Beytar'ın açıklamasında, Anayasa Mahkemesi'nin 5
Haziran 2008 tarihli "Yargı darbesi" olarak nitelendirilen kararı
hatırlatılarak, "Y-darbe'nin faili olan Mahkeme üyeleri, 'kanun önünde
eşitlik ilkesini' pekiştiren anayasa değişikliğini esastan görüşerek
iptal etmişlerdir. Başörtüsünü yasaklayabilmek için yurttaşların
eşitlik haklarını teyit eden bir düzenlemeyi reddetmek, toplumun bir
bölümünün eşit olmadığının ve devletin onlara eşit davranmadığının
tescillenmesi anlamını taşımaktadır. Y- darbe'nin faillerine göre
devlet, kamu hizmetini sunarken eşitlik ilkesine uymak zorunda olmadığı
gibi, kanunsuz olarak yurttaşını yüksek öğrenim hakkından mahrum de
bırakabilir" denildi. y-darbeye karşı y-hareketi başlatıyoruz
Beytar, "Demokratik rejimlerde insan hak ve özgürlüklerin teminatı olarak kurulan, Türkiye'de ise demokratik seçim sonucu oluşan kurumları işlevsizleştirmeye çalışan Anayasa Mahkemesi, son kararlarıyla eşitlik ve adaletin hasmı olduğunu açıkça deklare etmiştir" dedi ve ekledi: "Yargı darbesine (y-darbe) karşı yurttaş hareketi'ni (y-hareketi) başlatıyoruz. Y-hareketi mensupları olarak can çekişen demokrasimizi yeniden hayata kazandırmak için demokratik mücadele vereceğimizi, kendi irademizin üzerinde her hangi bir kurumun ipotek kurmasına izin vermeyeceğimizi, bizim adımıza inisiyatif almaya ve kullanmaya yetkili tek organın TBMM olduğunu, özgürlüğümüzü ve onurumuzu çiğneyen darbecilere duyuruyoruz."
İşte Y-hareketi'nin TBMM'ye çağrısı
-Anayasa mahkemesinin bu kararı bir darbedir; size ve dolayısıyla biz yurttaşlara karşı yapılmış ağır bir hakarettir. İçine sürüklendiğimiz bir rejim krizidir. Böyle durumlarda yurttaşlar adına inisiyatif almaya tek yetkili organ sizsiniz. Bundan dolayı sizlerden:
-Öncelikle anayasayı iptal eden veya ortadan kaldıran bu kararı tanımadığınızı kamuoyuna deklare etmenizi,
-Eşitlik ilkesini yok sayan bu kararın uygulamaması için idareye ve yürütmeye emir vermenizi,
-Yeniden bir anayasal sistem kuracak olan Meclis'in teşekkülü için yurttaşlara müracaat etmenizi,
-Yargı bürokrasisinin, askeri bürokrasinin veya herhangi bir bürokratik organın, demokratik seçimlerle oluşturulan kurum ve organların üzerinde olmadığı bir sosyo-politik düzeni tesis etmenizi talep ediyoruz..
Bu darbeye karşı sessiz kalacak bir parlamentonun hiçbir demokratik meşruluğu kalmayacağını siz temsilcilerimize bir kez daha hatırlamak isteriz.
Engin Kaşdaş-habervaktim.com