İsrail'in, 31 Mayıs'ta düzenlediği baskından sonra el koyduğu ve daha sonra Hatay'ın İskenderun ilçesindeki limana götürülen üç Türk gemisinden Mavi Marmara'da toplanan deliller gemide tek tek incelenerek, kayıt altına alınıyor. İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Ercan başkanlığındaki üç savcı ile Ankara'dan gelen 12 kişilik olay yeri inceleme ekibi 'Mavi Marmara'da adli inceleme çalışmalarını dün de sürdürdü. Oluşturulan güvenlik şeridinin ardından basın mensuplarına yaklaşık 20 dakika süreyle, sınırlı bölgede çekim izni verildi.
Mavi Marmara'da toplanan tüm delil ve delil sayılabilecek her türlü nesne, eşya ve malzeme orta kat kıç güvertesinde tek tek incelenerek, kameraya kaydedilip, fotoğraflandı. Delil olarak toplanan eşyalar arasında kanlı olduğu belirtilen yırtılmış giysiler ile can yelekleri, kelepçeler ve gemiye inen İsrail askerinden birince giyildiği belirtilen yeşil yelek dikkati çekti. Orta kıç güverteden gemi içine giriş kapısının sağında C -18 numarası ile kayıt altına alınan seken kurşun izi olduğu görüldü.
Savcıya olayı anlatması için gemiye baskın sırasında Mavi Marmara'da olan İHH görevlileri de çıktı. İHH görevlileri, geminin her köşesini savcılık fotoğraf makinesini yasakladığı için cep telefonuyla fotoğrafladı. Mavi Marmara gemisinin seyir odasındaki cihazlara zarar verildiği, kurşun deliklerinin boyayla kapatıldığı, bazı camlarda kurşun delikleri olduğu, kapıların kırılarak açıldığı, eşyaların bir arada toplandığı, yerde bir tabanca mermisi olduğu, geminin tuvaletlere kadar her yerinin temizlendiği gözlendi.
Başsavcı Mustafa Ercan'ın talimatıyla İHH görevlilerinin ardından kanlı baskına tanık olan Star Gazetesi muhabiri Halil Bilek ile Sabah Gazetesi muhabiri Mediha Olgun da Mavi Marmara'ya alındı. İki gazeteci, Başsavcı Ercan'a baskın sırasında yaşadıklarını anlattı. Gemiden çıktıktan sonra açıklamalarda bulunan Halil Bilek, "Tertemiz bir gemi sunmuşlar. Lavaboları bile temizlemişler, ortalıktaki kan izleri temizlenmiş ama yeleklerde kan izi var. Kısmi temizlik yapmışlar, kanları temizlemişler. Gemide kurşun çekirdeğinin dışında şarjör bile var" dedi.
Bilek, kanlı kıyafetlerin topluca bir yere yığılı olduğunu, basın odasındaki koltukların masaların üzerine istiflendiğini de anlattı.
Mediha Olgun da, Mavi Marmara gemisine çıktığında o anı yeniden yaşar gibi hissettiğini belirterek, "Gemi hiç bu kadar temiz olmamıştı. Köşede yığılmış olarak eşyalar vardı. Toparlanmış bir temizlikçiye gitmiş kadar temizlerdi, hepsi poşetlenmişti. Onların içinden bir şey çıkar mı? Bilemiyorum, her yeri çok iyi aramışlar. Bazı yerlerde kurşun kovanları bulunmuş, bunlar da halatların çok yoğun olduğu bölgelerde çıkmış oraları çok iyi arayamamışlar. Kaptan köşkünün orada da kurşun izi vardı. Gayet güzel bahar temizliği yapılmış gemide. Tuvaletleri temizlemişler" dedi.