2006 Şubat İhlal Raporu

YAŞAMA HAKKI

FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER/ŞÜPHELİ ÖLÜMLER : 17 olay, 18 ölüm(4'ü intihar)

(04.02.06/Evrensel)Sinop'ta Bahçeler yöresi sahilinde Halime Taraman'a ait ölüm nedeni belirlenemeyen bir kadın cesedi bulundu.

(05.02.06/Gündem)Van'ın Edremit ilçesinde 12 yaşındaki Kadriye ŞİPAL isimli kız çocuğu, 4 Şubat tarihinde evinde elektrik kablosuyla tavana asılı şekilde bulundu. Çocuğun intihar ettiği iddia edildi. Çocuğun avucunda tükenmez kalemle "anne baba sizi seviyorum" yazdığı bildirildi.

(05.02.06/Hürriyet)12 Eylül öncesinde Adana Emniyet Müdürü Cevat YURDAKUL'un öldürülmesinin de aralarında bulunduğu pek çok eyleme ismi karışan MHP ana davası sanıklarından Abdurrahman KIPÇAK, İstanbul'da Namık Kemal Mahallesi, Cengiz Topel Caddesi, Değirmen Sokakta Honda marka bir otomobilin içinde bulunan kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısı sonucu ağır yaralanarak hayatını kaybetti.

(08.02.2006/ ZAMAN)Ocak ayında 4'ü bayan 5 kişinin intihar ettiği, 4 bayanın intihar girişiminde bulunduğu Batman'da, 7 Şubat tarihinde ilköğretim okulu 6. sınıf öğrencisi spastik özürlü bir kız öğrenci intihar etti. Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda okuyan, Annesi, 1,5 yıl önce babası tarafından öldürülmüş ve babası halen cezaevinde bulunan T. T. (13), okulun karşısında bulunan 4 katlı binadan kendini boşluğa bıraktı, ağır yaralanarak hayatını kaybetti.

(08.02.2006) Batman'da Saim TURGUT isimli şahıs Hasankeyf kalesinden atlayarak intihar etti. Lise mezunu. Ailenin genel olarak eğitim ve ekonomik durumları iyi. Psikolojik sorunlarının olduğu ve bu yönde tedavi gördüğü söyleniyor.

(08.02.06/Bugün)Ankara Mamak'ta Seyit ASLAN isimli şahıs kimliği belirsiz kişilerin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetti.

(08.02.06/Cumhuriyet)İzmir'de kalaşnikof tüfek ve çok sayıda mermi ile yakalandıktan sonra hakkında delil olacak nitelikte suç unsuru bulunamadığı gerekçesiyle salıverilen Ferdi DAŞÇI Aydın-İzmir otoyolu Selahattin Tüneli girişindeki otoparkta, kimliği belirsiz kişilerce başına 3 kurşun sıkılarak öldürülmüş olarak bulundu.

(09.02.06/Gündem) Şırnak'ın Silopi ilçesinde Jandarma Tabur Komutanlığında 7 Şubat tarihinde 2 erin öldüğü bildirildi. Erlerin üsleri tarafından öldürüldüğü iddia ediliyor.

(11.02.06/Evrensel)Mardin'in Midyat ilçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle Gölcük Mahallesinde 21 yaşında N.D. isimli bir geç kızın babasının silahıyla kendisini vurarak hayatını kaybettiği bildirildi.

(12.02.06/Hürriyet)İstanbul Üsküdar'da yaşayan konuşma ve duyma engelli Gönül YAŞAR'ın kimliği belirsiz kişilerce öldürüldüğü bildirildi. Kadının yüznde ve vucudunda boğuşma ve darp izleri tespit edildi, komşuları ise ölümünden önce kimliği belirlenemeyen 2 erkeğin kadının evine girdiğini ifade ettiler.

(13.02.06/Gündem)Sivas'ın Zara işlçesinde, Bulucanlar Jandarma Karakolu'nda 3. Tim'de asker olan ve 29 Haziran 2004'te intihar ettiği ileri sürülen Mustafa Özavcı'nın cenazesi, yapılan savcılık soruşturması ve otopsinin ardından hazırlanan hiçbir belgede kesin ölüm nedeni bildirilmeksizin, 'İntihar etti' denilerek ailesine teslim edilmişti. Askeri savcılık konuyla ilgili açıklamalarda bulunan askerin anlatımlarını dikkate almamış, konuyla ilgili olarak ailenin yaptığı itirazları da reddetmişti. Hayatını kaybeden askerin babası AİHM'ye başvurdu.


Davanın AİHM'e taşınmasının ardından isminin açıklanmasını istemeyen bir asker, açıklamalarda bulundu. Asker, 'Özavcı'nın vurulduğuna dair bilgi geldi ve olay yerine gittiğimizde hayati fonksiyonlarını yitirmişti. Sonraki gün olayın intihar mı yoksa kaza mı olduğunu anlamak için Bölük Komutanı T.Y., Bölük Astsubayı H.Y. ve Tim Komutan Yardımcısı D.D. aralarında tartışırken intihar olmasının kendileri açısından daha avantajlı olacağı kararı alındı. Özavcı'ya ait tüm bilgi ve belgelerin toplanması için emir verildi. Fakat Özavcı'ya ait Emniyet Kaza Önleme Talimatı, Silah Kullanma Talimatı, gelen Prensip Emirler'le ilgili tebliğ tebellüğ belgeleri düzenlenmemiş ve imzaları eksikti. Üstteğmen T.Y., belgeleri Jandarma Komando Er U.D.'ye zoraki imzalattırdı' şeklinde açıklama yaptı.


İntihar ve benzer vakalar

17 Aralık 2005'te Hakkari'nin Çukurca ilçesinde yol güvenliğini sağlayan hareket halindeki askeri panzerde bulunan Bedel Çetinkaya (60) isimli korucunun dengesini kaybederek düştüğü ve hayatını kaybettiği iddia edilmişti.

24 Aralık 2005' te Urfa'da askerlik yapan DEHAP Malazgirt Gençlik Kolları üyesi Adem Peker'in görev yaptığı birliğinde ateşli silahla intihar ettiği açıklanmıştı. Askerin babası Abdurrahman Peker, oğlunun intihar etmediğini, öldürülüp intihar süsü verildiğini açıklamıştı. Peker ölmeden önce babasını sık sık telefonla arayarak komutanlarının kendisini sürekli rahatsız ettiğini söylüyordu.

23 Ocak 2006'da Şırnak'ta askerlik yapan Kenan Temizer isimli asker kendisine ait G-3 marka silahla intihar ederek yaşamına son verdi.
(15.02.06/Gündem)Van'da taksi şoförlüğü yapan Mehmet Sürmeli isimli şahsın kimliği belirsiz kişilerce kafasına 2 kurşun sıkılarak öldürüldüğü öğrenildi. Olayın gasp olup olmadığı ise belirlenemedi.

(15.02.06/Evrensel)Konya'da Erenköy Mahallesi Huzur Caddesinde bulunan Erenköy Camii avlusunda ölüm nedeni ve kimliği belirlenemeyen bir erkek cesedi bulundu.

(16.02.06/Yeni Şafak)Örgüt içi hesaplaşma sonucu öldürüldüğü tahmin edilen bir kişi Bayrampaşa Fatih Parkı'nda elleri bağlanıp tabancayla vurulmuş olarak bulundu. Üzerinde DHKP/C örgütünün flaması ile örgüt bildirisinin bulunduğu 40 yaşlarındaki şahsın Halil Hoşaf Akyürek olduğu belirlendi.

(17.02.06/Gündem)Urfa'nın Birecik ilçesinde Fırat Nehrine atılan ve kimliği belirlenemeyen 25 yaşlarında bir kadın cesedi bulundu. Ceset üzerinde yapılan incelemede 2 bıçak 4 mermi izine rastlandı.

(19.02.06/Bugün)Bursa'da oturan Şennur POYRAz isimli bayan hırsızlık nedeniyle kimliği belirsiz kişilerce tülbentle boğularak öldürüldü.

(20.02.06/Yeni Şafak)Samsun Hançerli Mahallesi Atatürk Bulvarı Balıkçılar Pazarı yanı Park Büfe'de 18 Şubat gecesi saat 02.05 sıralarında askerden bir ay önce gelen Hakan Sağır işlettiği büfede kimliği belirsiz kişi veya kişilerin silahla kalbinden vurması sonucu hayatını kaybetti.

(22.02.06/Bugün)İstanbul Esenyurt'ta oturan Aynur KOÇ isimli bayan hırsızlık amacıyla kimliği belirsiz kişilerce boğazı kesilerek öldürüldü.

(26.02.06/Gündem)İstanbul Eyüp'te 24 Şubat gecesi, kimliği belirsiz kişilerce bir otomobilin yakıldığı ve yanan otomobilin içinde elleri ve ayaklarından zincirlenmiş halde bir erkek cesedinin buylunduğu öğrenildi. Yanan cesedin üzerinde Necati YORUL ismine düzenlenmiş bir kimlik buylundu ancak kimliğin yanan şahsa ait olup olmadığı tespit edilemedi.

(11.03.06/Yeni şafak )İbo Show'a çıkan dansöz Didem'in kendisi gibi dansöz olan ablası Çilem'in şoförlüğünü yapan Necattin Yorul'un, otomobilinin içinde öldürüldükten sonra yakılmasıyla ilgili aralarında karısının da bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı. Olaya ilişkin çalışmalarını yürüten Asayiş Şube Cinayet Büro Amirliği ekipleri, taksi sürücüsünün cep telefonu kayıtlarını da inceledi. Ardından düzenlenen operasyonda, taksiciyi öldürdüğü ileri sürülen karısı Necla Yorul ile komşusu T.C. ile olayda bu kişiye yardımcı olduğu iddia edilen İ.S. tutuklandı. T.C. Bayrampaşa Cezaevi'ne, İ.S. ise Bakırköy Çocuk Tutukevi'ne gönderildi.

TÖRE CİNAYETLERİ

(09.02.06/Radikal)Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadın ve Çocuğa Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu'nun önceki günkü toplantısında, CHP'li Canan Arıtman'ın önerileri tartışma çıkardı. Arıtman, raporda, 'Dini inanç ve geleneklere uymaya mecbur bırakılma, dini inançlarla dayatılan değer yargıları da birer şiddet uygulama biçimidir. Özellikle kız çocuklarında yaşam boyu maruz kalacakları insan hakları ihlaline neden olabilecek bu uygulamaların yasal düzenlemelerle engellenmesi gerekir' ifadesinin de yer almasını istedi. Arıtman böylece, özellikle kız çocuklarına türban taktırılmasının önlenmesini hedefledi.
Bu öneriye AKP'den itiraz geldi. Komisyon Başkanı AKP'li Fatma Şahin, "Bizim de türbanla ilgili taleplerimiz olacaktı, ama raporun uzlaşıyla çıkması için bundan vazgeçtik. Siz bu öneriyi getirirseniz biz de türban yasağına ilişkin önerilerde bulunuruz. Bunu gündeme getirmeyin" dedi. Bunun üzerine Arıtman önerisini geri çekti. Komisyonda çocuklara karşı şiddetin önlenmesi konusunda raporda yer almasına karar verilen önerilerden bazıları şöyle:

Yuva ve yurtlar, sivil toplum örgütlerinin denetimine açık olmalı, buralarda kameralı takip sistemi oluşturulmalı.

Mecburi eğitim 11 yıla çıkarılmalı.

Cinsel suç mağduru çocukların sorgusu eğitimli uzmanlarca bir kez yapılmalı, bu sorgu kameraya alınarak, mahkemede kullanılmalı.

'2005-2010 Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Türkiye Eylem Planı' hazırlanmalı.

Çocuk merkezleri yaygınlaştırılmalı.

'Ana-Baba Okulları' yaygınlaştırılmalı.

Özellikle kırsal bölgelerde kız çocuklarının eğitime katılmalarını sağlamaya yönelik yatılı bölge okulları açılmalı, yaygınlaştırılmalı.

Eğitim materyalleri kadın ve erkeğin klasik rollerini pekiştiren öğelerden ayıklanmalı.

YERİNDE İNFAZ ve İŞKENCE İLE ÖLÜM

(23.02.06/Gündem)Kızıltepe'deki evlerinin önünde 21 Kasım 2004'te polislerin açtığı ateş sonucu Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz'ın hayatını kaybettiği olaya ilişkin 4. duruşma Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bursa, Afyon, Kütahya gibi illerden yaklaşık 2 bin polis güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e getirildi. Valilik ayrıca yapılabilecek bütün eylemleri yasakladı. Duruşmaya, Eskişehir Demokratik Kitle Örgütü temsilcileri, DTP meclisi üyeleri Muammer Değer ve Orhan Miroğlu, Uğur Kaymaz'ın amcaları Reşat ve Murat Kaymaz, İstanbul Barosu'ndan Kemal Aytaç'ın başkanlığında Kaymaz Ailesi'nin avukatları, sanık polisler ve avukatları katıldı.
Diyarbakır'da bir polis karakoluna yapılan eylemde kullanılan silahın Ahmet Kaymaz'ın üzerinden çıktığını ileri süren sanık avukatları, Kaymaz Ailesi'nin tüm fertlerinin PKK sempatizanı ve aktif çalışanı olduğunu iddia ederek, bir itirafçının ifadesine göre Ahmet Kaymaz'ın C4'leri getirmekten sorumlu olan milis olduğunu ileri sürdüler.

ÇATIŞMALARDA ÖLEN VE YARALANANLAR: 1 olay, 7 ölü

ÖLENLER:

(25.02.06/Radikal)Güvenlik güçlerinin Mardin'in Dargeçit ilçesi Belenköyü Cehennem Deresi mevkiinde düzenlediği operasyonda 7 terör örgütü militanının hayatını kaybettiği öğrenildi.

YARALANANLAR:

SİVİLLERE YÖNELİK EYLEMLER : 2 olay 5 yaralı

(19.02.06/Evrensel) 18 Şubat tarihinde TAYAD'lı ailelerin F tipi cezaevlerinde tecritin son bulması için yaptıkları eyleme polis gaz bombaları ve biber gazları kullanarak müdahale etti. Taksim Tünel'de toplanan TAYAD'lı aileler, üzerlerine "Tecriti kaldırın ölümleri" durdurun yazılı önlükler giydi. Aileler adına açıklama yapan Sezai Demirtaş, hakın F tipi cezaevlerinde yaşananları öğrenmesi için Selami Kurnaz'ın kitabını satmak istediklerini belirtti. Demirtaş'ın kısa açıklamasının ardından aileler Taksim'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak polis ailelere müdahale etti. Biber gazından olay yerinden geçen vatandaşların da etkilendiği, bazılarının fenalık geçirdiği ve çok sayıda gözaltı olduğu öğrenildi. Saldırıda polisin plastik mermi kullandığı ve 4 kişinin yaralandığı iddia edildi.

(22.02.06/Cumhuriyet)Şınak'ın silopi ilçesinde Abdullah Öcalan lehine eylem yapan bir gruba polisin müdahale ettiği ve grubu dağıtmak için havaya ateş açtığı bildirildi. Olaylar sırasında yaşanan arbedede bir polis memuru yaralandı.

BOMBA VE MAYIN PATLAMASI: 6 olay, 1 ölü, 30 yaralı

(10.02.06/Yeni Şafak)Bayrampaşa Çevikkuvvet Şube Müdürlüğü binasının arka sokağında bir internet kafede 9 Şubat tarihinde bir patlama meydana geldi. Sebebi belirlenemeyen patlamada internet kafe sahibi ağır yaralanarak hayatını kaybetti. Olayda 6'sı polis 15 kişi yaralandı.

(12.02.06/Evrensel)İstanbul Gaziosmanpaşa'da Küçükköy İstanbul Caddesindeki bir evde bilinmeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlama sonucu 2 kişinin yaralandıuğı öğrenildi.

(14.02.06/Vakit/Bugün)İstanbul'da Bahçelievler'de Mahmutbey Yolu üzerinde bulunan, AKP Milletvekili Vahit Kiler'in sahibi olduğu Kiler Hipermarketleri Üçevler şubesinde patlama meydana geldi. A-4 tipi bir bombanın patlaması sonucu 1'i ağır 15 kişi yaralandı.

(18.02.06/Yeni Şafak)Erzincan'da Fevzipaşa İş Merkezinde BTP ve Alperen Ocaklarının bulundu katta patlama meydana geldi. Yapılan incelemede patlamanın parça tesirli ve zaman ayarlı el yapımı bir bombadan kaynaklandığı tespitedildi. Patlama sonucu maddi hasar meydana geldi.

(23.02.06/Gündem)AKP Mersin Mezitli Belde Teşkilatı Binasında 21 Şubat gecesi bir patlama meydana geldi. Patlamanın kimliği belirsiz kişilerce yerleştirilen parça tesirli bir bombadan kaynaklandığı, patlama sonucu maddi hasar meydana geldiği tespit edildi.

(24.02.06/Gündem) Mersin'de AKP Parti Mezitli binasına gerçekleştirilen bombalı saldırıyı duyuruyla TAK(Kürdistan Özgürlük Şahinleri) isimli grubun üstlendiği bildirildi.
(24.02.06/Gündem) 15 Şubat öncesi Sarıgazi'de gerçekleştirilen gözaltıları ve Öcalan'a uygulanan tecridi protesto etmek isteyen ve kendilerine "Öcalan Fedaileri" ismini veren bir grup İstanbul Sarıgazi Mezarlığı yanındaki Jandarma Lojman inşaatına bomba bıraktı. Bombanın infilak etmesi sonucu 3 katlı binada hasar meydana geldi.

(18.01.06) Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'nde 9 Kasım 2005'te meydana gelen olaylar sırasında, 1 kişinin ölümü, 5 kişinin de yaralanması nedeniyle tutuklanan Uzman Çavuş Tanju Çavuş'un Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşması yaklaşık 7 saat sürdü.
Duruşma sonucunda mahkeme heyeti, tutuklu kaldığı süre gözönüne bulundurulan sanığa, 'atılı suçun vasıf mahiyetinin ceza miktarı ve sabit ikametgahının bulunması' gerekçesiyle tahliyesini kararlaştırdı.

(23.02.06/Milliyet) TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu'nca dinlenen Hakkari İl Jandarma Komutanı Albay Erhan KUBAT ile İstihbarat Şube Müdürü Sefer RESULOĞLU, 9 kasım 2005 tarihinde Hakkari'de meydana gelen patlamanın sadece bir tesadüf olduğunu iddia ettiler.

KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ

KAÇIRMA/KAYIP: 1 olay, 1 kayıp

(22.02.06/Gündem)Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğrenci Derneği (YÖDER) Yöneticisi İlyas Ölçen'in kayıp olduğu bildirildi. Ölçen'in ev arkadaşı Mahmut Sansar, Ölçen'in polisin kendisini takip ettiğini söylediğini ve hergün düzenli olarak eve gelen Ölçen'den 18 Şubat tarihinden bu yana haber alamadıklarını söyledi.

(01.03.06/Yeni Şafak)Niğde'de Asım Zeynep Ecemiş İlköğretim Okulunda okuyan 4. sınıf öğrencisi İsmail GÜLTEKİN, 25 Ekim 2005 tarihinde arkadaşlarıyla futbol maçı yapacağını söyleyerek evinden ayrıldı. Baba Bayram Gültekin'in açıklamalarına göre çocuk ailesinde para alınmak için kaçırılmış ancak kendisinden hala haber alınamıştır.

CİNSEL TACİZ/TECAVÜZ

İŞKENCE/İŞKENCE İDDİASI ve KÖTÜ MUAMELE: 5 olay, 17 yaralı

(19.02.06/Evrensel) 18 Şubat tarihinde TAYAD'lı ailelerin F tipi cezaevlerinde tecritin son bulması için yaptıkları eyleme polis gaz bombaları ve biber gazları kullanarak müdahale etti. Taksim Tünel'de toplanan TAYAD'lı aileler, üzerlerine "Tecriti kaldırın ölümleri" durdurun yazılı önlükler giydi. Aileler adına açıklama yapan Sezai Demirtaş, hakın F tipi cezaevlerinde yaşananları öğrenmesi için Selami Kurnaz'ın kitabını satmak istediklerini belirtti. Demirtaş'ın kısa açıklamasının ardından aileler Taksim'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak polis ailelere müdahale etti. Biber gazından olay yerinden geçen vatandaşların da etkilendiği, bazılarının fenalık geçirdiği ve çok sayıda gözaltı olduğu öğrenildi. Saldırıda polisin plastik mermi kullandığı ve 4 kişinin yaralandığı iddia edildi.

(19.02.06/Milliyet)Adana'da, Haziran 2004'te aralarında okul müdürü, öğretmen, polis, astsubay ve işadamlarının bulunduğu 25 kişinin 9 yaşındaki bir erkek çocuğuna tecavüzle suçlandığı dava henüz aydınlatılamadan, iki adli tıp kurumunun birbirinden farklı rapor verdi.

Her iki kurum da "fiili livata bulgusuna rastlanmadığı", yani çocuğun tecavüze uğramadığı yolunda rapor verdi. Ancak iddiayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Erten Tamoğlu bu raporlarla yetinmedi ve G.S.'yi İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda da muayeneden geçirtti. İstanbul'dan gelen raporda "fiili livata" yani tecavüze uğradığı raporu verilmesi üzerine savcı, 25 kişi hakkında dava açtı.

Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren dava sonuçlanamadı. Hâkimler, farklı raporlar nedeniyle üçüncü bir rapora başvurdu. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 28 Eylül 2005'teki son raporunda "Eski bulguların hafifleyerek devam ettiği, bu bulguların tecavüz delili olabileceği, kabızlık gibi bünyesel bir sebeple de meydana gelebilecek bulgular arasında tıbben ayrım yapılamayacağı" kaydedildi.

Tecavüz olayındaki farklı raporları "Gazetem.net" adlı internet sitesinde "İnsan Faktörü" başlıklı yazısıyla eleştiren Ahmet Altan, "tecavüz bulgularına rastlanmadı" raporunu veren iki doktor tarafından önce savcılığa şikâyet edildi. İstanbul Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlandı.
Adana Adli Tıp Kurumu doktorları, bu kez 3 Mart 2004'te Altan aleyhine Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde toplam 10 bin YTL manevi tazminat davası açtı. Yakın ve sosyal çevrelerinin internet kullanıcıları olduğunu öne süren doktorlar, Altan'ın yazısıyla onur ve saygınlıklarına, ilmi ve mesleki kimliklerine ağır saldırıda bulunduğunu iddia etti. Altan da, haberi yapan kişi olmadığını, bir köşe yazarı olarak duyduğu ve etkilendiği olayı köşesinde yazdığını belirterek yazısında, uzmanları ve kurumun adını belirtmediğini, sadece devletin düzeni içindeki kurumları eleştirdiğini ifade etti. Ancak 28 Aralık 2005'te davayı karara bağlayan mahkeme, uzman doktorları haklı bularak Altan'ı 3'er bin YTL tazminat ödemeye mahkûm etti.
(21.02.06/Evrensel)Van'da Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle yapılan bir eylemde polisin seyyar satıcı Adil GÜL ile DTP Gürpınar ilçe teşkilatıüyesi Fevzi MELET'i dövdüğü, daha sonra ise öldü sanarak sokak ortasına, Başkale Garaj'ına yakın inşaat halindeki arsalardan birine bıraktığı iddia edildi.

(23.02.06/ Radikal)İSTANBUL Bağcılar'da, Abdullah Öcalan'ın tutuklanışının 7. yılı nedeniyle 15 Şubat tarihinde yapılan gösterilerin ardından operasyon başlatan polisin evinin önünde top oynayan 11 yaşındaki M.Y.'yi 18:00 sıralarında gözaltına alarak işkence yaptığı ileri sürüldü. Götürüldüğü '100. Yıl Kemalpaşa Polis Merkezi'nde cop, yumruk ve tekmeyle dövüldüğünü iddia eden M.Y.'nin sağlık kontrolünde 'şiddete maruz kaldığı' tespit edildi.

M.Y. 4 polisin kendisini zorla polis aracına bindirerek, araçtayken dövmeye başladıklarını iddia etti.

(24.02.06/Gündem)Çorlu'daki Organize Sanayi Bölgesinde kurulu İleri Deri'nin işten atıldıkları için 1 yıldır eylem yapan 16 işçisi, "Emniyet Müdürü sizinle görüşecek" denilerek emniyete çağrıldı ve 8 saat gözaltında tutuldu. İşçiler eylemi bırakmaları için kendilerine baskı yağpıldığını, gözdağı verildiğini ve eylem çadırlarının polisler tarafından yıkıldığpını açıkladı.

(27.02.06/Radikal/Milliyet)Mardin yakınlarında 24 Şubat Cuma günü çatışmada hayatını kaybeden 7 militandan Ergin Ekinci için 26 Şubat tarihinde Diyarbakır'da düzenlenen cenaze törenine 300 kişi katıldı, terör örgütü ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar atıldı. Törende yürüyüş yapmak isteyen gruba, yürüyüşün izinsiz olduğu gerekçesiyle müdahale etmek isteyen polislerle grup arasında arbede yaşandı. Polis grubu dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı. Olayda 20 kişi gözaltına alındı, aralarında polis memuru ve gazetecinin de bulunduğu 10 kişi yaralandı.

(03.02.06/Evrensel)2 Temmuz 1999 tarihinde gözaltına alınan Alparslan YELDEN isimli şahsı gözaltında işkence ederek öldürdükleri gerekçesiyle haklarında dava açılan 10 polisin yargılanması İzmir'de devam ediyor. Son celsede sunulan yeni bulguların incelenmesi gerekçesiyle dava 6 Mart 2006 tarihine ertelendi.

(09.02.06/Evrensel)Ordu'da 2 Ekim 2005 tarihinde, bir mağazanın açılışı sırasında düzenlenen Tarık Mengüç konserinde yaşanan kazanın ardından gözaltına alınan 16 yaşındaki üç çocuğa Ordu Merkez Polis Karakolu'nda işkence yapıldığı iddiası ile karakolda görevli polisler hakkında yapılan suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı. Aileleri tarafından Ordu Devlet Hastanesi'ne götürülen çocuklaların bedenlerinde morluklar ve kesikler olduğu saptanmış ve hastanede kamera ile görüntüler kaydedilmişti.

Çocukların darp edildikleri, çırılçıplak soyuldukları ve hayalarının sıkıldığı olaylar sonrasında, Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararını verirken şikayetçi çocuklar hakkında ise polislere iftira ettikleri gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu.

ÇEŞİTLİ AMAÇLARLA YAPILAN BASKI VE TEHDİTLER: 14 olay

(03.02.06/Gündem)Doğubeyazıt'ta yaşayan YILMAZ YAŞMİN isimli bir şahıs Şemdinli olaylarındaki araca benzer, içinde adeta cephanelik bulunan bir minibüsteki kar maskali, kendilerini "jandarma" olarak tanıtan, kimliği belirsiz iki kişi tarafından ajanlık yapmaya zorlandığını, reddetmesi üzerine ise tehdit edildiğini iddia etti.

(03.02.06/Gündem)Dicle Üniversitesi İşletme Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Ümit Garlı ve Matematik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Berat Birtek, YÖK protestosu ve ABD'ye yönelik eylemlere katıldıkları ve Demokratik Konfederalizm Projesini savundukları gerekçesiyle sık sık tutuklandıkları, polis tarafından uzun süredir tehdit edildikleri ve can güvenliklerinin bulunmadığı açıklamsında bulundular.

(06.02.06/Yeni Şafak) Antalya'nın Varsak Beldesinde AKP'li Belediye Meclis Üyesi Şaban Kula'nın evine kimliği belirsiz kişilerce av tüfeğiyle saldırı düzenlendiği öğrenildi.

(08.02.06/Evrensel)ROJ TV'de yayınlanan bir haberi ihbar kabul eden Cumhuriyet Başsavcısı'nın talimatıyla DTP Adana il binasına baskın düzenlendi ve 8 il yöneticisi ve Leyla Şahin isimli bir bayan gözaltına alındı. Binada sergilenen fotoğraf ve resimlere el konuldu.

(08.02.06/Gündem)DEHAP Viranşehir eski ilçe binasının 6 şubat tarihinden itibaren sivil polisler tarafından ablukaya alındı, binaya girenler kimlik kontrolünden üst aramasından geçiriliyor. Uygulama için ise bir gerekçe gösterilmedi.

(11.02.06/Evrensel)Gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan HADEP Silopi ilçe yöneticileri Serdar TANIŞ ve Ebubekir DENİZ'in bulunması için 25 Ocak tarihinde yapılan basın açıklmasına katılan İdil Belediye başkanı Resul SADAK, Cizre belediye başkanı Aydın BUDAK, Silopi belediye başkanı Muhsin KUNUR ve DEHAP Şırnak eski il başkanı İzzet BELGE hakkında soruşturma başlatıldı.

(13.02.06/Gündem)Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Adalet Meslek Yüksek Okulu 2. sınıf öğrencisi Veysi GÜNEŞ tatil için gittiği Hakkari'den döndükten sonra (10 gündür) polisler tarafından sürekli takip edildiğini ileri sürdü.

(15.02.06/Evrensel)Hayvanlarını otlatmak için Bitlis'ten Mardin'e gelerek buradaki mezralara yerleşen, ancak güvenlik güçleri tarafından mezralardan çıkarılan,daha sonra Körfez Savaşı sırasında ABD askerleri için konaklama yeri olarak kullanılan Nusaybin Sanayi Sitesi'ne yerleşen göçerler buradan da çıkarılmak isteniyor. Polislerin sık sık sanayi sitesine gelerek, göçerlere baskı uyguladığı ileri sürülüyor.

Göçerlerden Mehmet Temel, sanayi sitesine yerleşmelerinin karşılığı olarak 5 bin YTL ödediklerini, ancak site yönetiminin kendilerinden 75 bin YTL daha istediklerini söyledi. Geçtiğimiz günlerde polislerin coplu saldırısına maruz kaldıklarını iddia eden Temel, "Polisler koyunlarımızı koyduğumuz dükkanların kapılarını kilitlemek istediler ve biz buna engel olunca da bize ve çocuklarımıza saldırdılar. Tehditlerde ve hakaretlerde bulundular. Coplarla bize vurup bize hakaretler yağdırdılar. Bu mu insanlık?" dedi.

(18.02.06/Gündem)16 Şubat tarihinde Mersin'in Akdeniz Beldesinde A.Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişi dolayısıyla yapılan eylemde polisin müdahalesi sonucu 17 kişi gözaltına alındı. Şevket Sümer Mahallesi 142. cadde üzerinde bulunan 20 işyeri ve evin camlarının ise sivil polisler tarafından kırıldığı iddia edildi. Olayın görgü tanığı 4 esnafın karakola yapmak istedikleri şikayet de polis tarafından gerekçe gösterilmeksizin reddedildi.

(18.02.06/Evrensel)Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde, Abdullah Öcalan'ın, 15 Şubat 1999'da Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle kepenk kapatan dükkanlara polisler tarafından baskın düzenlenerek kaçak eşya olduğu gerekçesiyle arama yaptığı bidirildi.

(20.02.06/Evrensel)Van'da DİHA muhabiri Sıddık GÜLER ile Erdoğan ALTAN kimliği belirsiz bir kişi tarafından telefonla aranarak, Şemdinli olaylarını daha fazla takip etmemeleri yönünde ölümle tehdit edildiler.

(21.02.06/Gündem)OHAL döneminde Van-Hakkari arasında bulunan ve 2000 yılında kaldırılan 7 kontrol noktasında son bir haftadır tekrar yolculara üst-baş araması ve kimlik kontrolü yapıldığı bildirildi. Şemdinli-Yüksekova arasında üç noktada ve Van-Özalp arasında 60 km.'de 2 noktada da aramalar yhapıldığı ve bazı kontrol noktalarında araç kontrolü ve bagaj araması da yapıldığı öğrenildi.

(23.02.06/Evrensel) "30 Ocak 2006 tarihinde İstanbul'daki evinin önüne yaklaşan kırmızı bir araçla, kimliği belirsiz kişilerce kaçırılıp tehdit edildiğini, kendisine ajanlık teklif edildiğini ve cinsel tacize uğradığını" iddia eden Ayhan KILIÇ ve Avukatı Asya ÜLKER maskeli 5 kişinin kendisini DTP İl Binasını bombalaması için zorlandığını, İl Gençlik Kolları içinde ajanlık yapmasının istendiğini açıkladı.

(26.02.06/Gündem)İstanbul'un Sarıgazi ilçesindeki Ayışığı Ekin Sanat Merkezine ve sanat merkezi çalışanlarının evlerine eş zamanlı olarak 21 Şubat 2006 tarihinde Jandarma ekipleri tarafından baskın düzenlenerek, sanat merkezinde kalaşnikof mermiler bulunduğu gibi asılsız bir iddia ile 6 kişi gözaltına alındı.

GÖZALTILAR: 773 gözaltı

ADANA:

(08.02.06/Evrensel)ROJ TV'de yayınlanan bir haberi ihbar kabul eden Cumhuriyet Başsavcısı'nın talimatıyla DTP Adana il binasına baskın düzenlendi ve 8 il yöneticisi ve Leyla Şahin isimli bir bayan gözaltına alındı. Binada sergilenen fotoğraf ve resimlere el konuldu.

(22.02.06/Cumhuriyet)DTP Adana İl binasına güvenlik güçleri tarafından baskın düzenlenmiş, arama izni bulunmaksızın girilen parti binasında maddi hasar meydana gelmiş ve 233 kişi zor kullanılarak gözaltına alınmıştır.

AĞRI:

(09.02.06/Gündem)Ağrı'nın Murat Mahallesinde Harun Dikmen ve Yaşar Yalpa isimli şahısların gözaltına alındığı öğrenildi.

(24.02.06/Gündem)Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde 'Abdullah Öcalan Siyasal İrademdir' referandumu çalışmalarına katıldığı gerekçesiyle 9 üniversite öğrencisi gözaltına alındı.

ADIYAMAN:

(23.02.06/Gündem)Adıyaman'ın Besni ilçesindeki Gaziantep Üniversitesi Besni Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü 1. sınıf öğrencisi Fatih Demiroğlu, 21 Şubat akşamı karşıt görüşlü bir grup öğrencinin bıçaklı saldırısına uğradığı ve olaydan sonra göz altına alındığı iddiasında bulundu.

ANKARA:

(03.02.06/Cumhuriyet)31 Ocak 2006 tarihinde Ankara'da kaldığı bir otelde daha önce hakkında "hakaret" suçundan açılan ve beraat ettiği bir davada, beraati polise bildirilmeyen Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür 5 saat gözaltında tutuldu.

(24.02.06/Evrensel)Ankara Abdi İpekçi Parkı'nda tecridi ve ölüm oruçlarını anlatmak amacıyla oturma eylemi yapan TAYAD'lı ailelere 23 Şubat sabahı polis ekipleri müdahale etti. Müdahale sonucu Mert KAVAK ve Şenol DURUL isimli iki kişi gözaltına alındı.

ANTALYA:

ARDAHAN:

BATMAN:

(05.02.06/Gündem)Ceylanpınar'da Abdullah Öcalan'ı övdükleri ve KONGRA-GEL propagandası yaptıkları gerekçesiyle 3 Şubat akşamı 5 kişi Ceylanpınar Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Ekipleri tarafından gözaltına alındı.

(06.02.06/Gündem)Batman'da 'Abdullah Öcalan Kürdistan'da Siyasal İradedir' referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle Deniz Kılıç, Vahit Dağlı ve Ömer Aydınlı adlı kişiler gözaltına alındı.

(20.02.06/Gündem)Demokratik Çözüm İnisiyatifi'nin Abdullah Öcalan'a verilen 20 günlük hücre cezasını protesto etmek amacıyla Batman'da 24 Ocak tarihinde düzenlediği tenekeli yürüyüşe katıldıkları gerekçesi ile Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 kişi hakkında soruşturma açıldı. Soruşturmalık olanlardan Ayşe Toprak, sabah saatlerinde evinden çıktıktan sonra polisler tarafından durdurularak gözaltına alındı.

Aynı gerekçeyle 2 gün önce Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Batman Şube Başkanı İslam Koyuncu gözaltına alındı.

(24.02.06/Gündem)Batman'ın Kozluk İlçesi'nde, Demokratik Halk İnisiyatifi'nin 20 Şubat'ta Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin 7. yıldönümünü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle 10 kişi gözaltına alındı.

BİTLİS:

(17.02.06/Gündem)16 Şubat'ta Tatvan'da DTP il binası önünde toplanan kalabalık bir grup A. Öcalan'ın Türkiye'ye getiriliş yıldönümü nedeniyle yürüyüş düzenlemek istedi. Postaneye doğru yürüyüş yapan gruba polis ekipleri müdahale etti. Polisin zor kullandığı iddia edilen müdahalede aralarında DTP Bitlis İl Başkanı Sabahattin ÖZEL, Güroymak İlçe Başkanı Tayyip METE, Tatvan İlçe Başkanı Salih BOZAN, Bitlis İL yöneticileri Perihan KAYA, Vedat YAMAÇ, Merkez İlçe Başkanı Baki YALÇINKAYA'nın da bulunduğu 50 kişi gözaltına alındı.

(18.02.06/Gündem)Bitlis'in Adilcavaz ilçesinde Van YYÜ'ne bağlı Meslek yüksek okulunda karşıt görüşlü iki öğrenci grubu arasında çatışma yaşandı. Çatışmada 6 öğprenci yaralandı, polisin olaya müdahalesi sonucu 3 öğrenci gözaltına alındı.

BİNGÖL:

BOLU:

BURDUR:

BURSA:

ÇORUM:

DENİZLİ:

DİYARBAKIR:

(15.02.06/Cumhuriyet)Diyarbakır'da DTP tarafından Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle düzenlenen ve katılan grupların Abdullah Öcalan lehine sloganlar attığı miting sonrasında 2 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

(21.02.06/Evrensel)Barış Anneleri İnisiyatifi, Abdullah Öcalan üzerinde baskı olduğu gerekçesiyle İstanbul ve Diyarbakır'da protesto gösterisi yaptılar. Diyarbakır'da yapılan protestoda yola oturma eylemi yapan 30 kadın polisler tarafından gözaltına alındı.

(27.02.06/Radikal/Milliyet)Mardin yakınlarında 24 Şubat Cuma günü çatışmada hayatını kaybeden 7 militandan Ergin Ekinci için 26 Şubat tarihinde Diyarbakır'da düzenlenen cenaze törenine 300 kişi katıldı, terör örgütü ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar atıldı. Törende yürüyüş yapmak isteyen gruba, yürüyüşün izinsiz olduğu gerekçesiyle müdahale etmek isteyen polislerle grup arasında arbede yaşandı. Polis grubu dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı. Olayda 20 kişi gözaltına alındı, aralarında polis memuru ve gazetecinin de bulunduğu 10 kişi yaralandı.

(01.03.06/Evrensel)Diyarbakır'da bir çatışmada ölen Ergin EKİNCİ'nin cenaze törenini esnasında yaşanan olaylardan dolayı gözaltına alınanların sayısı 59'a yükseldi.

(02.03.06/Gündem)Ergin Ekinci'nin cenazesinde gözaltına alınanların sayısınmın 67 olduğu öğrenildi.

EDİRNE:

ELAZIĞ:

ERZURUM:

GAZİANTEP:

(23.02.06/Evrensel)Gaziantep Üniversitesi Besni Meslek Yüksek Okulunda karşıt görüşlü 2 öğrenci grubu arasında çatışma yaşandı. Olayda kendisine saldırıldığını iddia eden Fatih Demiroğlu, olaydan sonra yanına gelen 4 arkadaşıyla birlikte 5 saat gözaltında tutulduklarını bildirdi.

HAKKARİ:

(09.02.06/Radikal-08.02.06/Milliyet)Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde yaşanan bombalama olayının ardından protestolarda Jandarma Komutanlığına ait araca ve kamu binalarına zarar verdikleri iddiasıyla 10 kişi gözaltına alındı.

IĞDIR:

(06.02.06/Yeni Asya)Doğubayazıt-Iğdır karayolundaki Suveren Köyü yakınlarında, bir kamyonun kasasında, Türkiye'ye yasadışı yollardan girdiği belirlenen, Bangladeş, Pakistan ve Afganistan uyruklu 69 kişiyi yakaladı

İSTANBUL:

(13.02.06/Gündem)İstanbul Sarıgazi'de 12 Şubat sabah saatlerinde "ölüm orucu" afişleri asan 2 kişi jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şahısların nereye götürüldüğü öğrenilemedi.(Barış Cengiz, Fırat ...)

(15.02.06/Evrensel)İşten atıldıkları için direnişte olan ve Tuzla Organize Deri Bölgesi'nde bulunan fabrikalarına gitmek için yola çıkan Cevahir Deri ile Dünya Deri işçilerinin önü 14 Şubat sabahı jandarmalar tarafından kesildi. İşçilere müdahale eden jandarma, aralarında kadın işçilerin de bulunduğu 37 kişiyi gözaltına aldı. Gerekçe olarak ise, Tuzla Kaymakamlığı'nın işçilerin bölgeye girişini yasaklayan genelgesi gösterildi.

(18.02.06/Bugün)Cihan Haber Ajansı muhabiri Ercan YILDIZ Kadıköy'de Göztepe Polis Merkezinin önünde kimlik tespiti yapılmak bahanesiyle gözaltına alındı ve 2 saatlik gözaltı süresinde dövüldüğü ve dudağının patladığı tespit edildi.

(20.02.06/Gündem)İstanbul Taksim Meydanı'nda cezaevlerinde süren ölüm oruçları ve tecridi anlatan 'Tecrit' adlı kitabı dağıtmak isteyen TAYAD üyelerine, polisin gaz bombalarıyla müdahale ettiği olaylar sonucu 1 kişi gözaltına alındı.

(21.02.06/Evrensel)İstanbul'da Evim Giyim Tekstil işçilerinin, patronun evinin önünde basın açıklaması yapmak istemeleri üzerine polis olaya müdahale etti. Müdahale sonucu 14 işçi ile birlikte Tekstil-Sen Genel Başkanı Ayşe Yumli Yeter gözaltına alındı.

(23.02.06/ Radikal)İSTANBUL Bağcılar'da, Abdullah Öcalan'ın tutuklanışının 7. yılı nedeniyle 15 Şubat tarihinde yapılan gösterilerin ardından operasyon başlatan polisin evinin önünde top oynayan 11 yaşındaki M.Y.'yi 18:00 sıralarında gözaltına alarak işkence yaptığı ileri sürüldü. Götürüldüğü '100. Yıl Kemalpaşa Polis Merkezi'nde cop, yumruk ve tekmeyle dövüldüğünü iddia eden M.Y.'nin sağlık kontrolünde 'şiddete maruz kaldığı' tespit edildi.

M.Y. 4 polisin kendisini zorla polis aracına bindirerek, araçtayken dövmeye başladıklarını iddia etti.

(26.02.06/Gündem)İstanbul'un Sarıgazi ilçesindeki Ayışığı Ekin Sanat Merkezine ve sanat merkezi çalışanlarının evlerine eş zamanlı olarak 21 Şubat 2006 tarihinde Jandarma ekipleri tarafından baskın düzenlenerek, sanat merkezinde kalaşnikof mermiler bulunduğu gibi asılsız bir iddia ile 6 kişi gözaltına alındı.

İZMİR:

(15.02.06/Evrensel)İzmir'in Karburun İlçesi Mordoğan Beldesinde yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen 43 kişi Mordoğan Jandarma Karakolu ekiplerinde yakalanarak gözaltına alındı.

