14.05.2008/Ankara
Bundan 60 yıl önce bugün, bu saatte, işgalci İngilizler,
Filistin topraklarını asıl sahiplerine değil, Siyonist İsrail'e bırakarak
Müslüman dünyanın kalbine hançer soktu. Şüphesiz Siyonizm 60 yıldan daha fazla
zamandır genç, yaşlı, çoluk çocuk, kadın erkek ayırt etmeden 'kanla beslenmeye'
devam ediyor. İsrail'in 'devlet' olarak ilan edilmesi, bugüne kadar bölge
halkına yönelik uygulamalarının 'terör' kapsamından çıkmasına yetmemiştir.
İsrail, hala insan aklının almayacağı zulümlere gözünü kırpmadan imza atmaktadır.
Öyle ki bu şeytani zulümleri anlatmak için kullanılan tüm kavramlar yetersiz
kalmıştır.
Milyonlarca Filistinli, kendi topraklarından sürgün edilmiş,
evleri yıkılmış, kundaktaki bebeklerine varıncaya kadar İsrail füzelerinin
hedefi olmuş, seçtikleri milletvekilleri de dahil on binlercesi İsrail
cezaevlerinde işkenceye görmüş ve dirençli liderleri suikastlarla şehit
edilmiştir. Halen milyonlarca Filistinli, İsrail ablukası altında en insani
ihtiyaçlarından mahrum bir şekilde yaşamına devam etmektedir. Bütün bunlara
rağmen, sergiledikleri büyük direniş ve gösterdikleri cesaretle tüm insanlığı hayrete
düşüren Filistin halkını ve onun büyük önderlerini saygıyla selamlıyoruz.
Siyonist İsrail, sadece bölgede değil, tüm Dünya'da terörü
desteklemiş,
bundan medet ummuş, istikrarsızlığın, huzursuzluğun
yayılması için hiçbir insani kural tanımadan lanetli uygulamalarına devam
etmiştir. Ancak bütün bunlara rağmen İsrail'e yönelik herhangi bir uluslararası
yaptırım uygulanamamıştır. Tam tersine başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere
Türkiye ve Arap ülkeleri İsrail'in suçuna ortak olmuş, İsrail'i cesaretlendirmiştir.
Bu çerçevede üst düzey tüm İsrail yetkilileri Türkiye'ye davet edilmiş TBMM'de
konuşma yaptırılarak ayakta alkışlanmıştır. İsraille Cumhuriyet tarihinin
tamamında yapılan silah anlaşmalarından daha fazlası 6 yıllık AK Parti hükümeti
döneminde imzalanmıştır. "Filistin'in tapusu bizde" diyen AK Partililerin,
İsraille kurdukları bu dostane ilişkiler, soykırıma varan zulümlere Türkiye'nin
ortak edilmesinden başka bir anlam taşımamaktadır. Bu dostane ilişkiler o kadar
geliştirilmiştir ki; kendisi kapatılma tehdidiyle karşı karşıya olan AK Parti,
hala bir takım arabuluculuklar yaparak İsrail'in işini kolaylaştırma
peşindedir. Bizler AK Parti'nin İsrail politikasını şiddetle kınıyoruz.
İsrail, yapmış olduğu katliamlardan, zulümden, işgalden
vazgeçmediği sürece iş birliği
yapmak şöyle dursun uluslararası toplum tarafından baskılara
muhattap olmalıdır. Bugüne kadar İsrail'e karşı "pısırık" bir tutum izleyen
İslam Konferansı Örgütü ve Arap Birliği etkin hale getirilmelidir. Türkiye
Cumhuriyeti Devleti ve Hükümeti de, Filistin topraklarının tamamı işgalden
kurtuluncaya, Yahudiler siyonist ideolojiden vazgeçinceye kadar yapılan tüm
askeri, diplomatik ve ekonomik anlaşmaları feshetmelidir. Yapılacak ilk iş
İsrail Büyükelçiliği'nin kapatılmasıdır.
Müslüman halklar zulme karşı "pasif direnişten, aktif
direnişe" geçmelidir. Özgür Filistin, onurlu insanlık ve adil bir dünya için
akıl ve vicdan sahibi herkesi Siyonizmle, İsraille mücadeleye çağırıyorum.
Ümit MERT
MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı