Devlet Sırrı Kavramı Basın Hürriyetini Tehdit Eden Bir Manivelaya Dönüşmemelidir

Devlet Sırrı Kavramının, Özgürlükleri Engelleyici Bir Manivelaya Dönüştürülmesi Basın Hürriyetini Tehdit Etmektedir

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül, "MİT TIR'ları" soruşturması kapsamında tutuklandılar. Can Dündar ve Erdem Gül hakkında geçtiğimiz Mayıs ayında MİT’e ait TIR’larda yapılan aramaların fotoğraflarının ve kamera görüntüsünün Cumhuriyet Gazetesi ve internet sitesinde yayınlanmasının ardından soruşturma başlatılmıştı.

Gazetecilik, somut ve yalın gerçeği hiçbir çekince taşımayarak yayabilme mesleğidir. Halkın doğru ve tarafsız haber alma özgürlüğünün de temel kaynağıdır. Anayasa Mahkemesi; ifade özgürlüğünün aynı zamanda “bireylerin serbestçe haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkaları ile birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi ve yayabilmesi anlamına geldiğini” karar altına almıştır.

Yine Anayasasının; “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10.maddesi, “Düşünce ve kanaat hürriyeti” başlıklı 25.maddesi, “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26.maddesi, “Basın hürriyeti” başlıklı 28.maddesi, “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48.maddesi ile hükümetlere ve idareye ‘Düşünce ve ifade hürriyetini korumayı görev olarak vermiştir.

Bu temel hakları korumakla görevli idarenin bizatihi bu hakların kullanımı esnasında basın mensupları ve emekçilerine yönelik olarak yargısal süreçleri işletmeleri bu hakkın kullanımı üzerinde demoklesin kılıcı gibi durmaktadır.

Basın özgürlüğü kavramı, esasında daha genel bir kavram olan düşünce özgürlüğünün medya alanındaki yansımasıdır. Bu kavram insanların haber alma özgürlüğü ile de birleşince çift taraflı bir etkiyle hem düşünceyi açıklama hem de açıklanan düşünceye ulaşabilme özgürlüğünü oluşturmaktadır. Esasında düşünceye ulaşabilme veya daha genel adı ile haber alma özgürlüğünün sağlanması öncelikle medyanın kitlelere ulaşabilmesinin sınırlandırılması sonucunu doğuracak etkilerin bertaraf edilmesiyle sağlanabileceğinden dolaylı olarak basın özgürlüğünün de ana esasını oluşturmaktadır.

Son günlerde basına ve basın mensuplarına yönelik olarak işletilen idari, mali ve yargısal süreçler sözkonusu sektördeki medya sahiplerini, çalışanlarını ciddi bir şekilde tedirginliğe sevketmektedir. 

Kamu otoritelerinin eylem ve tasarruflarını eleştirmek, tenkit etmek basın mensubunun en temel özgürlüğüdür. Bu özgürlüğü şu veya bu sebeplerden dolayı sınırlandırmak veya hainlik, casusluk ve terör örgütüne üye olma kapsamında değerlendirmek, hukuk devleti anlayışına yakışmayan bir tutumdur.

Devlet sırrı kavramının, özgürlükleri engelleyici bir manivela olarak basın mensupları aleyhinde bir ceza tehdidi vasıtası kılınması düşündürücüdür. 1971’de ABD’de, Vietnam Savaşında Amerikan kamuoyundan saklanan gerçeklerin yer aldığı ‘Pentagon Belgelerini’ yayınlayan Washington Post gazetesinin Yayın Yönetmeni Ben Bradlee’de benzeri takibatlara uğramış ve uzun hukuk mücadelesinin sonucunda dava gazeteci lehine sonuçlanmış ve dönemin ABD Başkanı Nixon istifa etmek zorunda kalmıştı. 

İdarenin iş ve işlemleri konusunda, haberdar olduğu bir husus ile ilgili olarak basın mensuplarının bunu haber yapma hakları anayasal güvence altındadır. Eğer, sözkonusu haber gerçeği yansıtmıyorsa, çarpıtılmışsa veya iddia edildiği gibi devletin güvenliğini ilgilendiren sırları ihtiva ediyorsa bunun yolu yargılamanın herhangi bir safhasında tutuklamaya başvurma değildir. Asıl olan tutuksuz yargılanmadır. Ancak, son birkaç yıldır basın mensuplarına yönelik olarak tutuklu yargılama süreçlerinin işletilmesi bu sektörde çalışan basın mensuplarını ciddi bir tedirginliğe sevk etmektedir. Basın hürriyetinin ciddi anlamda baskılandığı hissiyatı gittikçe yoğunluk kazanmaktadır.

Demokrasinin olmazsa olmazı olan haber verme ve alma özgürlüğünün kısıtlanması, daraltılması süreçleri, bir insan hakları örgütü olan MAZLUMDER “Basın Özgürlüğü ve İhlalleri” çalışma gurubumuzca da endişeli bir şekilde izlenmektedir. 

Bu nedenlerden dolayı, "MİT TIR'ları" soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve gazetenin Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması ve adil yargılanma sürecinin gereklerinin ivedilikle yapılmasını talep ediyoruz.

 

MAZLUMDER Basın Özgürlüğü ve İhlalleri Çalışma Grubu

 

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2015-11-28
Okunma Sayısı : 1661
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mh. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk, No: 5 Kat: 4 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2438

Ziyaretçi Sayımız : 3605731

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari