Basın Açıklamaları

Fatih Türk-Yemen Ortak Çalışma Grubu, Basın Toplantısı İle Yemen’deki İhlalleri Değerlendirdi

Fatih Türk-Yemen Ortak Çalışma Grubu, Basın Toplantısı İle Yemen’deki İhlalleri Değerlendirdi
Fatih Türk-Yemen Ortak Çalışma Grubu, MAZLUMDER İstanbul Şubesi'nde yapılan bir basın toplantısı ile Yemen’de son 1 yılda gerçekleşen ihlalleri değerlendirdi.

Toplantıda ilk olarak konuşan MAZLUMDER İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Beyhan, Arap devrimleri olarak da anılan sürecin ardından hareketlenen Yemen’de hareketlenmenin başladığı bir yıllık süreçte 1500’den fazla sivilin öldüğünü, 6000’den fazla yaralı, 1800 civarında tutuklu ve kayıp bulunduğunu, Yemen’de polis ve asker teşkilatında eski rejimin gücünün etkin olmasının ise sürece ilişkin kaygıları artırdığını belirtti.

Beyhan, Yemen’de kurulan geçiş hükümetinde, Ali Abdullah Salih rejimi kalıntılarının devam ettiğini söyleyerek halka her fırsatta şiddet ve baskı uygulandığını, siyasi tutukluların adil yargılanmadığını ifade etti. Ramazan Beyhan açıklamasının sonunda “MAZLUMDER olarak onurlu bir direnişle başlarındaki zalim diktatörleri deviren ve devirme azminde olan halkların, batılı zalimlerin ayak oyunlarına kapılarak ellerindeki fırsatı kaçırmaması ve eski statükonun devamına fırsat vermemeleri gerektiğini ifade ederiz” dedi.

Daha sonra konuşan Fatih Türk-Yemen Ortak Çalışma Grubu Başkanı Dr. Abdurrahman Al-Wali MAZLUMDER’e teşekkürlerini sunarak başladığı konuşmasında 1 yıl önce Yemen’de zulme karşı başlayan direniş sonrası ülkede ihlallerin artarak devam ettiğini söyledi. Yemen’de geçici hükümete alternatif yeni bir oluşum ortaya koyabilmek için birçok kurum ile bir araya geldiklerini söyleyen Al-Wali, Türkiye’nin Yemen ve direnişin olduğu diğer ülkeler açısından stratejik öneminden bahsederek Yemen’deki insan hakları kuruluşları ile ortak çalışmalar da yapılabileceğini söyledi. Al-Wali yakın zamanda Yemen’de yapılacak kongrenin Yemen’in kaderini belirleyeceğini ve 2-3 ay sonra yapılacak seçimler ile de Yemen’de tek ve doğru bir düzen kurulmasını istediklerini belirtti. Al-Wali konuşmasının sonunda “Yemen, adil bir düzen kurulduktan sonra kendine yetecek zenginlikleri olan bir ülkedir” dedi. 

Fatih Türk-Yemen Ortak Çalışma Grubu üyelerinden Şehit Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı ve Yemen İşadamları ile Alimler Temsilcisi Şevki Salih Almaimooni ise Yemen’de kurulan geçici hükümetin amacının oradaki direnişi durdurmak olduğunu ancak gençlerin büyük bir sebat göstererek yollarına devam ettiğini söyledi. Yemen’de yaşananları UCM’ye taşımak istediklerini söyleyen Almaimooni, adaletin sağlanması için MAZLUMDER’den destek beklediklerini belirtti.

Almaimooni’nin ardından konuşan Fatih Türk-Yemen Ortak Çalışma Grubu Devrim Şehitleri İçin Çalışmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Ömer Ahmed Ali Al-Shami ise konuşmasında şunları söyledi: “Yemen’de çok şehit verdik. Devrim zamanında çok büyük hak ihlallerine şahit olduk. Kadınlar ve çocuklarımız da şu anda psikolojik sorunlar yaşıyor. Biz diğer Arap ülkelerine gitmedik, Türkiye’ye, MAZLUMDER’e geldik. Hem sizden hem de Türkiye Hükümetinden Yemen’in sorunlarını uluslararası alana taşımanızı istiyoruz”.

Daha sonra konuşan Öğretmenler Sendikası Başkanı Fuad Muhsin Dahabah, Yemen’de eğitimcilerin 2005’te devrim başlattıklarını, öğretmenlerden çok sayıda şehit ve yaralı olduğunu, 1 yıl önce başlayan direnişlere de öğretmenlerin öncülük yaptığını söyledi. 

Basın Hukuku Teşkilatı Sözcüsü Av. Nebi Seyyahi ise haksızlığa uğrayanların sesi olmak ve suçluları ortaya çıkarmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Seyyahi, hayatını kaybedenlerin aileleri, tutuklular, kayıplar ve yaralıların hukuki sorunları ile ilgilendiklerini ifade etti.

Toplantı, basın mensuplarının sorularının cevaplanması ile son buldu.

BASIN AÇIKLAMASININ TAM METNİ:

YEMEN’DE SALİH GİTTİ AMA DİRENİŞ DEVAM EDİYOR!

Arap devrimleri olarak da anılan sürecin ardından hareketlenen Yemen’de hareketlenmenin başladığı bir yıllık süreçte 1500’den fazla sivil ölmüştür. Toplamda 6000 den fazla ağır yaralı, 1800 civarında tutuklu ve kayıp bulunan Yemen’de polis ve asker teşkilatında eski rejimin gücünün etkin olması sürece ilişkin kaygıları artırmaktadır.

Batı yanlısı Ali Abdullah Salih rejimini bütün kurumlarıyla ortadan kaldırmak üzere “Halk Rejimin Yıkılmasını İstiyor!” sloganıyla harekete geçen halk, neticede akan kanın durması adına Abdullah Salih’in gitmesi ve geçiş hükümeti kurulmasıyla yetinmiştir. Ancak eski rejimin bir diktatörün gitmesiyle ortadan kalkmayacağı, zulüm, işkence ve kayıpların sona ermeyeceği yaşanan süreçte ortaya çıkmıştır.

Yaşanan sürecin her aşamasında vurguladığımız gibi siyasi tutukluların serbest bırakılması, halka her fırsatta şiddet uygulayan polis ve asker teşkilatının eski rejimin tortularından arındırılarak halkın katılımına açılması, sağlıklı ve gerçek haber almanın önündeki baskıların sonlandırılması, yeni düzende halkın her anlamda doğrudan katılımının yollarının açılması gerekliliğine bir kez daha dikkat çekeriz.

Sürecin adil bir şekilde işlemesi ve zalimlerin cezalarını çekmesi bağlamında Abdullah Salih ve emrindekiler dahil eski rejimden ve geçiş döneminden kaynaklanan hak ihlallerinin sağlıklı yargılanmasının yollarının ulusal ve uluslararası düzeyde açılması önemli bir zorunluluktur. Bu kapsamda Türkiye nezdinde de Yemen rejiminin işkencecileri ve katillerinin yargılanmasına ilişkin gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir.

MAZLUMDER olarak onurlu bir direnişle başlarındaki zalim diktatörleri deviren ve devirme azminde olan halkların, batılı zalimlerin ayak oyunlarına kapılarak ellerindeki fırsatı kaçırmaması ve eski statükonun devamına fırsat vermemeleri gerektiğini ifade ederiz.


MAZLUMDER Basın Bürosu