İşgalci İsrail rejiminin hapishanelerinde tutulan Filistinli tutsaklara yönelik insanlık dışı muameleler, sistematik işkence ve ağır hak ihlalleri, uluslararası kamuoyunun gözü önünde artarak devam etmektedir. Son günlerde basına yansıyan ve bizzat işgal rejimi tarafından servis edilen görüntüler, hapishanelerdeki vahşetin boyutunu ve İsrail'in insanlığa karşı suçları nasıl pervasızca işlediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Elde edilen verilere göre bugün işgal rejiminin hapishanelerinde tutulan Filistinli sayısı 9.300’ü aşmış durumdadır. Bu kişilerin pek çoğu, hiçbir suçlama yöneltilmeksizin ve yargılama yapılmaksızın “idari gözetim” adı altında keyfi olarak alıkonulmaktadır. Tutsaklar; fiziksel ve psikolojik işkenceye, sistematik aç bırakma politikalarına, tıbbi ihmale ve tecrit uygulamalarına maruz bırakılmakta; en temel insani haklarından mahrum edilmektedir.
Bu sayıya, 7 Ekim sonrası Gazze’den alıkonulan, Sde Teiman gibi askeri üslerde ve bilinmeyen sorgu merkezlerinde tutulan binlerce Filistinli dahil değildir. "Yasadışı Savaşçı" yaftasıyla hukuka aykırı şekilde tutulan, isimleri, yerleri ve akıbetleri gizlenen bu insanlar, "zorla kaybettirme" suçunun mağduru durumunda olup akıbetlerine dair hiçbir bilgi yoktur.
Kemal Edwan Hastanesi Müdürü Dr. Hussam Abu Safiya da bu hukuksuzluğun en somut örneklerinden biridir. Aralık 2024’te görevi başındayken işgal güçleri tarafından hukuksuzca alıkonulan Dr. Hussam Abu Safiya, o tarihten bu yana keyfi olarak tutuklu bulunmaktadır. Kendisine yöneltilen hiçbir somut suçlama olmamasına rağmen tutukluluğu defalarca uzatılan Dr. Safiya’nın, hapishane koşullarında ciddi sağlık sorunları yaşadığı, aşırı kilo kaybettiği ve gerekli tıbbi tedaviden mahrum bırakıldığı rapor edilmektedir.
MAZLUMDER olarak; Birleşmiş Milletler’i, İslam İşbirliği Teşkilatı'nı ve tüm uluslararası hukuk mekanizmalarını; işgalci İsrail hapishanelerinde keyfi bir şekilde tutulan ve kötü muameleye maruz bırakılan Filistinli tutsaklar için harekete geçmeye, başta Türkiye Cumhuriyeti devleti olmak üzere ilgili kurum ve devletleri İsrail'in insanlığa karşı işlediği suçları durdurmak için etkin diplomatik ve hukuki adımları atmaya çağırıyoruz.