Basın Açıklamaları

BAŞÖRTÜSÜNE ŞARTSIZ, AYRIMSIZ ÖZGÜRLÜK!

Meclis´te grubu bulunan iki büyük partinin üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldırmaya yönelik ortak girişiminin resmi ideoloji muhafızlığına soyunan çevrelerde meydana getirdiği

02.02.2008 /İstanbul

BAŞÖRTÜSÜNE ŞARTSIZ, AYRIMSIZ ÖZGÜRLÜK!


Meclis´te grubu bulunan iki büyük partinin üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldırmaya yönelik ortak girişiminin resmi ideoloji muhafızlığına soyunan çevrelerde meydana getirdiği panik havasını ibretle izliyoruz. Bu zorbaların derdinin ne olduğunu biz iyi biliyoruz: Adeta ellerinden kırbaçları alınmış işkencecilerin feryatlarına benzer bir işgüzarlıkla, başörtülülere hayatı zindan etme haklarının ellerinden alınmasını hazmedememektedirler! On yıllardır sürdürdükleri politikalarla ülkeyi bir korku cumhuriyetine dönüştüren bu statüko savunucularının tek derdi korkutarak, sindirerek iktidarlarını devam ettirmektir. Bu amaçla başörtüsü yasağı adı verilen ilkel ve vahşi yasağın kısmen de olsa gevşetilmesine dahi tahammül edememekte, tehditler savurmaktadırlar.

Yargıdan medyaya, asker-sivil bürokrasiden işadamı derneklerine kadar zorbalık sisteminin farklı kulvarlarında yarışan güçler oligarşik kimliklerine uygun olarak halkın taleplerini yok saymanın da ötesine geçerek halkı yok saymakta. Başörtüsü yasağı, bu kesimlerin İslam düşmanlıklarını açıkça gösterebildikleri bir zemin olduğundan bu zemini kaybetmeme uğraşındalar.

Başörtüsü tartışmalarında yasakçılar demagojilerle ortalığı vaveylaya vermeye devam ediyorlar. Her şeyi yasaklarına meşruiyet kaynağı olarak kullanma çabası onları komik hallere düşürüyor. Sistem yıllardır uyguladığı baskı siyasetinin zayıflamasına tahammül edemiyor. Hem kel hem fodul olan yasakçılar, bu utanmazca tutumlarını "baskı kaygısı" adı altında masumlaştırmaya çalışıyorlar. Söylemlerinden, kendilerini bu toplumun efendileri olarak gördükleri anlaşılan bu kesimin hak dediği her nedense bizim zindanımız oluyor. Özgürleşmeyi toplumu köleleştirmekte arıyorlar ve utanmaz bir pişkinlikle toplumdan bunu kabul etmelerini istiyorlar.

Dikkat çekmek gerekir ki, AK Parti ve MHP´nin mutabakat metni, hukuki olmayan ancak fiili yorumlarla gerçekleştirilmiş başörtüsü yasağını çözmekte yetersiz kalmaktadır. Sorunu çözüp yasağı kaldırmak yerine, yasağı anayasaya taşıyacak düzenlemeler yapılmaktadır. Başörtüsünün yasaklanması ile ilgili Anayasa ya da yasada herhangi bir hüküm bulunmadığı bir gerçektir, aksine Ceza hukukunda "eğitim hakkının engellenmesi" suç olarak düzenlenmiştir.

Diğer yandan yasağın ortadan kaldırılması üzerine yapılan çalışmalarda belli bir şekil üzerinde durulması (çene altı modeli) ve çizilen bu şekil dışında başını örten öğrencilerin okula alınmaması söylentileri manidardır. Her zaman her zeminde ifade ettiğimiz gibi yasak koşulsuz kaldırılmalıdır. Bir taraftan özgürlük sağlanmaya çalışılırken diğer yandan üniformavari bir başörtüsü şekli belirlenmesi kendi içinde çelişen bir özgürlük anlayışını gözler önüne sermektedir. Statükonun lisan-ı hal ile "benim belirlediğim kadar özgür olabilirsin" dayatmasını asla kabul etmiyoruz.

Yüksek Öğretim Kanunu´na "başın örtülmesinin çene altından bağlanacak şekilde olması gerekeceğine" yönelik ifadeler en başta hukuk tekniğine aykırı ve komik bir düzenleme olacaktır. Fiili olarak gerçekleştirilen ve Mahkeme kararlarındaki yorumlarla desteklenen keyfi durumun ortadan kaldırılması amacıyla, net ve başka yorumlara imkan vermeyecek şekilde ve her alanda serbestlik sağlayacak düzenlemeler yapılmasını gerektirmektedir.

Devlet faşizan bir anlayışla toplumun kılık kıyafetini düzenlemekten vazgeçmelidir. Yasakçıların laiklik hassasiyetinden dolayı başörtüsünü sadece belli alanlarda serbest bırakmak bir "haklar hiyerarşisi" ihdas etmektir ki bu asla kabul edilemez. Çalışma hakkı ile eğitim hakkı arasında bir ayrım olamaz. Meclis´e sunulan yasa değişikliği teklifini yasağı hafifleten olumlu bir adım olarak görmekle birlikte bu düzenlemeyi yeterli bulmuyor ve yasağın her alanda kaldırılmasını istiyoruz.

ÖZGÜRDER, MAZLUMDER, ASDER,İHH, KARDELENDER,MÜSTAKİL TÜKETİCİLER BİRLİĞİ, ESİAD VE DAVETDER