2003 EYLÜL- ARALIK İNSAN HAKLARI İHLALLERİ DEĞERLENDİRMESİ

2003 YILI EYLÜL- EKİM- KASIM- ARALIK AYLARI İNSAN HAKLARI İHLALLERİ DEĞERLENDİRMESİ


Meclis İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Cavit Torun ve Faruk Ünsal'ın inceleme için gittiği Aydın E Tipi Cezaevi'nde üst arama kontrolleri sırasında tehdit edildiği bildirildi.Çocuk mahkumlarla görüşerek hazırladıkları raporda çocuklara gardiyanlar tarafından işkence edildiği, 12 çocuğa diğer çocuk mahkumların tecavüz ettiği, suyla ıslatıldığı belirtildi.

Manavgat'ta yayın yapan yerel bir televizyonda söylediği sözlerden dolayı 312,maddeden mahkum olan yazar Emine Şenlikoğlu, Yargıtay'ın kararı bozmasına rağmen yeniden mahkum edildi.Yazarın 15 yıl önce yazdığı Burası Cezaevi, Ben Kimin Kurbanıyım ve Biz Bu Ülkenin Nesi Oluyoruz adlı kitapları toplatıldı..

Sanatçı Ferhat Tunç, Hakkari Şehir Stadyumunda verdiği konser sonrası, kaldığı otelde savcının talimatıyla gece yarısı polis tarafından sorgulandı.Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı'nın TCK'nin 312/2 maddesinde düzenlenen "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçunu işlediği görüşüyle hakkında soruşturma açılan Ferhat Tunç,hakkında daha önce Doğubeyazıt konserinde yapmış olduğu konuşmanın sahte tutanakla çarpıtılması nedeniyle soruşturmaya maruz kalmış ve bu soruşturma nedeniyle Muğla Cezaevi'nde 8 gün kalmıştı.Tunç hakkında ayrıca Mardin konseri nedeniyle de Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2911 sayılı kanuna muhalefetten Mardin Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

Diyarbakır'da düzenlenen "Barış Kazanacak" mitingine girmek isteyen 34 kişi gerilla kıyafetine benzediği ileri sürülen yöresel kıyafetleri nedeniyle gözaltına alındı.
1991 yılında Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Birtan Altınbaş'ın işkenceyle öldürülmesine ilişkin davanın sanıklarından emekli polis memuru Ahmet Baştan'ı 12 yıldır bulamayan polis memurları için takipsizlik kararı verildi.Davada 10 polisten ikisine ulaşılamamıştı.Diğer sekiz polisten dördü hakkında verilen hapis cezasını Yargıtay usulen bozmuştu. Dava 2006'ya kadar bitirilmezse dosya kapanacak.

Düşünceye Özgürlük 2000 adlı kitapçığa imza attığı gerekçesiyle üç ayrı suçtan yargılanan Şanar Yurdatapan, Salim Uslu, Etyen Mahçupyan, Zuhal Olcay Bilginer, Ayşe Lale Mansur, Prof.Dr.Hüseyin Ali Nesin, Vahdettin Karabay, Cengiz Bektaş, Siyami Erdem, Yılmax Ensaroğlu, Yavuz Önen, Hüsnü Öndül, Sadık Taşdöğen, İbrahim Ömer Madra ve Erdal Öz beraat etti.Şanar Yurdatapan verilen kararı kabul etmeyerek temyiz davası açacağını belirtti.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye'de insan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda öncelikle mülki idare amirlerine önemli görevler düştüğünü, bu çerçevede 1 Aralık 2000'de Türkiye genelindeki vali, vali yardımcısı ve kaymakamların özveriyle çalıştıklarını ifade etti.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, "İnsan hakları standartları çağdaş ülkelerde neyse, Türkiye`de de hedefimiz onu yakalamaktır. Çağdaş ülkelerdeki insan hakları standardı Türkiye`de de muhakkak yakalanacaktır. Aksaklıklara anında müdahale edilecektir" dedi.

Danıştay Başkanı Nuri Alan hukuk devletinde gizli bilgi ya da belgenin bulunabileceğini ancak gizlilikten söz edilemeyeceğini, MGK Genel Sekreterliği'nin de gizli olmaması gerektiğini bildirdi.Alan , Resmi Gazetede yayımlanmayabilecek mevzuatla ilgili yasanın izin verdiği kurallar çerçevesinde yayımlanmamış yönetmelik olabileceğini söyledi.Anayasa kabul etmese de bu yönetmeliğin dahi gerektiğinde ulaşılabilir nitelikte olması gerektiğini vurgulayan Alan, hiç kimsenin bilgisi olmadan ilgili makamlar arasında böyle bir düzenleme yapılamayacağını belirtti.Alan gizli damgalı olsa da bir yönetmeliğin yargısal denetiminin mümkün olabileceğini, vatandaşın kendisine uygulanan yönetmelikle ilgili idare tarafından gizlidir veremeyiz yanıtına karşılık dava açabileceğini söyledi.Alan idarenin işkenceyi bildirmediğini, daha adli tebligatı bile yapamadıklarını ,ayrıca DGMlerin kaldırılması gerektiğini de bildirdi.

1993-1994 yılları arasında Ş.E(31)'e gözaltında tecavüz ettikleri iddiasıyla Mardin'in Derik ve Mazıdağı ilçesinde o dönem görev yapan 405 askere dava açıldı.Ş.E'nin ilk olarak Kasım1993'te Derik'in Çayköy Jandarma Karakolu'na bağlı askerlerce gözaltına alındığı,burada 7 gün tutulduğu gözaltında iken falakaya yatırıldığı, kendisine elektrik uygulandığı, araba tekerleği içinde yuvarlatıldığı,tecavüze uğradığı belirtildi.Ş.E'nin Mart 1994'te ikinci kez gözaltına alındığı,15 gün süreyle gözaltında tutulduğu, çırılçıplak soyulduğu, tecavüze uğradığı,kanama geçirdiği için hastaneye kaldırıldığı açıklandı.Ş.E'nin üçüncü kez Ağustos 1994 'te Mazıdağı'nın Gonarköyü'nde yine jandarma ekipleri tarafından bölgede çıkan bir çatışmanın ardından gözaltına alındığı burada da tecavüze uğradığı, ağzına tuz doldurulduğu bildirildi.Mardin Savcılığına başvuruda bulunuldu, savcılık takipsizlik kararı verdi.Avukatlar Eren Keskin ve Fatma Karakaş'ın itirazı üzerine Almanya'da bir rehabilitasyon ve THİV'den alınan rapor üzerine takipsizlik kararı kalktı.Savcı Yeşim Doğan Kar, Çayköy Jandarma Karakolu ve Gonarköy Jandarma Karakolu'nda görevli jandarma komutanları ve erler hakkında tecavüz ve işkence yapmaktan Mardin Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı.Ş.E'nin annesi İ.E de askerlerin korkutmak için başının üstünden ateş ettiğini, cinsel işkencelerine maruz kaldığını iddia etti.İ.E, 1993 yılında eşi C.E'nin örgüte yataklık etmekten gözaltına alınıp,işkence gördüğü ve işkence sonucu öldüğünü ileri sürdü.Jandarma Genel Komutanlığı Ş.E ile ilgili olarak basında çıkan haberlerin yanlış çarpıtıldığını, yorumlar ve kullanılan başlıkların bölücü örgüt ve işbirlikçilerinin propaganda amaçlı gayretlerinin bir parçası olabileceğini açıkladı.

Mardin`in Derik ve Mazıdağı ilçelerinde gözaltında işkence gören ve tecavüze uğrayan Ş.E. `nin yaptığı suç duyurusu üzerine 64`ü rütbeli olmak üzere 405 askere açılan dava başladı. Duruşma açık oturumda yapıldı. Ş.E`nin avukatlarının vekâletlerinin Almanya`da yetkili makamlarca düzenlenmediği için avukatların yeni vekâletnameyle katılmasını istedi. Avukatların Türkiye ile Almanya arasında Lahey adli Yargılama Sözleşmesi olduğu itirazı üzerine mahkeme sonraki duruşmaya Sözleşmenin getirilmesi için ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı 6 Kasım 2003 tarihine erteledi.

Mazlum-Der Malatya Şube Başkanı Özkan Hoşhanlı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet ettiği gerekçesiyle verilen 6 ay hapis cezasını çekmek üzere Malatya K Tipi Cezaevi'ne cezaevine girdi.

Trabzon Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu, aralarında Ömer Seyfettin`in Falaka ve Kaşağı, Yüksel Ocaklı`nın Nasrettin Hoca, Ali Aydoğan`ın Keloğlan, R.L. Stevenson`un Define Adası, Elenor H. Porter`ın Pollyanna, Jules Verne`nin Aya Yolculuk, Daniel Defoe`nin Robinson Crusoe, Le Fontaine`in Karga ile Tilki adlı eserlerinin de aralarında bulunduğu yerli ve yabancı çocuk klasikleri ile bazı yardımcı kitapları yasakladı.

Malatya'da 1999 yılında uygulanan başörtüsü yasağına karşı hak arayışında bulunan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri kanununa muhalefetten yargılanan cezaları kesinleşen Hüda Kaya'nın kızları Zehra Nurulhak Saatçioğlu, Nurcihan Saatçioğlu ve İntizar Saatçioğlu cezalarını çekmek üzere Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ne girdiler.Eylemlere katıldığı gerekçesiyle 185 gün hapse mahkum edilen MAZLUMDER Malatya Şube Başkanı Özhan Hoşhanlı da cezasını çekmek üzere Malatya K Tipi Cezaevine konuldu.

Kemal Gürüz'ün YÖK başkanlığı yaptığı son 5 yıl içinde 750 öğretim üyesini fişlediği ortaya çıktı.Gürüz'ün kendisini eleştiren bütün öğretim üyelerini düşüncesi ne olursa olsun irticacı ve bölücü olarak damgaladığı bildirildi.Fişlenen 492 kişi hakkında fiili işlem başlatıldığı, haklarında mahkeme ve müfettiş raporu olmaksızın YÖK tarafından soruşturmaya tabi tutulan öğretim üyeleri için üniversite rektörlerine gönderilen emirlerde irtica faaliyetlerine karışmış akademisyenlerin adlarının yazdığı belirtildi.
Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu ile 3 Avukat hakkında "görevlerini kötüye kullanmak" suçundan açılan davada kimlikleri bilinmeyen 3 kişinin duruşma salonuna x-ray cihazına rağmen silahlarıyla girdikleri ortaya çıktı.Mehmet Şahin adlı kişinin silahına el konulurken iki kişi salondan kaçtı.Avukatlar hakkındaki davanın Jandarma Bölge Komutanı
Levent Ersöz'ün suç duyurusu üzerine açıldığı, gelen kişilerin JİTEM üyesi olabileceği belirtildi.

Gözaltına alınan DEHAP Ovacık İlçe Başkanı Kemal Dinlergüler'in ifadesinin alınırken Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'nun 135-136.ncı maddelerine aykırı olarak avukatı ile görüşmesinin engellendiği bildirildi.

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, tüm illerde insan hakları durumunu tespit için çalışma başlatılacağını, vaaz ve hutbelerde insan hakları konusuna yer verilmesi için Diyanet İşleri Başkanı ile görüşüleceğini belirtti.

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Polis Akademisinin özel güvenlik, zabıta ve gardiyan eğiten bir üniversite haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.

İnsan Hakları Danışma Kurulu'nda İşkence raporu görüşüldü.İçişleri Başkanı Abdülkadir Aksu'nun başkanlık yaptığı kurula İnsan Hakları Başkanı Vahit Bıçak, STK temsilcileri katıldı. İçişleri Abdülkadir Aksu, işkence ,kayıp, gözaltında ölüm, faili meçhul cinayet gibi insan hakları ihlallerinin üzerine gidileceğini açıkladı.Bunun için sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapacaklarını açıkladı.

MEB Bakanı Hüseyin Çelik ,Batman'da kapıların 5 cm dar olması nedeniyle açılması engellenen Kürtçe Kursunun eksiklerini tamamlaması üzerine gerekli iznin verildiğini söyledi.Dışişleri Bakanı Gül de standartların tüm kurslar için geçerli olduğunu,yangın tehlikesine karşı bu standartın konulduğunu açıkladı.

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Doç.Dr. Vahit Bıçak insan hakları standartlarını yükseltmek için yapılan yasal değişikliklerin beraberinde değer yargılarını da getirdiğini belirterek, "Değer yargılarının uygulamaya yansıması için uygulayıcılar tarafından benimsenmesi gerekiyor" dedi.

TBMM Adalet Alt Komisyonu, Türk Ceza Yasa Tasarısı`nda düşünce suçluları da "iade edilmeyecek suçlular" kapsamına alınırken Türkiye`de suç sayılmayan eylemlerle zamanaşımına uğrayan suçlarda da iade olmayacağı hükme bağlandı.

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Vahit Bıçak, insan hakları ile ilgili mağdur olduğunu düşünen veya hakkı ihlal edilen herkesin kendilerine şikayet başvurusu yapabileceklerini belirtti.

Birtan Altunbaş adlı üniversite öğrencisini 1991 yılı Ocak ayında Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde işkence yaparak öldüren polislerin yargılanmasına devam edildi. Sanık polislerin davayı zaman aşımına uğratma girişimleri bu duruşmada da sürdü. Sanık İbrahim Dedeoğlu, 12 yıl sonra elinde ciddi delillerin olduğunu öne sürdü. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dünkü duruşmasında sanık avukatları ile Altunbaş'ın avukatları hazır bulunurken, polislerden İbrahim Dedeoğlu, Hasan Cavit Orhan ve Sadi Çaylı duruşmaya katıldı. Duruşmada polislerin avukatı Mehmet Ener'in mahkeme heyetinden soruşturmanın genişletilmesi talebi reddedildi. İbrahim Dedeoğlu ise soruşturmanın genişletilmesi gerektiğini, elinde ciddi delillerin olduğunu öne sürdü, ancak bu istek de kabul edilmedi. Dedeoğlu'na bahsettiği konuları savunmasında değerlendirebileceği hatırlatıldı. Duruşma, sanık avukatlarının savunma yapması için 14 Kasım 2003 tarihine ertelendi.

15 Kasım 2003 tarihinde İstanbul Kuledibi ve Osmanbey'deki Neve Şalom ve Betyaakov Sinagogu'nun bulunduğu sokaklarda eş zamanlı olarak bomba yüklü iki kamyonun patlaması sonucu 25 kişi öldü,303 kişi yaralandı.

20 Kasım 2003 tarihinde İstanbul Levent'te HSBC Bank Genel Müdürlüğü binası önünde ve Beyoğlu'nda İngiltere Başkonsolosluğu önünde aynı saatte bomba yüklü iki kamyonetin patlaması sonucu 28 kişi öldü, 450 kişi yaralandı, maddi hasar meydana geldiİngiltere Başkonsolosluğu'na yönelik bombalı saldırıda yaralanarak Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alınan Nazmiye Çırık da hayatını kaybetti. Saldırıda ölenlerin sayısı 30'a yükseldi.

Buca Cezaevi Sübyan koğuşunda çıkan isyan ile ilgili olarak TBMM İnsan Hakları Komisyonu isyan sonrası kötü muamele olmadığı kanaatine vardı.Komisyon başkanı Mehmet Elkatmış ile komisyon üyelerinin hazırladığı raporda olayların kamuoyuna abartılı bir şekilde aksettirildiği belirtildi.Komisyon, İzmir Barosu İşkenceyi Önleme Grubunun çocukların ifadelerine dayandırdığı, kaba dayak, kötü muamele, keyfi hücre cezaları, kötü koşullarda ve sağlıksız, hijyenik olmayan yemek ve barınma koşullarında kaldıkları iddialarını doğrulayamadı.Raporda 6-7 kişilik bir grubun koğuşta hakimiyet kurup mahkumlardan haftalık 2-3 milyon lira para topladığı belirtildi.Rapora göre isyancıların başlattığı yangın üç saat sonra saat 6'da söndürüldü.Çocukların elbiseleri ıslandı, bahçede iç çamaşırlarıyla bekletilen çocuklardan bazıları jandarma ve infaz koruma memurları tarafından dövüldüğünü söyledi.Çocuklardan dördüne bir, beşine iki, ikisine üç, ikisine yedi günlük rapor verildi.İsyan sonrasında yapılan kötü muamele üzerinde pek durulmayan raporda çocukları topluma kazandırmak için sivil toplum örgütlerinden destek istendi.

Avukat Kezban Hatemi, Yargıtay 4. Ceza Dairesinde sanık sıfatıyla yargılandığı duruşmaya başörtülü olduğu için alınmayan Avukat Hatice Hasdemir Şahin'i bir televizyon programında savunduğu için, İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sav tarafından barodan atılabileceği şeklinde uyarıldı.

Vakit Gazetesinin,TSK'de görev yapan 312 generalin açtığı 624 milyarlık tazminat davasıyla ilgili yayın yapması Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yasaklandı. Mahkeme davalı gazetedeki yorum ve haberlerin yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilebilmesi için korunması gereken beklentiyi zedeleyeceği ve kamuoyunun inancını , yargıya olan güvenini koşullandırıp etkileyeceği iddiasıyla tedbiren durdurulması talebini kabul etti.

MEB Bakanı Hüseyin Çelik Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasına sıcak baktığını belirterek "dinlere saygılı isek bu okulun açılması kadar doğal bir şey yok"dedi.

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Vahit Bıçak, il ve ilçelerdeki birimlerinde jandarma komutanı, emniyet müdürü il sağlık müdürü, il milli eğitim müdürü ve il sosyal hizmetler müdürlerinin bundan sonra İnsan hakları kurullarında görev yapmayacağını açıkladı.Kurula insan hakları konusunda yazıları bulunan gazeteci-yazarların alınacağını belirten Bıçak,kurulun diğer üyeliklerine belediye başkanı veya yardımcısının, il genel meclis üyesinin,TBMM'de grubu bulunan siyasi parti temsilcilerinin, üniversite rektörü veya bir öğretim üyesinin, kamu kurumlarından bir avukat veya hukukçunun, baro temsilcisinin, ticaret ve sanayi odalarının temsilcisinin, ticaret ve sanayi odalarının temsilcisinin, meslek oda ve birliklerin temsilcisinin,yerel basın ve TV temsilcisinin,insan haklarıyla ilgili örgütlerden valinin karar vereceği en az 3 temsilci ile okul aile birliği temsilcisinden oluşacağını belirtti.

Meclis Başkan vekili ve AK Parti Kayseri Milletvekili Sadık Yakut, Heybeliada Ruhban okulunun açılmasına karşı çıktı.Rum Ortodoks Kilisesi'nin din adamı ihtiyacının karşılanması için başka çözümler bulunabileceğini anlatan Yakut, bir üniversiteye bağlı olarak böyle bir eğitim verilebileceğini söyledi.Yakut isteyen Rum vatandaşların din eğitimi almasına imkan tanınabileceğini ancak bu eğitimin Türkiye Cumhuriyeti öğretmenleri tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.Ruhban okulunun Lozan Antlaşmasına dayanarak kapatıldığını dile getiren Yakut, Batı Trakya'daki Müslüman Türklerin de sıkıntı çektiğini, Ruhban okulunun ancak karşılık esasına dayanarak açılabileceğini savundu.

İçişleri Bakanlığı dernek kurma yaşını 18'e indirdi.Bakanlık sivil toplum kuruluşlarınca sunulan kültürel, eğitici, öğretici,dinlendirici eğlendirici sosyal faaliyetlerden her yaştan insanın yararlanması için derneklere 18 yaşından küçükler ile ortaöğretim öğrencilerinin yanlarında velileri olmadan kabul edilmelerinin önünü açtı.



Aktüel Dergisinin haberine göre Zonguldak Karadeniz Ereğlisi'ndeki mahallelerin, cami ve okullar ile kamu kuruluşlarında çalışanların Batı Çalışma Grubu tarafından fişlendiği ileri sürüldü.Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karadeniz Bölge Komutanlığı tarafından hazırlanan raporda Başbakan R.Tayyip Erdoğan,Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in yanısıra bölge milletvekilleri Köksal Toptan ve Fazlı Erdoğan'ın isimlerinin de geçmesi dikkat çekti.

İnsan haklarını araştıracak ve sonuca bağlayacak olan insan hakları kurulları üyelerinin toplantılara katılan vali, kaymakam, emniyet müdürü ve jandarma komutanlarından korktukları ve görüşlerini özgür bir ortamda dile getiremedikleri bildirildi.

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği'nin 7. Uyum Paketi'nde yapılan yasal düzenlemelerle ortadan kaldırılan savunma dışındaki siyasetin düzenlemesine yönelik yetkileri, yönetmelikle yeniden verildi. Yönetmelikle genel sekreterin asker olması durumunda yardımcısının sivil, sivil olması durumunda da yardımcısının asker olması hükme bağlandı. 2945 sayılı MGK Genel Sekreterliği yasasında yapılan değişikliklerin ardından kurumun yeniden kaleme alınan yönetmeliği önceki gün MGK toplantısında ele alındı ve uzlaşma sağlandı. Bakanlar Kurulu'na sevk edilmesi kararlaştırılan yönetmelikte, 7. Paket'le ortadan kaldırılan yetkiler, sekreterliğe yeniden verildi. Bu yetkiler şöyle sıralandı:

1) Silahlı kuvvetlerin yürüttüğü savunma siyaseti dışında kalan siyaseti dışında kalan siyasetlerin tayini, tespiti, düzeltme ve değişiklikleri ile eylem planlarının hazırlanması.

2) Topyekûn savunma, sivil hizmetler ve savaş hazırlıkları planlarının yapılması.

PSİKOLOJİK HAREKET YOK

Söz konusu görevleri yürüten Topyekûn Savunma Sivil Hizmetler Başkanlığı'nın yasa değişikliğinin ardından "lağvedileceği" yorumları yapılmıştı. Ancak, başbakanlık yeni yönetmelikle görevine devam edecek.

Yasal düzenleme öncesinde "Psikolojik Harekat" faaliyetlerinin planlanması ve yürütülmesinden sorumlu Toplumla İlişkiler Başkanlığı'nın görevleri ve yetkileri ise yeni yönetmelikle yer almadı.

Yönetmelikte ayrıca, Genel Sekreterliğin görevine orgeneral/ oramiral rütbesinde silahlı kuvvetler mensupları arasından atama yapılması durumunda yardımcısının sivil, sekreterlik görevine büyükelçilik yapmış Dışişleri Bakanlığı mensupları arasından atama yapılması durumunda da yardımcısının asker olması hükme bağlandı. Yönetmelik, bayram tatilinin ardından Bakanlar Kurulu gündemine alınarak görüşülecek.

İnsan hakları ihlallerini incelemek ve şikayetleri değerlendirmek üzere kurulan insan hakları kurullarının yapısı sivilleşiyor. Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'na bağlı il ve ilçe kurullarında vali, vali yardımcısı, kaymakam, emniyet müdürü ve jandarma temsilcisinin yerini ağırlıklı olarak sivil toplum örgütü temsilcileri alacak. Hazırlanan yeni yönetmeliğe göre, kurullara bir sivil üyenin başkanlık etmesi bekleniyor.

İnsan Hakları ile ilgili sorunları Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, "Alo insan hakları" adını verdiği telefon hattı ile vatandaşların sorunlarını dinleyecek. İnsan Hakları Başkanlığı bünyesinde toplanan sorunlara hükümet tarafından çözüm bulunmaya çalışılacak. Telefon piyasada bu amaçla kullanılan 444'lü hatlardan alınacak.

Fransa'da Ulusal İnsan Hakları Danışma Komisyonu (CNCDH) tarafından hazırlanan bir rapor Avrupa'da İslam karşıtı yeni bir ırkçılığın geliştiğini ortaya koydu. Son yıllarda meydana gelen terör olaylarının sorumlularının Müslümanlarmış gibi gösterilerek İslam'a karşı bir düşmanlık duygusu oluşturulduğuna dikkat çekilen raporda söz konusu ırkçılık, Müslümanlardan "yersiz bir korku" ve "İslam'ın bir din ve yaşam biçimi olarak reddi" şeklinde tanımlandı.

"Müslüman, "İslamcı""fundamentalist" "İslami" ve "terörist" gibi kavramların birbiriyle karıştırılarak kullanılmasının bu korkuyu daha da artırdığına dikkat çeken rapor bir kısım medyanın İslam'ı ve Müslümanları hedef kitlesi olarak seçtiğini ileri sürüyor.

Fransa'da bir cami ve bir Musevi mezarlığı, ırkçı ve aşırı sağcı kişilerin saldırılarına hedef oldu. Kuzeydeki Dunkerque liman kentinde bulunan bir caminin kapısının yakılarak tahrip edilmeye çalışıldığı bildirildi.

Fransa'nın kuzeyindeki Dunkerque şehrinde bulunan Ömer Faruk Camiinin duvarlarına gamalı haç çizildi. Caminin kapısı Salı gecesi yakılmıştı.

Fransa'nın güneyindeki Thann kentinde sınıfa türbanla giren 12 yaşındaki bir Türk öğrencisinin okulla ilgisi kesildi.

YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2003-12-25
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 3605782

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari