tavırlarını sanıkların lehine değerlendiren mahkeme heyeti, cezayı 1/6 oranında indirerek, 25 gün olarak belirledi. 25 günlük ceza da 500'er YTL para cezasına çevrildi.
(19.07.06/Evrensel) Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink hakkında Reuters'e verdiği bir demeç nedeniyle Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Dink'in, 14 Temmuz'da verdiği demeçte Ermeni sorununda "Elbette bu bir soykırımdır diyorum. Sonuç kendini zaten tanımlıyor ve adını koyuyor. 4 bin yıldır bu topraklarda yaşayan bir halkın ortadan yok olduğunu görüyorsunuz" dediği belirtildi. Bu sözler üzerine yapılan suç duyurusu üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığı, Hrant Dink hakkında Türklüğü aşağılamak suçundan soruşturma başlattı.

(20.07.06/Akşam) Şırnak'ın Silopi İlçesi Belediye Başkanı Muhsin Konur, belediye ait ambulansla terörist cenazesini taşıtarak, ''terör örgütüne yardımcı olduğu'' gerekçesiyle Belediye Başkanı Konur ve Belediye Meclis üyesi Nuri Tokay'a, birer ay hapis cezası verdi. Hapis cezası daha sonra para cezasına çevrildi.

(21.07.06/Gündem) Diyarbakır'da 28-31 Mart tarihleri arasında yaşanan olaylar sırasında ve sonrasında gözaltına alınarak tutuklanan Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Edip Yaşar, DTP il yöneticileri Nejdet Atalay ve Musa Farisoğulları ile DTP Merkez İlçe Başkanı Muhlis Altun ve yönetici Nusret Akın'ın yanı sıra A. Samet Barut, Faruk Demir ve Tarık Demir ile tutuksuz sanıklar Ferhat Miran ve Niştiman Erdede, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2. kez hakim karşısına çıktı. TCK'nsn 314/2. maddesini düzenleyen 'örgüt üyesi olmaksızın, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçlamasıyla haklarında 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Mahkeme heyeti, iddia makamının tahliye talebini değerlendirerek, tutuklu kişilerin tamamının tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi.
(22.07.06/Gündem)
DTP Doğubayazıt İlçe Örgütü'ne 24 Şubat günü polisler tarafından düzenlenen baskın sırasında içeride referandum çalışması kapsamında yazılan 2 dilekçe ile Öcalan'ın posterlerinin bulunması üzerine, hakkında dava açılan DTP Doğubayazıt İlçe Başkanı Ahmet Özbay, 'Suç ve suç olan fili övmek' suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.
(28.07.06/Evrensel) "Basın yoluyla halkı askerlikten soğuttuğu" iddiasıyla yargılanan gazeteci-yazar Perihan Mağden, yazısı ağır da olsa eleştiri niteliğinde kaldığı ve suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma nedeniyle adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Davayı karara bağlayan hakim, Perihan Mağden'in eyleminin düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanımı kapsamında ağır eleştiri niteliğinde kaldığını belirterek, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Mağden'in beraatine karar verdi.

İSTENEN CEZA: 171 yıl hapis

VERİLEN CEZA: 22 yıl 6 ay hapis, 5.500 YTL para cezası

ONANAN CEZA

CEZAEVİNE GİREN DÜŞÜNCE SUÇLUSU

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

RTÜK

KAPATILAN/TOPLATILAN/YASAKLANAN YAYIN VE ETKİNLİK: 2 olay

(08.07.06/Gündem) Gazeteci Ahmet Şık'ın kara mayınları mağdurlarının dramını yansıttığı 'Başkasının Acısına Bakmak' isimli resim sergisi, Kültür Bakanlığı engeline takıldı. Bakanlık, sergide yer alan 6 öyküyü devlet düşmanlığı yapıldığı gerekçesiyle indirdi.

(17.07.06/Zaman)Adana Valiliği, Yakapınar Belde Belediyesi'nin yaptırdığı ve bazı siyasi parti ile sivil toplum kuruluşlarının "Amed" (Diyarbakır'ın eski ismi) ve "Ahmet Kaya" adlarının verilmesi nedeniyle tepki gösterdiği parkların açılış törenlerini iptal etti. Bu arada, parkların sit alanına yaptırıldığı iddiasıyla DTP'li Belediye Başkanı Osman Keser hakkında da soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

GAZETECİLERE VE YAYIN ORGANLARINA YÖNELİK BASKILAR / KISITLAMALAR: 2 olay

(11.07.06/Milliyet) Gaziantep'te yayımlanan "Gaziantep 27" gazetesinin imtiyaz sahibi Ökkeş Özekşi ile eşi Güler Özekşi'nin Şahinbey ilçesine bağlı Burç beldesi yakınlarındaki yazlık evlerindeki tel örgüyü aşan 2 kişi bahçeye girdi. Ellerinde demir çubuklar bulunan kişiler, Ökkeş Özekşi ile eşi Güler Özekşi'ye demir çubuklarla saldırıp olay yerinden plakası belirlenemeyen bir otomobille kaçtı. Yaralanan Ökkeş Özekşi ile Güler Özekşi, Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Ökkeş Özekşi'nin durumunun ağır olduğu bildirildi.
(19.07.06/Zaman) Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Asya Gazetesi hakkında Danıştay saldırısına ilişkin 'Oyun geri tepti' başlıklı haberinde devletin askerî kuvvetlerini aşağıladığı gerekçesiyle dava açtı.
Savcılık, sorumlu müdür Faruk Çakır hakkında 'devletin askeri organlarını aşağılamak' ve 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçlarından 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası talep etti. Cumhuriyet Savcısı Ali Çakır tarafından hazırlanan iddianamede, gazetenin basın özgürlüğü ve haber verme hürriyetinin kötüye kullanıldığını ifade edildi.

GÖZALTINA ALINAN GAZETECİLER

DİN ÖZGÜRLÜĞÜ: 1 olay

(03.07.06/Milliyet)Samsun İtalyan Katolik Kilisesi rahibi Pierre Francoisse Rene Brunissen (74), akli dengesi bozuk olan Atilla Nuran tarafından kalçasından bıçaklandı. Brunissen'in sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, Nuran gözaltına alındı.

KAMU GÖREVLİLERİNE YÖNELİK BASKILAR

ÜNİVERSİTELER

GÖZALTILAR

YARGILAMALAR

ÖĞRENİM ÖZGÜRLÜĞÜ: 5 olay

Okuldan Uzaklaştırma: 123 öğrenciye 122 yarıyıl, 4 ay uzaklaştırma

(10.07.06/Gündem) Atatürk Üniversitesi Ağrı Eğitim Fakültesi'nde 21 Mart'ta Newroz şenliğine katıldıkları gerekçesiyle başlatılan soruşturma sonucunda 14 öğrenci okuldan atıldı, yüz öğrenciye de çeşitli dönemlerden oluşan uzaklaştırma cezaları verildi. Öğrenciler hakkında kararın alındığı döneme kadar polis, idare ve milliyetçi hocaların öğrencilere karşı kapsamlı bir psikolojik baskı yürütüldüğü belirtildi.
Newroz şenliğine katıldıkları gerekçesiyle açılan soruşturmaya karşı dekanla görüşmek için dekanlık binasına giden 7 öğrenci kamu binasını işgal suçundan dolayı okuldan atılırken, birçok öğrenci ise çeşitli dönemler okuldan uzaklaştırma cezası aldı. Aynı eğitim fakültesinde okuyan 7 öğrenci ise referandum çalışmasına katıldıkları gerekçesiyle okuldan atıldı.

(12.07.06/Milli Gazete)ÖSYM, Meslek Liselerinden Açık Liseye kayıt yaptırıp daha sonra ÖSS'ye giren öğrencilerin durumunu belirlemesi için gönderdiği yazıyı, başvuru sona erdiği günde yazıp gönderdiği ortaya çıktı. Uyarı yazısı 7 Temmuz 2006 tarihinde kaleme alınırken, belgede son başvuru tarihinin 7 Temmuz 2006 Cuma günü olduğu ifade edildi.

(21.07.06/Gündem) Antalya'da Newroz kutlamalarına katıldıkları gerekçesi ile 2 öğrenci yurttan atıldı. Öğrencilerden birine okul yönetimince okuldan uzaklaştırma cezası verildi, diğerine ise soruşturma açıldı. Akdeniz Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü öğrencisi Vedat Ateş Newroz Bayramı'na katılarak, '2911 Sayılı Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettiği gerekçesi ile hem yurttan atıldı, hem de okuldan 2 dönem uzaklaştırma cezası aldı. Tıp Fakültesi öğrencisi Murat Gör de aynı gerekçe ile yurttan atılırken, rektörlüğün Gör hakkında başlattığı soruşturma devam ediyor. Soruşturmanın genişleyeceği belirtilirken, öğrenciler olayı mahkemeye taşıdı.

(22.07.06/Evrensel) Hacettepe Üniversitesi'nde 5 Mayıs 2006 tarihinde düzenlenen Ortadoğu ve Türkiye konferansına katılmak isteyen öğrenciler içeri alınmadı, salon önünde bekleyen öğrencilere de jandarma müdahale etti. Müdahalede cop, gazlı su ve silahlar da kullanıldı. Kullanılan silahla bir öğrencinin bacağı, bir öğrencinin de kolu kırıldı, onlarca öğrenci ise dövülerek gözaltına alındı. Rektörlük ve dekanlık 25 öğrenciye soruşturma açtı, soruşturma sonucunda bir öğrencinin okuldan atılma cezası, 3 öğrencinin iki yarıyıl, 14 öğrencinin bir yarıyıl, 3 öğrencinin birer ay, 2 öğrencinin de ikişer hafta okuldan uzaklaştırma cezası aldığı bildirildi.
(28.07.06/Milli Gazete)
Meslek liselerinin önündeki katsayı adaletsizliğini 'Açık Öğretim Lisesi Yönetmeliği' ile çözmeye çalışan MEB'in, bu süreçte imam hatipli öğrencileri bizzat 'fişleme' operasyonundan geçirdiği anlaşıldı. Açık lise öğrencisi olan Firdevs Sağır ile Yasemin Çelik'in MEB tarafından ÖSYM'ye bildirilen kayıtları, fişleme operasyonunun nasıl yapıldığını gösteriyor.
Firdevs Sağır, fişlenen öğrenciler içinde yer alırken puanlaması ÖSYM tarafından meslek lisesi olarak yapılmış, Yasemin Çelik ise MEB'in gözünden kaçtığı için puanlaması düz lise olarak hesaplanmış. Ancak burada yeni bir skandal daha ortaya çıkıyor. ÖSYM, Yasemin'i açık lise öğrencisi olarak görürken, açık lise Yasemin'i öğrencisi olarak görmüyor.

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ: 7 olay

(08.07.06/Gündem)İZMİR- İzmir'in Torbalı ilçesinde evlerine yapılan baskınlar sonucu gözaltına alınan Resul Yaşar, Mahmut Kimsesiz, Mehmet Alpkaya, Halit Samaca ve Nurullah Topçu, 'Yasadışı örgüt propagandası' yaptıkları gerekçesiyle tutuklanarak, Kırıklar F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Öte yandan Özgür Halk dergisi İzmir çalışanı Mehdi Aslan, Bayındır ilçesinde gözaltına alındı.

(09.07.06/Evrensel) DÜ'de 20 Mart 2006 tarihinde düzenlenen Newroz kutlamalarına katıldıkları gerekçesi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik 2. sınıf öğrencisi Ahmet Dönmez ile Fizik 4. sınıf öğrencisi Umut Güngör birer yıl hapis cezası ile cezalandırıldı. Yaklaşık 2 aydır Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve TCK'nin 220/8. maddesi uyarınca "terör örgütü propagandası yapmak" suçlaması ile Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan sanıklar, duruşmada suçlamaları kabul etmeyerek tahliyelerini talep etti. Savcı verdiği mütalaa da, "Sanıkların alternatif Nevruz adı altında yapılan kutlamaya katılarak, sanık Ahmet Dönmez'in yasadışı PKK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YÖGEH'in pankartını taşıdığı ve zafer işareti yaptığı pankart üzerinde 'Nevruz Piroz Be' yazdığı ayrıca 'Öcalan', 'Bijî Serok Apo' sloganlarına teşvik ettiği, aynı şekilde sanık Umut Göngör'ün de YÖGEH'in pankartını taşıyarak pankart etrafında halay çektiği, böylece sanıkların 'yasadışı PKK terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu' işledikleri" ifadelerine yer vererek sanıkların TCK'nin 220/8. maddesi uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmalarını istedi. Yapılan savunmaları değerlendiren mahkeme heyeti Dönmez ve Güngör'ün "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, duruşmalardaki iyi halleri göz önünde bulundurularak cezalarının 10 aya indirilmesine karar verdi. Heyet ayrıca sanıkların tutuklu kaldıkları süreyi göz önünde bulundurarak tahliye edilmelerine karar verdi.

(14.07.06/Gündem) 24 Nisan'da Adana'da tutuklanarak cezaevine konulan Adana Newroz Tertip Komitesi üyesi Halil İmrek, Mehmet Yaşık, Yılmaz Gül, Eylem Güden, Mehmet Aslan ve Fadıl Bozan ile tutuksuz bulunan Sima Dorak hakkında 'Yasadışı örgütün ve amacının propagandasını yapmak', 'Şiddet ve diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapmak' gerekçesiyle açılan davanın ilk duruşması Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyeti, davada 'görevsizlik' kararı verdi. Tutuklu bulunan sanıkların tahliye edilmesine karar veren mahkeme heyeti, dosyayı Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Ayrıca heyet, sanıklar hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nde 'Gösteri ve Yürüyüş Kanunu'na muhalefet'ten de dava açılmasını talep etti.
(19.07.06/Evrensel)Diyarbakır'da Abdullah Öcalan'a yönelik 'tecrit' uygulamalarını protesto etmek amacıyla 22 Şubat 2006 tarihinde Koşuyolu Sunay Caddesi'ni trafiğe kapatarak oturma eylemi yapan ve eylem sırasında gözaltına alınarak tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Diyarbakır Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi 24 kadının yargılandığı dava sonuçlandı. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3. duruşmaya yaşları 40 ile 70 arasında değişen tutuksuz sanıklar Muhsine Burakmak (65), Emine Özsoy (60), Emine Özbek (53), Hilmiye Aslan (48), Şevkiye Demir (43), Aysel Burakmak (35), Esma Aydemir (42), Sebiha Tamriş (48), Şirini Unat (62), Halime Topuş (47), Fikriye Tanrıkulu (46), Hasina Güler (58), Hanım Yaşar (59), Hayriye Doğan (68), Remziye Ateş (70), Lütfiye Zengin (52), Saci Dahan (62), Ayşe Aslan, Ayşe Kaya (41), Meryem Güçlü (51), Hatun Avcı (51), Remziye Erenci (41), Safiye Dün (56) ve Türkan Çelik (52) katılmazken, avukatları hazır bulundu. TCK'nın 220/8. maddesini düzenleyen "örgüt propagandası yapmak" tan cezalandırılmaları istenen, yapılan savunmaların ardından kararı açıklayan mahkeme, sanıkları TCK'nın 220/8. maddesi uyarınca birer yıl hapis cezasına çarptırılmalarına karar verdi. Mahkeme heyeti, sanıkların duruşmalardaki iyi halini göz önünde bulundurarak, cezaları 10'ar ay hapse çevirdi.

(21.07.06/Gündem) Antalya'da Newroz kutlamalarına katıldıkları gerekçesi ile 2 öğrenci yurttan atıldı. Öğrencilerden birine okul yönetimince okuldan uzaklaştırma cezası verildi, diğerine ise soruşturma açıldı. Akdeniz Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü öğrencisi Vedat Ateş Newroz Bayramı'na katılarak, '2911 Sayılı Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet ettiği gerekçesi ile hem yurttan atıldı, hem de okuldan 2 dönem uzaklaştırma cezası aldı. Tıp Fakültesi öğrencisi Murat Gör de aynı gerekçe ile yurttan atılırken, rektörlüğün Gör hakkında başlattığı soruşturma devam ediyor. Soruşturmanın genişleyeceği belirtilirken, öğrenciler olayı mahkemeye taşıdı.

(21.07.06/Bugün) Eskişehir'de sahte plakalı bir otomobil olduğu yönünde ihbar alan emniyet güçleri, Gündoğdu Mahallesi Borsa Caddesi'nde, İstanbul plakalı bir otomobili durdurdu. Emniyet güçleri otomobilde inceleme yaptıkları sırada trafik sıkıştı. TIR şoförü Beytullah Ö. de, uzun süre korna çalarak polise tepki gösterdi. Bunun üzerine polisler, TIR şoförü Beytullah Ö'den ehliyet ve ruhsatını istedi. Evrakını vermek istemeyen ve zorluk çıkaran TIR şoförü, biber gazıyla etkisiz hale getirilip gözaltına alındı. Bu sırada TIR şoförünün gözaltına alınış şeklini protesto eden Ayça G. de gözaltına alındı. Öte yandan, sahte plaka iddiasıyla inceleme yapılan otomobilin plakasının doğru olduğu belirlendi.
(22.07.06/Evrensel)
Hacettepe Üniversitesi'nde 5 Mayıs 2006 tarihinde düzenlenen Ortadoğu ve Türkiye konferansına katılmak isteyen öğrenciler içeri alınmadı, salon önünde bekleyen öğrencilere de jandarma müdahale etti. Müdahalede cop, gazlı su ve silahlar da kullanıldı. Kullanılan silahla bir öğrencinin bacağı, bir öğrencinin de kolu kırıldı, onlarca öğrenci ise dövülerek gözaltına alındı. Rektörlük ve dekanlık 25 öğrenciye soruşturma açtı, soruşturma sonucunda bir öğrencinin okuldan atılma cezası, 3 öğrencinin iki yarıyıl, 14 öğrencinin bir yarıyıl, 3 öğrencinin birer ay, 2 öğrencinin de ikişer hafta okuldan uzaklaştırma cezası aldığı bildirildi.

(01.08.06/Radikal) İSTANBUL - İsrail'i protesto için Tünel'den Taksim'e yürümek isteyen gruba polis müdahale etti. Meşalelerle Tünel'den yürüyüşe geçen grubu polis Odakule önünde durdurdu. AB Bilgi Merkezi önünde açıklama yapmak isteyen gruba polis biber gazı sıktı ve göz yaşartıcı bomba attı. Çok sayıda vatandaş da gazdan etkilendi. Polise kaldırım taşlarını atan bazı göstericiler gözaltına alındı.

(21.07.06/Gündem) Diyarbakır'da 28-31 Mart tarihleri arasında yaşanan olaylar sırasında ve sonrasında gözaltına alınarak tutuklanan Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Edip Yaşar, DTP il yöneticileri Nejdet Atalay ve Musa Farisoğulları ile DTP Merkez İlçe Başkanı Muhlis Altun ve yönetici Nusret Akın'ın yanı sıra A. Samet Barut, Faruk Demir ve Tarık Demir ile tutuksuz sanıklar Ferhat Miran ve Niştiman Erdede, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2. kez hakim karşısına çıktı. TCK'nsn 314/2. maddesini düzenleyen 'örgüt üyesi olmaksızın, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçlamasıyla haklarında 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Mahkeme heyeti, iddia makamının tahliye talebini değerlendirerek, tutuklu kişilerin tamamının tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi.

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK BASKILAR/SALDIRILAR: 2 olay

(12.07.06/Gündem) Hacettepe Üniversitesi'nin Türkiye'de 1990'lı yıllardan itibaren başlayan yoğun göçün sonuçları üzerine hazırlanan rapor, tüm girişimlere rağmen Devlet Planlama Teşkilatı DPT tarafından gerekçesiz olarak gizleniyor. DPT, araştırmanın direktörü Turgay Ünalan'ı da Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)'e üye olduğu gerekçesiyle projeden attırdı.
Araştırma, 1990'lı yıllardan itibaren başlayan yoğun göçün yıkıcı sonuçlarını ortadan kaldırmak ve köye geri dönüş için uygun yerleşimlerin sürdürülebilirliğiyle rehabilitasyon koşullarını ortaya koymayı hedefliyordu.

23.07.06 Gündem Gazetemize yazdığı yazılar ve Kürt sorunu konusundaki düşünceleri nedeniyle eleştiriler alan ve TİT tarafından tehdit edilen Ayhan Bilgen, Şehzade Mehmet Sofrası'nda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de insan hakları alanının tartışmalı olduğunu belirtti. Bilgen, bu alanın mutlak ve dogmatik doğrularla tanımlanmasının doğru bulmadığını söyledi. Bilgen, MAZLUM-DER'in insan hakları alanında geliştirdiği dil, argüman ve yöntemin tartışılabilir olduğunu ifade etti. Bilgen, kendisine ilişkin son günlerde yapılan tartışmaların Hulki Çevizoğlu tarafından hazırlanan programda yaptığı konuşmanın ardından başladığını belirterek, emekli askerlerin kurduğu dernekten tehditler aldığını söyledi. ANKARA


SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLER: 2 olay, 318 kişi

(09.07.06/Evrensel) AYDIN'da iş bulma vaadiyle Türkiye'ye getirdikleri yabancı uyruklu kadınları elektro şok cihazı ve silahla tehdit ederek fuhuşa zorlayan şebekenin yedi üyesi tutuklandı. Şebeke üyeleriyle birlikte dokuz tabanca, 208 mermi, bir pompalı tüfek, bir samuray kılıcı, iki pala, elektro şok cihazı, sahte para, kaçak içki ve esrar ele geçirildi. İzmir, Söke ve Kuşadası'nda 11'i otel 22 ayrı noktaya düzenlenen operasyonda üçü kadın 27 kişiyle yabancı uyruklu 116 kadın gözaltına alındı. Yabancı uyruklu kadınlar sınır dışı edilmek üzere Aydın'a yollanırken, yedi kişi Söke Cezaevi'ne gönderildi.
(26.07.06/Yeni Asya) Edirne'de, Jandarma ve sınır devriye ekipleri, merkeze bağlı İskender köyü, Enez, İpsala ve Meriç ilçelerinde yaptığı kontrollerde, yasa dışı yollardan Yunanistan'a gitmek isteyen Somali, Irak, Filistin, Moritanya, Gürcistan, Bangladeş, Pakistan, Suriye ve İran uyruklu toplam 202 kişiyi yakaladı. Gözaltına alınan yabancı uyruklular, sınır dışı edilmek üzere, Edirne Emniyet Müdürlüğü Pasaport ve Yabancılar Şubesine gönderildi.

ÇALIŞMA YAŞAMINA YÖNELİK İHLALLER: 13 olay, 14 yaralı, 4 ölü, 272 işçi

(06.07.06/Evrensel) Üçyol-Üçkuyular metro inşaatında Bayındır İnşaat firmasının 2005 Mart ayında ihaleyi kazanmasıyla başlayan inşaatta çalışan işçiler, yaklaşık 4 aydır ücret alamıyorlar. İşçiler, yerin onlarca metre altında hiçbir güvenlik önlemi olmadan çalıştıklarını, Türkiye'nin değişik illerinden geldiklerini ama paralarını alamadıklarını ifade ediyorlar.

ÖLENLER/YARALANANLAR: 14 yaralı, 4 ölü

(08.07.06/Zaman) Kastamonu'nun Azdavay ilçesinde özel bir şirkete ait taş kömürü maden ocağında göçük meydana geldi. Göçük altındakileri kurtarmak için girdikleri maden ocağında zehirlenen 6 işçi hastanede tedavi altına alındı. Maden ocağında, meydana gelen göçüğün altında kalan şirket yetkilisi Selim Demir ile maden mühendisi Huriye Güney hayatını kaybetti.

(09.07.06/Hürriyet) GAZİANTEP Organize Sanayi Bölgesi'ndeki Sanko Holding'in paketleme fabrikası Süper Film'de dün yakıt kazanın patlaması sonucu yangın çıktı. Yangına müdahale eden Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi 2 saatte söndürdü. Binaya giren ekipler, yanarak ölen elektrik mühendisi Mustafa Harat ile Ahmet Uçar ve Ahmet Balık adlı işçilerin cesetlerim kazan dairesinde buldu. Yaralı 2 işçi de hastaneye kaldırıldı.

(16.07.06/Evrensel) Bursa'nın merkez Nilüfer ilçesinde, bir inşatta çalışan Köksal San, kamyondan kepçeyle tuğla indirildiği sırada düşen tuğla paketlerinin altında kalarak hayatını kaybetti. San'ın cesedi, otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

(17.07.06 Cumhuriyet) Gaziantep Hoşgör mahallesinde devriye görevi yapan polis ekipleri, şüphe üzerine Selçuk Karabulut, Önder İ. ve İbrahim Halil K'nin kimlik kontrolünü yapmak istedi. Kimlik göstermek istemeyen 3 kişi, üzerlerinde bulunan döner bıçaklarıyla polis memurlarına saldırdı. Olayda polis memuru Abdullah Elçi ve Ahmet Çetin ağır yaralandı. Yaralı polis memurları da kaçmak isteyen Selçuk Karabulut'a tabakalarıyla ateş etti. Ağır yaralanan Selçuk Karabulut olay yerinde öldü. Diğer iki zanlı ise bölgeye gelen polis ekipleri tarafından gözaltına alındı.
(18.07.06 Zaman) Zonguldak'ın Kilimli beldesindeki Türkiye Taşkömürü Kurumu, Kilimli İşletme Müdürlüğü 2. ocaktaki unutulmuş kömür üretim bölgesi eksi 83 kodunda, tavan kısmından kömür ve taş yığınının kayması sonucu göçük oluştu. Göçükte ayağından yaralanan işçilerden Mesut Korkmaz (30), Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesine kaldırıldı.

(21.07.06/Gündem) İzmir'in Urla ilçesinde, bir evin kanalizasyona bağlanan atık su hattını yenileyen işçiler, yaklaşık 5 metre uzunluğunda ve 3 metre derinliğindeki çukurda çalışırken, vincin çukura künk indirdiği sırada çukurda göçük meydana geldi. İşçilerden Ersin Kaplan, kardeşi Emre Kaplan ve Hayati Erken toprak altından sağ olarak kurtarıldı, Ferit Çağlı'nın ise öldüğü belirlendi. Yaralılar, çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Olay üzerine, çalışmayı yaptıran bina sahibi ile vinç operatörü gözaltına alındı.
İŞTEN ATILANLAR: 272 işçi

(07.07.06/Evrensel)Trakya Sanayi bahçesinde bulunan Hayyam Garipoğlu ailesinin şirketlerinden Al-Co Tencere'de 6 işçi daha işten atıldı. Al-Co Tencere işçileri bu yılın mart ayında Birleşik Metal-İş'e üye olmuş, patron da 2 kişiyi işten atılmıştı. Ekonomik gerekçelerle 6 işçiyi işten atan patron, bir yandan da 10-11 aylık sözleşmeli ve yevmiyeli çalışan işçi alıyor. Atılan işçiler de asıl gerekçenin sendikadan istifa etmemeleri olduğunu söylediler. Birleşik Metal-İş Kocaeli Şubesi de işten atmalar üzerine fabrika bahçesinde basın açıklaması yapmak istedi. İşveren temsilcileriyle sendikacılar arasında çıkan tartışma, işçilerin gelmesiyle sona erdi ve basın açıklaması yapıldı. Şube Başkanı Ahmet Durak "Al-Co işyeri yetkililerini yasalara, hukuka ve işçi haklarına bir kez daha saygılı olmaya davet ediyoruz" dedi. Durak, atılan işçiler için dava açacaklarını bildirdi.
(12.07.06/Gündem) İSTANBUL Gaziosmanpaşa (GOP) Belediyesi'ne taşeron temizlik işçisi sağlayan Akmercan isimli firma, 230 civarında işçiyi işten çıkardı. Belediye ve firmayı yaptıkları eylemle protesto eden işçiler, fazla mesailerinin ödenmediğini, yemek ve yol parası alamadıklarını, işverenle yaptıkları görüşmenin ardından da çok sayıda arkadaşlarının işten çıkarıldığını ifade etti.

(13.07.06/Evrensel) Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz, Öncü AŞ'de çalışan yaklaşık 260 işçinin yüzde 70'ini sendikaya üye yaptıklarını belirtti. Bakanlığa yetki için başvurduklarını belirten Akyüz, patronun, işçilere baskı uyguladığını bildirdi. "Sendika üyesi oldukları gerekçesiyle Öncü AŞ'de çalışan 6 işçi işten çıkartıldı. Her türlü baskıya maruz kalan çalışanlarımızın sürekli evleri, eşleri ve aileleri telefonla aranıyor ve işten çıkartılmayla tehdit ediliyor" diyen Akyüz, 4 kişinin sendikadan istifa ettiğini ifade etti.

(15.07.06/Evrensel) Eskişehir Sanayi Bölgesi'nde kurulu bulanan Tanatar Kalıp Fabrikası'nda çalışan işçilerden 16'sı Birleşik Metal-İş'e üye oldukları için işten atıldı. Sendika yaptığı açıklama ile Koç Grubu'na bağlı Arçelik firmasının tedarikçiliğini yapan Tanatar'da patronların işçilerin sendika hakkına saygı göstermediğini ve işçiler üzerinde baskı kurduğunu bildirdi. Anayasal haklarını kullanarak sendikaya üye olan 16 işçinin işten atıldığı belirtildi.

(21.07.06/Evrensel) Antakya Merkez ilçeye bağlı 9 işçinin çalıştığı Maşuklu Belediyesi'nde 5 işçi sendikaya üye olmuş, daha sonra baskılar nedeniyle iki işçi istifa etmişti. Üç işçi ise baskılara rağmen sendikadan istifa etmemişti. İstifa etmeyen işçiler 11 Temmuz'da "disiplinsizlik" yaptıkları iddiasıyla işten atıldı.

(26.07.06/Evrensel) Tanatar Kalıp Fabrikası'nda Birleşik Metal-İş'e üye oldukları için işten atılan 9 işçinin direnişi devam ediyor. Fabrika önünde 12 gündür direnişte olan işçilere, önceki gün işten atılan 11 işçi daha katıldı.

SAĞLIK:11 olay

(02.07.06/Radikal) Düzce'de sancıları artan 31 yaşındaki Yüksel İrde, resmi nikâhsız eşi Ünsal Keskin ve kız kardeşi Aysel İrde tarafından Akçakoca Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Doğum sırasında kız bebeğin kafası koparak Dr. Ali İlhan'ın elinde kaldı. Yüksel İrde önce Düzce Devlet Hastanesi'ne, buradan da Abant İzzet Baysal Üniversitesi Düzce Tıp Fakültesi'ne sevk edildi. Bebeğin annenin rahminde kalan gövdesi ameliyatla çıkarıldı.
Keskin, hastane hakkında şikâyetçi oldu. Akçakoca Cumhuriyet Savcısı Murat İnam, soruşturma başlatarak, bebeğin kopan kafasını gömülü olduğu hastane bahçesinden çıkarttı. Bebeğin kafası otopsi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

(02.07.06/Akşam) Türkiye'nin en büyük hastanelerinden biri olan Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sıradan hastalara sedye bile verilmiyor. Hastaneye acil durumda gelen, yürümeyen hastalar, yakınları tarafından güçlükle taşınmaya çalışılırken, hastane personeli, hastalar için alınan tekerlekli sandalyelerde evrak taşıyor. Sedye bulabilen şanslı hastalar ise saatlerce sedyede bekletiliyor.
(02.07.06/Akşam)İki aylık hamileyken bebeğini aldırmak isteyen Gülşen Kamal, kürtaj yaptırmak amacıyla Dr. Teksin Ağar'ın muayenehanesinde 1997'de ameliyata alındı. Ağar tarafından kürtajı gerçekleştirilen kadın bir süre sonra fenalaştı ve tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ağar hakkında Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde ,"dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek" suçundan ceza davası açıldı. Kamal'ın nikâhsız yaşadığı Recai Sözütek de 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nde de manevi tazminat davası açtı. Ağar hakkında açılan ceza davası ertelenirken, tazminat davası geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Mahkeme, Ağar'ı 3 bin YTL tazminat ödemeye mahkum etti.
(02.07.06/Milli Gazete) Erzurum'un Oltu ilçesinde, akşam saatlerinde karın ağrısı, yüksek ateş ve ishal şikayetleriyle 50'si çocuk 55 kişi Oltu Devlet Hastanesine müracaat etti. Hastane yatak kapasitesi yetmediği için Oltu'nun çeşitli mahallerinden gelen hastalardan 16 çocuk, Erzurum'a sevk edildi.
Oltu Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Yasin Toksoy, hastaların zehirlenme belirtileri gösterdiğini kaydederek, ''Bunun şebeke suyundan olduğunu tahmin ediyoruz'' dedi.
Belediyenin, yarın sabah erken saatlerde klorlama çalışmalarına başlayacağı bildirildi.

(04.07.06/Evrensel) Geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne kaldırılan Elif Arslan, kalp damarlarında yaşanan tıkanma nedeniyle ameliyata alındı. Ameliyatın etkisiyle bir anda doğum sancıları artan Arslan'ın henüz 6 aylık olan bebeği sezaryen yöntemiyle alındı. Ancak tüm çabalara rağmen bebek kurtarılamadı.
Geçirdiği ameliyatlar ve tedavi nedeniyle hastaneye 14 bin YTL borçlanan Arslan hastanede rehin kaldı. Eşine imzalatılacak senede kefil bulunamayınca hasta Elif Aslan kefil yapıldı. Hastaneye borçlanmasından dolayı rehin kalan Aslan'ın 6'ncı günden sonra 4 gün boyunca tedavisi de yapılmadı.

(15.07.06/Gündem) Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde son bir ay içerisinde tifo, brucella gibi bulaşıcı hastalıklar nedeniyle Çermik Sağlık Ocağı ve Çermik Devlet Hastanesi'ne yüzlerce kişi başvurdu. Halsizlik, baş ağrısı ve ishal gibi şikayetlerle hastanelere başvuran vatandaşlara tifo teşhisi konuldu. Şehir şebeke suyuna kanalizasyon suyunun karıştığı iddia edilirken, şebeke suyunda 20 gün önce yapılan analizlerde tifo virüsüne rastlandığı bildirildi.
Çermik Devlet Hastanesi Başhemşiresi Gülbahar Erdem, son bir ay içerisinde bin kişinin tifo ve brucella tespit ettiklerini belirterek, sorunun şehir şebeke suyundan kaynaklandığını söyledi. Erdem, özellikle bazı mahallelerde hastalığın yoğunlaştığını belirterek, alınan tedbirlere rağmen hastaneye başvuruların devam ettiğini ifade etti.
(17.07.06/Radikal) Ankara'da 29 Haziran gecesi tansiyonu yükselen 72 yaşındaki Bağ-Kur emeklisi Ali Forlar, Ankara Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Forlar, hastanede yer olmadığı gerekçesiyle sabah taburcu edildi. Kızı Nazire Erdurucan, Ankara'daki diğer devlet hastanelerini dolaştı, ancak hepsinden 'Yer yok' yanıtını alınca babasını Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne yatırdı. Burada beş gün tedavi gören Forlar düzelmeye başladı. Ancak Bağ-Kur yarısını ödediği halde beş günlük hastane faturası 900 YTL tutunca Forlar taburcu olmak zorunda kaldı. Akşam yeniden fenalaşınca bir kez daha Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldü ancak alınmadı.
Erdurucan, babasını bu kez Özel Fatih Üniversitesi Hastanesi'ne yatırdı. İki damarı tıkalı olan Forlar, bir gün sonra bitkisel hayata girdi. Hastane masraflarının ilaç giderleri hariç günlük 700 YTL olduğunu ve Bağ-Kur'un bu masrafı ödemediğini öğrenen Erdurucan, kendisine verilen ekspertiz raporuyla Numune, Ankara ve Dışkapı'ya gitti. Ancak rapora bakan hastaneler, 'Beyin ölümü gerçekleşmiş' dedi. Erdurucan, Özel Fatih Üniversitesi Hastanesi'nin ise bu gerçeği sakladığını ve "Allahtan ümit kesilmez" diyerek babasını yoğun bakımda tutmaya devam ettiklerini öne sürdü. Hastane giderlerinin 7 bin YTL'ye ulaştığını söyleyen Erdurucan, yetkililerden yardım istedi.

(24.07.06/Radikal) Bağ-Kur emeklisi 62 yaşındaki Erol Yeşilbağ, sol ayağındaki ağrılar nedeniyle 2005'in Mart ayında Kars Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi'ne başvurmuştu. Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi'ne sevk edilen Yeşilbağ'a, Prof. Dr. Sebahattin Ateşal ve Dr. Musa Hacıoğlu tarafından anjiyo yapıldı. Sol bacağında iki damarın tıkalı olduğu tespit edilen Yeşilbağ'ın bacak damarına 8 Haziran'da stent takıldı. Ama Yeşilbağ'ın bir süre sonra sağ bacağında ağrılar oluştu. Doktorlar ağrının geçici olduğunu söyledi. Ancak Yeşilbağ'ın sağ bacağı beş gün içinde simsiyah oldu. Bunun üzerine Yeşilbağ'ın sağ bacağı eşi Naciye Yeşilbağ'ın onayıyla 14 Haziran 2005'te diz üstünden kesildi. Yeşilbağ, 2 bin 100 YTL'ye protez bacak taktırarak Kars'a döndü.
13 ay sonra ameliyat kaydı sırasında çekilen görüntüleri İzmir'deki doktorlara gönderen Yeşilbağ, doktorların 'ameliyat ekibi hata yapmış' dediğini söyleyerek doktorlar hakkında suç duyurusunda bulundu.
(25.07.06/Hürriyet)Kayseri'nin Yahyalı İlçesi Derebağ Beldesi'nde yalnız yaşayan ve kimsesi bulunmayan 77 yaşındaki Ali Şahin, geçen ay evinden çıkmayınca komşuları durumdan şüphelendi. Hastalandığı için yatağından kalkamadığı anlaşılan Ali Şahin, belediyenin tahsis ettiği ambulansla Yahyalı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Acil serviste görevli doktor tarafından muayene edilen Şahin, "Hasta kokuyor, diğer hastalar rahatsız oluyor" denilerek müdahale odasından alınıp kan alma odasına konuldu.
İddiaya göre, 2 gün boyunca bu odada unutulduğu ileri sürülen Ali Şahin, kan bağışı yapmak isteyenlerden kan alacak Kızılay personelinin çalışması için ortam arayan hastane Başhekimi Dr. Oğuz Temizyürek tarafından cansız bulundu.
(25.07.06/Milli Gazete) Cevdet Düzdaş, 1996 yılında eşini doğum için Haseki Devlet Hastanesi'ne götürdü. Eşi Emine Hanım doğum sırasında bir kanama geçirdi. Kanamadan sonra anneye 2 ünite kan verildi. Kanın veriliş esnasında bebek anne karnındaydı. 6 ay sonra Emine Hanım'da kusma terleme ve vücudunun değişik bölgelerinde lekeler meydana geldi. Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırıldığında yapılan tetkikler sonucu "doğum esnasında verilen kanın kronik Hepatit B olduğu" anlaşıldı.

(26.07.06/Radikal) Yusuf Keskinli, geçen cumartesi Kırıkkale'deki köyünde patoza ekin verirken, patozun dişlileri arasında kalan kolu omzundan koptu. Keskinli, önce Keskin Devlet Hastanesi'ne sonra ambulansla Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'ne götürüldü. Burada da müdahale edilemeyen yaralı, ambulansla Ankara Numune Hastanesi'ne sevk edildi. Ancak, "Yerimiz yok" yanıtı üzerine yakınları Keskinli'yi sırasıyla Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Hastanesi, Yüksek İhtisas Hastanesi, GATA ve Özel Çankaya Hastanesi'ne götürdü. Bu hastaneler de "Yerimiz yok" ya da "Uzman yok" yanıtı verdi. Yakınları genci son olarak Başkent Üniversitesi Hastanesi'ne götürdü. Burada yapılan müdahalenin ardından aynı yanıt geldi: "Yerimiz yok".
Bunun üzerine Keskinli, '11'inci hastaneye' Özel Bayındır Hastanesi'ne götürüldü. Burada günlüğüne 4 bin YTL ödeyerek Keskinli'yi hastaneye yatıran yakınlarından ameliyat için 30 bin YTL istendi. Bu arada AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem devreye girdi ve Keskinli'nin daha önce reddedildiği Numune Hastanesi'ne 'kabulü' sağlandı. Ancak o kadar zaman kaybedildi ki Keskinli'nin kolu yerine dikilemedi.

KADIN HAKLARI: 5 olay

(09.07.06/Sabah) Mardin'in Nusaybin ilçesinde yaşayan 7 çocuk annesi 35 ya­şındaki Zarife Akpınar'ın kısa süre önce ilaç ve çama­şır suyu içerek intihar ettiği iddia edildi. Hayatını kaybeden genç kadının ağabeyi Salih Turgut ise, Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Diyarbakır Kadın Hakları Merke­zi'ne başvurarak kız kardeşinin kendi yaşamına son vermediğini, eniştesi Ş.Akpınar tarafından öldürülüp intihar süsü verildiğini öne sürdü.
(11.07.06/Milliyet) Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Taşağılı köyüne bağlı Yassice mezrasında oturan A.A. (13), "156 Jandarma İmdat" hattını arayarak, akrabası R.A'nın (31) kendisini tehdit ederek, birlikte olmaya zorladığını belirtti. Söz konusu kişinin 2 ay önce de kendisine tecavüz ettiğini ileri süren A.A., durumu babasına anlattığını, ancak babasının konuyu kapattığını ileri sürdü. R.A.'dan şikâyetçi olduğunu ifade eden A.A., güvenlik güçlerinden yardım istedi. Bunun üzerine Yassice mezrasına giden ekipler, R.A.'yı gözaltına aldı. A.A. ise güvenlik gerekçesiyle jandarma karakoluna götürüldü.

