5
Haziran 2008, Ankara
ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİ GASBI VE MİLLET
İRADESİNE ENGELİ
Anayasa mahkemesi, bugün
itibariyle Başörtüsünün üniversitelerde
serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğini iptal etmiş ve yürürlüğünü
durdurmuş bulunmaktadır. Karar gerekçesinde ; "9
Şubat 2008 günlü Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun'un 1'inci ve 2'nci
maddeleri, Anayasa'nın 2, 4'üncü ve 148'inci maddeleri gözetilerek iptal
edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur." Denilmektedir.
Anayasa mahkemesi kararını Hakka ve Adalete Karşı, Temel Hak ve Özgürlükleri ihlal eden bir karar olarak değerlendirmekteyiz.
Öncelikle başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasın
kararı TBMM Genel Kurulu'nda, 9 Şubat 2008'de,
103 ret oyuna karşılık, 411 oyla kabul edilmişti. Mecliste bulunan 4 partinin 3'ü
tarafından desteklenerek büyük bir çoğunlukla kabul edilen değişiklik, halkın
talep ve iradesinin bir yansımasıydı.
Halk
iradesi ve Meclis iradesini hiçe sayacak şekilde 9'a karşı 2 oyla verilen
kararı, Meclise ait olan kanun yapma yetkisine doğrudan bir müdahale ve Yetki
gaspı olarak değerlendirmekteyiz.
Anayasa'da,
Anayasa Mahkemesinin sadece "şekil" yönünden sınırlı bir şekilde
inceleyebileceği amir bir hükümken, buna uyulmayıp esastan yapılan inceleme,
kaynağını Anayasa'dan almayan hukuksuz bir fiildir.
Adalet
dağıtması gereken yargı kurumlarının bizzat yasaları ihlal edebilmesi, Adalete
mekanizmasına olan güveni zedelediği gibi Adalet'in Mülkün temeli olduğu
inancını da zedelemektedir.
Öncelikle Başörtüsü hakkındaki
düzenleme, Din ve Vicdan özgürlüğüne, kanun önünde Eşitlik
ilkesine, Eğitim ve öğrenim hakkına katkı sunan bir düzenlemeydi.
Ancak
soyut bir kavram olan Laiklik, -ki dünyanın hiçbir yerinde Türkiye'deki
uygulama kadar ağır olmadığı halde- Anayasanın değiştirilemez maddeleri gerekçe
gösterilerek temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesi kabul edilemez
niteliktedir.
Geçmiş
günlerde Yüksek yargı kurumlarının bildirileri ideolojik tavır olarak
algılanmış, yargının siyasallaştığı yönünde kanaatleri güçlendirmiştir. Yargı,
Hakkın ve Adaletin tarafı olmalıdır. Yargı, soyut Cumhuriyet, laiklik
kavramları adına ideolojik devletin
tarafı olamaz, olmamalıdır. Olması halinde "Millet adına değil, İdeolojik
devlet veya kişisel ideolojileri adına karar vermiş olurlar.
Başörtüsü
sadece üniversitelerde değil, hayatın her alanında serbest olmalıdır.
MAZLUMDER
olarak;
Anayasa
mahkemesi kararını millet iradesine müdahale eden bir karar olduğunu,
Kaynağını
Anayasadan almayan bir hukuka aykırı karar verildiğini,
Meclisin
yetkisinde olan bir konuda kişisel karar vererek, yetki gaspında bulunduğunu,
Din ve
vicdan özgürlüğü, eşitlik hakkı, eğitim hakkı ve çalışma hayatına katılma
haklarını ihlal eden bir karar verildiğini ifade ederiz.
Yargının kararlarında "Millet adına", "Bizler adına" değil, kendi adına karar vermesi gerektiğini bildiririz.
MAZLUMDER Genel Başkanı
Ömer Faruk GERGERLİOĞLU