(21.02.06/Evrensel)İzmir Bornova Mustafa Kemal Lisesi'nde müdür yardımcısı H.K.'nin 17 yaşındaki Seçkin YENERER isimli öğrenciyi 17 Şubat 2006 tarihinde döverek hastanelik ettiği, öğrencinin kafasına aldığı bir darbe sonucu burnunun kırıldığı öğrenildi. Öğrencilerin bu olayı ıslık ve alkışlarla protesto etmek istemesi sonucu bir öğrencinin gözaltına alındığı öğrenildi.

KAHRAMANMARAŞ:

KAYSERİ:

KONYA:

(28.02.06/Evrensel)Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan bir operasyonla irticai faaliyette bulundukları gerekçesiyle 70 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği'yle ilişkili oldukları iddia edildi.

KOCAELİ:

MALATYA:

(20.02.06/Vakit)Malatya'da yerel yayın yapan Medeniyet Gazetesi'nin sahibi olan Mehmet Keskin, İnönü Üniversitesi'nin 21 Nisan 1999'da uygulamayan koyduğu başörtüsü yasağını protesto gösterilerine katıldığı gerek­çesiyle hakkında tutuklama kararı ve­rilmiş ve 7 ay ha­pis yattıktan sonra tutuksuz yargılan­mak üze­re tahliye edilmişti.

Malatya Asliye Ceza Mahkemesi'nde davası görülen Mehmet Keskin'in, hakkın­da verilen 3 yıllık hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanması üzerine Ceza İnfaz Yasasi'na göre 1 yıl hapis cezasına çarptırılan Mehmet Kes­kin'in, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı bir ekip tarafından 17 Şubat 2006 tarihinde gece 23.45 sularında evinden gözaltına alınıp tutuklandığı öğrenildi.

(28.02.06/Evrensel)Malatya'nın Akçadağ ilçesinde Kemal UĞUR, Şahin EKMEN, Hasan DOĞAN ve DTP Malatya İl Yöneticisi Emral DAĞDELEN'in jandarma tarafından gözaltına alındığı öğrenildi.

MANİSA:

(24.02.06/Gündem)Manisa'nın Turgutlu İlçesi'nde 'Abdullah Öcalan Kürdistan'da Siyasal İradedir' referandumu çalışmalarını yürüten Abdurrahman Kaplan adlı kişi gözaltına alındı.

MARDİN:

MERSİN:

(14.02.06/Bugün)Mersin'de temel atma töreninde Başbakanı protesto etmek isteyen 9 kişi gözaltına alındı.

(18.02.06/Gündem)16 Şubat tarihinde Mersin'in Akdeniz Beldesinde A.Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişi dolayısıyla yapılan eylemde polisin müdahalesi sonucu 17 kişi gözaltına alındı. Şevket Sümer Mahallesi 142. cadde üzerinde bulunan 20 işyeri ve evin camlarının ise sivil polisler tarafından kırıldığı iddia edildi. Olayın görgü tanığı 4 esnafın karakola yapmak istedikleri şikayet de polis tarafından gerekçe gösterilmeksizin reddedildi.

(20.02.06/Evrensel)Mersin'de Abdullah Öcalan'la ilgili yapılan bir eylemi izleyen DİHA muhabiri Evrim DENGİZ ve Nesrin YAZAR 15 Şubat tarihinde gözaltına alındı.

MUĞLA:

MUŞ:

ORDU:

SAMSUN:

SİİRT:

(27.02.06/Gündem)Siirt'te "Abdullah Öcalan Kürdistan'da siyasal irademdir" referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle 15 kişi gözaltına alındı.

SİVAS:

ŞANLIURFA:

(06.02.06/Gündem) Urfa'ın Viranşehir ilçesinde 'Abdullah Öcalan Kürdistan'da Siyasal İradedir' referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle Hıdır Ardin ve Salih Kosla adlı kişiler gözaltına alındı.

(18.02.06/Gündem) Urfa'da gerçekleştirilen bir eylem dolayısıyla 42 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

ŞIRNAK:

(24.02.06/Gündem)Şırnak'ın Cizre ilçesinde aralarında Özgür Gündem Şırnak Temsilcisi Hüseyin Afşar ve Belediye Meclis üyelerinin de olduğu 19 kişi gözaltına alındı.

18 kişinin, Abdullah Öcalan'a verilen hücre cezasını protesto etmek amacıyla 2 Şubat tarihinde Cizre Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı bildirildi.

TEKİRDAĞ:

(24.02.06/Gündem)Çorlu'daki Organize Sanayi Bölgesinde kurulu İleri Deri'nin işten atıldıkları için 1 yıldır eylem yapan 16 işçisi, "Emniyet Müdürü sizinle görüşecek" denilerek emniyete çağrıldı ve 8 saat gözaltında tutuldu. İşçiler eylemi bıraköaları için kendilerine baskı yağpıldığını, gözdağı verildiğini ve eylem çadırlarının polisler tarafından yıkıldığını açıkladı.

TRABZON:

TOKAT:

TUNCELİ:

VAN:

(03.02.06/Yeni Asya)Van'da DTP tarafından düzenlenen bir eylemde Abdullah Öcalan lehine slogan attıkları ileri sürülen 2'si çocuk 11 kişi polisin uyarısına rağmen dağılmadıkları ve izinsiz gösteri yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alındı.

(06.02.06/Gündem)Van Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerce Seyyit Fehim Arvasi Mahallesinde Sinan Aslantosun, M.Ali Karakaplan ve soyadı öğrenilemeyen Emin isimli bir şahıs gerekçe gösterilmeksizin gözaltına alındı.

(22.02.06/Cumhuriyet)Van'da 18-19 Şubat tarihlerinde Abdullah Öcalan lehine gösteri yaptıkları gerekçesiyle DTP İl Başkanı Hasan Çiftçi ile bir kişi gözaltına alındı.

YOZGAT:

TUTUKLAMALAR: 161

ADANA:

(20.02.06/Milliyet)16 Şubat tarihinde Adana'da DTP binası önünde yapılan eylemin izinsiz olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan 223 DTP'liden 86'sı "yasadışı propaganda yapmak, toplantı ve gösteri yürüryüşleri kanununa muhalefet ve polise saldırı" suçlamasıyla tutuklandı.

AĞRI:

(09.02.06/Gündem)Ağrı'nın Murat Mahallesinde gözaltına alınan Harun Dikmen ve Yaşar Yalpa isimli şahıslar polise ifade verdikten sonra yasadışı örgüte yardım ve yataklık gerekçesiyle tutuklandı.

(24.02.06/Gündem)Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde 'Abdullah Öcalan Siyasal İrademdir' referandumu çalışmalarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınan 9 üniversite öğrencisi çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
ANKARA:

BATMAN:

(05.02.06/Gündem)Ceylanpınar'da Abdullah Öcalan'ı övdükleri ve KONGRA-GEL propagandası yaptıkları gerekçesiyle 3 Şubat akşamı gözaltına alınan 5 kişiden Kemal İRAT ve Yüsra ASLAN tutuklandı.

(20.02.06/Gündem)Demokratik Çözüm İnisiyatifi'nin Abdullah Öcalan'a verilen 20 günlük hücre cezasını protesto etmek amacıyla Batman'da 24 Ocak tarihinde düzenlediği tenekeli yürüyüşe katıldığı gerekçesiyle 18 Şubat tarihinde gözaltına alınan Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Batman Şube Başkanı İslam Koyuncu tutuklandı.

(24.02.06/Gündem)Batman'ın Kozluk İlçesi'nde, Demokratik Halk İnisiyatifi'nin 20 Şubat'ta Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin 7. yıldönümünü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 10 kişi tutuklandı.
BİNGÖL:

BURSA:

DİYARBAKIR:

(24.02.06/Gündem)Öcalan'a yönelik tecrit uygulamasını protesto etmek amacıyla 22 Şubat tarihinde Diyarbakır'da oturma eylemi yapan ve gözaltına alınan Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi 24 kişi hakkında önce salıverme tutanakları düzenlendi ve imzalatıldı, daha sonra savcılık tarafından polise talimat verilerek'adreslerinin tam olarak belli olmaması' gerekçesiyle gözaltında tutulmaları istendi.

Adres bildirimlerini tamamlanmasından sonra sulh ceza mahkemesine sevk edilen şahıslar 'örgüt propagandası yaptıkları' gerekçesiyle tutuklandı.

Tutuklananların isimleri şöyle: Muhsine Burakmak (65), Emine Özsoy (60), Emine Özbek (53), Hilmiye Aslan (48), Şevkiye Demir (43), Aysel Burakmak (35), Esma Aydemir (42), Sebiha Tamriş (48), Şirini Unat (62), Halime Topuş (47), Fikriye Tanrıkulu (46), Hasina Güler (58), Hanım Yaşar (59), Hayriye Doğan (68), Remziye Ateş (70), Lütfiye Zengin (52), Saci Dahan (62), Ayşe Aslan, Ayşe Kaya (41), Meryem Güçlü (51), Hatun Aslan (51), Remziye Erenci (41), Safiye Dün (56), Türkan Çelik (52). DİYARBAKIR - DİHA

ELAZIĞ:

ERZURUM:

GAZİANTEP:

HAKKARİ:

(09.02.06/Radikal)Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde yaşanan bombalama olayının ardından protestolarda Jandarma Komutanlığına ait araca ve kamu binalarına zarar verdikleri iddiasıyla gözaltına alınan 10 kişiden 6'sının tutuklandığı öğrenildi.

İSTANBUL:

İZMİR:

KOCAELİ:

MALATYA:

(20.02.06/Vakit)Malatya'da yerel yayın yapan Medeniyet Gazetesi'nin sahibi olan Mehmet Keskin, İnönü Üniversitesi'nin 21 Nisan 1999'da uygulamayan koyduğu başörtüsü yasağını protesto gösterilerine katıldığı gerek­çesiyle hakkında tutuklama kararı ve­rilmiş ve 7 ay ha­pis yattıktan sonra tutuksuz yargılan­mak üze­re tahliye edilmişti.

Malatya Asliye Ceza Mahkemesi'nde davası görülen Mehmet Keskin'in, hakkın­da verilen 3 yıllık hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanması üzerine Ceza İnfaz Yasasi'na göre 1 yıl hapis cezasına çarptırılan Mehmet Kes­kin'in, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı bir ekip tarafından 17 Şubat 2006 tarihinde gece 23.45 sularında evinden gözaltına alınıp tutuklandığı öğrenildi.

(28.02.06/Evrensel)Malatya'nın Akçadağ ilçesinde jandarma tarafından gözaltıana alınan Kemal UĞUR, Şahin EKMEN, Hasan DOĞAN ve DTP Malatya İl Yöneticisi Emral DAĞDELEN terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle tutuklandı.

MERSİN:

(14.02.06/Bugün)Mersin'de temel atma töreninde Başbakanı protesto etmek isteyen ve bu nedenle gözaltına alınan 9 kişiden 5'i başbakana yumurta attıkları gerekçesiyle tutuklandı.

(20.02.06/Evrensel)Mersin'de Abdullah Öcalan'la ilgili yapılan bir eylemi izleyen DİHA muhabiri Evrim DENGİZ ve Nesrin YAZAR gözaltına alınarak tutuklandı.

SAKARYA:

SİİRT:

(27.02.06/Gündem)Siirt'te "Abdullah Öcalan Kürdistan'da siyasal irademdir" referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle gözaltına alınan 15 kişiden 3'ü örgüt propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklandı.

ŞANLIURFA:

VAN:

(22.02.06/Cumhuriyet)Van'da 18-19 Şubat tarihlerinde Abdullah Öcalan lehine gösteri yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan DTP İl Başkanı Hasan Çiftçi ile bir kişi "şiddet içeren terör eylemlerini teşvik etmek, ve propagandasını yapmak" iddiasıyla tutuklandı.

GÖZALTINDA ÖLÜM

YERLEŞİM MERKEZLERİNE YÖNELİK BASKILAR: 1 olay

TUNCELİ:

(08.02.06/Evrensel)Tunceli Merkez Atatürk Mahallesi Çığ ve Kure Spi mevkiileri, yaklaşık 20-25 evin içinde bulunduğu bölge, Tunceli 4. Komando Tugay Komutanlığı tarafından "güvenlik" gerekçesiyle istimlak ediliyor.

BOŞALTILAN/YAKILAN KÖYLER

TOPLU MEZARLAR: 1 olay

(11.02.06/Gündem)Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alacaköy'de bir toplu mezar tespit edildi. Mezarda bulunan kemiklerle köylüden aldığı DNA örneklerini karşılaştıran Adli Tıp Kurumu kemiklerin 1993 yılında Bolu Komando Tugayı tarafından gözaltına alınan 11 köylüye ait olduğunu belirledi.

CEZAEVLERİ: 8 olay

(09.02.06/Evrensel)Abdullah Öcalan ile haftalık olağan görüşmelerini yapmak üzere Gemlik'e giden avukatlar Baran DOĞAN, Asya ÜLKER ve Ayşe BATUMLU'nun hava koşullarının uygun olmadığı gerekçesiyle adaya götürülmedi. Avukatlar müvekkillerinin sağlık koşulu hakkında bilgi alamadıklarını ileri sürdü.

(10.02.06/Gündem)Gebze M Tipi Cezaevinde hücre hapsine karşı açlık grevi yapan Fatma KOYUPINAR isimli tutuklaya zorla müdahale edilerek hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

(17.02.06/Gündem)Sivas Askeri Cezaevinde tutuklu bulunan vicdani retçi Mehmet TARHAN'a "kendi televizyonunu izinsiz olarak başka bir koğuşa verdiği, diğer koğuşların televizyon izlemem eylemini telkin ettiği ve buna dair savunma vermediği" gerekçesiyle 10 hücre hapsi cezası verildi.

(18.02.06/Evrensel)TUYAB Üyesi aileler tarafından Galatasaray Meydanında yapılan basın açıklamasında;

-Edirne F Tipi Cezaevinde tutsaklara gazete ve dergi verilmediği, postayla gelen yayınlara el konulduğu,

-Adana Kürkçüler Cezaevinde ayakkabı aramasına tepki gösteren tutsakların mahkemeye, görüşe ve hastaneye çıkmalarının engellendiği,

-Sincan F Tipi Cezaevinde uzun süredir kaloriferin yakılmadığı,

-Tekirdağ F Tipi Cezaevinde ayakkabı aramasını kabul etmeyen tutsakların İstanbul Verem Savaş Derneğinden sağlık taraması için gelen görevlilerin kontrolümnden geçirilmesinin engellendiği, rahatsızlığını bildirmek isteyen Reşat CAYMAZER hakkında disiplin soruşturması başlatılarak 10 gün hücre hapsi cezası verildiği bildirildi.

(19.02.06/Evrensel)Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) vicdani red ile ilgili kararının ardından Sivas Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan vicdani retçi Mehmet Tarhan üzerindeki baskıların daha da arttığı bildirildi. 10 Nisan 2005'ten bu yana çeşitli suçlamalarla 3 kez hücre hapsi cezası verilen TARHAN, 16 Şubat'ta yeniden hücreye atıldı.

TARHAN'ın avukatı Suna COŞKUN tarafından, cezaevinde restorasyon olduğu gerekçesiyle tutukluların tümünün disiplin koğuşlarına gönderildiğini, tamir bittikten sonra ise Tarhan'ın dışındaki tutukluların battaniyeleri, kazakları ve pantolonlarına el konularak eski yerlerine gönderildiğini açıklandı.

(28.02.06/Gündem) 12 yıldır Muş Cezaevinde bulunan ve Aralık 2005'te açık kalp ameliyatı geçiren Cemil İVRENDİ, ailesi vasıtasıyla yaptığı açıklamada cezaevinde sağlık koşullarının yetersiz olduğunu, doktor kontrolünde alınması gereken ilaçların dozlarının ayarlanması gerektiğini ve ayda bir yapılması gereken tahlillerin yapılmadığını ileri sürdü.

CEZAEVLERİNDE ÖLÜM: 1 olay

(17.02.06/Evrensel)Adana'da 28 Haziran 2005 tarihinde 6. Kolordu Komutanlığı Askeri Cezaevi'ne "firar ve hırsızlık" suçlamasıyla sevk edilen er Murat POLAT'ın, 27 Temmuz tarihinde darp sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği ve bu nedenle aralarında rütbelilerin de bulunduğu 29 asker hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi.

(18.02.06/Milliyet)Kapıkule Gümrük Kapısında Rüşvet Operasyonunda 25 Aralık 2005 tarihinde tutuklanan gümrük muhafaza memuru Şenol Gök'ün Edirne Kapalı Cezaevinde tuvalette intihar ederek hayatını kaybettiği bildirildi.

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ: 23 olay

(02.02.06/Evrensel-15.02.06/Evrensel)Tunceli Enerji Maden Sendikası Genel Merkez yöneticisi Hüseyin SER, Munzur 5. Doğa ve Kültür Festivalinde yaptığı "vestivalin ertelenmesine ilişkin valilik kararını eleştiren" konuşması nedeniyle ve ve Eğitim Sen Tunceli Şube Başkanı Hanifi Pekmezci "Öldürülen Hasan ŞAHİN ve Hasan AKDAĞ" olaylarına ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle Tunceli Sulh Ceza Mahkemesinin aldığı karar gereği TCK 301. maddesi uyarınca 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı.

(03.02.06/Radikal) R.T. Erdoğan'ın eski TCK 312'den kaynaklı düşünce mahkûmiyeti nedeniyle 2002 seçimlerine mil­letvekili adayı olarak katılmasına yargı karşı çıkmıştı. Erdoğan'ın sabıka kaydının silinmesi ve silinmemesi yönünde iki ayrı mah­keme kararı verilmişti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, Erdoğan'ın sabı­ka kaydının silinmemesi yönün­deki mahkeme kararım onaylamıştı. Bunun üzerine YSK, Erdo­ğan'ın adaylığım veto etmişti. Ye­ni Şafak gazetesi, 17 Eylül 2002'de bu gelişmeyi, 'Yargıtay 8. Ceza Dairesi suç işliyor' başlıklı haberinde eleştirmişti. Karara imza atan daire üyelerinden biri, gazete aleyhine tazminat davası açmış, Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi gazeteyi, kişilik haklarına saldırdığı gerekçesiyle taz­minat ödemeye mahkûm etmişti. Gazete, bu karan temyiz etmişti.

Üçe karşı iki oy çıktı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, tem­yiz incelemesini ikiye karşı üç oy­la mahkeme kararını bozdu. Boz­ma kararında, şöyle denildi:

Normal değilse yazılır: "Bir yargıcın verdiği karardan dolayı 'suç işliyor' demek, yargıcın hu­kuk dışına çıktığı, diğer bir anla­tımla yasa ve hukukun öngördü­ğü biçimde değil, somut olaydaki gibi karar verdiği, böylece kusur­lu olduğu sonucu çıkabilir. Şu du­rumda verilen kararın hukuka ne denli uygun olup olmadığı, karar­da bir özensizliğin bulunup bu­lunmadığı irdelenmelidir. Karar özetinden ve kararın ilgilinin müracaatından itibaren izlenen yön ve yöntem gözetildiğinde, normal uygulama dışına çıkıldığı gözlemlenmektedir. Kararın kısa sürede savcılığa getirilmesi, savcı­lıktan daireye ve karara bağlanması, olağanın dışında bir sürecin izlendiğini göstermektedir.

Yargı da kapsamda: Yargı kararları eleştirilemez diye bir kural yoktur. Demokratik bir toplumda ve hukukun üstünlüğünü kabul eden bir devlette, hiçbir kurum ve kişi eleştiri dışında kalamaz, yeter ki, eleştiride kamu yararı göz önünde tutulmuş olsun." (Radikal)

(04.02.06/Gündem)Şırnak'ın Cizre ilçesinde Abdullah Öcalan lehine 23 Kasım 2005 tarihinde yapılan basın açıklamasına katılan Revşen Gün, Özlem Güven, Nesrin Güven, Hunav Darga, Rıban Darga, Hemgin Malgaz, Fatma Malgaz, Suat Aygaz, ve Hüsnü Akman'a Tolantı ve Gösteri yürğyüşleri yasasına muhalefet ettikleri, "Biji Serok Apo" sloganı attıkları gerekçesiyle 7'şer bin YTL para cezası verildi.(Toplam 63 bin YTL)

(04.02.06/Radikal)Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk hakkında, "Türk ordusu PKK ile çatışmayı seviyor" sözleri dolayısıyla Türk ordusu ve yargı organlarını aşağıladığı gerekçesiyle başlattığı soruşturmada takipsizlik kararı verdi.

(04.02.06/Gündem)Mardin'in Nusaybin ilçesinde yayınlanan Mavi ve Kent Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cengiz DOĞAN, hakkında açılan bir davada "HPG'nin açıklamlarına gazetenin 37,38,44 ve 45. sayılarında yer verdiği" iddiasıyla "PKK propagandası yaptığı, suçu ve suçluyu övdüğü" gerekçesiyle ve TCK 220/8 uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı.

(05.02.06/Gündem)Feshedilen DEHAP Silvan ilçe başkanı Eşref YATAR hakkında 10 Haziran 2005 tarihinde Diyarbakır Özgürlük Meydanında yaptığı bir basın açıklmasında "sayın Abdullah Öcalan" ifadesini kullandığı için dava açıldı. YATAR hakkında daha önce de DEHAP ilçe binasında yaptığı bir basın açıklamsında aynı ifadeyi kullandığı için TCK 220/8 uyarınca dava açılmıştı. Bu ifade nedeniyle bu güne kadar 46 kişi hakkında yasal işlem başlatıldı.

(TCK,

MADDE 220. - (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması hâlinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.

(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Örgütün silâhlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.

(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.

(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.

(6) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan dolayı cezalandırılır.

(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır.

