Kolluk Güçlerinin Gaz Fişeğini Silah gibi Kullanması Önlenmeli Çatışmalı Ortam Yerini Çözüm Sürecine Bırakmalıdır!

11 Kasım 2015 tarihinde Hakkâri’de Cölemerg Öğrenci Derneği (CÖDER) tarafından Abdullah ÖCALAN üzerindeki uygulanan görüşme engeline son verilmesi için yürüyüş düzenlenmiş, DBP Hakkâri il binası önünde toplanan 150 kişilik öğrenci grubuna, HDP’li Milletvekilleri Selma IRMAK, Abdullah ZEYDAN ve Nihat AKDOĞAN da destek vermiştir.

Basına da yansıyan görüntülerde Cumhuriyet Caddesi’nde yürüyenlerin önü, güvenlik güçlerine ait araçlar tarafından kesilmiştir. Yürüyüşe katılanlar dağılmayınca polis müdahalede bulunmaya başlamış ve müdahale esnasında HDP milletvekillerinden Selma IRMAK’ın kulağına plastik mermi, Abdullah ZEYDAN’ın eline de gaz fişeği kapsülü isabet etmiştir.

Görüntülerden anlaşıldığı üzere ve olayda yaralanan HDP Milletvekili Selma IRMAK’ın beyanına göre, olayda yaralanan vekiller henüz polislerle konuşurlarken kendilerine çok yakın mesafeden hedef gözetilerek ateş edilmiştir. Yine beyana göre hem gaz bombalarıyla hem plastik mermilerle aynı anda ateş edilmiştir.

12 Kasım 2015 tarihinde ise HDP Eş Genel Başkanı Figen YÜKSEKDAĞ bir grup partili vekil ile birlikte Silvan'da toplanan bir grupla birlikte sokağa çıkma yasağının bulunduğu Tekel, Mescit ve Konak mahallelerine yürümek istemiş, grup bir süre yürüdükten sonra önleri zırhlı araçlarla önlem alan polis ekipleri tarafından kesilmiştir.

Güvenlik güçlerince, sokağa çıkma yasağı nedeniyle mahalleye girişe izin verilemeyeceği belirtilerek, grubun dağılması istenmiştir. Grup ile güvenlik güçleri arasında tartışma çıkması üzerine taraflar arasında itiş-kakış olmuş, polisin biber gazlı müdahalesi üzerine grup dağılırken bu kez gaz bombası ve tazyikli su ile müdahale başlamış ve HDP Eş Genel Başkanı Figen YÜKSEKDAĞ’ın kafasına gaz kapsülü isabet etmiştir.

                                   

İlk olayda emniyet güçlerince henüz sözlü uyarı yapıldığı esnada herhangi bir taşkınlık içinde bulunmayan ve içinde vekillerin de bulunduğu gruba yakın mesafeden adeta hedef gözeterek ateşlenen gaz bombalarının kapsülleri iki vekili yaralamış, ikinci olayda ise uyarı ve biber gazlı müdahalede bulunması üzerine grup dağılırken ateşlenen gaz bombası kapsülü Figen YÜKSEKDAĞ’a isabet etmiştir.

Her iki olayda da HDP’li vekillerin yakın mesafeden hedef gözetilerek ateşlenen gaz bombası kapsülleri ile yaralanması, emniyet güçleri tarafından Türkiye’de uzunca bir süredir gaz fişeklerinin bir silah olarak kullanıldığının açık bir göstergesidir.

“Toplantı Gösteri ve Yürüyüşü Düzenleme Hakkı” anayasa korumasında, evrensel bir insan hakkı olmasına rağmen, polisin aşırı yetkilendirilmesi ve cesaretlendirilmesinin etkisiyle gelişen keyfi uygulamalar, bu hakkın özünü ortadan kaldırarak “Yaşam Hakkı”nı dahi ihlal etme kapasitesi taşımaya başlamıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından, 2006 yılında Diyarbakır’da gerçekleşen olaylarla ilgili alınan iki karar gaz fişeklerinin kullanımında tabi olunması gereken sınırlamaları işaret etmiştir. 2006 yılında Diyarbakır’da emniyet güçlerince kullanılan gaz kapsülünün başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Tarık ATAYKAYA’nın ailesinin başvurusu ile ilgili kararda; 2006 yılında Diyarbakır’da çıkan olaylar ortamında dahi ATAYKAYA’nın ölümüne yol açan gaz kapsülünün atılmasının şart olduğu ve bu önlemin orantılı olduğu yönünde bir bulguya rastlanmadığı, polislerin kimliklerinin tespit edilmemesi ve etkili bir soruşturma yürütülmemesi için yetkililerin kasıtlı olarak dokunulmazlık ortamı oluşturulduğuna hükmedilmiştir. Bu kararda, ölüm ve yaralanmaları asgari düzeye indirecek şekilde, gaz kapsülü kullanımına yönelik acil bir düzenlenme yapılması gerektiği vurgulanmış, daha fazla ihlal yaşanmaması için Türkiye’deki sistemin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle uyumlu hale getirilmesi çağrısı yapılmıştır.

Yine 2006 yılında Diyarbakır’da yaşanan olaylarda burnuna gaz kapsülü isabet eden Abdullah YAŞA ile ilgili davada verilen kararda; barışçıl olmayan gösterilerde biber gazının kullanımının tek başına sorun oluşturmadığı, ancak gaz kapsülü bir fırlatıcı vasıtasıyla atıldığında, kapsül fırlatıcısı uygunsuz bir şekilde kullanılmışsa, ağır yaralanma ve hatta ölüm riski oluşturduğu belirtilmiştir. Bu kararda, kullanılan aygıtın yarattığı tehlikeyi göz önüne alan Mahkeme bu davada, potansiyel olarak ölüme sebebiyet verebilecek bir kuvvet kullanımı konusunda geliştirdiği içtihadının uygulanması gerektiği görüşündedir.  

Söz konusu kararlar ışığında, kolluk güçleri tarafından gaz fişeğinin yaşam hakkı ihlaline neden olabilecek şekilde kullanımının başlı başına bir hak ihlali olduğu ortadadır. Nitekim Gezi Parkı olaylarında Berkin ELVAN da gaz fişeği ile yaralanmış ve bir süre sonra vefat etmiştir. Berkin ELVAN’ın ölümü ile ilgili cezai süreç ise bu tür davalardaki yargı ve devlet yaklaşımını ortaya koymaktadır.

Öte yandan çatışmalı sürecin gerek kamu görevlileri ve gerekse de halk üzerindeki olumsuz etkileri göz önüne alındığında ve meydana getirmeye devam ettiği hak ihlalleri düşünüldüğünde bir an önce çözüm sürecine geri dönülmesi gerekliliği de ortaya çıkmaktadır.

MAZLUMDER olarak kolluğun gaz fişeğini insan vücuduna nişan alarak silah gibi kullanma uygulamasına derhal son verilmesi gerektiğini yeniden hatırlatıyoruz. Bu suçu işleyenlerin korunmasından vazgeçilmeli ve gerekli adli, idari yaptırımlar hızlı ve adil bir şekilde uygulanmalıdır. Belirttiğimiz her iki olaydaki gaz fişeği kullanımı nedeniyle sorumluluğu bulunanlar hakkında adli ve idari süreçlerin objektif, etkin ve hızlı bir şekilde işletilmesini ve gaz kapsülü kullanımının uygulamasının durdurulmasını talep ediyoruz.

 

                                                                                 MAZLUMDER Genel Merkez Adına

                                                                                   Çatışma ve Çözüm İzleme Grubu

 



 

 

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2015-11-14
Okunma Sayısı : 1145
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 3605728

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari