28.04.2008/Medyaname
Avrupa'da faaliyet yürüten çok sayıda sivil toplum kuruluşunun yanısıra
Türkiye'den aydınlar katıldı. Avrupa Barış Meclisi'nin kuruluş kongresi
İtalyan Pippa Bacca'ya adandı.
Almanya'nın Düsseldorf kentindeki dün yapılan kuruluş kongresine siyasetçi, aydın ve yazar yaklaşık 250 kişi katıldı.
Türkiye Barış Meclisi adına Prof. Dr. Cengiz Güler, Alman Sol Parti
milletvekili Hüseyin Aydın ve Norman Paech'in yanısıra Prof Dr. Andreas
Buro, Almanya Barış Konseyi sözcülerinden Dr. Peter Strutynski gibi
tanınmış Alman insan hakları da toplantıya katıldı.
Doğan Özgüden, Turgut Öker, Koray Düzgören, Aysel Kılavuz, Kemal Uzun
ve Hüseyin Avgan oybirliğiyle kongreyi yönetecek divana seçildiler.
ÇAKIR: KÜRT SORUNU İÇİN LOBİ YAPACAĞIZ
Avrupa Barış Meclisi Kuruluş kongresinde ilk sözü Girişim Komitesi
üyesi Murat Çakır aldı. Türkiye'nin temel sorunu olan Kürt sorunun
çözümü ve barışın egemen kılınmasında Avrupa'daki kurulan Barış
Meclisi'nin çok önemli bir lobi faaliyeti yürüteceğine dikkat çekti.
Türkiye'deki Barış Meclisi ile eşgüdüm halinde çalışacaklarını söyleyen
Çakır, ''Türkiye Barış Meclisi ve demokrasiden yana olan güçlerle
dayanışmada bulunacağız. Avrupa Parlamentosu, AB komisyonu, Avrupa'daki
hükümetler, sendikalar ve sosyal hareketler nezdinde Kürt sorununun
çözümü içine etkin bir kamuoyu çalışması yapmayı planlıyoruz. Avrupa'da
yaşayan Kürt ve Türkiyeli potansiyelin sorunlarına da aynı zamanda
çözüm olmaya çalışacağız'' dedi.
Çakır, Avrupa'daki farklı etnik ve dinsel kökenli göçmenlerin Barış
Meclisi kuruluş bildirgesi temelinde birer barış elçisi olarak
çalışmalar yapmalarını sağlayacak platformların yaratılmasının sonderce
önemli olduğunu belirtti.
''Kürdün kazanması Türkün'de kazanmasıdır'' diyen Çakır, Kürt sorununun
barışçıl çözümünün salt Kürtlerin değil, başta Türkler olmak üzere
bölgenin tüm halklarının bir görevi olduğuna dikkat çekti.
ÇATIŞMA YERİNE BİRLİK KÜLTÜRÜ
ABM'nin kuruluş kongresine Türkiye Barış meclisi adına katılan Pr Prof.
Dr. Cengiz Güleç ise Türkiye Barış Meclisi'nin açılış konuşmasını
okuyarak konuşmasına başladı. Türkiye'deki siyasi gündemin oldukça
yoğun olduğu, askeri darbe girişimlerinin olduğu bir dönemde Barış
Meclisi gibi çalışmaların anlam kazandığını söyledi.
Güleç, barış ruhunu ve farklı yapılamalardan gelen insanların arasında
dil birliği, dostluk, mizah ve dayanışma duygularını açığa çıkardığını
belirterek, ''Bizler çelişkilerimizi çözemesek de toprağa gömmeyi,
birbirimize kapattığımız kapıları açmayı, iyiniyetle birbirimizi
anlamayı, çatışmanın yerine birlik kültürünü yeşertmeyi başardık''
dedi.
AVRUPA'DA BARIŞ HAREKETİ PANELİ
Kongre çalışması kapsamında Frankfurter Rundschau gazetesinden Edgar
Auth'un moderatörlüğünü yaptığı "Avrupa Barış Hareketi'nin Kürt
Sorunu'nun Barışçıl Çözümüne Katkıları" başlıklı bir panel düzenledi.
Panele konuşmacı olarak Prof Andreas Buro, Prof Dr. Norman Paech ve
Peter Strutynski katıldılar.
Panelin açılış konuşmasını yapan Edgar Auth, barış hareketinin ciddi
bir kamuoyu yaratmak görevi ile karşı karşıya olduğunu belirterek, Türk
ve Kürtler arasında barışı geliştirmek için Avrupa'da yoğun bir
çalışmanın yapılması gerektiğini anlattı.
Panelde konuşan Sol Parti Milletvekili Norman Peach barış mücadelerinin
zorlaştığını ancak her şeye rağmen bu mücadeleninin de desteklenmesi
gerektiğini vurguladı. ''Bizim yapmak istediğimiz Türkiye'yi
demokratikleşme yolunda desteklemek ve Kürt sonunun barışçıl çözümünü
sağlamaktır'' diyen Peach, bunun ise ancak Türkiye'nin Avrupa Birliği
süreci ile mümkün olabileceğini savundu.
Kürtler ve Kürt sorunuyla tanışmasının uzun yıllara dayandığını aktaran
Peach şöyle konuştu: ''Bana bir davada PKK terör örgütü mü, değil mi
konusunda bir uzman raporu yazmam istenmişti. Ben yazdım ve o zaman PKK
kendi kaderini tayin hakkı için mücadele eden bir örgüt. Temel hakları
elinden alınan bir halkın silahlı savaş dahil mücadele hakkı vardır,
demiştim. Kürt hareketini gelişim kültürü için önemli buluyorum ki
silahlı mücadeleyi sonuçlandırmak için çaba içinde olmasıda çok
önemli.''
Diğer panelist Pr. Dr.Andreas Buro ise, Türkiyenin askeri yöntemlerle
Kürt mücadelesini bitirmeyi amaçladığını belirterek şunları aktardı:
''Terör kavramının ülkelerce tek taraflı kullanıldığını ve ulusal ve
kimlik mücadelesi veren güçlerin bu kavramla suçlanıyor. Kürt
hareketine karşı kullanılan bu kavrama karşı bizler burada olduğu gibi
mücadele yöntemleri geliştirmeli ve amacımız farklı devletleri ve barış
yanlılarını kazanmak olmalıdır. Merkezi çalışmalarımızda bu bir madde
olarak alınmalıdır.''
BARIŞ MECLİSİ İÇ İŞLEYİŞ KURALLARI
Panelin ardından Avrupa Barış Meclisi Girişim Komitesi tarafından
hazırlanan çalışma raporu okunarak tartışmaya açıldı. Yoğun tartışma ve
Barış Meclisi'nin çalışmaları için önerilerin yapıldığı bu bölümde
'Avrupa Barış Meclisi İç İşleyiş Kuralları' belirlendi.
İç İşleyiş Kurallarında özetle şu kararlar alındı: ABM'nin bağımsız bir
meclis olduğu, her türlü şiddet ve ayrımcılığı reddettiği, ABM'nin
sorun çözen ve bu sorunu taraflarıyla paylaşan bir yöntemi benimsediği,
kadın temsili konusunda tam eşlitlik sağlanacağı, oturumarında çok
dilliliği benimsediği, Türkiye'deki barış meclisleriyle ona bağlı kent
barış girişimlerinin kurulmasını teşvik eder.
Avrupa Barış Meclisi İç İşleyiş Kuralları'nın oylanarak kabul
edilmesinin ardından ABM Koordinasyon Kurulu üyelerinin seçimine
geçildi. Girişim komitesinin değişik ülkelerden en az ikişer kişinin
katılımı ile 35 kişiden oluşmasını önerdiği Koordinasyon kuruluna
delegelerin yoğun ilgisi nedeniyle toplam 63 kişi aday oldu. Aday
tespiti konusunda yaşanan tartışma, eleştiri ve önerilerin ardından
bazı delegelerin adaylıklarını geri çektiği görüldü. 35 kişi olarak
düşünülen Koordinasyon Kurulu delegelerin onayı ile 51 kişi olarak
tespit edildi.
KONGRE PİPPA'YA ADANDI
Bir çok delegenin söz alarak eleştiri ve öneriler getirdiği ABM Kuruluş
Kongresinde bir delegenin önerisi ile Avrupa Barış Meclisi Kuruluş
Kongresi tecavüz edilerek öldürülen İtalya barış sanatçısı Pippa
Bacca'ya adandı.
ABM Kuruluş Kongresinde çalışmalardan sorumlu 11 kişilik bir sekretarya
seçildi. Sekretaryada, Murat Çakır, Turgut Öker, Yücel Özdemir, Günay
Aslan, Pınar Tuzcuoğlu, Mehmet Şahin, Songül Karabulut, Işık İşcanlı,
Doğan Özgüden, Koray Düzgören ve Mustafa Peköz yer aldı.