(8) Örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. )

(06.02.06/Gündem)Batman'da 'Abdullah Öcalan Kürdistan'da Siyasal İradedir' referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle Deniz Kılıç, Vahit Dağlı ve Ömer Aydınlı; Urfa'ın Viranşehir ilçesinde de Hıdır Ardin ve Salih Kosla adlı kişiler gözaltına alındı.

(08.02.06/Radikal)Gazeteciler Ali Kırca ve Ertuğrul Mavioğlu, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Orhan Karadeniz'in şikayetiyle hakaret ve Terörle mücadele yasasına muhalefetten yargılandığı davada beraat etti.

(08.02.06/Yeni Asya)İstanbul Bağcılar Adliyesi'nde bir günde 10 düğünce suçu davası görüldü ve 14 sanık yargılandı.

Görülen davaların ve yar­gılanan düşünce suçlularının listesi:

Sanık: Erol Katırcıoğlu, Haluk Şahin, Ha-san Cemal, İsmet Berkan, Murat Belge

Suç: TCK 288, mahkemeyi etkileme ve im TCK 501, yargıyı tahkir

Sanık: Gazeteci Neşe Düzel ve DEP eski Milletvekili Orhan Doğan.

Suç: TMK 7/2, yayınlanan röportajda terör örgütü propagandası

Sanık: Gazeteci Abdurrahman Dilipak

Suç: 2 ayrı dava, ikisi de TCK 301, yargıyı ve Silahlı Kuvvetleri tahkir

Sanık: Gazeteci Abdurrahim Karakoç

Suç: TCK 216 halkı kin ve düşmanlığa tahrik

Sanık: Gazete sahibi Nuri Aykon ve so­rumlu müdür Harun Aksoy

Suç: TCK 501 Silahlı Kuvvetleri tahkir

Sanık: Sorumlu müdür Harun Aksoy

Suç: TCK 288 mahkemeyi etkileme

Sanık: Gazete sahibi Nuri Aykon

Suç: Kamu görevlisine hakaret

Sanık: Gazeteci Mehmet Özcan

Suç: Kamu görevlisine hakaret

Sanık: Gazeteci Murat Balıbey ve Ali Eyvaz

Suç: TCK 301, askerî güçleri aşağılama

(07.02.06/Gündem)Gazeteci Neşe Düzel hakkında, DEP Milletvekili Orhan Doğan'la yaptığı söyleşi nedeniyle 'örgüt propagandası yapmak' iddiasıyla dava açıldı. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davada Düzel ile Doğan hakkında Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 maddesi uyarınca 2 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

9 Şubat'ta ise Radikal gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Yetkin, Orhan Pamuk davası ile ilgili yazdığı yazı nedeniyle 'adil yargıyı etkileme' suçu işlediği iddiasıyla yargılanacak.
HPG gerillalarıyla Kandil'de yaptığı röportajda örgüt propagandası yaptığı gerekçesiyle gazeteci Sebati Karakurt ve gazete yöneticileri Necdet Tatlıcan ve Hasan Kılıç yargılanacak.
Gündem Gazetesi yazarı Ragıp Zarakolu, hem ünlenen TCK'nin 301 hem de Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar hakkındaki yasa gereğince yargılanacak.
(07.02.06/Yeni Şafak) 'İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları' konulu konferansı erteleyen mahkemenin kararına ilişkin yazıları nedeniyle 5 gazeteci hakkında "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "devletin yargı organlarını aşağılama" iddiasıyla açılan davanın görülmesine bugün başlanacak. Dava, iddianamede, köşe yazarlarının yazılarında kullandığı ifadelerinin değiştirildiği veya hiç kullanmadıkları ifadelerin yer alması üzerine Yeni Şafak'ta "Ama biz öyle yazmamıştık ki..." başlığıyla haber olmuştu. (Hasan Kaya Cemal, Mehmet İsmet Berkan, Mehmet Murat Kadri Belge, Haluk Şahin ve Erol Katırcıoğlu)

Davanın iddianamesinde, yazarların davaya konu yazılarına yer verilerek şöyle deniliyor: "Türk yargı sistemi yapıcı bir eleştiri çizgisi dışında, hususi kast ve hedef alınarak, başta Adalet Bakanlığı ve görev yapan tüm hakim ve savcıları zan altında bırakılacak ifadelerle küçültüldüğü, henüz yargılama aşaması tamamlanmamış ve kesinleşmeyen mahkeme kararı hakkında, tek taraflı ve ön yargılı ifadeler kullanarak kınandığı, karar içeriği ile alakalı haksız yorum ve eleştiriler getirilerek, hukuka olan saygının ötesinde baskıcı bir anlayış sergilendiği, tüm şüpheliler savunma için çağrılmalarına rağmen ifade vermeye de gelmedikleri, böylece atılı suçu işledikleri ilgili gazetelerin içeriğinden ve tüm soruşturma evrakı kapsamı ile anlaşıldığından şüphelilerin yargılamalarının yapılarak, eylemlerini gerektiren sevk maddeleri uyarınca tecziyelerine karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur."

İddianamede, gazetecilerin 6 ay ile 10 yıl arasında değişen çeşitli hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.

(08.02.06/Radikal)Bilkent Üniversitesi'nde öğretim görevlisi bir Alman Profesörün, bir dersinde kullandığı harita üzerinde Türkiye'nin bir kısmını "Kürdistan" olarak tabir ettiği gerekçesiyle dönem dersleri irtal edildi. Alman öğretim üyesinin kendi ülkesine döndüğü öğrenildi.

(08.02.06/Gündem)İHD Adana Şubesi öncülünğünde 13 kurumun katılımıyla 18 Aralık 2005 tarihinde Uğur Mumcu Meydanında düzenlenen mitingde yapılan konuşmalarda "Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan" ve "Öcalan Şahsında Kürt Halkı Tecrit Ediliyor" ifadeleri kullanıldığı gerekçesiyle Miting Tertip Komitesi'nde bulunan 8 kişi hakkında soruşturma başlatıldı.

(09.02.06/Haber 7 Com)Şanlıurfa'da 4 yıl önce düzenlenen bir panelde yaptıkları konuşmalarda, ''Türklüğü ve Cumhuriyeti alenen tahkir ve tezyif'' ettikleri iddiasıyla haklarında dava açılan Gazeteci Hrant Dink ve Mazlum-Der Genel Başkan Yardımcısı Avukat Şeyhmus Ülek, beraat etti.

(10.02.06/Gündem)Adalet Bakanlığı'nın emri üzerine Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı Gündem gazetesi 13 yazarı hakkında yazdıkları yazılardan dolayı soruşturma başlattı. (Genel yayın yönetmeni İrfan UÇAR, Pınar SELEK, Veysi SARISÖZEN, Ferhat TUNÇ, Ayşe GÜNAYSU, Umur HOZATLI, Hüsnü ÖNDÜL, Handan ÇAĞLAYAN, Aydın BOLKAN, Gültan KIŞANAK, Ragıp ZARAKOLU, Hasip KAPLAN, Mustafa YALÇINER)

(11.02.06/Evrensel)Gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan HADEP Silopi ilçe yöneticileri Serdar TANIŞ ve Ebubekir DENİZ'in bulunması için 25 Ocak tarihinde yapılan basın açıklmasına katılan İdil Belediye başkanı Resul SADAK, Cizre belediye başkanı Aydın BUDAK, Silopi belediye başkanı Muhsin KUNUR ve DEHAP Şırnak eski il başkanı İzzet BELGE hakkında soruşturma başlatıldı.

(14.02.06/Evrensel)Hazırladıkları "Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu"nda üstkimlik için "Türklük" yerine "Türkiyelilik" kavramını öneren Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun (BİHDK) eski Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ile Kurul üyesi Prof. Dr. Baskın Oran, 1.5 ile 5 yıl hapis istemiyle yargılanacak.

İbrahim Kaboğlu ile Baskın Oran'ın davası, 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Öğretim üyeleri, savcının, "Rapor Sevr Antlaşması'na benziyor" iddiası ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlaması ile yargılanacak.

(14.02.06/Milliyet)Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı, Aytaç Kılınç adlı öğretmenin türbanlı olduğu için anaokulu müdürlüğünden alınmasını laiklik ilkesine uygun bulan Danıştay 2. Dairesi'nin üyelerinin fotoğraflarını "İşte o üyeler" manşetiyle yayımlayarak, terör örgütlerine hedef gösterdiği gerekçesiyle, Anadolu'da Vakit gazetesi hakkında soruşturma başlattı.

Gazetenin sorumluları hakkında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 6. maddesi uyarınca, "Yüksek Mahkeme üyelerini terör örgütlerine hedef gösterdiği" gerekçesiyle resen soruşturma başlatıldı.

(15.02.06/Evrensel)Başbakan Erdoğan tarafından Penguen çizeri Erdil Yaşaroğlu'na ve Penguen dergisine, Erdoğan'ı çeşitli hayvan figürleri biçiminde resmettiği "Tayyipler Alemi" isimli karikatürü nedeniyle açılan 40 bin YTL'lik tazminat davası reddedildi.

(16.03.06/Haber 7)Altı buçuk yıl önce 17 Ağustos depremi için yazdığı iki yazısında deprem için "ilahi ikaz" diyen gazetesi yönetim kurulu üyesi ve yazarı Sami Cebeci hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçundan açılan davada Türk Ceza Kanunu (TCK) 216. maddesinden (eski 312) 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.
Mahkeme, Cebeci hakkında başka hafifletici sebebe takdiren yer olmadığına, verilen cezanın miktar ve niteliği göz önüne alınarak TCK 53/1 maddesinde öngörülen sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden, bu kapsamda TBMM üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerden istihdam edilmekten, yoksun bırakılmasına karar verdi.
Kararda, ayrıca Cebeci'nin seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, 53/2 maddesi gereği hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına hükmedildi.

(19.02.06/Milliyet)Adana'da, Haziran 2004'te aralarında okul müdürü, öğretmen, polis, astsubay ve işadamlarının bulunduğu 25 kişinin 9 yaşındaki bir erkek çocuğuna tecavüzle suçlandığı dava henüz aydınlatılamadan, iki adli tıp kurumunun birbirinden farklı rapor verdi.

Her iki kurum da "fiili livata bulgusuna rastlanmadığı", yani çocuğun tecavüze uğramadığı yolunda rapor verdi. Ancak iddiayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Erten Tamoğlu bu raporlarla yetinmedi ve G.S.'yi İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda da muayeneden geçirtti. İstanbul'dan gelen raporda "fiili livata" yani tecavüze uğradığı raporu verilmesi üzerine savcı, 25 kişi hakkında dava açtı.

Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren dava sonuçlanamadı. Hâkimler, farklı raporlar nedeniyle üçüncü bir rapora başvurdu. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 28 Eylül 2005'teki son raporunda "Eski bulguların hafifleyerek devam ettiği, bu bulguların tecavüz delili olabileceği, kabızlık gibi bünyesel bir sebeple de meydana gelebilecek bulgular arasında tıbben ayrım yapılamayacağı" kaydedildi.

Tecavüz olayındaki farklı raporları "Gazetem.net" adlı internet sitesinde "İnsan Faktörü" başlıklı yazısıyla eleştiren Ahmet Altan, "tecavüz bulgularına rastlanmadı" raporunu veren iki doktor tarafından önce savcılığa şikâyet edildi. İstanbul Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlandı.
Adana Adli Tıp Kurumu doktorları, bu kez 3 Mart 2004'te Altan aleyhine Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde toplam 10 bin YTL manevi tazminat davası açtı. Yakın ve sosyal çevrelerinin internet kullanıcıları olduğunu öne süren doktorlar, Altan'ın yazısıyla onur ve saygınlıklarına, ilmi ve mesleki kimliklerine ağır saldırıda bulunduğunu iddia etti. Altan da, haberi yapan kişi olmadığını, bir köşe yazarı olarak duyduğu ve etkilendiği olayı köşesinde yazdığını belirterek yazısında, uzmanları ve kurumun adını belirtmediğini, sadece devletin düzeni içindeki kurumları eleştirdiğini ifade etti. Ancak 28 Aralık 2005'te davayı karara bağlayan mahkeme, uzman doktorları haklı bularak Altan'ı 3'er bin YTL tazminat ödemeye mahkûm etti.

(20.02.06/Vakit)Malatya'da yerel yayın yapan Medeniyet Gazetesi'nin sahibi olan Mehmet Keskin, İnönü Üniversitesi'nin 21 Nisan 1999'da uygulamayan koyduğu başörtüsü yasağını protesto gösterilerine katıldığı gerek­çesiyle hakkında tutuklama kararı ve­rilmiş ve 7 ay ha­pis yattıktan sonra tutuksuz yargılan­mak üze­re tahliye edilmişti.

Malatya Asliye Ceza Mahkemesi'nde davası görülen Mehmet Keskin'in, hakkın­da verilen 3 yıllık hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanması üzerine Ceza İnfaz Yasasi'na göre 1 yıl hapis cezasına çarptırılan Mehmet Kes­kin'in, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı bir ekip tarafından 17 Şubat 2006 tarihinde gece 23.45 sularında evinden gözaltına alınıp tutuklandığı öğrenildi.

(24.02.06/Gündem)Şırnak'ın Cizre ilçesinde aralarında Özgür Gündem Şırnak Temsilcisi Hüseyin Afşar ve Belediye Meclis üyelerinin de olduğu 19 kişi gözaltına alındı.

18 kişinin, Abdullah Öcalan'a verilen hücre cezasını protesto etmek amacıyla 2 Şubat tarihinde Cizre Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı bildirildi.

(25.03.06/Yeni Şafak)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'e, "Türklüğü tahkir ve tezyif ettiği" iddiasıyla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Türklüğe hakareti" düzenleyen 159. maddesinden verdiği 6 ay mahkumiyet cezasının ertelenmesi karanının esastan ve usulden bozulmasını istedi.

Başsavcılık, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, verilen mahkumiyette çelişkiler ve usul hataları yapıldığına da işaret ederek tebliğname ile birlikte dava dosyasını da temyiz incelemesi için hükmün bozulması istemiyle Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne gönderdi.

(25.02.06/Yeni Şafak) Bir röportajında Anayasa Mahkemesi'nin ideolojik davrandığını, üyelerinin vasıflarının yetersiz olduğunu ve türban meselesini de Anayasa Mahkemesi'nin bu hale getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Erdoğan ve ropörtajı yapan Faruk MANGIRCI hakkında Anayasa Mahkemesinin 12 üyesi tarafından eski TCK'nın hakaret suçunu düzenleyen 480. maddesi kapsamında açılan davalar sonuçlandı.M.ERDOĞAN'a ceza ve hukuk mahkemsinde yargıulandığı iki ayrı davada toplam 60 bin YTL para cezası verildi. F. MANGIRCI ise 5 bin YTL para cezasına çarptırıldı. Asliye Hukuk Mahkemesi ise yaklaşık 60 bin YTL tazminat cezası verdi.

(26.02.06/ Gündem)Abdullah Öcalan'a verilen Hücre hapsini protesto etmek amacıyla, Başbakanlık, Meclis Başkanlığı, Adalet Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı'na mektup gönderen Midyat M Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan 12 mahkum hakkında, gönderdikleri mektuplarda "Sayın Abdullah ÖCALAN" ifadesini kullandıkları gerekçesiyle "Suç ve suçluyu övmekten dava açıldı.( 3 yıl* 12)

(27.02.06/Gündem)Siirt'te "Abdullah Öcalan Kürdistan'da siyasal irademdir" referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle 15 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 3'ü örgüt propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklandı.

(28.02.06/Cumhuriyet)Kadın ve Çocuktan sorumlu Devlet Bakanı Nimet ÇUBUKÇU, kadınların aleyhine oy kullandığı gerekçesiyle kendisini eleştiren 50 kadın örgütü hakkında kendisine hakaret ettikleri iddiasıyla suç duyurunda bulundu.

Nimet Çubukçu, 6 Mayıs 2004'te Anayasanın 10. maddesine "kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" hükmünün eklendiği sırada yapılan oylamada karşı oy kullanmakla itham edilmişti. Aralarında Kadın Daya­nışma Vakfı, Kadının insan Hakları Vak­fı, Kadın Dayanışma Kooperatifi ve Edir­ne Toplum Merkezi yöneticilerinin de bu­lunduğu yaklaşık 50 sivil toplum temsilcisi bunu protesto ederek Çubukçu'ya bir faks gondermişti. "Kağıt Üstünde Değil, Fiilen Özgürlük İstiyoruz" başlıklı yazı­da, Çubukçu'nun ret oyu "çağdışı" olarak nitelenirken Çubukçu da kendisine hakaret içerdiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet Savcılığının örgüt temsilcilerinden Gayal TEKİN, Efsa KIRANER, Müjde BİLÜTAY, Gülden BAĞ, Berivan KUM ve Liz ERÇELİK AMADO hakkında dava açtığı öğrenildi.

İSTENEN CEZA:114 yıl 6 ay hapis cezası

VERİLEN CEZA: 4 yıl, 9 ay 22 gün hapis, 196 bin YTL para cezası

ONANAN CEZA

CEZAEVİNE GİREN DÜŞÜNCE SUÇLUSU

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

RTÜK

(25.02.06/Bugün)RTÜK'ün, Kürtçe yayın yapacak 3 televizyon ve bir radyonun (Diyarbakır Söz TV, Diyarbakır Gün TV, Batman Çağrı, Kanal 72 ve Ağrı Patnos FM) yayın kriterlerini belirlediği açıklandı.

- Çocuklara yönelik yayın yapılmayacak.
- Aylık ve yıllık yayın akışı önceden RTÜK'e bildirilecek.
- Yayın süresince, stüdyo düzeni, mevcut logo, ses efekti ve tanıtıcı ses işaretleri dışında simgelere yer verilemeyecek.
- Gerektiği taktirde sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi niteliğindeki görüntü ve işaretler kullanılacak.
- Belirtilen dil ve lehçelerde sadece yetişkinler için haber, müzik, genel halk sağlığı, çevre bilincinin oluşturulması, ev ekonomisine katkı, ekonomi, spor, magazin, genel olarak eğitim, halk eğitimi, tarım ve hayvancılığa yönelik yayınlar yapılabilecek. Çocuklara yönelik yayın yapılmayacak.
- Radyolar günde 60 dakikayı aşmamak üzere haftada 5 saat, televizyonlar günde 45 dakikayı aşmamak üzere haftada toplam dört saat yayın yapılabilecek.
- İçerik ve süre açısından birebir olmak kaydıyla, Türkçe altyazıyla ya da yayının hemen akabinde programın Türkçe tercümesi yayınlanacak.
KAPATILAN/TOPLATILAN/YASAKLANAN YAYIN VE ETKİNLİK: 1 olay

(07.02.06/BASIN KONSEYİ AYLIK RAPORU)Birgün Gazetesi'nin 29 Aralık tarihli nüshasıyla ilgili olarak Beyoğlu 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen toplatma kararı, gazetenin yaptığı itiraz başvurusu üzerine Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldı. Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Birgün'e verilen toplatma cezasını kaldırdığı kararında ''TCK'nun 232. maddesinde tanımlanan yargıya etki edecek şekilde yayın yapma suçu 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 25/2. maddesinde basılı esere el koyma sebebi olarak gösterilmediği gerekçesiyle itirazın kabulüne ve Beyoğlu 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin elkoyma kararının kaldırılmasına karar verildi'' dendi.

(22.02.06/RADİKAL)Reklam Kurulu, sinemalarda gösterilmesi bile sorun olan G.O.R.A. filminde yedi ürünün görüntüsüne yer verilerek örtülü reklam yapıldığı gerekçesiyle, Capella TV Yayıncılık'a 50 bin YTL ceza verdi. Elda Pazarlama Ticaret A.Ş. tarafından üretilen Efe Rakı'ya da ceza veren kurul, reklamlarında kullandığı 'Bilyeli Kapağın Hayati Önemi', 'Taklide Karşı Lazerle Korunan Dünyanın İlk ve Tek Rakısı', 'ISO 9001 Belgesi Almış Rakının Tadı Bir Başka Oluyor!' sloganlarını kanıtlayamadığı için yanıltıcı buldu. Elda Pazarlama Ticaret A.Ş.'ye de 50 bin 12.20 YTL idari para cezası verildi. Öte yandan Kurul, Efes Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş.'ye ait bardak altlıkları üzerinde kullanılan 'Biraullah' ibaresinin bir isim tamamlaması olup 'Allah'ın birası' anlamına geldiğini belirtti ve Alkollü İçki Reklamlarında Uyulacak İlkeler Hakkında Tebliğ hükümlerine aykırı bulunduğunu belirterek 5 bin 491 YTL idari para cezası uygulanması ve reklamın durdurulması yönünde karar verdi.

GAZETECİLERE VE YAYIN ORGANLARINA YÖNELİK BASKILAR / KISITLAMALAR: 10 olay

(04.02.06/Gündem)Mardin'in Nusaybin ilçesinde yayınlanan Mavi ve Kent Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Cengiz DOĞAN, hakkında açılan bir davada "HPG'nin açıklamlarına gazetenin 37,38,44 ve 45. sayılarında yer verdiği" iddiasıyla "PKK propagandası yaptığı, suçu ve suçluyu övdüğü" gerekçesiyle ve TCK 220/8 uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı.

(07.02.06/Gündem)Gazeteci Neşe Düzel hakkında, DEP Milletvekili Orhan Doğan'la yaptığı söyleşi nedeniyle 'örgüt propagandası yapmak' iddiasıyla dava açıldı. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davada Düzel ile Doğan hakkında Terörle Mücadele Kanunu'nun 7/2 maddesi uyarınca 2 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

9 Şubat'ta ise Radikal gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Yetkin, Orhan Pamuk davası ile ilgili yazdığı yazı nedeniyle 'adil yargıyı etkileme' suçu işlediği iddiasıyla yargılanacak.
HPG gerillalarıyla Kandil'de yaptığı röportajda örgüt propagandası yaptığı gerekçesiyle gazeteci Sebati Karakurt ve gazete yöneticileri Necdet Tatlıcan ve Hasan Kılıç yargılanacak.
Gündem Gazetesi yazarı Ragıp Zarakolu, hem ünlenen TCK'nin 301 hem de Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar hakkındaki yasa gereğince yargılanacak.
(07.02.06/Yeni Şafak) 'İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları' konulu konferansı erteleyen mahkemenin kararına ilişkin yazıları nedeniyle 5 gazeteci hakkında "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" ve "devletin yargı organlarını aşağılama" iddiasıyla açılan davanın görülmesine bugün başlanacak. Dava, iddianamede, köşe yazarlarının yazılarında kullandığı ifadelerinin değiştirildiği veya hiç kullanmadıkları ifadelerin yer alması üzerine Yeni Şafak'ta "Ama biz öyle yazmamıştık ki..." başlığıyla haber olmuştu. (Hasan Kaya Cemal, Mehmet İsmet Berkan, Mehmet Murat Kadri Belge, Haluk Şahin ve Erol Katırcıoğlu)

Davanın iddianamesinde, yazarların davaya konu yazılarına yer verilerek şöyle deniliyor: "Türk yargı sistemi yapıcı bir eleştiri çizgisi dışında, hususi kast ve hedef alınarak, başta Adalet Bakanlığı ve görev yapan tüm hakim ve savcıları zan altında bırakılacak ifadelerle küçültüldüğü, henüz yargılama aşaması tamamlanmamış ve kesinleşmeyen mahkeme kararı hakkında, tek taraflı ve ön yargılı ifadeler kullanarak kınandığı, karar içeriği ile alakalı haksız yorum ve eleştiriler getirilerek, hukuka olan saygının ötesinde baskıcı bir anlayış sergilendiği, tüm şüpheliler savunma için çağrılmalarına rağmen ifade vermeye de gelmedikleri, böylece atılı suçu işledikleri ilgili gazetelerin içeriğinden ve tüm soruşturma evrakı kapsamı ile anlaşıldığından şüphelilerin yargılamalarının yapılarak, eylemlerini gerektiren sevk maddeleri uyarınca tecziyelerine karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur."

İddianamede, gazetecilerin 6 ay ile 10 yıl arasında değişen çeşitli hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.

(12.02.06/Cumhuriyet)Konya'da HEDA-DER tarafından gerçekleştirilen karikatür protestosunu izleyen Merkez Haber Ajansı muhabiri Aliye ÇETİNKAYA'nın "kur2an okunurken saygısız davrandığı başı açık olduğu" gerekçesiyle eyleme katılan bir grup tarafından taşlandığı, bir kişinin ise muhabire ayakkabı fırlattığı iddia edildi.

(10.02.06/Radikal)AKP Isparta Belediye Başkanı Hasan BALAMAN'ın hakkında haber yapan Zaman gazetesi temsilcisi Arif Bayram Taş ve Cihan Haber Ajansı muhabiri Mustafa Altıntaş'a, yanındaki iki kişiyle birlikte saldırdığı bildirildi. Olay sonucu yaralanarak hastaneye kaldırılan Mustafa Altınbaş'ın kaburga kemiklerinde kırık tespit edildi.

(13.02.06/Zaman)Isparta Belediye Başkanı Hasan BALAMAN ve korumalarının saldırısı sebebiyle 9 ve 10. sol kaburga kemikleri kırılan muhabir Mustafa ALTINTAŞ'ın böbreğinde de hasar tespit edildi.

(10.02.06/Gündem)Adalet Bakanlığı'nın emri üzerine Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı Gündem gazetesi 13 yazarı hakkında yazdıkları yazılardan dolayı soruşturma başlattı. (Genel yayın yönetmeni İrfan UÇAR, Pınar SELEK, Veysi SARISÖZEN, Ferhat TUNÇ, Ayşe GÜNAYSU, Umur HOZATLI, Hüsnü ÖNDÜL, Handan ÇAĞLAYAN, Aydın BOLKAN, Gültan KIŞANAK, Ragıp ZARAKOLU, Hasip KAPLAN, Mustafa YALÇINER)

(14.02.06/Vakit)Başı açık bayan gazetecinin taşlandığı iddia edilen protesto gösterilerini organize eden Halk Eğitim Dayanışma ve Araştırma Derneği (HEDA-DER), Sabah gazetesi muhabiri Aliye Çetinkaya hakkında huzuru bozmaktan suç duyurusunda bulundu.

(14.02.06/Milliyet)Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı, Aytaç Kılınç adlı öğretmenin türbanlı olduğu için anaokulu müdürlüğünden alınmasını laiklik ilkesine uygun bulan Danıştay 2. Dairesi'nin üyelerinin fotoğraflarını "İşte o üyeler" manşetiyle yayımlayarak, terör örgütlerine hedef gösterdiği gerekçesiyle, Anadolu'da Vakit gazetesi hakkında soruşturma başlattı.

Gazetenin sorumluları hakkında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 6. maddesi uyarınca, "Yüksek Mahkeme üyelerini terör örgütlerine hedef gösterdiği" gerekçesiyle resen soruşturma başlatıldı.

(15.02.06/Evrensel)Başbakan Erdoğan tarafından Penguen çizeri Erdil Yaşaroğlu'na ve Penguen dergisine, Erdoğan'ı çeşitli hayvan figürleri biçiminde resmettiği "Tayyipler Alemi" isimli karikatürü nedeniyle açılan 40 bin YTL'lik tazminat davası reddedildi.

(20.02.06/Gündem)Gündem gazetesi Urfa Dağıtımcısı Mazlum Sevik, İpekyolu üzerinde dağıtım yaparken, 2 sivil polis tarafından dövüldüğünü ve tehdit edildiğini belirterek, 'Polisler beni takip ediyordu. Yanıma gelip, İpekyolu'na yakın boş bir inşaata çağırdılar. Gazetede çalışanların telefonlarını benden istediler. Ben hiçbir şey bilmediğimi söyleyince dağıtımı bırakmamı, bırakmadığım takdirde beni Kemal Kılıç'ın yanına göndereceklerini söylediler ve dövdüler' dedi.

(20.02.06/Evrensel)Van'da DİHA muhabiri Sıddık GÜLER ile Erdoğan ALTAN kimliği belirsiz bir kişi tarafından telefonla aranarak, Şemdinli olaylarını daha fazla takip etmemeleri yönünde ölümle tehdit edildiler.

(25.02.06/Yeni Şafak) Bir röportajında Anayasa Mahkemesi'nin ideolojik davrandığını, üyelerinin vasıflarının yetersiz olduğunu ve türban meselesini de Anayasa Mahkemesi'nin bu hale getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Erdoğan ve ropörtajı yapan Faruk MANGIRCI hakkında Anayasa Mahkemesinin 12 üyesi tarafından eski TCK'nın hakaret suçunu düzenleyen 480. maddesi kapsamında açılan davalar sonuçlandı.M.ERDOĞAN'a ceza ve hukuk mahkemsinde yargıulandığı iki ayrı davada toplam 60 bin YTL para cezası verildi. F. MANGIRCI ise 5 bin YTL para cezasına çarptırıldı. Asliye Hukuk Mahkemesi ise yaklaşık 60 bin YTL tazminat cezası verdi.

GÖZALTINA ALINAN GAZETECİLER: 3 olay, 4 gözaltı

(03.02.06/Cumhuriyet)31 Ocak 2006 tarihinde Ankara'da kaldığı bir otelde daha önce hakkında "hakaret" suçundan açılan ve beraat ettiği bir davada, beraati polise bildirilmeyen Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür 5 saat gözaltında tutuldu.

(18.02.06/Bugün)Cihan Haber Ajansı muhabiri Ercan YILDIZ Kadıköy'de Göztepe Polis Merkezinin önünde kimlik tespiti yapılmak bahanesiyle gözaltına alındı ve 2 saatlik gözaltı süresinde dövüldüğü ve dudağının patladığı tespit edildi.

(20.02.06/Gündem/Evrensel)Mersin'in Akdeniz beldesinde gerçekleştirilen 15 Şubat protesto gösterilerini izlemek üzere görevlendirilen DİHA Mersin Büro muhabirleri Evrim Dengiz ile Nesrin Yazar'ın bulunduğu araç, beldede bulunan Hal Yolu civarında, polislerce durdurulmuş ve muhabirlerle şoför araçtan uzaklaştırıldıktan sonra yapılan aramada molotofkokteyli bulunduğu iddia edilmiş ve muhabirler 2 gün gözaltında tutulmuş, çıkarıldıkları mahkemece, TCK'nin 302/1 maddesi gereğince 'Devlet hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını şiddet yoluyla ayırmak' iddiasıyla tutuklanmışlardır.

DİN ÖZGÜRLÜĞÜ : 4 olay

(21.02.06/Yeni Asya)Jandarma Genel Komutanlığı'nın Ankara ve Gaziantep'teki bazı kaymakamlıklardan ve müftülüklerden ilçelerindeki kuran kursları ve kursa katılan öğrencilerle ilgili ayrıntılı bilgi talep ettiği öğrenildi.

(28.02.06/Evrensel)Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan bir operasyonla irticai faaliyette bulundukları gerekçesiyle 70 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği'yle ilişkili oldukları iddia edildi.

KAMU GÖREVLİLERİNE YÖNELİK BASKILAR: 3 olay

(08.02.06/Haber 7 Com) Gölbaşı Bayrak Anaokulu Müdürlüğü'ne atanan ve başı kapalı kimlik göstererek okula girmek isteyen Aytaç KILINÇ isimli öğretmen, 2001'de görevden alınarak Mamak Kıbrıs Köyü İlköğretim Okulu'na Çocuk Gelişimi öğretmeni olarak atanması işleminin iptali istemiyle dava açtı.

Ankara 6. İdare Mahkemesi, işlemi 2002'de iptal etti. Mahkemenin kararında, Altındağ Atam İlköğretim Okulu'nda öğretmen olarak görev yaparken, Gölbaşı Bayrak Garnizonu'ndaki Bayrak Anaokuluna Müdürü olarak atanan kişinin, yeni atandığı okula gittiğinde, kimliğindeki fotoğrafında başı kapalı olduğu için görevliler tarafından alınmadığı, bunun dışında başka bir kimlik tespiti yapılmadığından müdürlük görevine başlatılmadığı, öğretmen hakkında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nce soruşturma açıldığı belirtildi.

İdare Mahkemesi'nin kararında, soruşturma sonunda, öğretmene "aylıktan kesme" cezası verildiği ve Ankara Valiliği'nin işlemiyle Gölbaşı Bayrak Anaokulu Müdürlüğü'nden alınarak, Mamak Kıbrıs Köyü İlköğretim Okulu'na Çocuk Gelişimi Öğretmeni olarak atamasının yapıldığı kaydedildi.

Davacının, daha önce görev yaptığı Altındağ Atam İlköğretim Okulu müdürü ile okul hizmetlisinin yazılı ifadelerinde, "adı geçen öğretmenin okul içerisinde başı açık olduğu, ancak zaman zaman okula gelişi ve çıkışında başını kapattığı"nı belirttiklerine yer verilen kararda, davacının, "başı kapalı fotoğrafını öğretmen olmadan önce çektirdiğini, başı açık olarak Atam İlköğretim Okulu'ndan aldığı kimliğini kaybettiğini, bu nedenle yeni okuluna eski kimliğini verdiğini" söylediği kaydedildi.

Kararda, davacının, öğretmenlik görevi süresince, Kılık Kıyafet Yönetmeliği hükümlerine aykırı hareket etmediğini söylediği ve nüfus cüzdanındaki fotoğrafın da başı açık olduğu ifade edildi.

Ankara 6. İdare Mahkemesi, "öğretmenin okula alınmayışının, o anda başı kapalı olması değil, daha önce aldığı kimliğindeki resminde başının kapalı olmasından kaynaklandığını belirterek, yalnızca bu husus esas alınarak davacının müdürlük görevine başlatılmadan öğretmenliğe atanmasında hukuka uyarlık görülmediği" gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etti.
Kararın Ankara Valiliği'nce temyiz edilmesi üzerine, dosya Danıştay 2. Dairesi'ne geldi. 2. Daire, idare mahkemesinin kararını bozdu. Daire'nin kararında, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu'nun ilgili maddesine göre, memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığının açık olduğu vurgulandı.

Kararda, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması veya idari yargı merciince saptanması halinde dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceğinin, yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edildiğine işaret edildi.

Kararda, Anayasa'nın 176. maddesine göre, Anayasa'nın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmının, Anayasa metni kapsamında olduğu, başlangıcın, Anayasa'nın dayandığı temel görüş ve ilkeleri içerdiği, Anayasa maddelerinin amacını ve yönünü belirleyen kaynak olduğu vurgulandı.

Anayasa'nın başlangıcında, "Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; hiç bir düşünce ve görüşün, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılaplarıyla medeniyetçiliği karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesi gereği kutsal din duygularının devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılmayacağı"nın belirtildiği kaydedildi.

Davacı öğretmenin, her ne kadar okul içinde başı açık hizmet verdiği ifade edilse de zaman zaman türbanlı olduğu yönünde beyanların da bulunduğu kaydedilen kararda, davacının, benzer eylemleri nedeniyle daha önce aldığı iki ayrı disiplin cezası bulunduğu belirtildi. Kararda, şu tespitler yapıldı:

"Davacının yönetici olarak görev yapacağı eğitim öğretim kurumunda öğrenim görenlerin yaşlarının küçüklüğü itibariyle mantıksal değerlendirme ve çıkarım yapma çağından uzak oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde, bulunduğu ortam içerisinde ve eğitim-öğretimin bir şekilde yansımasının oluştuğu dışsal çevrede en iyi örnek konumunda olması gereken davacının, okula geliş ve gidişleri sırasında da olsa söz konusu yasal düzenlemelerde belirtilen temel ilkelere aykırı davrandığı sabit olduğundan, bu göreve başlamadan Bayrak Anaokulu Müdürlüğü görevinden alınarak Mamak Kıbrıs Köyü İlköğretim Okulu'na Çocuk Gelişimi Öğretmeni olarak atamasına ilişkin işlemde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır."

Danıştay 2. Dairesi, İdare Mahkemesi'nin işlemin iptaline ilişkin kararında hukuki isabet bulunmadığını belirterek, mahkemenin kararını bozdu.

(14.02.06/Cumhuriyet)İmam Hatip Okullarında okuyan 60 öğrenci ve bu öğrencilerin 34'ünün velilerinden oluşan 90 kişinin 2002 yılında "İmam Hatip okullarında türbanla derse girilmesine getirilen yasağın eğitim ve din özgürlüğüne aykırı olduğu, ayrımcılık oluşturduğu" teziyle yapılan başvuru ile İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde öğretim üyeliği yapan ve derslere türbanlı giremediği için Sevgi KURTULMUŞ'un 2001 yılında "din özgürlüğünün ihlal edildiği ve kendisine ayrımcılık yapıldığı" teziyle yaptığı başvuru AİHM tarafından "Leyla Şahin davasındaki" hükme dayandırılarak reddedildi. AİHM kararlarında Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına atıfta bulunularak bu kararların Strazburg Mahkemesi tarafından benimsendiği açıklandı.

(24.02.06/Evrensel)Eskişehir Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğ­retmen olan Abdullah Yıl­maz, DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetince 2000 yılında yurtdışında görevlendirilecek öğret­menler için açılan sınava girerek Türkiye ikincisi ol­du ve mülakatı da geçti. Ancak Milli Eğitim Bakan-lığı'nın, "görevlendirilmeniz uygun görülmemiştir" tebligatıyla karşılaşan Ab­dullah Yılmaz, DSP'li Me­tin Bostancıoğlu'nun ba­şında olduğu Milli Eğitim Bakanlığı'na dava açtı. Eskişehir idare Mahkemesi'nden bir sonuç ala­mayınca davayı Danıştay'a taşıdı. Danıştay 2. Dairesi 13 mayıs 2005'te Yılmaz'ın temyiz istemini reddederek, MİT Raporunu gerekçe göste­ren yerel mahkemenin ka­rarını oybirliği ile onadı.

MİT raporunda, "Yıl­maz'ın aynı okulda görev­li öğretmen eşi Ayşe Yıl­maz'ın okula perukla gelip gittiği ve günlük hayatında tesettüre uygun bir şe­kilde giyindiği" belirtili­yor. Ayrıca öğretmen Yıl­maz'ın 1987'de Atatürk büstüne saldırı suçuyla tu­tuklandığı, iki gün sonra da mahkeme tarafından serbest bırakıldığı bilgisi de MİT raporunda yer alı­yor

ÜNİVERSİTELER

GÖZALTILAR

YARGILAMALAR

ÖĞRENİM ÖZGÜRLÜĞÜ: 11 olay

(11.02.06/Evrensel)Bir öğrenci, YÖK'ün meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girişteki ek puan katsayısının düşürülmesi uygulamasının durdurulması istemiyle dava açmıştı.YÖK'ün 22 Haziran 2005 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararla uygun görülen katsayının düşürülmesi uygulaması Danıştay'ca durdurdu.

(11.02.06/Gündem)Muğla Üniversitesinde öğrenci grupları arasında yaşanan olaylardan sonra 33 öğrenci hakkında soruşturma başlattı.

Muğla Üniversitesi Disiplin Kurulu, olaylara ilişkin, öğrenciler hakkında başlattığı soruşturmayı sonuçlandırdı. Disiplin Kurulu, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin l O/a, b, h, n ve 5/e maddeleri gereğince Mustafa Demir, Mahmut Şanlı, Ahmet Duyan, Kıymet Yıldız, Erşat Aras, Metin Kazan ve Şenol Özgür adlı öğrencilerin okulla ilişiğini kesme, 26 öğrenciye de Disiplin Yönetmeliği'nin 9/e, i ve 5/d maddeleri uyannca bir yıl uzaklaştırma cezası verdi.

(14.02.06/Cumhuriyet)İmam Hatip Okullarında okuyan 60 öğrenci ve bu öğrencilerin 34'ünün velilerinden oluşan 90 kişinin 2002 yılında "İmam Hatip okullarında türbanla derse girilmesine getirilen yasağın eğitim ve din özgürlüğüne aykırı olduğu, ayrımcılık oluşturduğu" teziyle yapılan başvuru ile İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde öğretim üyeliği yapan ve derslere türbanlı giremediği için Sevgi KURTULMUŞ'un 2001 yılında "din özgürlüğünün ihlal edildiği ve kendisine ayrımcılık yapıldığı" teziyle yaptığı başvuru AİHM tarafından "Leyla Şahin davasındaki" hükme dayandırılarak reddedildi. AİHM kararlarında Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına atıfta bulunularak bu kararların Strazburg Mahkemesi tarafından benimsendiği açıklandı.

(16.02.06/Bugün)Açık Lise Yönetmeliğinin meslek liselilere de üniversite yolunu açan hükmünün uyguylanması Danıştay Kararıyla durduruldu. Kararın gerekçesi açıklandı. "Meslek Liselilere çifte diploma imkanı sağlanması eğitim sisteminin örgütlenme biçimindeki bütünlüğü bozar.. Orta öğretimden mezun olan, yüksek öğretimden ayrılan veya mezunlara yönelik düzenlemenin dayanağı yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi eğitim sisteminin amacına, ilkelerine, hukuka ve hakkaniyete de uygun değildir."

(19.02.06/Yeni Şafak)Zeytinburnu Tekstil Meslek Lisesi Milli Güvenlik öğretmeni emekli yüzbaşı Muhittin Baysal, derste gürültü yaptıkları iddiasıyla beş öğrencisini döverek hastanelik etti. Öğrenci velileri, emekli yüzbaşı hakkında suç duyurusunda bulundu. (K.Y.(16), F.D.(17), F.M.Y(15), Ç.D. (18), Ş.M.H.'nin (16))

(18.02.06/Gündem)Bitlis'in Adilcavaz ilçesinde Van YYÜ'ne bağlı Meslek yüksek okulunda karşıt görüşlü iki öğrenci grubu arasında çatışma yaşandı. Çatışmada 6 öğprenci yaralandı, polisin olaya müdahalesi sonucu 3 öğrenci gözaltına alındı.

(21.02.06/Milliyet/Gündem)Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde Van YYÜ'ne bağlı Meslek Yüksek Okulu'nda öğrenci grupları arasında yaşanan olaylardan sonra 17 öğrencinin can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle şehri terkederek Van'a gittikleri öğrenildi. Öğrenciler kendilerine saldıran grubun kışkırtması nedeniyle bazı sivil kişilerden tehdit aldıklarını iddia ettiler.

(21.02.06/Gündem)Isparta'da bulunan Süleyman Demirel Üni,versitesi Rektörlüğü, 9 Kasım 2005 tarihinde üniversite kampüsünde yapılan basın açıklaması ve YÖK protestosuna katıldıkları gerekçesiyle 3 öğrenciye 1'er ay süreyle okuldan uzaklaştırma, 25 öğrenciye ise kınama cezası verdi. Cezaların verildiği süreçte okulun yarıyıl tatilinde olduğu gerekçesiyle öğrencilerin cezalardan haberdar olmadıkları öğrenildi.

(21.02.06/Evrensel)İzmir Bornova Mustafa Kemal Lisesi'nde müdür yardımcısı H.K.'nin 17 yaşındaki Seçkin YENERER isimli öğrenciyi 17 Şubat 2006 tarihinde döverek hastanelik ettiği, öğrencinin kafasına aldığı bir darbe sonucu burnunun kırıldığı öğrenildi. Öğrencilerin bu olayı ıslık ve alkışlarla protesto etmek istemesi sonucu bir öğrencinin gözaltına alındığı öğrenildi.

(23.02.06/Evrensel)Gaziantep Üniversitesi Besni Meslek Yüksek Okulunda karşıt görüşlü 2 öğrenci grubu arasında çatışma yaşandı. Olayda kendisine saldırıldığını iddia eden Fatih Demiroğlu, olaydan sonra yanına gelen 4 arkadaşıyla birlikte 5 saat gözaltında tutulduklarını bildirdi.

(24.02.06/Radikal)İzmit Kocaeli Üniversitesi'nde okuyan 21 yaşındaki Abdullah GÖNÜL(ÖNAL?) ile 24 yaşındaki Bülent İŞBİLİR 21 Şubat 2006 tarihinde, karşıt görüşlü bir grup öğrencinin bıçaklı saldırısına uğradıklarını iddia ettiler.

(25.02.06/Milliyet)Isparta'da yaşayan Emine A. isimli bayan ilköğretim 2. sınıfta okuyan kızı S.'nin kaydını, taşındıkları Hisar Mahallesindeki Alaybeyoğlu İlköğretim Okuluna aldırmak istediğini, ancak mesleğinin dansözlük olması nedeniyle kızının kaydının okula alınmadığının bildirdi. İlgili okul müdürü hakkında, İl Milli Eğitim Müdürü Tacettin YILMAZ tarafından, bu olay nedeniyle soruşturma açılması için hazırlık yapıldığı öğrenildi.

(26.02.06/Milliyet)Danıştay, Lisansüstü Eğitim Sınavına türbanla giren İlahiyat Fakültesi öğrencisinin sınavının iptal edilmesine yönelik ÖSYM kararını, öğrencinin "ilahiyat fakültesinde kendisine türban takılmasının öğretildiği" yönündeki savunmasını yetersiz bularak "Türban laikliğe aykırıdır" yorumuyla yerinde buldu.

(01.03.06/Radikal)Bitlis'in Güroymak ilçesinde lise son sınıf öğrencisi Burhan KAVAK, öğretmeninin kendisine kafa atması sonucu burnun kırıldığını açıklamıştır. Kavak'ın ağabeyi Temin Kavak'ın öğretmen hakkında suç duyurusunda bulunacağını söylemesi üzerine İlçe Milli Eğitim Müdürü Felemez YAŞAR, olayın adli bir vaka olduğu, öğrenciyle öğretmen arasındakiş bir tatışmadan kaynaklandığı ve büyütülecek bir şey olmadığı açıklamasını yapmıştır.

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ: 29 olay

(02.02.06/Evrensel-15.02.06/Evrensel)Tunceli Enerji Maden Sendikası Genel Merkez yöneticisi Hüseyin SER, Munzur 5. Doğa ve Kültür Festivalinde yaptığı "vestivalin ertelenmesine ilişkin valilik kararını eleştiren" konuşması nedeniyle ve ve Eğitim Sen Tunceli Şube Başkanı Hanifi Pekmezci "Öldürülen Hasan ŞAHİN ve Hasan AKDAĞ" olaylarına ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle Tunceli Sulh Ceza Mahkemesinin aldığı karar gereği TCK 301. maddesi uyarınca 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı.

(03.02.06/Yeni Asya)Van'da DTP tarafından düzenlenen bir eylemde Abdullah Öcalan lehine slogan attıkları ileri sürülen 2'si çocuk 11 kişi polisin uyarısına rağmen dağılmadıkları ve izinsiz gösteri yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alındı.

(04.02.06/Gündem)Şırnak'ın Cizre ilçesinde Abdullah Öcalan lehine 23 Kasım 2005 tarihinde yapılan basın açıklamasına katılan Revşen Gün, Özlem Güven, Nesrin Güven, Hunav Darga, Rıban Darga, Hemgin Malgaz, Fatma Malgaz, Suat Aygaz, ve Hüsnü Akman'a Tolantı ve Gösteri yürğyüşleri yasasına muhalefet ettikleri, "Biji Serok Apo" sloganı attıkları gerekçesiyle 7'şer bin YTL para cezası verildi.(Toplam 63 bin YTL)

(06.02.06/Gündem)Batman'da 'Abdullah Öcalan Kürdistan'da Siyasal İradedir' referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle Deniz Kılıç, Vahit Dağlı ve Ömer Aydınlı; Urfa'ın Viranşehir ilçesinde de Hıdır Ardin ve Salih Kosla adlı kişiler gözaltına alındı.

(08.02.06/Cumhuriyet)Şehit Aileleri Derneği Bayrampaşa Şubesi Başkanı Aytulu KİRAZALDI, dernek yönetiminin haberi olmaksızın Göztepe parkına cami inşaa edilmemesi için gerçekleştirilen protesto gösterilerine katıldığı için dernek tüzüğüne aykırı hareket ettiği gerekçesiyle görevden alındı.

(08.02.06/Gündem)DTP Adana İl binasına polisler tarafından yapılan baskında yaşanan olaylar sonrasında gözaltına alınan 10 kişinin savcılığa götürülmesi esnasında arkadaşlarına destek vermek amacıyla adliyeye gelen 100 kişinin arkadaşlarının yanına gitmesi ve adliyeye girmesi engellendi.

(10.02.06/Gündem)Gebze M Tipi Cezaevinde hücre hapsine karşı açlık grevi yapan Fatma KOYUPINAR isimli tutuklaya zorla müdahale edilerek hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

(11.02.06/Evrensel)Gözaltına alındıktan sonra kendilerinden haber alınamayan HADEP Silopi ilçe yöneticileri Serdar TANIŞ ve Ebubekir DENİZ'in bulunması için 25 Ocak tarihinde yapılan basın açıklmasına katılan İdil Belediye başkanı Resul SADAK, Cizre belediye başkanı Aydın BUDAK, Silopi belediye başkanı Muhsin KUNUR ve DEHAP Şırnak eski il başkanı İzzet BELGE hakkında soruşturma başlatıldı.

(14.02.06/Bugün)Mersin'de temel atma töreninde Başbakanı protesto etmek isteyen 9 kişi gözaltına alındı, bunlardan 5'i ise başbakana yumurta attıkları gerekçesiyle tutuklandı.

(15.02.06/Evrensel)İşten atıldıkları için direnişte olan ve Tuzla Organize Deri Bölgesi'nde bulunan fabrikalarına gitmek için yola çıkan Cevahir Deri ile Dünya Deri işçilerinin önü 14 Şubat sabahı jandarmalar tarafından kesildi. İşçilere müdahale eden jandarma, aralarında kadın işçilerin de bulunduğu 37 kişiyi gözaltına aldı. Gerekçe olarak ise, Tuzla Kaymakamlığı'nın işçilerin bölgeye girişini yasaklayan genelgesi gösterildi.

(15.02.06/Cumhuriyet)Diyarbakır'da DTP tarafından Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıldönümü nedeniyle düzenlenen ve katılan grupların Abdullah Öcalan lehine sloganlar attığı miting sonrasında 2 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

(17.02.06/Gündem)Tatvan'da DTP il binası önünde toplanan kalabalık bir grup A. Öcalan'ın Türkiye'ye getiriliş yıldönümü nedeniyle yürüyüş düzenlemek istedi. Postaneye doğru yürüyüş yapan gruba polis ekipleri müdahale etti. Polisin zor kullandığı iddia edilen müdahalede aralarında DTP Bitlis İl Başkanı Sabahattin ÖZEL, Güroymak İlçe Başkanı Tayyip METE, Tatvan İlçe Başkanı Salih BOZAN, Bitlis İL yöneticileri Perihan KAYA, Vedat YAMAÇ, Merkez İlçe Başkanı Baki YALÇINKAYA'nın da bulunduğu 50 kişi gözaltına alındı.

(17.02.06/Gündem)Patnos'tan, Ağrı'daki yürüyüş eylemine katılmak üzere gelen bir grup şehre 15 km. kala askerlerce durdurularak araçlarına el konuldu. Grup Ağrıya kadar yürümek zorunda kaldı.

(18.02.06/Gündem) 16 Şubat tarihinde Bitlis'in Tatvan ilçesinde gerçekleştirilen bir eylemde 50 kişi, Şanlıurfa'da gerçekleştirilen bir eylemde ise 42 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

(18.02.06/Gündem)16 Şubat tarihinde Mersin'in Akdeniz Beldesinde A.Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişi dolayısıyla yapılan eylemde polisin müdahalesi sonucu 17 kişi gözaltına alındı. Şevket Sümer Mahallesi 142. cadde üzerinde bulunan 20 işyeri ve evin camlarının ise sivil polisler tarafından kırıldığı iddia edildi. Olayın görgü tanığı 4 esnafın karakola yapmak istedikleri şikayet de polis tarafından gerekçe gösterilmeksizin reddedildi.

(20.02.06/Vakit)Malatya'da yerel yayın yapan Medeniyet Gazetesi'nin sahibi olan Mehmet Keskin, İnönü Üniversitesi'nin 21 Nisan 1999'da uygulamayan koyduğu başörtüsü yasağını protesto gösterilerine katıldığı gerek­çesiyle hakkında tutuklama kararı ve­rilmiş ve 7 ay ha­pis yattıktan sonra tutuksuz yargılan­mak üze­re tahliye edilmişti.

Malatya Asliye Ceza Mahkemesi'nde davası görülen Mehmet Keskin'in, hakkın­da verilen 3 yıllık hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanması üzerine Ceza İnfaz Yasasi'na göre 1 yıl hapis cezasına çarptırılan Mehmet Kes­kin'in, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı bir ekip tarafından 17 Şubat 2006 tarihinde gece 23.45 sularında evinden gözaltına alınıp tutuklandığı öğrenildi.

(20.02.06/Gündem)Demokratik Çözüm İnisiyatifi'nin Abdullah Öcalan'a verilen 20 günlük hücre cezasını protesto etmek amacıyla Batman'da 24 Ocak tarihinde düzenlediği tenekeli yürüyüşe katıldıkları gerekçesi ile Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 kişi hakkında soruşturma açıldı. Soruşturmalık olanlardan Ayşe Toprak, sabah saatlerinde evinden çıktıktan sonra polisler tarafından durdurularak gözaltına alındı.

(20.02.06/Gündem)Demokratik Çözüm İnisiyatifi'nin Abdullah Öcalan'a verilen 20 günlük hücre cezasını protesto etmek amacıyla Batman'da 24 Ocak tarihinde düzenlediği tenekeli yürüyüşe katıldığı gerekçesiyle 18 Şubat tarihinde gözaltına alınan Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Batman Şube Başkanı İslam Koyuncu tutuklandı.

(20.02.06/Milliyet)16 Şubat tarihinde Adana'da DTP binası önünde yapılan eylemin izinsiz olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan 223 DTP'liden 86'sı "yasadışı propaganda yapmak, toplantı ve gösteri yürüryüşleri kanununa muhalefet ve polise saldırı" suçlamasıyla tutuklandı.

(21.02.06/Evrensel)Barış Anneleri İnisiyatifi, Abdullah Öcalan üzerinde baskı olduğu gerekçesiyle İstanbul ve Diyarbakır'da protesto gösterisi yaptılar. Diyarbakır'da yapılan protestoda yola oturma eylemi yapan 30 kadın polisler tarafından gözaltına alındı.

(21.02.06/Evrensel)İstanbul'da Evim Giyim Tekstil işçilerinin, patronun evinin önünde basın açıklaması yapmak istemeleri üzerine polis olaya müdahale etti. Müdahale sonucu 14 işçi ile birlikte Tekstil-Sen Genel Başkanı Ayşe Yumli Yeter gözaltına alındı.

(22.02.06/Cumhuriyet)Şınak'ın silopi ilçesinde Abdullah Öcalan lehine eylem yapan bir gruba polisin müdahale ettiği ve grubu dağıtmak için havaya ateş açtığı bildirildi. Olaylar sırasında yaşanan arbedede bir polis memuru yaralandı.

(22.02.06/Cumhuriyet)Van'da 18-19 Şubat tarihlerinde Abdullah Öcalan lehine gösteri yaptıkları gerekçesiyle DTP İl Başkanı Hasan Çiftçi ile bir kişi gözaltına alınarak "şiddet içeren terör eylemlerini teşvik etmek, ve propagandasını yapmak" iddiasıyla tutuklandı.

(23.02.06/Gündem)Kızıltepe'deki evlerinin önünde 21 Kasım 2004'te polislerin açtığı ateş sonucu Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz'ın hayatını kaybettiği olaya ilişkin 4. duruşma Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Bursa, Afyon, Kütahya gibi illerden yaklaşık 2 bin polis güvenlik gerekçesiyle Eskişehir'e getirildi. Valilik ayrıca yapılabilecek bütün eylemleri yasakladı. Duruşmaya, Eskişehir Demokratik Kitle Örgütü temsilcileri, DTP meclisi üyeleri Muammer Değer ve Orhan Miroğlu, Uğur Kaymaz'ın amcaları Reşat ve Murat Kaymaz, İstanbul Barosu'ndan Kemal Aytaç'ın başkanlığında Kaymaz Ailesi'nin avukatları, sanık polisler ve avukatları katıldı.
Diyarbakır'da bir polis karakoluna yapılan eylemde kullanılan silahın Ahmet Kaymaz'ın üzerinden çıktığını ileri süren sanık avukatları, Kaymaz Ailesi'nin tüm fertlerinin PKK sempatizanı ve aktif çalışanı olduğunu iddia ederek, bir itirafçının ifadesine göre Ahmet Kaymaz'ın C4'leri getirmekten sorumlu olan milis olduğunu ileri sürdüler.

(24.02.06/Radikal)Ankara Abdi İpekçi Parkı'nda tecridi ve ölüm oruçlarını anlatmak amacıyla oturma eylemi yapan TAYAD'lı ailelere 23 Şubat sabahı polis ekipleri müdahale etti. Müdahale sonucu Mert KAVAK ve Şenol DURUL isimli iki kişi gözaltına alındı.

(24.02.06/Gündem)Çorlu'daki Organize Sanayi Bölgesinde kurulu İleri Deri'nin işten atıldıkları için 1 yıldır eylem yapan 16 işçisi, "Emniyet Müdürü sizinle görüşecek" denilerek emniyete çağrıldı ve 8 saat gözaltında tutuldu. İşçiler eylemi bıraköaları için kendilerine baskı yağpıldığını, gözdağı verildiğini ve eylem çadırlarının polisler tarafından yıkıldığpını açıkladı.

(24.02.06/Gündem)Şırnak'ın Cizre ilçesinde aralarında Özgür Gündem Şırnak Temsilcisi Hüseyin Afşar ve Belediye Meclis üyelerinin de olduğu 19 kişi gözaltına alındı.

18 kişinin, Abdullah Öcalan'a verilen hücre cezasını protesto etmek amacıyla 2 Şubat tarihinde Cizre Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasına katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı bildirildi.

(26.02.06/Gündem)Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaptıkları basın açıklaması gerekçe gösterilerek gözaltına alınan ve 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefetten tutuklanmaları talep edilen 19 kişi, kişi başına ödenen 600 YTL kefalet ücretiyle serbest bırakılarak tutuksuz yargılanmalarına karar verildi.

(27.02.06/Gündem)Siirt'te "Abdullah Öcalan Kürdistan'da siyasal irademdir" referandum çalışmalarını yürüttükleri gerekçesiyle 15 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 3'ü örgüt propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklandı.

(27.02.06/Gündem/Radikal/Milliyet)Mardin yakınlarında 24 Şubat Cuma günü çatışmada hayatını kaybeden 7 militandan Ergin Ekinci için 26 Şubat tarihinde Diyarbakır'da düzenlenen cenaze töreninde, örgüt ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar atıldı. Törende yürüyüş yapmak isteyen gruba, yürüyüşün izinsiz olduğu gerekçesiyle müdahale etmek isteyen polislerle grup arasında arbede yaşandı. Polis grubu dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı. Olayda 30 kişi gözaltına alındı, aralarında polis memuru ve gazetecinin de bulunduğu 10 kişi yaralandı.

(28.02.06/Evrensel)Malatya'nın Akçadağ ilçesinde Kemal UĞUR, Şahin EKMEN, Hasan DOĞAN ve DTP Malatya İl Yöneticisi Emral DAĞDELEN, jandarma tarafından gözaltıana alınarak terör örgütüne üye oldukları gerekçesiyle tutuklandı.

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK BASKILAR/SALDIRILAR : 6 olay

(19.02.06/Evrensel) 18 Şubat tarihinde TAYAD'lı ailelerin F tipi cezaevlerinde tecritin son bulması için yaptıkları eyleme polis gaz bombaları ve biber gazları kullanarak müdahale etti. Taksim Tünel'de toplanan TAYAD'lı aileler, üzerlerine "Tecriti kaldırın ölümleri" durdurun yazılı önlükler giydi. Aileler adına açıklama yapan Sezai Demirtaş, hakın F tipi cezaevlerinde yaşananları öğrenmesi için Selami Kurnaz'ın kitabını satmak istediklerini belirtti. Demirtaş'ın kısa açıklamasının ardından aileler Taksim'e doğru yürüyüşe geçmek istedi. Ancak polis ailelere müdahale etti. Biber gazından olay yerinden geçen vatandaşların da etkilendiği, bazılarının fenalık geçirdiği ve çok sayıda gözaltı olduğu öğrenildi. Saldırıda polisin plastik mermi kullandığı ve 4 kişinin yaralandığı iddia edildi.

(20.02.06/Gündem)Demokratik Çözüm İnisiyatifi'nin Abdullah Öcalan'a verilen 20 günlük hücre cezasını protesto etmek amacıyla Batman'da 24 Ocak tarihinde düzenlediği tenekeli yürüyüşe katıldığı gerekçesiyle 18 Şubat tarihinde gözaltına alınan Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Batman Şube Başkanı İslam Koyuncu tutuklandı.

(21.02.06/Evrensel)Barış Anneleri İnisiyatifi, Abdullah Öcalan üzerinde baskı olduğu gerekçesiyle İstanbul ve Diyarbakır'da protesto gösterisi yaptılar. Diyarbakır'da yapılan protestoda yola oturma eylemi yapan 30 kadın polisler tarafından gözaltına alındı.

(24.02.06/Evrensel)Ankara Abdi İpekçi Parkı'nda tecridi ve ölüm oruçlarını anlatmak amacıyla oturma eylemi yapan TAYAD'lı ailelere 23 Şubat sabahı polis ekipleri müdahale etti. Müdahale sonucu Mert KAVAK ve Şenol DURUL isimli iki kişi gözaltına alındı.

(24.02.06/Gündem)Öcalan'a yönelik tecrit uygulamasını protesto etmek amacıyla 22 Şubat tarihinde Diyarbakır'da oturma eylemi yapan ve gözaltına alınan Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi 24 kişi hakkında önce salıverme tutanakları düzenlendi ve imzalatıldı, daha sonra savcılık tarafından polise talimat verilerek'adreslerinin tam olarak belli olmaması' gerekçesiyle gözaltında tutulmaları istendi.

Adres bildirimlerini tamamlanmasından sonra sulh ceza mahkemesine sevk edilen şahıslar 'örgüt propagandası yaptıkları' gerekçesiyle tutuklandı.

Tutuklananların isimleri şöyle: Muhsine Burakmak (65), Emine Özsoy (60), Emine Özbek (53), Hilmiye Aslan (48), Şevkiye Demir (43), Aysel Burakmak (35), Esma Aydemir (42), Sebiha Tamriş (48), Şirini Unat (62), Halime Topuş (47), Fikriye Tanrıkulu (46), Hasina Güler (58), Hanım Yaşar (59), Hayriye Doğan (68), Remziye Ateş (70), Lütfiye Zengin (52), Saci Dahan (62), Ayşe Aslan, Ayşe Kaya (41), Meryem Güçlü (51), Hatun Aslan (51), Remziye Erenci (41), Safiye Dün (56), Türkan Çelik (52). DİYARBAKIR - DİHA

(28.02.06/Cumhuriyet)Kadın ve Çocuktan sorumlu Devlet Bakanı Nimet ÇUBUKÇU, kadınların aleyhine oy kullandığı gerekçesiyle kendisini eleştiren 50 kadın örgütü hakkında kendisine hakaret ettikleri iddiasıyla suç duyurunda bulundu.

Nimet Çubukçu, 6 Mayıs 2004'te Anayasanın 10. maddesine "kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür" hükmünün eklendiği sırada yapılan oylamada karşı oy kullanmakla itham edilmişti. Aralarında Kadın Daya­nışma Vakfı, Kadının insan Hakları Vak­fı, Kadın Dayanışma Kooperatifi ve Edir­ne Toplum Merkezi yöneticilerinin de bu­lunduğu yaklaşık 50 sivil toplum temsilcisi bunu protesto ederek Çubukçu'ya bir faks gondermişti. "Kağıt Üstünde Değil, Fiilen Özgürlük İstiyoruz" başlıklı yazı­da, Çubukçu'nun ret oyu "çağdışı" olarak nitelenirken Çubukçu da kendisine hakaret içerdiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Cumhuriyet Savcılığının örgüt temsilcilerinden Gayal TEKİN, Efsa KIRANER, Müjde BİLÜTAY, Gülden BAĞ, Berivan KUM ve Liz ERÇELİK AMADO hakkında dava açtığı öğrenildi.

SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLER: 3 olay/ 112 kişi

(06.02.06/Yeni Asya)Doğubayazıt-Iğdır karayolundaki Suveren Köyü yakınlarında, bir kamyonun kasasında, Türkiye'ye yasadışı yollardan girdiği belirlenen, Bangladeş, Pakistan ve Afganistan uyruklu 69 kişiyi yakaladı

(15.02.06/Evrensel)İzmir'in Karburun İlçesi Mordoğan Beldesinde yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen 43 kişi Mordoğan Jandarma Karakolu ekiplerinde yakalanarak gözaltına alındı.

(23.02.06/Gündem) İran'da siyasi kimlikleri nedeniyle can güvenlikleri bulunmadığı için 5 yıl önce Irak üzerinden Türkiye'ye geçen, buradan da 3. bir ülkeye geçmek isteyen ancak kendilerine cevap verilmediği gerekçesiyle Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği'nin önünde bekleme kararı alan mülteciler polisin müdahalesiyle BMMYK önünden yerleştirildikleri 16 şehire dağıtılmak üzere gözlem altına alındı.

ÇALIŞMA YAŞAMINA YÖNELİK İHLALLER: 10 olay

(08.02.06/Radikal)Bilkent Üniversitesi'nde öğretim görevlisi bir Alman Profesörün, bir dersinde kullandığı harita üzerinde Türkiye'nin bir kısmını "Kürdistan" olarak tabir ettiği gerekçesiyle dönem dersleri irtal edildi. Alman öğretim üyesinin kendi ülkesine döndüğü öğrenildi.

(15.02.06/Evrensel)"Parmak izi ile personel takip sistemini" kullanmak isteyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih GÖKÇEK, Ankara ve İstanbul İl Kurullarıo Kararlarına rağmen parmak izi vermek istemeyen Tüm Bel-Sen yöneticilerine aylıktan kesme cezası verdi.

(15.02.06/Evrensel)İşten atıldıkları için direnişte olan ve Tuzla Organize Deri Bölgesi'nde bulunan fabrikalarına gitmek için yola çıkan Cevahir Deri ile Dünya Deri işçilerinin önü 14 Şubat sabahı jandarmalar tarafından kesildi. İşçilere müdahale eden jandarma, aralarında kadın işçilerin de bulunduğu 37 kişiyi gözaltına aldı. Gerekçe olarak ise, Tuzla Kaymakamlığı'nın işçilerin bölgeye girişini yasaklayan genelgesi gösterildi.

(15.02.06/Milli Gazete)Mersin'in Erdemli İleçesine temel atma töreni için gelen başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sesini duyurmaya çalışan Ömer AKGÜL'üm işyeri Başbakanın gidişinden 2 gün sonra belediye tarafından görüntü kirliliği gerekçe gösterilerek yıkıldı.

(21.02.06/Evrensel)İstanbul'da Evim Giyim Tekstil işçilerinin, patronun evinin önünde basın açıklaması yapmak istemeleri üzerine polis olaya müdahale etti. Müdahale sonucu 14 işçi ile birlikte Tekstil-Sen Genel Başkanı Ayşe Yumli Yeter gözaltına alındı.

ÖLENLER/ YARALANANLAR: 3 olay, 2 ölü, 5 yaralı

(05.02.06/Evrensel) Kocaeli'nin Gebze ilçesinde Çayırova Beldesi Emek Mahallesinde toplu konut inşaatında çalışan işçi İlhan GÜMÜŞ, binanın 4. katının merdiven boşluğundan beton zemine düşerek hayatını kaybetti.

(21.02.06/Evrensel)Bakım için 10 Şubat tarihinde üretimin durdurulduğu TÜPRAŞ İzmit Rafinerisinde 20 Şubat tarihinde bir buhar kazanının aşırı basınç ve metal yoğunluğu nedeniyle patlaması sonucu 4 kişi(TÜPRAŞ operatörleri Nurullah KANDİŞ ve Mustafa YILMAZ, ALARKO Holding görevlisi Cemal DİLMAN, META Elektrik Firması görevlisi Metin KOCA) yaralandı.

(21.02.06/Evrensel)Sakaryanın Akyazı ilçesinde bir süt ürünleri imalathanesinde buhar kazanı patlaması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de yaralandı.

İŞTEN ATILANLAR: 2 olay, 26 kişi

(23.02.06/Bugün)Samsun 19 Mayıs Üniversitesi ile ilgili iddiaları inceleyen TBMM Araştırma Komisyonu, üniversite ile ilişiği kesilen Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Dr. İzzet AKÇA'nın sözleşmesinin yenilenmemesine gerekçe gösterilen yazıda tahrifat yapıldığına dair belgeyi komisyona bildirdiğinde , aynı tarihlerde yurt dışında olan dekanın görevden almaya ilişkin bir yazının altında imzasının bulunduğunu tespit etti.

(28.02.06/Milliyet)Milli Eğitim Bakanlığı'nın internet ğüzerinden kurayla atadığı 19 bin 424 öğretmenden 25'inin kadrosunu hata yapıldığı gerekçesiyle iptal ettiği öğrenildi. Atamadan sonra görev yerlerinde işe başlayan ve çoğunluğu daha önceki okullarında sözleşmeli çalışan öğretmenler bu haklarını da kaybetmiş oldular. İptale gerekçe olarak ise "eğitim gördükleri fakültelerden mezun olanların öğretmenlik hakkı olmaması" gösterildi.

SAĞLIK: 3 olay

(20.02.06/Yeni Şafak)Adana'da 15 Kasım 2005 tarihinde ameliyat olmak üzere gittiği bir hastanede S.B. tarafından mide ameliyatı yapılacak olan Battal SEVİMLİ, daha sonra bir hastane görevlisinden öğrendiğine göre ameliyat esnasında dalağının alındığını, bu konuda doktorun "istemeden oldu, dalak kazaen yırtıldığı için almak zorunda kaldık" şeklinde açıklama yaptığını iddia etti.

(28.02.06/Gündem)Urfa'da yaşayan Mehmet Ali FİDAN isimli işsiz gencin, 7 ay önce yeşil kart alabilmek için Şanlıurfa Yeşil Kart bürosuna yaptığı başvuru, "bekar oluşu ve gelirinin kendisi için yeterli olduğu" gerekçesiyle geri çevrildi.

(28.02.06/Gündem) 12 yıldır Muş Cezaevinde bulunan ve Aralık 2005'te açık kalp ameliyatı geçiren Cemil İVRENDİ, ailesi vasıtasıyla yaptığı açıklamada cezaevinde sağlık koşullarının yetersiz olduğunu, doktor kontrolünde alınması gereken ilaçların dozlarının ayarlanması gerektiğini ve ayda bir yapılması gereken tahlillerin yapılmadığını ileri sürdü.

KADIN HAKLARI: 2 olay

(16.02.06/Milliyet)Ege Üniversitesi öğretim üyeleri ve ebeler tarafından Manisa'da 217 gebeyle yapılan araştırmada, gebe kadınlardan % 8.8'inin eşlerinden dayak yediği ortaya konuldu. Bu araştırmaya göre kadınların %50'si eşi tarafından itilip kakıldığını, %10.6'sı eşinden tokat yediğini, %6.5'i ise tekmelendiğini açıkladı.

(24.02.06/Gündem)(İstanbul)Yeter EGE, alkol kullanan eşinin uyguladığı şiddet nedeniyle Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde, kemikleri kırılmış, platinlerle, alçılarla sarılmış, kıpırdayamaz bir halde yılbaşından 9 Şubat tarihine kadar yatıtığını açıkladı. Yeter Ege 5. Katta bulunan evinden aşağı düşmesi sonucu ağır yaralanmış durumda, ancak gördüğü şiddet nedeniyle eşinden kaçarken mi aşağı düştüğünü yoksa eşinin mi kendisini aşağı attığını hatırlamıyor.

(22.02.06/Cumhuriyet)Kırıkkale'de 19 Şubat tarihinde evinden ayrılarak kaybolan 14 yaşındaki kız çocuğu H.B.'nin 8 kişi taarfından bir kafede alıkonularak tecavüze uğradığı öğrenildi.

ÇOCUK HAKLARI: 2 olay

(09.02.06/Radikal)Adana Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi tarafından dilendirildikleri gerekçesiyle koruma altına alınan altı yaşındaki C.D., yedi yaşındaki A.D., dokuz yaşındaki G.D. ve 10 yaşındaki S.D.aileleri tarafından yuvadan kaçırıldı. Çocuklar dört saat sonra polis tarafından evlerinde bulunarak yurda getirildi.
(23.02.06/ Radikal)İSTANBUL Bağcılar'da, Abdullah Öcalan'ın tutuklanışının 7. yılı nedeniyle 15 Şubat tarihinde yapılan gösterilerin ardından operasyon başlatan polisin evinin önünde top oynayan 11 yaşındaki M.Y.'yi 18:00 sıralarında gözaltına alarak işkence yaptığı ileri sürüldü. Götürüldüğü '100. Yıl Kemalpaşa Polis Merkezi'nde cop, yumruk ve tekmeyle dövüldüğünü iddia eden M.Y.'nin sağlık kontrolünde 'şiddete maruz kaldığı' tespit edildi.

M.Y. 4 polisin kendisini zorla polis aracına bindirerek, araçtayken dövmeye başladıklarını iddia etti.

(01.03.06/ Radikal)Malatya Çocuk Yuvasında çocuklara şiddet uyguladıkları gerekçesiyle tutuklandıktan sonra haklarında açılan ve Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin görevsizlik kararı verdiği bakıcıların davasının Ağır Ceza Mahkemesinde gförüleceği açıklandı. Malatya Cumhuriyet Savcılığı, bakıcıların yuvada devlet memuru olarak görev yaptığınbı ve bu nedenle suçun vasfının "işkence" olduğunu bildirdi.

ENGELLİ HAKLARI: 2 olay

(03.02.06/Gündem)Trabzon'da yaşayan ve psikolojik rahatsızlığı olduğu bilinen 24 yaşındaki M.D. isimli genç kızın evden kaçmak istediği gerekçesiyle ağabeyi tarafından ayaklarından zincire vurularak yatağa bağlandığı öğrenildi.

(24.02.06/Gündem)Adana'da Dağlıoğlu sokakta, akli, dengesi yerinde olmayan Halil Kurtak isimli 7-8 yaşlarındaki çocuğun annesi Merdiye KURTAK tarafından sık sık evden kaçtığı gerekçesiyle zincire vurularak evde tutulmaya çalışıldığı öğrenildi.

AZINLIK HAKLARI ve KÜLTÜREL HAKLAR: 2 olay

(18.02.06/Yeni Şafak)Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreninde Gazi İlköğretim Okulu öğrencilerinin folklor gösterileri sırasında giydikleri yöresel kıyafet Şel-şepik'in PKK silahlı güçlerinin kıyafetlerinin aynısı olduğu iddiasıyla 21. Jandarma Sınır Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdal AKPINAR tarafından suç duyurusunda bulunulmuştu. Yüksekova Cumhuriyet Savcısı Yalçın GÖNENÇ tarafından 17 Şubat tarihinde soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Savcı gerekçesinde "Şel Şepik"in yöresel bir kıyafet olduğunu, bunu giymenin bir suç unsuru taşımadığı ifade etti.

(24.02.06/Gündem)Siirt Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nün, Botan Kültür ve Sanat Merkezi hakkında isminin Kürtçe açılımı olan Navenda Çand u Hunera Botani yazısının Ticaret Kanununun 53. maddesine aykırı olduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunması üzerine Sanat merkezi hakkında dava açıldı.

(25.02.06/Bugün)RTÜK'ün, Kürtçe yayın yapacak 3 televizyon ve bir radyonun (Diyarbakır Söz TV, Diyarbakır Gün TV, Batman Çağrı, Kanal 72 ve Ağrı Patnos FM) yayın kriterlerini belirlediği açıklandı.

- Çocuklara yönelik yayın yapılmayacak.
- Aylık ve yıllık yayın akışı önceden RTÜK'e bildirilecek.
- Yayın süresince, stüdyo düzeni, mevcut logo, ses efekti ve tanıtıcı ses işaretleri dışında simgelere yer verilemeyecek.
- Gerektiği taktirde sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi niteliğindeki görüntü ve işaretler kullanılacak.
- Belirtilen dil ve lehçelerde sadece yetişkinler için haber, müzik, genel halk sağlığı, çevre bilincinin oluşturulması, ev ekonomisine katkı, ekonomi, spor, magazin, genel olarak eğitim, halk eğitimi, tarım ve hayvancılığa yönelik yayınlar yapılabilecek. Çocuklara yönelik yayın yapılmayacak.
- Radyolar günde 60 dakikayı aşmamak üzere haftada 5 saat, televizyonlar günde 45 dakikayı aşmamak üzere haftada toplam dört saat yayın yapılabilecek.
- İçerik ve süre açısından birebir olmak kaydıyla, Türkçe altyazıyla ya da yayının hemen akabinde programın Türkçe tercümesi yayınlanacak.
YARGI HABERLERİ : 9 olay

(03.02.06/Cumhuriyet)31 Ocak 2006 tarihinde Ankara'da kaldığı bir otelde daha önce hakkında "hakaret" suçundan açılan ve beraat ettiği bir davada, beraati polise bildirilmeyen Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür, bu bilgilendirme hatası nedeniyle 5 saat gözaltında tutuldu.

(08.02.06/Gündem)Tunceli'de 17 MKP'linin öldürülmesini protesto et­mek amacıyla eylül ayı içerisinde yapılan eylemde gözaltına alınan 5 kişi, 3 Ekim 2005 tarihinde çı­karıldığı Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından serbest bı­rakıldı. Bırakılanları karşılayan gruba polisin müdahalesi sonucu Erman Karakelle (33), Seda Akte-pe (22), Emrah Topaloglu (21), Mustafa Sansülük (21), ismail Eker (47) ve Zemin Demirel (42) yerlerde sürüklenip darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltındakile­rin salındıktan sonra yaptıkları suç duyurusu içinse, Adana Cumhuriyet Savcılığı, kovuşturmaya gerek olmadığı kararını verdi. Savcılığın ilgili kararında, polisin olay günü müdahale etmesi için Cumhuriyet Savcısi'nın telefonla talimat verdiği geçmekteydi.

(09.02.06/Cumhuriyet)Ankara Barosu, Adalet Bakanlığı'nın l Haziran 2005'te Resmi Gazete'de yayımlanan "Yakalama, Gözaltına Alma ve ifade Alma Yönetmeliği'nin 22.maddesinde yer alan "Kollukta bulunan soruşturma dosyası için yetkili cumhuriyet savcısının yazılı emri ge­rekir'" maddesini, yürüt­menin durdurulması is­temiyle Danıştay 10. Dairesine taşıdı. Ancak Daire yürütmeyi durdur­ma talebini reddetti. Bu­nun üzerine Ankara Barosu kararı, Danıştay ida­ri Dava Daireleri Kurulu'na götürdü. Danıştay İdari Dava Daireleri Ku­rulu, CMK'nin 153. maddesi uyarınca avu­katların soruşturma evresinde dosyanın içeriğini inceleyebileceğini ve istediği belgelerin bir ör­neğini alabileceğini kaydetti. Daireler Kurulu gerekçesinde şunları belirtti:

"Kanunun amir hükmü uyarınca hiçbir şekilde incelenmesi ve ör­nek alınması engellenmeyecek olan belgelere yönelik taleplerde de cumhuriyet savaşanın ya­zılı emrinin aranmasının, kanunda yer alma­yan yeni bir usul ihdas et­mek suretiyle savunma hakkının kullanılmasının zorlaştırılması anlamına geleceği ve bu uy­gulamanın da kanunun genel amacıyla bağdaş­mayacağı açıktır."

(09.02.06/Radikal)Trabzon'da 6 Nisan tarihinde yaşanan olaylarla ilgili 5'i TAYAD üyesi 16 kişinin yargılandığı dava güvenlik gerekçesiyle Erzurum'a nakledildi.

(09.02.06/Evrensel)Ordu'da 2 Ekim 2005 tarihinde, bir mağazanın açılışı sırasında düzenlenen Tarık Mengüç konserinde yaşanan kazanın ardından gözaltına alınan 16 yaşındaki üç çocuğa Ordu Merkez Polis Karakolu'nda işkence yapıldığı iddiası ile karakolda görevli polisler hakkında yapılan suç duyurusu takipsizlikle sonuçlandı. Aileleri tarafından Ordu Devlet Hastanesi'ne götürülen çocuklaların bedenlerinde morluklar ve kesikler olduğu saptanmış ve hastanede kamera ile görüntüler kaydedilmişti.

Çocukların darp edildikleri, çırılçıplak soyuldukları ve hayalarının sıkıldığı olaylar sonrasında, Cumhuriyet Savcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararını verirken şikayetçi çocuklar hakkında ise polislere iftira ettikleri gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu.

(19.02.06/Milliyet)Adana'da, Haziran 2004'te aralarında okul müdürü, öğretmen, polis, astsubay ve işadamlarının bulunduğu 25 kişinin 9 yaşındaki bir erkek çocuğuna tecavüzle suçlandığı dava henüz aydınlatılamadan, iki adli tıp kurumunun birbirinden farklı rapor verdi.

Her iki kurum da "fiili livata bulgusuna rastlanmadığı", yani çocuğun tecavüze uğramadığı yolunda rapor verdi. Ancak iddiayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Erten Tamoğlu bu raporlarla yetinmedi ve G.S.'yi İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda da muayeneden geçirtti. İstanbul'dan gelen raporda "fiili livata" yani tecavüze uğradığı raporu verilmesi üzerine savcı, 25 kişi hakkında dava açtı.
Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren dava sonuçlanamadı. Hâkimler, farklı raporlar nedeniyle üçüncü bir rapora başvurdu. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 28 Eylül 2005'teki son raporunda "Eski bulguların hafifleyerek devam ettiği, bu bulguların tecavüz delili olabileceği, kabızlık gibi bünyesel bir sebeple de meydana gelebilecek bulgular arasında tıbben ayrım yapılamayacağı" kaydedildi.
Tecavüz olayındaki farklı raporları "Gazetem.net" adlı internet sitesinde "İnsan Faktörü" başlıklı yazısıyla eleştiren Ahmet Altan, "tecavüz bulgularına rastlanmadı" raporunu veren iki doktor tarafından önce savcılığa şikâyet edildi. İstanbul Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlandı.
Adana Adli Tıp Kurumu doktorları, bu kez 3 Mart 2004'te Altan aleyhine Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde toplam 10 bin YTL manevi tazminat davası açtı. Yakın ve sosyal çevrelerinin internet kullanıcıları olduğunu öne süren doktorlar, Altan'ın yazısıyla onur ve saygınlıklarına, ilmi ve mesleki kimliklerine ağır saldırıda bulunduğunu iddia etti. Altan da, haberi yapan kişi olmadığını, bir köşe yazarı olarak duyduğu ve etkilendiği olayı köşesinde yazdığını belirterek yazısında, uzmanları ve kurumun adını belirtmediğini, sadece devletin düzeni içindeki kurumları eleştirdiğini ifade etti. Ancak 28 Aralık 2005'te davayı karara bağlayan mahkeme, uzman doktorları haklı bularak Altan'ı 3'er bin YTL tazminat ödemeye mahkûm etti.
(21.02.06/Hürriyet)İstanbul Maltepe'de çarparak hayatını kaybetmesine neden olduğu KASIMPAŞA Deniz Hastanesinden emekli İzzet Demir'i yolda bırakarak kaçan ve 1 saat sonra korkup kaçtığını, İzzet Demir'in hızla önüne fırlaması sonucu duramayarak şahsa çarptığını iddia eden Halit KARA önce gözaltına alındı, daha sonra tedbirsizlik ve dikkatsizlik nedeniyle ölüme sebebiyet vermekten tutuklandı. Ancak 29 gün sonra serbest bırakıldığı öğrenildi. Olayın görgü tanığı Ayışığı Restoran'da çalışan başgarson Mustafa Çetin ise Halit KARA'ya ait renault aracın kırmızı bir araçla yarış halinde olduğunu, 40 metre gerideki ışıklarda da durmadan geçtiklerini açıkladı. Ancak görgü tanığının da patronuyla konuşmasından sonra mahkemede hiçbir şey söylemediği öğrenildi.

(24.02.06/ Radikal)14 Ağustos 1993 tarihinde, Kağızman ve ilçelere bağlı köylerden Kars Digor'a gelen yaklaşık 3 bin kişi yürüyüş yapmak istedi. Kent merkezi girişinde toplanan kalabalık yürüyüşe geçeceği sırada polis ve jandarmanın 'Dur' ihtarıyla karşılaştı. Özel harekât polislerinin uyarı amaçlı havaya ateş açmasından sonra, iddiaya göre, kalabalık arasından roketle karşılık verildi. Bunun üzerine çıkan silahlı çatışmada, Sekiz yaşındaki Gülcan Çağdavul, 13 yaşındaki Yeter Kerenciler, 14 yaşındaki Nejla Geçener, aynı yaştaki Selvi Çağdavul, 15 yaşındaki Zarife Boylu, 17 yaşındaki Erdal Buğan, 19 yaşındaki Zeynep Çağdavul, 20 yaşındaki Tuncer Hacıoğlu, 21 yaşındaki Suna Çidemal, 22 yaşındaki Fatma Parlak, 27 yaşındaki Faruk Aydın, 39 yaşındaki Cemil Özvarış, 41 yaşındaki Gıyasettin Çalışçı, 43 yaşındaki Hasan Çağdavul, 47 yaşındaki Süleyman Taş, 50 yaşındaki Nurettin Orun ve 66 yaşındaki Tütiye Talan hayatını kaybederken, 63 kişi de yaralandı.

Olaylar sonrasında Digor Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan hazırlık soruşturması üç yıl sürdü. Polisler hakkında açılan davalar ise 10 yıl sonra sonuşlandı.

Olayda 5'i çocuk 17 kişinin ölümüne, 63 kişinin yaralanmasına neden olan sekiz özel harekât polisi, 'meşru müdafaa' gerekçesiyle beraat etti. Mahkeme göstericilerin arasında ateş açanlar olduğu gerekçesiyle polislerin meşru müdafaada bulunduğuna hükmetti. Dava 2003 yılında etkili soruşturma yapmamak ve uzun yargılama nedeniyle AİHM'e taşındı, şu anda karar aşamasında.

(24.02.06)Eskişehir H Tipi Cezaevinde bulunan Adem Gülümtaş, 6 senedir cezaevinde olduğunu, 8 senedir devam eden yargılama sürecinde mahkeme tarafından verilen ilk hükümle 22 sene 10 ay hapis cezasına çarptırıldığını ancak bu kararın Yargıtay tarafından usulden bozulduğunu, 13 Şubat tarihinde sonuçlanan davasında 18 sene hapis cezasına çarptırıldığını bildirdi. Gülümtaş suç tarihihnin 1997 olduğunu, bu nedenlede af kapsamında bulunduğunu ancak mahkemeye bu durumu defalarca bildirmesine rağmen dikkate alınmadığını ileri sürüyor. Dilekçe verilen mahkeme heyetinin bu kanoda bir şey yaapmayacaklarını söyledikleri, İnfaz Hakimliğine başvurulması gerektiğini, infaz hakimliğinin ise bir şey yapmadığı ayrıca hükmün savcılık tarafından temyiz edildiği öğrenildi.

(28.02.06/Evrensel)Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 24 Eylül 1996 yılında medyana gelen ve 10 kişinin ölümü, 23 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olaylar nedeniyle, "Görevi kötüye kullanmak" ve "Kasten adam öldürmek" suçlarından yargılanan 35'i asker, 29'u polis ve 8'i gardiyan olmak üzere toplam 72 kişinin yargılandığı 'Diyarbakır Cezaevi Katliamı' davası karara bağlandı.

3 kişinin beraat, 7 kişinin zamanaşımı nedeniyle dosyadan düşürüldüğü davada, 62 sanığa ise 5'er yıl hapis cezası verildi. Ancak 4616 yasa uyarınca kimse cezaevine girmeyecek.

(01.03.06/Milliyet)Mevlüde Akdeniz, 20 Şubat 1994'te oturdukları Sesveren köyüne gelen 200'e yakın aske­rin, yanlarındaki maskeli kişinin işaretiyle, oğlu Mehdi Akde­niz'in de aralarmda bulunduğu 6 kişiyi alarak gittiklerini, oğlundan bir daha haber gelmediğini AİHM'ye 1994'te bildirdi.

Başvuru nedeniyle devreye giren Adalet Bakanlığı, Kulp Savcılığı'na "soruşturma başlat" talimatını verdi. Türkiye de davanın kabul edilebilirliğini araştıran AİHM'ye söz konuşu tarihlerde bölgeye operasyon düzen­lenmediğini bildirdi. 24 Ocak - 24 Şubat 1994 arasındaki gözaltı kayıtlarım AÃŽHM'ye gönderen Türkiye, "Sözü edilen kişiler gö­zaltına da alınmamıştır" dedi.

Kulp Savcılığı, AÃŽHM'den gelen sorular doğrultusunda soruşturmasını şekillendirdi. öncelikle Mehdi Akdeniz'le birlikte gözaltı­na alınan 5 kişiye ulaşılmaya çalışıldı. 5 kişi ancak 3 yılda bulunabildi.

Bu kişiler sözü edilen tarihte gözaltına alındıklarını, ancak Akdeniz'in kendilerinden ayrı bir yere götürüldüğünü söylediler. Gözaltı süresinden sonra mahkemeye çıkarılmalarına rağmen Akdeniz'in savcılığa bile getirilmediğini anlattılar.

Savcılık, bunların ardından bir köylü ile Sesveren koyunun yanındaki köyün muhtarını dinledi. Her iki görgü tanığı da gözaltına alınanların ifadelerini doğruladı.

AİHM, bu ifadelerden sonra Türkiye'nin gönderdiği gözaltı kaydının devamını elde et­ti. Gözaltı defterinin 28 Şubat - 8 Mart arasın­daki kayıtlarında Akdeniz dışındaki 5 kişinin isimleri bulundu. Türkiye, AİHM'nin saptamasından sonra gözaltı kayıtlarını 5 yıl sonra, 1999'da doğrulamak zorunda kaldı.

Türkiye'nin "gözaltı yok" beyanından sonra, "operasyon yapılmadı" beyanının da doğru olmadığı, AlHM tarafından yine jan­darma tutanakları kullanılarak saptandı. AİHM, jandarmanın köylülerin Sesveren köyüne düzenlenen operasyonda gözaltına alındığına yönelik kaydını buldu.

Kulp Savcılığısın eşzamanlı başladığı so­ruşturmada herhangi bir sonuç alınamazken AtHM, davayı Mayıs 2005'te karara bağladı ve gerekçesini geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye gönderdi.

Kararda, Akdeniz'in diğer 5 kişiyle bir­likte gözaltına alındıktan sonra bir daha bulunamadığının "açık" olduğu ifade edildi.

"Güneydoğu Türkiye'sinde 1994'te kayıtdışı tutuklamanın ölüm tehdidi yarattığı göz ardı edilemez" ifadesinin kullanıldığı karar­da mahkemenin, Akdeniz'in öldüğü kanaatinde olduğu ifade edildi.Tür­kiye ile Akdeniz'in gözaltına alındığını saptamasına rağmen hiçbir jandarmayı sorgula­mayan Kulp Savcılığı'nın eleştirildiği karar­da, Türkiye'nin AlHS'nin "yaşam hakkı", "işkence yasağı", "etkin soruşturma", "öz­gürlük ve güvenlik hakkı", "etkili başvuru hakkı" ilkelerini ihlal ettiği kaydedildi.

Mevlüde Akdeniz'in süreç boyunca yaşa­dıklarını işkence sayan AİHM, masraflarla birlikte toplam 45 bin euro tazminat öden­mesini kararlaştırdı.

AİHM: 63.950Euro

(07.02.06/BASIN KONSEYİ AYLIK RAPORU)Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gazeteci Oral Çalışlar'ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açtığı davayı karara bağladı. Mahkeme Türkiye'yi 4 bin euro tazminata mahkum etti. Abdullah Öcalan ve Kürdistan Sosyalist Partisi eski lideri Kemal Burkay ile yaptığı mülakatlar gerekçe gösterilerek 'bölücü propaganda' yapmak suçundan yargılanan Oral Çalışlar, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğüyle ilgili maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle AİHM'e başvurmuştu. Mahkeme Çalışlar'ın şikayet başvurusuyla ilgili olarak Türkiye'nin 'dostane çözüme' gittiğini açıkladı. Karar uyarınca Türkiye Oral Çalışlar'a 4 bin euro tazminat ödeyecek.

(09.02.06/Gündem)AİHM, ÖSYM'nin düzenlediği sınavı kazanmasına rağmen kopya çekti şüphesiyle sınav sonucu iptal edilen Mürsel Eren'in başvurusunu kabul ederek Eğitim hakkının engellendiğine karar verdi. Dava sonucu Türkiye davacıya 5 bin Euro tazminat ödemeye mahkumedildi.

(14.02.06/Cumhuriyet)İmam Hatip Okullarında okuyan 60 öğrenci ve bu öğrencilerin 34'ünün velilerinden oluşan 90 kişinin 2002 yılında "İmam Hatip okullarında türbanla derse girilmesine getirilen yasağın eğitim ve din özgürlüğüne aykırı olduğu, ayrımcılık oluşturduğu" teziyle yapılan başvuru ile İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde öğretim üyeliği yapan ve derslere türbanlı giremediği için Sevgi KURTULMUŞ'un 2001 yılında "din özgürlüğünün ihlal edildiği ve kendisine ayrımcılık yapıldığı" teziyle yaptığı başvuru AİHM tarafından "Leyla Şahin davasındaki" hükme dayandırılarak reddedildi. AİHM kararlarında Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarına atıfta bulunularak bu kararların Strazburg Mahkemesi tarafından benimsendiği açıklandı.

(22.02.06/Radikal) Koçak'ın 1993-1996 yılları arasındaki makalelerini derleyerek 'Düş ve Yaşam' adlı kitapta toplayan Odabaşı hakkında Ankara DGM "Atatürk'e hakaretten dava açtı, 1998'de Koçak'a para cezası, Odabaşı'na da aynı suçtan 1 yıl 6 ay hapis cezası vermişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 'Atatürk'e hakaret'ten hapis cezası alan Yılmaz Odabaşı ve Niyazi Koçak'ın, Atatürk'ü hedef almadıkları, bir ideoloji olarak Kemalizm'i eleştirdikleri, Türk Mahkemelerinin Odabaşı ve Koçak'ın ifade özgürlüğüne müdahale etmeleri için yeterli neden bulunmadığı sonucuna vararak, Türkiye'yi toplam 8 bin 450 avro tazminat ödemeye mahkûm etti.
AİHM bir başka davada da Emeğin Partisi (EMEP) Başkanı Levent Tüzel'in Diyarbakır'da yasadışı bildiri dağıtmak suçundan aldığı cezanın 'ifade özgürlüğüne' aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme, Tüzel'e bin 500 avro manevi tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

AİHM, 1992'de kurulan, Türk mahkemelerince 1995'te kapatılan Tüm Haber-Sen'in açtığı davayı da sonuçlandırdı. Kapatma kararının 1987 tarihli Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmesine aykırı olduğunu belirten mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin dernek kurma ve toplanma özgürlüğünü oluşturan 11. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.

(01.03.06/Milliyet)Mevlüde Akdeniz, 20 Şubat 1994'te oturdukları Sesveren köyüne gelen 200'e yakın aske­rin, yanlarındaki maskeli kişinin işaretiyle, oğlu Mehdi Akde­niz'in de aralarmda bulunduğu 6 kişiyi alarak gittiklerini, oğlundan bir daha haber gelmediğini AİHM'ye 1994'te bildirdi.

Başvuru nedeniyle devreye giren Adalet Bakanlığı, Kulp Savcılığı'na "soruşturma başlat" talimatını verdi. Türkiye de davanın kabul edilebilirliğini araştıran AİHM'ye söz konuşu tarihlerde bölgeye operasyon düzen­lenmediğini bildirdi. 24 Ocak - 24 Şubat 1994 arasındaki gözaltı kayıtlarım AÃŽHM'ye gönderen Türkiye, "Sözü edilen kişiler gö­zaltına da alınmamıştır" dedi.

Kulp Savcılığı, AÃŽHM'den gelen sorular doğrultusunda soruşturmasını şekillendirdi. öncelikle Mehdi Akdeniz'le birlikte gözaltı­na alınan 5 kişiye ulaşılmaya çalışıldı. 5 kişi ancak 3 yılda bulunabildi.

Bu kişiler sözü edilen tarihte gözaltına alındıklarını, ancak Akdeniz'in kendilerinden ayrı bir yere götürüldüğünü söylediler. Gözaltı süresinden sonra mahkemeye çıkarılmalarına rağmen Akdeniz'in savcılığa bile getirilmediğini anlattılar.

Savcılık, bunların ardından bir köylü ile Sesveren koyunun yanındaki köyün muhtarını dinledi. Her iki görgü tanığı da gözaltına alınanların ifadelerini doğruladı.

AİHM, bu ifadelerden sonra Türkiye'nin gönderdiği gözaltı kaydının devamını elde et­ti. Gözaltı defterinin 28 Şubat - 8 Mart arasın­daki kayıtlarında Akdeniz dışındaki 5 kişinin isimleri bulundu. Türkiye, AİHM'nin saptamasından sonra gözaltı kayıtlarını 5 yıl sonra, 1999'da doğrulamak zorunda kaldı.

Türkiye'nin "gözaltı yok" beyanından sonra, "operasyon yapılmadı" beyanının da doğru olmadığı, AlHM tarafından yine jan­darma tutanakları kullanılarak saptandı. AİHM, jandarmanın köylülerin Sesveren köyüne düzenlenen operasyonda gözaltına alındığına yönelik kaydını buldu.

Kulp Savcılığısın eşzamanlı başladığı so­ruşturmada herhangi bir sonuç alınamazken AtHM, davayı Mayıs 2005'te karara bağladı ve gerekçesini geçtiğimiz günlerde Türkiye'ye gönderdi.

Kararda, Akdeniz'in diğer 5 kişiyle bir­likte gözaltına alındıktan sonra bir daha bulunamadığının "açık" olduğu ifade edildi.

"Güneydoğu Türkiye'sinde 1994'te kayıtdışı tutuklamanın ölüm tehdidi yarattığı göz ardı edilemez" ifadesinin kullanıldığı karar­da mahkemenin, Akdeniz'in öldüğü kanaatinde olduğu ifade edildi.Tür­kiye ile Akdeniz'in gözaltına alındığını saptamasına rağmen hiçbir jandarmayı sorgula­mayan Kulp Savcılığı'nın eleştirildiği karar­da, Türkiye'nin AlHS'nin "yaşam hakkı", "işkence yasağı", "etkin soruşturma", "öz­gürlük ve güvenlik hakkı", "etkili başvuru hakkı" ilkelerini ihlal ettiği kaydedildi.

Mevlüde Akdeniz'in süreç boyunca yaşa­dıklarını işkence sayan AİHM, masraflarla birlikte toplam 45 bin euro tazminat öden­mesini kararlaştırdı.

İNSAN HAKLARI POLİTİKALARI

(07.02.06/BASIN KONSEYİ AYLIK RAPORU)Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Japon gazetesi Nikkei Shimbun'a verdiği demeçte, Türkiye'de ifade özgürlüğüyle ilgili soruya şu yanıtı verdi: İfade özgürlüğünü, demokratik bir toplumun vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görmekteyiz. Eski Yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) ile karşılaştırıldığında, yeni TCK ifade özgürlüğü bakımından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı ile uyumlu, daha ilerici hükümler içermektedir. 301. maddeden kesinleşmiş tek bir mahkumiyet kararı yoktur.''

(07.02.06/Bugün)Bakanlar Kurulu Toplantısının ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, bir süreden beri Danimarka'da bir gazetenin yayınladığı karikatür ile ilgili krizin yaşandığını hatırlattı. Çiçek, bunun bütün İslâm dünyasında hem uluslararası barışı tehdit eden, hem de nefret ve gerginliği artıran, kutuplaşmaya sebep olduğunun altını çizdi. Çiçek, ''ifade özgürlüğünün'', kendi açılarından, hiçbir zaman, ''hakaret özgürlüğü'' olarak anlaşılamayacağını belirterek, ''ifade özgürlüğünün; başka bir dine mensup olanları aşağılamaya, onun kitabını, peygamberini, sembollerini, kurumlarını aşağılamaya kadar gidecek bir özgürlük olarak anlaşılmaması gerekir'' dedi.

(13.02.06/Milliyet)Danıştay'ın anaokulu müdürü Aytaç Aslan'ın okul yoluna başını örtmesine karşı çıkan karar tartışmasında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu; "Türkiye'de yasaların dini kurallarla yapılmadığı, başörtüsünün dini gereklilik olduğu ancak yasama, yürütme ve yargının -ben bu gerekliliği kamusal alanda tanımıyorum- diyebileceği" açıklamsını yaptı ve "Biz de bunu tartışmayız" dedi.

(14.02.06/Vakit)Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Danıştay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamayla ilgili, "Danıştay da konuyla ilgili ortaya atılan veya ile­ri sürülen görüşlere karşı kendi görüşünü ifade etmiştir, mesele budur. Bunun üzerinde bizim daha fazla durmamız veya bir şey söylememiz gerektiği kanaatinde değilim" dedi. Çiçek, Bakan­lar Kurulu toplantısına ilişkin yaptığı açıklamanın ardından "Danıştay, türban kararına yapılan tepki­leri, 'talihsiz beyanlar' olarak değerlendirdi. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine Çi­çek, Danıştay'ın açıklaması yapıldığında toplantıda olduklarını belirterek, ne anlamda bir değerlendirme yapıldığını bilmediğini söyledi.

Çiçek, şunları kaydetti: "Benim burada üzerinde duraca­ğım bir tek husus var. Geriye kalan konuyu artık daha fazla tartışmakta fayda görmüyorum. Ka­musal alan tabiri hukuki bir tabir değildir. Daha çok sosyolojik, ideolojik ve siyaset bilimi açısından üzerinde durulan bir kavramdır. Hangi bilim çerçevesinde o kavramların değerlendirmesi gerekiyorsa o çerçevede değerlendirmek icap eder. Dolayısıyla kamusal alan kavramı, hukuki bir kavram değildir."

(22.02.06/Bugün) Ankara Cumhuriyet Baş­savcılığı, 2005 yılında yapılan 766 izin­siz gösteri ve basın açıklamasını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan "ifade açıklama ve anlatım özgürlüğü" çerçevesinde değerlendirerek, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Karar­larda, "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre herkes, görüşlerini açıklama, anlatım özgürlüğü ve asayişi bozmayan toplantılar yap­ma hakkına sahiptir. Medeni ve Si­yasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 19 ve 21. maddeleriy­le güvence altına alınan özgürlük­lerin, demokratik toplumun zorun­lu temellerinden olması ve toplan­ma özgürlüğünün gösteri ve yürü­yüşleri de kapsaması nedeniyle ko­vuşturmaya yer olmadığı karan ve­rilmiştir" denildi. Başsavcılığın ka­rarını değerlendiren İçişleri eski Ba­kanı Sadettin Tantan, "İzinsiz göste­ri konusunda insanların kendi ken­dilerini terbiye etmesi gerekiyor. Mühim olan asayişin bozulmama­sı, güvenliğin suiistimal edilmeme­sidir" dedi. İstanbul Emniyet Mü­dür Yardımcısı Ahmet Demir de, "Mahkemenin kararına uygun ha­reket edilmesi gerekiyor. Gösteri, kimseyi rahatsız etmeden, kanunlara uygun yapılıyorsa her hangi bir sakınca doğurmayacaktır" dedi.

(25.02.06/Yeni Şafak)Danıştay 'ın Abdullah Yılmaz hakkında verdiği karar, öğretmenler başta olmak üzere bütün devlet memurları ile vatandaşlar hakkında istihbarat raporlarının olduğunu ortaya çıkardı. Danıştay 2. Dairesi'nin kararına konu olan olayda Abdullah Yılmaz isimli öğretmenin 'evinde haremlik-selamlık olarak oturulduğu', 'eşinin başörtülü olarak okula gelip gittiği' bilgilerinin yer alması ise dikkat çekici bulundu. Özellikle 28 Şubat sürecinde binlerce kişi hakkında bu tür istihbarat raporlarının tutulduğu belirtiliyor. Bu raporların Milli İstihbarat teşkilatı tarafından düzenlenebileceği gibi Emniyet Genel Müdürlüğü veya mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yapılabileceğine işaret ediliyor.

Adalet Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan bir makadele Kars Cumhuriyet Başsavcısı İsmet Özkorul kişisel verilerin kaydedilmesiyle ilgili "Çağımızda kişilerle ilgili kayıtların bilgisayar ortamlarına geçirilip muhafaza edilmesi uygulamasına bazı kurum ve kuruluşlar tarafından başvurulmaktadır; hastanelerde hastalara, sigorta şirketlerinde sigortalılara, bankaların ve kredili alış veriş yapılan mağazaların müşterilerine ilişkin kayıtlar, böylece tutulmaktadır. Bu bilgilerin amaçları dışında kullanılmasından veya herhangi bir şekilde üçüncü şahısların eline geçerek hukuka aykırı olarak yararlanılmasından dolayı hakkında bilgi toplanan kişiler büyük zararlara uğrayabilmektedirler. Bu bakımdan, kişilerle ilgili bilgilerin hukuka aykırı olarak kayda alınması suç olarak tanımlanmıştır"ifadelerine yer veriyor.

Yeni Türk Ceza Kanunu da, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kayedilmesini suç olarak düzenliyor. TCK'nın 135. maddesinde "Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kişilerin siyasî, felsefî veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlâkî eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır"hükmünü taşıyor.

SİVİL TARİH

(06.02.06/Evrensel) Trabzon'daki Santa Maria Katolik Kilisesinin, rahibi Andrea Sentorg 5 Şubat tarihinde silahlı saldırıyla öldürüldü. İki yıl önce Mardin'den "Trabzon'a gelen İtalyan asıllı ra­hibin, kilisedeki pa­zar ayininden hemen sonra, vurulduğu öğ­renildi.

Edinilen bilgiye göre 18-19 yaslarındaki saldırgan, rahi­be üç el ateş etti. Rahip, göğsüne isabet eden iki kurşun sonu­cu hayatını kaybetti. Rahibin son bir aydır tehdit edildiği ileri sürüldü.

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, "Cinayetin bir mabette ve din adamına karşı işlenmiş olmasını bü­yük nefretle kınıyo­ruz" diyerek, cinaye­tin tüm yönlerinin ortaya çıkarılması için hükümetin her türlü çabayı göstereceğini söyledi.

(25.02.06/Zaman) Danimarka'da eleştirel gazeteciliğin savunucusu olduğu belirtilen Ekstra Bladet'in eski yazı işleri müdürü Victor Andreasen adına verilen ''Victor Ödülü'', İslam dünyasını rahatsız eden karikatürleri ilk yayınlayarak büyük bir provokasyona imza atan Danimarka gazetesi Jyllands-Posten'e "ifade özgürlüğü ödülü" verildi.

(26.02.06/Evrensel)Dışişleri Bakanı Abdullah GÜL, Almanya sınırları dahilinde Naziler tarafından öldürülen Türk asıllıların sayısının 1000 civarında olduğunu açıkladı.

Gül, CHP Muğla Mil­letvekili Fahrettin Üstün'ün soru önergesine verdiği yazılı yanıtta. Dı­şişleri Bakanlığının güncel kayıtlarında konuya ilişkin bir çalışma yapıldığını belirterek, Nazi kamplarında Türk vatandaşlarından kaçının öldürüldüğü konusunda bilgiye ulaşılamadı­ğını belirtti. Bazı bağımsız kaynaklarda, konuya değinildiğinin görüldüğünü ifade eden Gül, şunları kay­detti: "Örneğin, Berlin Hür Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Wolfgang Wippermann ve Prof. Gerhard Baader'e su­nulan ve Mirjam Schmidt tarafından hazırlanan, "Die Turkei und der Holocaust" isimli tezin 128. sayfasında, Almanya sınır­ları dahilinde Nazilerce katledilen Türk asıllıların sayısının 1000 civarında olduğu belirtilmektedir

YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2006-02-28
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 3605747

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari