15 Aralık 2007/Ankara
YARGI
KARARLARI ADİL OLMALI VE VİCDANLARI İNCİTMEMELİDİR
Van Askeri Mahkemesinin 14.12.2007
tarihinde Şemdinli davası sanıkları Ali KAYA, Özcan İLDENİZ ve Veysel ATEŞ'i tahliye etmesi, yargı kararı yoluyla vicdanları
zedelediği bir karar niteliğindedir.
Hatırlanacağı üzere; 15.7.2005
günü Şemdinli'de Umut kitapevinin bombalanması sonrasında sanıklar halk
tarafından suçüstü yakalanmıştı. Olayın daha öncesinde İlçede meydana gelip
onca güvenlik önlemine rağmen bir türlü failleri bulunamayan 17 patlamanın failleri
olarak yargılanan sanıklar, Van Ağır ceza mahkemesi tarafından 39 yılı aşkın
cezalara çarptırılmıştı. 2 yılı aşkın sürede
suç şüphesinin kuvvetli olması nedeniyle tutuklu devam eden yargılamada,
mahkemenin değişikliği ile birlikte
tahliye kararı verilmiş olması oldukça düşündürücüdür.
Yargılamanın başında soruşturmayı
yürüten savcının görevden alınması, mahkeme üyelerinin yerlerinin
değiştirilmesi yargıla müdahale niteliğinde fiiller niteliğindeydi.
CMK 100.maddesine göre insanların
ölümüne yol açan bu bombalama fiillerinden sorumlu tutulan kişilerin tutuklu
yargılanması bir zorunluluktur.
Adli yargı ile Askeri yargı
mekanizmasının çift başlı yargıyı oluşturduğu eleştirilerinin yanında iş bu
karar, sorunun ciddiyetini göstermektedir. Mazlumder olarak başta yeni
Anayasada olmak üzere Askeri yargıya yer verilmemesi, bu gecikecek ise Askeri
yargının kaldırılması gerektiğini bildiririz.
Askeri yargı sistemi niteliği
itibariyle astlık üstlük ilişkisini barındırmakta ve tarafsız olma yönünde
sağlıklı bir yapı oluşturmamaktadır.
Yargı mekanizması niteliği
itibariyle makam ve görevi ne olursa olsun herkese karşı eşit ve tarafsız
olmalıdır. Adalet adına verilen kararlar vicdanları incitmemelidir.
MAZLUMDER olarak;
- Van Askeri Mahkemesinin tahliyeye
yönelik kararını doğru bulmadığımızı, vicdanları zedeleyici bir karar olarak
değerlendirdiğimizi,
-Askeri yargı sisteminin
kaldırılmasını ve Adil ve tarafsız bir yargı için sanıkların sivil yargı
makamlarınca yargılanması gerektiğini bildiririz.