Basın Açıklamaları

MAZLUMDER Heyetinden TBMM Başkanı Cemil ÇİÇEK'i Makamında Ziyaret

MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk ÜNSAL, Genel Sekreter Üstün BOL, GYK Üyesi Nurcan AKTAY, GYK Üyesi Ömer ATALAR ve MAZLUMDER Ankara Şube Başkanı Şerife Gül ARIMAN TBMM Başkanı Sayın Cemil ÇİÇEK'i makamında ziyaret etmişlerdir.

MAZLUMDER Heyetinin, TBMM Başkanı Sayın Cemil ÇİÇEK ile 25 Kasım 2011 tarihinde makamında yaptığı görüşmede ilettiği hususlar:

1- Yeni Anayasa Yapım Sürecinin Demokratikleştirilmesi

Demokratik, Sivil, yeni bir Anayasa'nın yapımı sürecinde konuya ilişkin bir web sayfası açılarak bu vesile ile herkesin görüşüne açık olunması, STK lardan, görüşlerini paylaşmaları yönünde çağrıda bulunulmasını olumlu bulmakla beraber, bunun yetersiz olduğunu düşünüyoruz.

Toplumun her kesimini kucaklayacak Demokratik ve Sivil bir Anayasa'nın yapılabilmesi için ayrıca;

- Toplumun farklı kesimlerini temsil eden STK lar Uzlaşma Komisyonu Üyeleri'nin (bir alt komisyon da olabilir) düzenli olarak ve sürekli temas halinde olacağı yüzyüze toplantıları da içeren bir yapının oluşturulması gerekir.

- Özellikle anayasa konusunda çalışan platformların katılacağı basınla ve akademisyenlerle yapılan toplantı benzeri bir toplantı ile bu temasın başlatılması yararlı olacaktır. Ancak T.C. Kimlik No istenmesi uygulaması katılımı daraltıcı niteliğinden dolayı kaldırılmalıdır.

- Örgütsüz olan toplum kesimlerine anayasa yapım sürecinin ve katılımlarının öneminin anlatılması da gerekiyor. Bunun için TV spot filmleri, kampanyalar yerel geçici ofisler vb önlemler alınmalı bu önlemlerin gerektirdiği mali kaynaklar da 2012 yılı TBMM bütçesine konmalıdır.

- Her türlü görüşün (Federasyon, Kürtçe eğitim, Vicdani Red, Din ve Vicdan Özgürlüğü, seçime dayalı çok hukukluluk v.b.) en geniş şekilde tartışılabilmesi için gerekli önlemler alınmalı, küfür ve hakaret içermediği müddetçe paylaşılan her öneri Fikir Özgürlüğü kapsamında değerlendirilerek, bundan dolayı idari veya cezai bir yaptırıma uğramayacağı konusunda herkese gerekli garantiler sağlanmalıdır.

- Komisyona iletilen görüşlerin de derlenip siteden kamuoyu ile paylaşılması yararlı olacaktır. Ayrıca Komisyonun gündem, tutanak ve kararlarının da toplantı bazında yayınlanması şeffaflığı ve katılımı destekleyecektir. Kimlere görüş için çağrı gittiğinin, kimlerin ne yanıt verdiğinin de görülmesi gerekiyor.

- Komisyonun bir zaman çizelgesine bağlanmış şekilde bir strateji hazırlayıp ilan etmesi katılım sağlayacak kişi ve kuruluşların da buna uygun şekilde hazırlanabilmesi için gerekmektedir.

- Uzlaşma Komisyonu'nun, neredeyse imkansız olan "oy birliği" yerine "nitelikli oy çokluğu" esasıyla çalışması daha gerçekçidir.

Başörtüsüne yönelik yasakçı uygulamaların eğitim ve çalışma hayatı şeklinde bir ayrıma tabi tutulmadan ve gelecek yıllarda keyfi yorumlara fırsat vermeyecek şekilde yasal bir düzenleme ile sonlandırılmalıdır. TBMM üyeliği dâhil anayasal eşitlik güvencesi altındaki vatandaşlık hakları arasında yer alan kamu hizmetine girişte başörtülülere uygulanan hukuki ve fiili engeller ortadan kaldırılmalıdır. Özel sektördeki benzer ayrımcı uygulamaların da ortadan kaldırılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Gerekirse yeni yapılacak anayasaya "kılık kıyafet sebebiyle kimse çalışma ve eğitim hakkında mahrum edilemez" şeklinde bir madde konulabilir.

Farklı inanç mensuplarına yönelik inanç hakkını kısıtlayıcı engeller kaldırılmalı. Alevi vatandaşların inanç hakkına ilişkin talepler gözetilmelidir.

Din Kültürü Derslerinin İçeriği Değiştirilmelidir: Din kültürü derslerinde bu topraklarda yaşayan tüm insanların din ve mezhep çeşitliliğinin göz önüne alan bir bilgi iletimi şeklinde olması sağlanmalıdır. Müfredatta düzenleme yapılmalıdır.

2- İfade Özgürlüğü ve Adil Yargılanma

- 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası 7/2 ve Ceza Yasası'nın 215, 220/6, 220/8 ve 314. Maddelerinin yeniden ele alınması gerekir.

Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere Ceza Kanunundaki bazı maddeler hem içerikleri, hem de çok geniş yorumlanarak her türlü toplumsal muhalefet sindirilmesinin araçlarına dönüştürülmektedir. Gösteriler aşırı polis tacizine ve sert müdahalelere uğramakta, göstericiler hakkında sayısız davalar açılıp cezalar verilmektedir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı anayasa tarafından da güvenceye alınmış evrensel bir insan hakkı olduğu ve izne tabi olmadığı halde hem kamu kesiminde hem de basında "izinsiz gösteri" kavramı ile sık sık karşılaşılmaktadır. Özellikle kolluk mensuplarına ve yargı mensuplarına bu konuda gerekli insan hakları eğitimi ve bilinçlendirmesinin sağlanması gerekmektedir. Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri kaldırılmalıdır. Bugün DGM'lerin işlevini gören ve kaldırılması gereken Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri aracılığı ile asayişçi bir bakış açısıyla yargılayan bir devlet yapısı, taraf olduğu AİHS ve diğer uluslararası anlaşmalarla kabul ettiği yükümlülüklerine uygun davranmamaktadır. Yargının tekliğinin yeni Anayasa'nın temel tartışma alanlarından birisi olduğu da göz önüne alınarak bu ilkeye aykırılık teşkil eden ve adil yargılanma hakkını da ihlal eden bu mahkemelerin kaldırılması gerekmektedir.

3- Eğitim Hakkı Ve Eğitim Alanında Yaşanan Sorunlar

- Anadilde Öğretim'e geçilmelidir

- Heybeli Ada Ruhban Okulu açılmalıdır.

- Askeri Okulların MEB tarafından denetlenmesi gerekmektedir.

- Okul kitaplarındaki tek tipleştirici ve ideolojik ifadeler çıkarılmalı, "Andımız" metni kaldırılımalıdır.
- Milli Güvenlik Derslerini ya kadırılması, ya da sosyal bir dersin müfredatında sivil öğretmenler tarafında verilmesi.

4- İnsan Haklarının Korunması İçin Gerekli Mekanizmalar

- Yönetmeliği olmasına rağmen hiç oluşturulmamış olan İnsan Hakları İhlallerini İnceleme Heyetleri'nin işletilmesi gerekmektedir.

- Kamu Denetçiliği (Ombudsman), Ulusal İnsan Hakları Kurumu ve Eşitlik Kurumu yasaları kendi aralarında olumlu ve olumsuz görev çakışmalarını önleyecek ve Paris Prensipleri'ne uygun sivil katılım düzeyi ile yeterli bütçe ve personel imkânını sağlanacak şekilde düzenlenmelidir. Bu kurumların kurul üyelerinin seçiminde İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun bir alt komisyonu tarafından mülakat yapılmalı ve belirlenen üyeler Genel Kurul tarafından seçilmelidir. Kurumlar TBMM ile ilişkilendirilmelidir.

- Dünyada örnekleri olduğu üzere (hearing sistemi v.b.) ülkemiz parlamentosunda da Komisyon çalışmalarının demokratik katılım ilkesine uygun şekilde yeniden yapılandırılmasına niteliği itibari ile İnsan Hakları İnceleme Komisyonu öncülük yapabilir. Düzenli olarak aylık veya iki ayda bir gerçekleştirilecek danışma toplantıları ile komisyon gündemine ve ülkenin insan hakları gündemine ilişkin insan hakları kuruluşlarının katkıları alınmalıdır.

Saygılarımla,

Ahmet Faruk ÜNSAL

MAZLUMDER Genel Başkanı