(13.07.06/Radikal) KAHRAMANMARAŞ - Nurhak ilçesine bağlı Yeşilkent beldesinin Kurban Yurdu Mahallesi'nde oturan 25 yaşındaki Mehmet D., evli bir erkekle kaçan ablası 30 yaşındaki Emine D.'nin boğazını sokak ortasında bıçakla kesti.
Çevredekiler tarafından Elbistan Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Emine D., buradaki ilk müdahalenin ardından Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'ne sevk edildi. Emine D.'nin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. Jandarma kaçan Mehmet D.' yi yakalamak için çalışma başlattı.

(15.07.06/Evrensel) Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Komisyonu'nca namus adına işlenen cinayetlere ilgili 6 ay süren araştırma tamamlandı. 1999-2005 yılları arasındaki Diyarbakır Ağır Ceza ile Çocuk Mahkemeleri esaslarının incelendiği araştırmada, "namus" adına işlenen cinayetlere ilişkin karar verilen 59 dava dosyası tespit edildi.

(23.07.06/Radikal) Bursa'nın Merkez Yıldırım ilçesinde eşini terk edip iki çocuğuyla baba evine dönen, bir ay sonra başkasına kaçan genç kadın babası Dumlu Özçelik tarafından çocuklarının da evde bulunduğu sırada ruhsatsız tabancasıyla vurdu. Genç kadının 'aile meclisi kararı'yla öldürüldüğü ileri sürüldü. Göğsüne ve sırtına altı kurşun isabet eden Akça olay yerinde can verdi. 36 yaşındaki oğlu Ersan ve 30 yaşındaki Kerem'le birlikte silahını da yanına alan baba karakola giderek teslim oldu. Özçelik ile iki oğlu gözaltına alındı.
(28.07.06/Radikal) Şanlıurfa'nın Muradiye Mahallesi'nde dün 21 yaşındaki Azime Tas, evinin önünde, kardeşinin bıçak darbeleriyle yaşamını yitirdi. İlk bilgilere göre, Azime'nin 25 gün önce İzmir'de yaşayan teyzesinin oğlu M.K.'ya kaçmasıydı.
Bir süre sonra Azime'nin Şanlıurfa'daki evinin telefonu çaldı. İzmir'deki aile 'berdel' yapılmasını istiyordu. Azime onlarda kalacak, kendi kızları da Azime'nin erkek kardeşiyle evlendirilecekti. Azime'nin ailesi kabul etti. Ama sonra İzmir'den 'berdel'in bozulduğu haberi geldi. İddiaya göre bir hafta önce erkek kardeşleri İzmir'e giderek Azime'yi evinden alıp baba ocağına getirdi.
Dün Azime ve ağabeyi A. Tas ile babaları M. Tas, evdeydi. İki kardeş arasında tartışma çıktı. Ardından da A. Tas eline geçirdiği ekmek bıçağıyla kız kardeşini bıçakladı. Genç kız can havliyle evden sokağa kaçtı. Ancak A. Tas, kız kardeşini yakalayarak, sokak ortasında bıçaklamaya devam etti. Azime, babasının evinin önünde yaşamını kaybetti.Olay yerine gelen polis ekipleri evde bulunan A. Tas'la baba M. Tas'ı gözaltına aldı.

TÖRE CİNAYETLERİ: 4 olay

(06.07.06/Akşam) Gaziantep Ocaklar Mahallesi'nde yaşayan ve vatani görevini yaptığı İstanbul'dan baba evine ziyarete gelen Selahattin S. (22), 16 yaşındaki kardeşi Meryem'in karnının şiştiğini fark etti. Bekar olan kız kardeşinin hamile olmasından şüphelenen Selahattin S., sabaha karşı duvarda asılı pompalı tüfeği alarak iki el ateş etti. Genç kız, olay yerinde hayatını kaybetti.
İhbar üzerine eve gelen polis, ağabeyi gözaltına aldı. Yapılan otopside Meryem'in 7 aylık hamile olduğu ve bebeğinin de öldüğü belirlendi. Selahattin S., suçunu itiraf etti. Baba Aziz S. ile Selahattin S. tutuklandı.

(09.07.06/Sabah) 12 yıl önce Cizreli Hüseyin Adanır ile evlenen ve 4 çocuğu olan Gurbet Adanır, bir yıl kadar önce Şırnaklı korucu Sait'e kaçtı. 15 gün önce de çocuklarını çok özlediği için Cizre'ye geldi.
Ancak Cizre'ye geldiği gün eski esinin 17 yaşındaki yeğeni S. A. Tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

(26.07.06/Hürriyet) Diyarbakır'da bir süre önce imam nikahlı eşinden ayrılarak İstanbul'a kaçan Gülistan Gümüş, babası tarafından İstanbul'dan geri getirilerek imam nikahlı eşi Ömer Taş'ın evine gönderildi. Gülistan Gümüş'ün İstanbul'da kendisini aldattığını ileri süren Ömer Taş ve ailesi, genç kadının öldürülmesine karar verdi. Taş tarafından öldürülmek amacıyla tabancayla ateş edilen Gülistan Gümüş, kaçarak baba evine gitti. Annesi ve kız kardeşi tarafından bir sandığın içine saklanan Gülistan Gümüş, kendisini takip eden kişiler tarafından saklandığı sandıkta uzun namlulu silahla taranarak öldürüldü. Jandarma olayla ilgili 8 kişiyi gözaltına aldı. Soruşturmalarının ardından adli makamlara sevk edilen 8 kişiden aralarında Gümüş'ün imam nikahlı eşi Ömer Taş'ın da bulunduğu 4 kişi, "töre nedeni ile adam öldürmek" suçundan tutuklandı, 4 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
(28.07.06/Yeni Şafak)
Kahramanmaraşlı Mehmet Gündeş, 3 Ekim 2005 tarihinde aniden ortadan kayboldu. Yakınlarının durumu bildirmesi üzerine jandarma geniş çaplı araştırma başlattı. Aramalar sonuç vermezken, 23 Nisan 2006 tarihinde, merkeze bağlı Dereli Köyü civarlarında bir çoban, yoldan geçerken toprağa gömülü vaziyette bir ceset gördü. Yapılan incelemede, cesedin kaybolan Gündeş'e ait olduğu tespit edildi. Gündeş'in köyde A. P. isimli bir kadınla ilişki yaşadığı bu ilişkini ortaya çıkmasından sonra da evli kadının eşinin ailesi ve kendi ailesinin ortak kararıyla öldürüldüğü ileri sürüldü.

(30.07.06/Radikal) Son bir ay içinde yaşanan töre cinayetleri ve töre cinayetlerinin önlenememesi bu konudaki mevzuatın ve kolluk önlemlerinin yeterli olup olmadığı konusunu yeniden gündeme getirdi. TBMM Töre ve Namus Cinayetleri Komisyonu'nda yer alan CHP Milletvekili Canan Arıtman yasal mevzuatın eksik olduğunu savunuyor. Komisyon başkanı AKP'li Fatma Şahin ise sorunun ancak uzun vadede çözüleceği görüşünde.
Fatma Şahin, TCK'da töre cinayetlerinin cezasının artırılıp, azmettirenlere de ceza verilmesinin öngörüldüğünü anımsatarak, bu değişikliklerin toplum tarafından henüz tam olarak bilinmediğini söylüyor.
CHP'li Canan Arıtman, Fatma Şahin'e katılmıyor ve yasal düzenlemenin eksik olduğunu düşünüyor. Namus saiki ile işlenen cinayetlerin nitelikli adam öldürme kapsamına alınmasını AKP'nin kabul etmediğini belirterek 'namus adına öldürdüm' diyenlerin ceza indirimlerinden yararlandığını söylüyor. Arıtman, sorunun çözümü için eğitimin, kadının işgücüne katılmasının ve Güneydoğu'daki feodal yapının ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyor.
ÇOCUK HAKLARI: 1 olay

(25.07.06/Hürriyet) ESENYURT'ta İlköğretim okulu öğrencisi S.K, geçen haziran ayında, başının çok ağrıdığını söyledikten sonra baygınlık geçirdi. S.K. Gaziosmanpaşa'daki özel Halk Hastanesi'ne kaldırılırken annesine "Komşumuz Erol ve Recep bana tecavüz etti. Çocuğu düşürmem için de beni uzun süredir dövüyorlardı" dedi. Kaldırıldığı hastanede S.K'nın kafasında darp izleri ve bedeninde morluklar tespit edildi.
Beyin kanaması geçirdiği belirlenen S.K, ameliyat edildikten sonra yoğun bakım ünitesine alındı. Anne babası Sevinç K. ve Tahsin K. da savcılığa suç duyurusunda bulundu. Hastanede 40 gün yaşam mücadelesi veren ve çocuğunu kaybetme tehlikesi geçiren S.K, önceki gün taburcu edildi. Hamileliğinin 8'inci ayına giren S.K, hastaneden çıkar çıkmaz avukatı ve bir psikolog eşliğinde Esenyurt Jandarma Karakolu'nda ifade verdi.
ENGELLİ HAKLARI:

AZINLIK HAKLARI ve KÜLTÜREL HAKLAR: 2 olay

(17.07.06/Gündem) Denizli Belediye Meclisi, İlan ve Reklam Tanıtım Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle işyeri tabelalarında Türkçe'nin dışında kullanılan sözcük ve harflerin kullanılmasını yasakladı. AKP, CHP ve DYP'lilerden oluşan meclis üyelerinin oybirliğiyle kabul ettiği karar, 31 Aralık'ta yürürlüğe girecek.
Denizli Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Nuray Karayel, kararın Türkçe dilini koruma amaçlı olduğunu dile getirdi.
Yönetmenliğe uymayan kişiler hakkında cezai yaptırım uygulanırken, tescilli markalar bu kararın dışında tutuldu. Bu cezalar içinde ruhsat vermeme gibi uygulamalar da var.

(31.07.06/Gündem) Tunceli'de 6. Munzur Doğa ve Kültür Festivali'ne katılmak için bulunan Azad Arcan isimli yurttaş, Diyarbakır yöresine ait giysi giydiği için gözaltına alındı. Arcan, sivil polisler tarafından Dersim Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Arcan, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil'in girişimleriyle serbest bırakıldı. Emniyet Müdürlüğü'nde Arcan'ın GBT'sine bakıldıktan sonra, kumaş pantolon ve gömlek giydirilerek, serbest bırakıldığı öğrenildi.

YARGI HABERLERİ: 5 olay

(08.07.06 Gündem) Kapatılan DEP'in eski milletvekilleri Leyla Zana, Orhan Doğan, Hatip Dicle ve Selim Sadak'ın yeniden yargılandıkları davada bilirkişilere çözümlerinin yaptırılmasına karar verilen kasetlerin, Ankara 1 No'lu DGM döneminde imha edildiği ortaya çıktı.
DEP'lilerin yeniden yargılanmasına Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.
Mahkeme heyetine başkanlık eden Süreyya Gönül, DEP'lilerin ses kayıtlarını içeren kasetlerin naip hakimlikçe çözümlerinin yaptırılmasına karar verildiğini anımsattı. Gönül, naip hakimlikçe mahkemeye sunulan yazıda, kasetlerin, ilk yargılamanın kesinleşmesinin ardından, müsadere kararı üzerine Ankara 1 No'lu DGM döneminde 14 Mart 1997 tarihinde imha edildiğinin ve bu aşamada yapılacak bir işlem olmadığının bildirildiğini açıkladı.
DEP'lilerin avukatı Özmen, kasetlerin imha edilmiş olmasını eleştirdi. Kararın kesinleşmesinin ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurduklarını anlatan Özmen, başvuru sonuçlanıncaya kadar delillerin imha edilmemesi gerektiğini söyledi.
Ankara 1 No'lu DGM, 1994 yılında eski milletvekilleri Zana, Dicle, Sadak ve Doğan'ı, terör örgütü PKK'nın liderlerinden aldığı emir ve talimatlar doğrultusunda ülke içinde ve dışında yoğun bölücü faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 'yasadışı örgüt üyeliği' fiilini düzenleyen 168 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 'ceza artırımını'' öngören 5. maddesi uyarınca 15'er yıl ağır hapis cezalarına mahkum etti. DEP'lilerin temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, kararı onadı. AİHM'nin ihlal kararı üzerine kapatılan DEP'in eski milletvekilleri, 28 Mart 2003 tarihinde Ankara 1 No'lu DGM'de yeniden yargılanmaya başlandı. DGM, 21 Nisan 2004 tarihinde ilk kararını tasdik etti. DEP'lilerin bu kararı temyiz etmesi üzerine dosyanın gittiği Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 9 Haziran 2004'te tahliye kararı verdi, yerel mahkemenin kararını da bozdu. DGM'ler kapatılınca dava, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı.

(13.07.06/Yeni Şafak) İşkence iddiaları sebebiyle meslekten ihraç edilen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar eski Müdürü Adil Serdar Saçan ve 8 kamu görevlisi hakkında Bilim Araştırma Vakfı mensuplarına işkence yaptıkları iddiasıyla açılan davaya İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.
Kasım 1999'da gözaltına alınan Mustafa Kemal Gül, 7 gün boyunca işkence gördüklerini anlattı. Gül, hayalarının sıkıldığını, ayak parmaklarına ve cinsel organına elektrik verildiğini, sopa ile vurulduğunu, soğuk havada bekletildiğini anlattı. Müdahil Serdar Kıraç da, Saçan'ın kendilerini "Burası başka bir dünya, buraya giriş olur çıkış olmaz" sözleriyle tehdit ettiğini söyledi. Duruşma 18 Ekim'e ertelendi.

(17.07.06/Radikal) İZMİR - Malullük maaşı ve sağlık yardımı kesilen et Gökerti, SSK aleyhine açtığı davayı öldükten 15 gün sonra kazandı.
49 yaşındaki zihinsel engelli ve şeker hastası Mehmet Gökerti'ye, 1993'te, 1979'da ölen babası Halil Gökerti üzerinden malul aylığı bağlandı. Gökerti, kurumun sağlık yardımından da yararlandı. Gökerti'ye, 2004'ün aralık ayında SSK'dan gelen bir yazı ile Gökerti'nin yeniden muayene edilip, sağlık kurulu raporunun yenilenmesi istendi. İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülen Gökerti'ye 'zihinsel engelini, çalışarak hayatını kazanamayacağını, kontrol muayenesine gerek olmadığını ve başkasının bakımına muhtaçlığını bildirir' rapor verildi. Rapora rağmen, Gökerti'nin 360 YTL'lik malul aylığı 'hayatını kendisi kazanabilir' denilerek 2005 Ocak ayında kesildi. Vasisi olan kardeşi Murat Gökerti, İzmir 3. İş Mahkemesi'ne SSK'nın işleminin iptali için dava açtı. Yargılama sürerken, ilaçlarını alamayan Gökerti 26 Haziran'da öldü. Gökerti'nin ölümünden 15 gün sonra mahkeme, 'davacının maluliyetinin devam ettiğine, aylığının ve sağlık yardımının kesilmesine yer olmadığına' hükmedip SSK işlemini iptal etti.

(24.07.06/Zaman) 1995'te güvenlik gerekçesiyle evini boşaltan Yılmaz, 1999'da 'Köye Dönüş Projesi' kapsamında devlet tarafından verilen çimento, demir gibi malzemelerle ev yaparak tekrar köyüne yerleşti ve söz konusu dönemde uğradığı zarar için tazminat istedi. Yılmaz'ın başvurusunu değerlendiren zarar tespit komisyonu, ev ve ağılın gördüğü zararın parasal değerinin 6 bin 800 YTL olduğunu belirledi. Yılmaz'ın 1999'da ev yapımı için devletten aldığı demir ve çimentonun da değerini hesaplayan komisyon, aradan geçen 7 yıl için de yasal faiz ekledi. Sonuçta Yılmaz'ın devlete 2 bin YTL borçlu olduğuna karar verildi. Devlete borçlu olduğunu Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi'nde hasta yatağında öğrenen Yılmaz, hakkını mahkemede arayacağını söyledi. Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanı Vali Yardımcısı Erol Özer ise yoğunluk içinde yanlış işlem yapılabileceğini belirterek, "Bir yanlışlık varsa düzeltilir." dedi. Terör olaylarından zarar görenlerin mağduriyetini gidermek amacıyla çıkarılan yasadan yararlanmak için ülke genelinde 184 bin 107 kişi başvuruda bulundu. Bunlardan 14 bin 215'inin zararları karşılandı.
(30.07.06/Gündem)Abdullah Öcalan'a uygulanan tecride karşı 4 Eylül 2005 tarihindeki Gemlik Yürüyüşü dönüşünde İskenderun'a dönen ve Bozüyük'te linç saldırısına uğrayan 30 kişinin İçişleri Bakanlığı hakkında Bozüyük Cumhuriyet Savcılığı'na yaptıkları suç duyurusu reddedildi. Savcılığın kovuşturmaya gerek olmadığı belirtilen kararında, 'Olay yerinde hazır bulunan güvenlik güçlerinin görevlerini ihmal ettiklerine dair şikayetçilerin iddialarını doğrular mücerret iddia dışında dava açmaya yetebilecek kadar delil elde edilememiştir. Bu nedenle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığını, karardan bir suretinin müşteki-şüphelilere ve gereği, bilgi için İçişleri Bakanlığı müsteşarlığına tebliğine itirazı kabul olmak üzere CMK'nın 172. maddesi gereğince karar verildi' denildi.

AİHM : 673.000 Euro tazminat

(07.07.06/Yeni Asya) AİHM, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın, kendisine verilen bir ceza için yaptığı şikâyetle ilgili kararında, ifade özgürlüğü ve âdil yargılanma haklarının ihlâl edildiği görüşüne vardı. AİHM, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ifade özgürlüğüyle ilgili 10. maddesini ve âdil yargılanma hakkıyla ilgili 6. maddesinin 1. fıkrasını ihlâl ettiğine hükmetti. Mahkeme, tanınan süre içinde Erbakan'ın maddî tazminat talebinde bulunmadığı gerekçesiyle para cezasına gerek görmedi.

(12.07.06/Gündem) 1993 yılında yakalanan ve 8 yıl 4 ay geçici gözaltında tutulan Teslim Töre, bu sürenin AİHS'e aykırı olduğu gerekçesiyle 2002 yılında AİHM'e başvurması üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye'yi mahkum etti. AİHM'in bugün açıklanan gerekçeli kararında, Töre hakkında Türk mahkemeleri tarafından alınan kararlar ile Türk hükümetinin Strasbourg'a sunduğu verilerin geçici gözaltı süresini meşru kılamayacağı belirtildi. AİHM, geçici gözaltı süresinin uzunluğu nedeniyle Töre'nin özgürlük ve güvenlik hakkının çiğnendiğinde karar kıldı. AİHM öte yandan, Töre hakkındaki yargı sürecinin 13 yıldan fazladır devam etmesini de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargıyla ilgili maddesine aykırı buldu. Ankara bu davada, Teslim Töre'ye 10 bin Euro manevi tazminat, 1500 Euro da mahkeme masrafı ödeyecek.

(12.07.06 sabah) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, polis memuru eşinin amirleri tarafından keyfi olarak fazla çalıştırıldığı gerekçesiyle, tazminat isteyen Seda Ünsal'ın talebini kabul edilebilir buldu.

Memur Ömer Ünsal'ın eşi Seda Ünsal önce Trabzon İl İnsan Hakları Kurulu'na başvurdu. Kurul, 9 Haziran 2004'te başvuruyu haklı buldu. Bunun üzerine Ünsal, eşinin amiri hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yaptı.

Amir hakkında soruşturma izni çıkmayınca AİHM'ye başvuran Ünsal, 30 bin YTL tazminat istedi. Polisin amiri Ahmet Aktaş da Ömer Ünsal hakkında 10 bin YTL'lik tazminat davası açtı. Ancak Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetti. Bu arada Ömer Ünsal'ın görev yeri değiştirildi.

Seda Ünsal eşinin görev yeri değişikliği nedeniyle mağdur edildiğini öne sürüp İçişleri Bakanlığı'na 5 bin YTL'lik tazminat davası açtı. Trabzon İdare Mahkemesi istemi haklı buldu ve 2 bin YTL tazminata hükmetti. Polis Ömer Ünsal da AİHM'ye başvurarak 100 bin YTL tazminat talep etti. AİHM, davaları kabul edilebilir buldu. 130 bin YTL tazminat istemi önümüzdeki günlerde görüşülecek.

(13.07.06/Radikal) BRÜKSEL - 'Köye dönüş' için adresi Türkiye olarak gösteren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mağdurlara ödenen tazminatların yükseltilmesini öngören bir karara imza attı. "TBMM'nin 2004'te çıkardığı yasa etkin bir iç hukuk yolu" diyerek bugüne kadar 1500 başvuruyu geri çeviren AİHM, sonunda Türkiye'nin Abdullah Doğan ve 14 yakınına 290 bin avro (yaklaşık kişi başı 38 bin 600, toplam 580 bin YTL) tazminat ödemesine hükmetti.
(14.07.06/Zaman) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye aleyhine açılan üç davayı karara bağladı. Türkiye 289 bin Euro ceza ödeyecek. Tunceli'nin Boydaş köyünden yapılan başvurularda şikayet sahipleri, 'köylerinden zorla uzaklaştırıldıklarını, mal ve mülklerinin tahrip edildiğini' iddia ederek, 'maddi ve manevi zarara uğradıklarını' ileri sürmüşlerdi.

(19.07.06/Evrensel) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Resul Baltacı adını vatandaşın yaptığı şikayet başvurusunda Türkiye'nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti. Baltacı'nın 1992 yılında "terör örgütüne yardım ve yataklık" suçundan tutuklandığı belirtilen açıklamada, AİHM'in, şikayet başvurusunda bulunan kişinin mahkemeye çıkartılmadan önce 6 yıl tutuklu kalmasını ve davanın tamamının 13 yıl sürmesini "makulün üzerinde süre" olarak yorumladığı belirtildi. Devlet Baltacı'ya 16 bin 500 Avro tazminat ödeyecek.

(26.07.06/Gündem) AİHM'de dün karara bağlanan davada Türkiye aleyhine mahkumiyet çıktı. 2000 yılında yazıişleri müdürü Cihan Çapan ve gazete sahibi Halis Doğan, yayımlanan bir mektup ve haberden dolayı 'PKK propagandası' yapıldığı gerekçesiyle mahkum edilmişti. Mektupta PKK silahlı mücadelesine yer verilirken, haberde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın dava süreci ele alınmıştı. Cihan Çapan 13 ay hapis cezası ve para cezalarına çarptırılırken, Halis Doğan'a birçok kez para cezası verilmişti. Gazetenin söz konusu haberinden dolayı bir sayısı toplatılmış ve 3 gün kapatma almıştı.
Mahkeme bazı haberlerde 'Türk devletine ilişkin çok negatif bir tablo' yansıtılmasına rağmen, bu haberleri ifade özgürlüğü içinde değerlendirerek, haberlerin 'şiddet, silahlı direniş ve başkaldırıya' teşvik etmediği kararına vardı. Halis Doğan Türkiye'yi terk ederek Avrupa'ya çıkmasından dolayı cezası infaz edilemedi. Mahkeme Türkiye'yi, Çapan'a 5 bin, Doğan'a ise 7 bin euro manevi tazminat ödemeye mahkum etti.

(28.07.06/Radikal) BRÜKSEL - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Mehmet Mihdi Bilgin'in köy korucularınca öldürülmesiyle ilgili davada, Türkiye'yi yaşam hakkını ihlalden suçlu buldu. AİHM, Bilgin'in ailesine 47 bin avro tazminat ödenmesine hükmederken, koruculuk sistemini eleştirdi. AİHM davanın silahlı ve bunları kullanma yetkisiyle donatılan devlet görevlilerinin hazırlanması ve denetlenmesindeki eksikleri ortaya çıkardığını dile getirdi. Bilgin 1994'te Batman'da gezerken terörist sanılıp vurulmuş, korucular beraat etmişti.

(28.07.06/Akşam)1998 yılında yaptığı konuşma nedeniyle 2000 yılında Ankara DGM tarafından bir yıl hapis cezasına çaptırılan ancak cezası 5 yıl ertelenen Hasan Celal Güzel'in 2001 yılında yaptığı başvuru üzerine açılan dava sonuçlandırıldı. Kayseri'deki bir konuşmasından dolayı bir yıl hapis cezasına çarptırılan Hasan Celal Güzel'in ifade özgürlüğü ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Türkiye'yi suçlu bulan Mahkeme, tazminat ve mahkeme masrafları olarak toplam 7 bin euro ödemesine karar verdi. AİHM, Güzel'in ifade özgürlüğü ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini belirterek, Türkiye'yi Hasan Celal Güzel'e 4 bini manevi tazminat, 3 bini de mahkeme masrafları olmak üzere, toplam 7 bin euro ödemeye mahkum etti.

İNSAN HAKLARI POLİTİKALARI

(08.07.06/Zaman) Tüm kamu ve özel firmalara en az yüzde 3 oranında 'engelli personel' çalıştırma zorunluluğu getiren 657 sayılı Memurlar Kanunu, devlet kurumları tarafından uygulanmıyor. Toplam 2 milyon 300 bin personeli bulunan kamu kurumlarında çalışan engelli personel sayısı 10 bin 463. Bu rakam, toplam personel sayısının sadece yüzde 0,5'ine (binde 5) tekabül ediyor.
Devlet bakanlıklarına bağlı kurum ve kuruluşlardaki özürlü işçi sayısı:
TRT 76, Türkiye İstatistik Kurumu 31, Basın-Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü 5, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) 1, Diyanet İşleri Başkanlığı 819, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu 241, Özürlüler İdaresi Başkanlığı 5, Dış Ticaret Müsteşarlığı 26, Eximbank 1, Gümrük Müsteşarlığı 26, Hazine Müsteşarlığı 39, DPT 9, GAP İdaresi 6, Türkiye Kalkınma Bankası 20, Vakıflar Genel Müdürlüğü 51, Devlet Personel Başkanlığı 4, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü 54, Türkiye Futbol Federasyonu 5, TBMM'de 54.
(13.07.06 Yeni Şafak) Bağımsız İletişim Ağı (BİA) Medya Gözlem Raporu'na göre, Türkiye'de son üç aylık dönemde 67 kişi hakkında 56 ifade özgürlüğü davası açıldı. Gazetecilerden esnafa uzanan geniş yelpazede 40 kişinin TCK'nın 301'inci maddesinden yargılandığı belirtilen raporda, daha önce para cezası içeren maddelerin hapis cezası getirecek şekilde değiştirildiği ve haber alma hakkını engelleyecek şekilde yayın durdurma yolunun açıldığı belirtildi. Raporda, son üç ayda dokuz gazeteci ve bir yayın kuruluşunun saldırıya uğradığı, geçen yılın aynı döneminde ise bu sayının 7 olduğu belirtildi. TCK'nın 301'nci maddesinde düzenlenen "Türklüğü aşağılama" suçlaması ile "Baba ve Piç" romanının yazarı Elif Şafak, Metis Yayınları sorumlusu Semih Sökmen ve çevirmen Aslı Biçen'e, Osmanlı Ermenileri Konferansı'nın durdurulmasına ilişkin mahkeme kararını eleştirdiği için Radikal gazetesi yazarı Murat Belge ve Murat Yetkin' e dava açıldığı da raporda anlatıldı.

(19.07.06/Yeni Asya) Hak ve özgürlüklerde geriye dönüş olarak yorumlanan Terörle Mücadele Kanunu (TMK), Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in onaylamasının ardından dün Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, terör kavramının tanımını genişletirken, bu kanun kapsamına giren suçlara yenilerini ekliyor.
Basına da ağır müeyyideler getiren yeni TMK, savcılara gazeteleri süresiz kapatma imkânı tanıyor. İsim ve kimlik belirterek veya belirtmeyerek, kime yönelik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak şekilde kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini veya terörle mücadelede görev alan kamu görevlilerinin kimliklerini açıklayanlara, yayınlayanlara veya bu yolla kişileri hedef gösterenlere, terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basanlara veya yayınlayanlara, muhbirlerin kimliklerini açıklayanlara veya yayınlayanlara verilen para cezası, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olarak uygulanacak. Bu eylemlerin basın-yayın yoluyla işlenmesi halinde, basın-yayın organlarının, suçun işlenişine katılmamış olan sahipleri ve yayın sorumluları hakkında bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Yayın sorumluları hakkında bu cezanın üst sınırı 5 bin gün olacak. Terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde suç işlemeye alenen teşvik, işlenmiş suçları ve suçluları övme veya terör örgütünün propagandasını içeren süreli yayınlar, hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de cumhuriyet savcısının emriyle tedbirli olarak durdurulacak. Cumhuriyet savcısı, bu kararını en geç 24 saat içinde hakime bildirecek. Hakim 48 saat içinde onaylamazsa, durdurma kararı hükümsüz sayılacak.
SİLÂH KULLANMA
Kolluk kuvvetleri, terör örgütlerine yönelik operasyonlarda ''teslim ol'' emrine itaat etmeyen veya silah kullanmaya teşebbüs edenlere karşı, tehlikeyi etkisiz kılabilecek ölçü ve orantıda, doğrudan ve duraksamadan silah kullanabilecek.
HAPİS CEZASI ERTELENMEYECEK
TMK kapsamına giren suçlardan dolayı verilen hapis cezaları, seçenekli yaptırımlara çevrilemeyecek ve ertelenemeyecek. Ancak 15 yaşını tamamlamamış çocukların cezaları, seçenekli yaptırımlara çevrilebilecek ve ertelenebilecek.
YÜZLER SAKLANMAYACAK
Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerin gizlenmesi amacıyla yüzün tamamen veya kısmen kapatılması; terör örgütünün üyesi veya destekçisi olacak şekilde örgüte ait amblem ve işaretlerin taşınması, slogan atılması veya ses cihazlarıyla yayın yapılması ya da terör örgütüne ait amblem ve işaretlerin bulunduğu üniformaların giyilmesi halinde de 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Bu suçların, dernek, vakıf, siyasi parti, işçi ve meslek kuruluşlarında veya bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde, öğretim kurumlarında, öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde işlenmesi halinde, ceza 2 katı olarak uygulanacak.
FİNANSE EDENLERE DE CEZA
Terörün finansmanı suçu, yeniden düzenleniyor. Buna göre; terör örgütünün faaliyetlerinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlayan veya toplayanlar örgüt üyesi gibi cezalandırılacak. Fon kullanılmamış olsa dahi, fail aynı şekilde cezalandırılacak.
ÇOCUKLAR AĞIR CEZADA YARGILANACAK
Suçların, kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılacak. Bu suçun, bir tüzel kişiliğin faaliyeti kapsamında işlenmesi durumunda, tüzel kişiliğin faaliyet izni iptal edilecek. Terör suçlarına bakan ağır ceza mahkemelerinde, 15 yaşın üzerindeki çocukların da davalarına bakılacak.
SADECE BİR YAKININA
İLGİ VERİLECEK

Soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği durumlarda; yakalanan, gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin durumu hakkında, cumhuriyet savcısının emriyle sadece bir yakınına bilgi verilecek. Şüpheli, gözaltı süresince yalnız bir avukatın hukuki yardımındanyararlanabilecek. Gözaltındaki şüphelinin avukatıyla görüşme hakkı, cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hakim kararıyla 24 saat süreyle kısıtlanabilecek, ancak bu süre içinde ifade alınamayacak. Şüphelinin kolluk tarafından ifadesi alınırken, sadece bir avukatı hazır bulunabilecek.
BELGELERİN
İNCELENMESİNE KISITLAMA
Şüpheli avukatının, dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceği durumlarda, cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla kısıtlanabilecek. Avukatların, terör örgütü mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde, cumhuriyet savcısının istemi ve hakim kararıyla bir görevli, görüşmede hazır bulundurulabilecek. Ayrıca bu kişiler ile avukatları arasında alınıp verilen belgeler, hakim tarafından incelenebilecek. Örgüt üyesi ve bu örgütlere bilerek ve isteyerek yardım eden kişilerle ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik araçlarla izleme yapılabilecek.

Bu arada, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Keşke böyle bir tasarı ile gelmeseydik, sevimsiz bir tasarı. Umarım bu kanun hiç uygulanmaz" dediği TMK'yı onaylayan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, bazı maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağı bildiriliyor.

(22.07.06/Yeni Asya) Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, Emniyetin genelgesinde, askeri personelin bir suça karışması durumunda yakalamanın ardından bu kişilerin askeri makamlar ya da askeri nezarete konulmasının öngörüldüğünü söyledi.

Bir gazetecinin, askeri personelin yakalanması ve gözaltına alınmasıyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesinin yasalarla çelişip çelişmediği sorusu üzerine Çalışkan, yürürlükteki yasalara göre polisin gözaltı yetkisi olmadığını, bu yetkinin savcılarda olduğunu hatırlattı. Emniyetin genelgesinde, askeri personelin bir suça karışması durumunda yakalamanın ardından bu kişilerin askeri makamlar ya da askeri nezarete konulmasının öngörüldüğünü vurgulayan Çalışkan, ''Yakalamanın ardından savcıya bilgi verilerek askeri şahıs polis nezareti yerine askeri nezarete konulacak'' dedi.

Çalışkan, bir soru üzerine kayıtlara göre, Suudi işadamı Yasin El Kadı'nın, giriş yasağından sonra Türkiye'ye girişinin bulunmadığını söyledi.

SİVİL TARİH

(10.07.06 Radikal)301. maddede yer alan 'Türklüğü, devleti aşağılama suçu' birçok düşünce insanı gibi kitap yazarları ve yayıncıların önünde de engel.
Savaş Ganimetleri: Amerikan Silah Ticaretinin İnsan Bedeli: ABD'li yazar John Tirman kitabının çevirisi nedeniyle Aram Yayıncılık'ın sahibi Fatih Taş'ın altı yıla kadar hapsi istendi. Kitapta, 1990'larda Güneydoğu'da yaşanan olayların ABD tarafından desteklendiği savunuluyor.
İtirafçı Bir Jitemci Anlattı: Aram Yayıncılık'tan çıkan Timur Şahan ve Uğur Balık'ın kaleme aldığı kitap nedeniyle yayıncı Fatih Taş'ın 'Terörle mücadele edenleri hedef göstermek' suçundan cezalandırılması isteniyor.
Kayıpsın Diyorlar: Gazeteci Nazım Babaoğlu'nun 1994'te kaçırılmasıyla ilgili kitaptaki Kürtlerle ilgili bazı ifadeler suç kabul edildi. Yayıncı Fatih Taş, 'altı ay hapis cezası aldı.
Gerçek Bizi Özgür Kılacak: Belge Uluslararası Yayıncılık'tan çıkan ve Ermeni tehcirini konu alan kitapla ilgili yayıncı Ragıp Zarakolu, 1.5 ile dört yıl arasında hapis istemiyle yargılanıyor. Kitapta yer alan "...Müttefik devletlerin tazminat isteyeceğinden çekinen Atatürk ile arkadaşı ve ortağı İsmet İnönü iktidarı ele geçirmek ve yenilgiden zafer çıkarmak için harekete geçtiler. ... Türkiye amacına ulaşmıştı: Anadolu Ermenilerden neredeyse tamamıyla temizlenmiş bir Anadolu..." cümleleri suç kabul edildi.
Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları-Garabet Haçeryan'ın İzmir Güncesi: Kitabı yayımlayan Belge Uluslararası Yayıncılık'ın sahibi Ragıp Zarakolu'nun beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Prof. Dora Bakayan'ın yazdığı kitapta 1922 Eylül ayında İzmir'de neler yaşandığı, Osmanlı ordusunda askeri doktor olan Garabet Haçeryan'ın günlüğünden aktarılıyor.
İzmir Büyücüleri: Yunanlı Yazar Mara Meimaridi'nin kitabı Literatür Yayıncılık'tan çıkmıştı. Yayın yönetmeni Abdullah Yıldız, 'Türklüğü aşağılamak'tan yargılanıyor. Kitaptaki, '...Türk kadınları Rum kadınları gibi cezbedici değildi. Yemeklerinin çoğunu, çiğnemeye üşendikleri ve çiğnemeden yuttukları için öğütürlerdi... Bu yüzden de hepsinin dişleri çürük ve kapkaraydı. Dişetleri hiç çalışmadıkları için bir türlü sıklaşıp da dişlerini tutacak hale gelemediklerinden, dişleri düşerdi... Türk ordusunun atları ve süvarileri güldükleri zaman etrafa yayılan ağız kokusundan için kalkardı... Türk mahallesinden geçmeyi aklına bile getiremezdin. Oradaki pislikleri hiçbir şey temizleyemezdi" ifadeleri suç kabul edildi.
Bin Yılların Mirası Nasıl Yakıldı? Yitik Köyler: Güneydoğu Anadolu'da yok olan 14 köyün anlatıldığı ve fotoğrafların yayımlandığı 'Yitik Köyler' kitabı nedeniyle gazeteci Zülküf Kışanak 'Türkiye Cumhuriyeti'ni alenen aşağılamak'tan 3 bin YTL para cezasına çarptırıldı. Kitaba konu olan Bingöl'ün Sağgöze Köyü'nde yaşananlar AİHM'de dava konusu olmuş ve Türkiye tazminat ödemeyi kabul etmişti.
İki Şehrin Hikâyesi: Aykırı Yayınları'ndan çıkan 'İki Şehrin Hikâyesi/ Ankara-İstanbul çatışması' adlı kitaptaki 'Kahpe Bizans-Mağrur Ankara' adlı makale nedeniyle yazar Seyfi Öngider'e 'Atatürk'ün manevi hatırasına hakaret' suçundan dava çıldı. Dokuz ayrı makalenin yer aldığı kitapta sadece Ankara-İstanbul'u değil, New York-Washington, Doğu Berlin-Batı Berlin ilişkileri irdeleniyor. Kitaptaki, "Ankara gibi bir kasabada onlar her şeydi; onlardan bilgili, onlardan üstün yoktu ama İstanbul öyle değildi.... İstanbul bizim tarihimizin ve medeniyetimizin bir hülasasıdır derken, bu kentin karşısında bu tür yöntemlere başvurmanın ancak aczin bir ifadesi olabileceğini de bilmeliydi belki ama Mustafa Kemal aynı zamanda sınırsız hırsı ile ünlü biriydi..." sözü suç kabul edildi.
'Sovyet Kürtleri' Hakkında Tarihi ve Güncel İnceleme/Diaspora Kürtleri: Hejare Şamil'in yazdığı kitap nedeniyle yayıncı Ahmet Önal, PKK/Kongra-Gel'in propagandasını yapmakla suçlanıyor.
Tutkular ve Tutsaklar: Evin Aydar Çiçek'in kitabı nedeniyle Peri Yayınevi'nin sahibi Ahmet Önal, 'Atatürk'ün hatırasına sövme' suçundan bir yıl üç ay cezaya çarptırıldı.
Kitle Medyasının Ekonomi Politiği: Rızanın İmalatı: ABD'li düşünür ve dilbilimci Noam Chomsky'in Edward S. Herman'la birlikte yazdığı kitap nedeniyle yayımcı Fatih Taş , kitabı yayıma hazırlayan Ömer Faruk Kurhan ve Lütfi Taylan Tosun hakkında dava açıldı. "Saddam Hüseyin ve Irak 1990'lı yıllarda Amerika'nın hedefi haline geldiğinde Türkiye bir müttefik ve uydu devletti ve Kürtlere karşı büyük bir etnik temizliğe giriştiği aynı yıllarda ABD bu ülkenin başlıca silah tedarikçisi konumuna gelmişti. Medya, Türk operasyonları için 'soykırım' sözcüğünü nadiren kullandı. Medya, 1998-99'da Sırpların Kosovalı Arnavutlara yaptığı kötü muamelelere büyük ilgi ve öfke duymuştu. Oysa bu muamele 1990'lar da Türkiye'nin Kürtlere yaptıkları ile karşılaştırıldığında büyük bir kesinlikle söyleyebiliriz ki aynı aşırılıkta değildi" ifadesi suç sayıldı.
Baba ve Piç: Elif Şafak'ın kaleme aldığı kitapla ilgili 'Türklüğü aşağılama' suçundan soruşturma başlatıldı. Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı 'kovuşturmaya yer yok' kararı verdi ama bir üst mahkeme bu kararı kaldırdı. Böylece Şafak ve yayıncısı Hüseyin Semih Sökmen'e yargılama yolu açıldı. Kitapta suç olarak kabul edilen bölüm şöyle:
"Ama o zamanlar savaş zamanıydı iki taraftan da insanlar öldü. Ermeni isyancıların ne kadar Türk öldürdüğünü biliyor musun? Hikâyenin öteki tarafını düşündün mü hiç? Eminim düşünmemişsindir. Acı çeken Türk ailelerine ne diyeceksin?...Türk devleti bile yokmuş ...Ermeni iddiaları abartı ve çarpıtma üzerine kurulu, yapmayın bazıları iki milyon Ermeni öldürdüğümüzü bile söylüyor. Aklı başında hiçbir tarihçi bunu ciddiye alamaz... Küçük Şuşanı yakınlardaki bir Türk köyünden iki kadın buldu... Altı ay boyunca bu ana kız ona kendi çocukları gibi baktılar... Günümüzde Türklere laf eden bir sürü Ermeni'nin olması Osmanlıların onları fazla rahat bıraktığının açık bir kanıtıydı."


YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2006-07-30
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 3605749

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari