23 Ağustos’ta Adana’nın Seyhan İlçesi Dağlıoğlu Mahallesi’nde gözaltına alınan Figen Şahin’e gözaltında işkence yapıldığı, Şahin'in sözel ve fiziksel tacize maruz kaldığı, yine Diyarbakır’ın Sur Belediye Eş Başkanı Fatma Şık Barut ve Silvan Belediye Eş Başkanı Yüksel Bodakçı’nın getirildikleri Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde “ince arama” adı altında zorla çıplak aramaya tabi tutuldukları iddiaları basına yansımış, bu iddialara dair TBMM’ye soru önergesi verilmiştir.
Çatışma dönemlerinde koruma tedbirlerinin yıldırma ve işkence amacıyla kullanılması 90'lı yıllardan anımsadığımız kötü bir tarihî vakıadır. Genel bir duyarsızlaşmanın baş gösterdiği bu gibi dönemleri anımsatan vak'aların yaşandığına dair iddialar endişelerimizi arttırmaktadır. Bir süredir işkenceye sıfır tolerans iddiasıyla düzenlemeler yapılıyor olsa da, kadın tutuklulara cinsel taciz ve çıplak arama iddialarını gözardı edemeyiz. Nitekim daha önce de kadın tutuklulara yönelik cinsel taciz ve işkence vakaları gündeme gelmiş, ne yazık ki bu vakalar etkin bir şekilde soruşturulmamıştır. Bu örnekler hafızamızda yer etmişken, söz konusu iddiaların ciddiyetle üzerinde durulması ve titizlikle incelenmesi gerekliliği ortadadır.
Türkiye’nin de tarafı olduğu uluslararası birçok anlaşma gözaltında çıplak arama ve her türlü cinsel saldırıyı işkence olarak tanımlar ve sözleşmeye taraf olan hükümetler sözlü-fiziksel saldırı ve işkence iddialarını titizlikle araştırmak ve caydırıcı cezalarla önlem almakla yükümlüdür. Çokça zikredilen kamu güvenliğini sağlamak amacıyla görevlendirilen güvenlik güçlerine ve sistemine güveni azaltan bu tür uygulamaların önüne geçilmesinin yegâne yolu bu iddiaların ivedilikle araştırılarak sorumlulara caydırıcı cezalar verilmesidir.
MAZLUMDER Kadın Çalışmaları Grubu olarak yetkililerden; basına yansıyan ve meclis gündemine taşınan bu iddiaların bir an önce araştırılarak gerçekliğinin ve olası sorumluların tespit edilmesini, adil bir soruşturma sürecinin gerçekleştirilmesini; bu konuda gelenek haline gelen sessizlik, inkâr ve üstünü örtme tutumundan vazgeçilerek kadına yönelik şiddetin bir asayiş yöntemi olarak benimsenmesinin önüne geçilmek üzere her tür tedbirin alınarak bu yönde denetimlerin arttırılmasını talep eder, bu konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.
MAZLUMDER Kadın Çalışmaları Grubu