TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Kanun Numarası: 3713

Kabul Tarihi: 12/04/1991

Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 12/04/1991

Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 20843 Mükerrer

BİRİNCİ BÖLÜM: Tanım ve Terör Suçları

Terör tanımı (*)

__________________________________________________

Not: (*) "Terör tanımı" olan madde başlığı, 15/07/2003 kabul tarihli, 19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı R.G.de yayımlanan 4928 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "Terör ve örgüt tanımı" şeklinde, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 1. maddesi ile de tekrar "Terör tanımı" şeklinde değiştirilmiştir.

__________________________________________________

Madde 1 - (Değişik fıkra: 15/07/2003 - 4928 S.K./20. md.)(*) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.

(Mülga fıkra: 29/06/2006 - 5532 S.K./17. md.)(**)

(Mülga fıkra: 29/06/2006 - 5532 S.K./17. md.)(**)

__________________________________________________

Not: (*) 15/07/2003 kabul tarihli, 19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı R.G.de yayımlanan 4928 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değiştirilen 1. ve 2. fıkra için Tarihçeye bakınız.

(**) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. ve 3. fıkralar için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 15/07/2003 kabul tarihli, 19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı R.G.de yayımlanan 4928 sayılı Kanunun 20. maddesi ile değiştirilen 1. ve 2. fıkra:

Terör; baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerdir.

Bu Kanunda yazılı olan örgüt, iki veya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmesiyle meydana gelmiş sayılır.

---------------------------

2 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2. ve 3. fıkralar

(Değişik fıkra: 15/07/2003 - 4928 S.K./20. md.) İki veya daha fazla kimsenin birinci fıkrada yazılı terör suçunu işlemek amacıyla birleşmesi halinde bu Kanunda yazılı olan örgüt meydana gelmiş sayılır.

Örgüt terimi, Türk Ceza Kanunu ile ceza hükümlerini içeren özel kanunlarda geçen teşekkül, cemiyet, silahlı cemiyet, çete veya silahlı çeteyi de kapsar.

__________________________________________________

Terör suçlusu

Madde 2 - Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör suçlusudur.

Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır ve örgüt mensupları gibi cezalandırılırlar.

Terör suçları

Madde 3 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./2. md.)(*)

26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 3 - Türk Ceza Kanununun 125, 131, 146, 147, 148, 149, 156, 168, 171 ve 172 nci maddelerinde yazılı suçlar, terör suçlarıdır.

__________________________________________________

Terör amacı ile işlenen suçlar (*)

__________________________________________________

Not: (*) "Terör amacı ile işlenilen suçlar" olan madde başlığı, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 3. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

__________________________________________________

Madde 4 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./3. md.)(*)

Aşağıdaki suçlar 1 inci maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda suç işlemek üzere kurulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde, terör suçu sayılır:

a) Türk Ceza Kanununun 79, 80, 81, 82, 84, 86, 87, 96, 106, 107, 108, 109, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 142, 148, 149, 151, 152, 170, 172, 173, 174, 185, 188, 199, 200, 202, 204, 210, 213, 214, 215, 223, 224, 243, 244, 265, 294, 300, 316, 317, 318 ve 319 uncu maddeleri ile 310 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.

b) 10/07/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan suçlar.

c) 31/08/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

ç) 10/07/2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.(**)

d) Anayasanın 120 nci maddesi gereğince olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, olağanüstü halin ilanına neden olan olaylara ilişkin suçlar.

e) 21/07/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 inci maddesinde tanımlanan suç.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

(**) 21/03/2007 kabul tarihli, 31/03/2007 tarih ve 26479 sayılı R.G.de yayımlanan 5607 sayılı "Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"nun Geçici 1. Maddesi gereğince, mevzuatta 4926 sayılı "Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"na yapılan atıflar 5607 sayılı Kanuna yapılmış sayılır.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 4 - Bu Kanunun uygulanmasında;

a) (Değişik bent: 13/11/1996 - 4211/1 md.) Türk Ceza Kanununun 145, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 157, 169 ve 384 üncü maddeleri ile 499 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yazılı suçlar,

b) 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin (b), (c), (e) bentlerinde yazılı suçlar,

1 inci maddede belirtilen terör amacı ile işlendiği takdirde terör suçu sayılır.

__________________________________________________

Cezaların artırılması

Madde 5 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./4. md.)(*)

3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları veya adli para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Suçun, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezasının artırılması öngörülmüşse; sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılır. Ancak, yapılacak artırım, cezanın üçte ikisinden az olamaz.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 5 - 3 ve 4 üncü maddelerde yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar veya para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu suretle tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalarda bu sınır ağır hapiste 36, hapiste 25, hafif hapiste 10 yılı geçemez.

__________________________________________________

Açıklama ve yayınlama

Madde 6 - İsim ve kimlik belirterek veya belirtmeyerek kime yönelik olduğunun anlaşılmasını sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini veya terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini açıklayanlar veya yayınlayanlar veya bu yolla kişileri hedef gösterenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(*)

Terör örgütlerinin bildiri veya açıklamalarını basanlara veya yayınlayanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(*)

Bu Kanunun 14 üncü maddesine aykırı olarak muhbirlerin hüviyetlerini açıklayanlar veya yayınlayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(*)

(Değişik fıkra: 29/06/2006 - 5532 S.K./5. md.)(**) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, basın ve yayın organlarının suçun işlenişine iştirak etmemiş olan sahipleri ve yayın sorumluları hakkında da bin günden onbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, yayın sorumluları hakkında, bu cezanın üst sınırı beşbin gündür.

(Ek fıkra: 29/06/2006 - 5532 S.K./5. md.) Terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde suç işlemeye alenen teşvik, işlenmiş olan suçları ve suçlularını övme veya terör örgütünün propagandasını içeren süreli yayınlar hakim kararı ile; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de Cumhuriyet savcısının emriyle tedbir olarak onbeş günden bir aya kadar durdurulabilir. Cumhuriyet savcısı, bu kararını en geç yirmidört saat içinde hakime bildirir. Hakim kırksekiz saat içinde onaylamazsa, durdurma kararı hükümsüz sayılır.

__________________________________________________

Not: (*) Fıkrada yer alan "beşmilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para" ibaresi, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 5. maddesi ile "bir yıldan üç yıla kadar hapis" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(**) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen fıkra için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen fıkra:

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiillerin 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesindeki mevkuteler vasıtasiyle işlenmesi halinde, ayrıca sahiplerine de; mevkute bir aydan az süreli ise bir önceki ay ortalama fiili satış miktarının, aylık veya bir aydan fazla süreli ise bir önceki fiili satış miktarının (...) (*), yüzde doksanı kadar adli para cezası verilir. Ancak, bu ceza ellimilyon liradan az olamaz. Bu mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilecek cezanın yarısı uygulanır.

(*) Burada yer alan "mevkute niteliğinde bulunmayan basılı eserler ile yeni yayına giren mevkuteler hakkında ise, en yüksek tirajlı günlük mevkutenin bir önceki ay ortalama satış tutarının" ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, iptal hükmü, sözkonusu Kararın yayımı tarihi olan 27/01/1993 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.

__________________________________________________

Terör örgütleri

Madde 7 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./6. md.)(*)

Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1 inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır.

Terör örgütünün propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenişine iştirak etmemiş olan sahipleri ve yayın sorumluları hakkında da bin günden onbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, yayın sorumluları hakkında, bu cezanın üst sınırı beşbin gündür. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:

a) Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerin gizlenmesi amacıyla yüzün tamamen veya kısmen kapatılması.

b) Terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde, örgüte ait amblem ve işaretlerin taşınması, slogan atılması veya ses cihazları ile yayın yapılması ya da terör örgütüne ait amblem ve işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.

İkinci fıkrada belirtilen suçların; dernek, vakıf, siyasi parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya öğretim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde işlenmesi halinde bu fıkradaki cezanın iki katı hükmolunur.

__________________________________________________

Not: (*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 06/02/2002 kabul tarihli, 19/02/2002 tarih ve 24676 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4744 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen 2. fıkra metni:

Yukarıdaki fıkra uyarınca meydana getirilen örgüt mensuplarına yardım edenlere ve örgütle ilgili propaganda yapanlara fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve ellimilyon liradan yüzmilyon liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.

--------------------------------------

2 - 30/07/2003 kabul tarihli, 07/08/2003 tarih ve 25192 sayılı R.G.de yayımlanan 4963 sayılı Kanunun 30. maddesi ile değiştirilen 2. fıkra metni:

(Değişik fıkra: 06/02/2002 - 4744 S.K../3. md.) Yukarıdaki fıkra uyarınca meydana getirilen örgüt mensuplarına yardım edenlere veya terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde örgütle ilgili propaganda yapanlara fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşyüzmilyon liradan birmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir.

--------------------------------------

3 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 7 - 3 ve 4 üncü maddelerle Türk Ceza Kanununun 168, 169, 171, 313, 314 ve 315 inci maddeleri hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu Kanunun 1 inci maddesinin kapsamına giren örgütleri her ne nam altında olursa olsun kuranlar veya bunların faaliyetlerini düzenleyenler veya yönetenler beş yıldan on yıla kadar hapis ve ikiyüzmilyon liradan beşyüzmilyon liraya kadar adli para cezası, bu örgütlere girenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve yüzmilyon liradan üçyüzmilyon liraya kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.(***)(*4*)

(Değişik fıkra: 30/07/2003 - 4963 S.K./30. md.) Yukarıdaki fıkra uyarınca oluşturulan örgüt mensuplarına yardım edenlere veya şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanlara fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşyüzmilyon liradan birmilyar liraya kadar adli para cezası verilir.(***)

Bu yardım; dernek, vakıf, siyasi parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya öğretim kurumlarında veya öğretim yurtlarında veya bunların eklentilerinde yapılırsa ikinci fıkradaki cezaların iki katı hükmolunur.

Ayrıca; dernek, vakıf, sendika ve (...)(*) teröre destek oldukları tespit edildiğinde faaliyetleri durdurulur ve mahkemece kapatılır. Kapatılan bu kuruluşların mal varlıklarının müsaderesine karar verilir.(*)

Yukarıdaki 2 nci fıkrada belirtilen örgütle ilgili propaganda suçunun 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen mevkuteler vasıtası ile işlenmesi halinde, ayrıca sahiplerine de mevkute bir aydan az süreli ise, bir önceki ay ortalama satış miktarının; (...) (**) yüzde doksanı kadar adli para cezası verilir. Ancak, bu para cezaları yüzmilyon liradan az olamaz. Bu mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilecek para cezasının yarısı uygulanır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası hükmolunur.(***)

(*) Burada yer alan "benzeri kurumlar" ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, iptal hükmü, sözkonusu Kararın yayımı tarihi olan 27/01/1993 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.

(**) Burada yer alan "mevkute niteliğinde bulunmayan basılı eserler ile yeni yayına giren mevkuteler hakkında ise, en yüksek tirajlı günlük mevkutenin bir önceki ay ortalama satış tutarının" ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, iptal hükmü, sözkonusu Kararın yayımı tarihi olan 27/01/1993 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.

(***) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 5. maddesi ile Kanunlardaki "ağır para" cezaları "adli para" cezasına dönüştürülmüştür.

(*4*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 6. maddesi ile Kanunlardaki "ağır hapis" cezaları "hapis" cezasına dönüştürülmüştür.

__________________________________________________

Terörün finansmanı

Madde 8 - (Mülga madde: 15/07/2003 - 4928 S.K./19. md.; Yeniden düzenlenen madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./7. md.)(*)

Her kim tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlar veya toplarsa, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Fon, kullanılmamış olsa dahi, fail aynı şekilde cezalandırılır.

Bu maddenin birinci fıkrasında geçen fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri ifade eder.

__________________________________________________

Not: (*) Maddenin değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan metinleri için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 06/02/2002 kabul tarihli, 19/02/2002 tarih ve 24676 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4744 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilen madde metni:

Madde 8 - (Değişik madde: 27/10/1995 - 4126/1 md.)

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan yazılı ve sözlü propaganda ile toplantı, gösteri ve yürüyüş yapılamaz. Yapanlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüzmilyon liradan üçyüzmilyon liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu suçun mükerreren işlenmesi halinde, verilecek cezalar paraya çevrilemez.

Birinci fıkrada belirtilen propaganda suçunun 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen mevkuteler vasıtası ile işlenmesi halinde, ayrıca sahiplerine de mevkute bir aydan az süreli ise, bir önceki ay ortalama satış miktarının yüzde doksanı kadar ağır para cezası verilir.Ancak, bu para cezaları yüzmilyon liradan az olamaz. Bu mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilecek para cezasının yarısı uygulanır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

Birinci fıkrada belirtilen propaganda suçunun ikinci fıkrada yazılı mevkuteler dışında basılı eser ve sair kitle iletişim araçları ile işlenmesi halinde, sorumluları ve ayrıca kitle iletişim araçları sahipleri hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis, yüzmilyon liradan üçyüzmilyon liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Ayrıca bu fiilin radyo ve televizyonlar vasıtasıyla işlenmesi halinde mahkemece ilgili radyo ve televizyon kuruluşunun bir günden onbeş güne kadar yayından men'ine karar verilir.

Birinci fıkrada yazılı fiillerin ikinci ve üçüncü fıkralarda yazılı kitle iletişim araçları ile işlenmesi halinde belirlenen ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.

-------------------------------------------

2 - 15/07/2003 kabul tarihli, 19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı R.G.de yayımlanan 4928 sayılı Kanunun 19. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde metni:

Devletin bölünmezliği aleyhine propaganda

Madde 8 - (Değişik madde: 06/02/2002 - 4744 S.K../4. md.)

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak amacıyla yazılı, sözlü veya görüntülü propaganda ile toplantı, gösteri ve yürüyüş yapanlar hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmedikçe bir yıldan üç yıla kadar hapis ve birmilyar liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur. Bu suçun terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde işlenmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır; mükerreren işlenmesi halinde ise, verilecek hapis cezaları paraya çevrilemez.

Birinci fıkrada belirtilen propaganda suçunun 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen bir mevkute vasıtasıyla işlenmesi halinde, ayrıca bunların sahiplerine ilgili mevkutenin varsa bir önceki ay ortalama satış bedelinin dörtte üçü kadar ağır para cezası verilir. Ancak verilecek para cezası hiçbir halde üçmilyar liradan az olamaz. Bu mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilecek para cezasının yarısı uygulanır ve altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Birinci fıkrada belirtilen propaganda suçunun ikinci fıkrada yazılı mevkuteler dışındaki basılı eser ve sair kitle iletişim araçları ile işlenmesi halinde, sorumluları ve kitle iletişim araçları sahipleri hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis ve birmilyar liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur. Ayrıca mahkeme, ilgili radyo ve televizyon kuruluşunun bir günden yedi güne kadar yayından men'ine karar verir.

Birinci fıkrada belirtilen propaganda suçunun ikinci ve üçüncü fıkralarda yazılı kitle iletişim araçları ile işlenmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.

__________________________________________________

Nitelikli hal

Madde 8/A - (Ek madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./7. md.)

Bu Kanun kapsamına giren suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Tüzel kişilerin sorumluluğu

Madde 8/B - (Ek madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./7. md.)

Bu Kanun kapsamına giren suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesine göre bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

İKİNCİ BÖLÜM: Yargılama Usulleri

Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi (*)

__________________________________________________

Not: (*) "Görevli mahkeme" olan madde başlığı, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 8. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

__________________________________________________

Madde 9 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./8. md.)(*)

Bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili davalara, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ağır ceza mahkemelerinde bakılır. Bu suçlardan dolayı onbeş yaşın üzerindeki çocuklar hakkında açılan davalar da bu mahkemelerde görülür.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 9 - Bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili davalara Devlet Güvenlik Mahkemelerinde bakılır ve bu suçları işleyenler ile bunların suçlarına iştirak edenler hakkında bu Kanun ve 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

__________________________________________________

Soruşturma ve kovuşturma usulü (*)

__________________________________________________

Not: (*) "Avukat tarafından temsil ve görüştürülme" olan madde başlığı, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 9. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

__________________________________________________

Madde 10 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./9. md.)

Bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, Ceza Muhakemesi Kanununun 250 ila 252 nci maddelerinde hüküm bulunmayan hususlarda diğer hükümleri uygulanır. Ancak;

a) Soruşturmanın amacı tehlikeye düşebilecek ise yakalanan veya gözaltına alınan veya gözaltı süresi uzatılan kişinin durumu hakkında Cumhuriyet savcısının emriyle sadece bir yakınına bilgi verilir.

b) Şüpheli, gözaltı süresince yalnız bir müdafiin hukuki yardımından yararlanabilir. Gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, hakim kararıyla yirmidört saat süre ile kısıtlanabilir; ancak bu süre içerisinde ifade alınamaz.

c) Şüphelinin kolluk tarafından ifadesi alınırken, ancak bir müdafi hazır bulunabilir.

ç) Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklara, ilgili görevlilerin açık kimlikleri yerine sadece sicil numaraları yazılır.

d) Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir.

e) Bu Kanun kapsamında yer alan suçlardan dolayı yapılan soruşturmada müdafiin savunmaya ilişkin belgeleri, dosyaları ve tutuklu bulunan şüpheli ile yaptığı konuşmaların kayıtları incelemeye tabi tutulamaz. Ancak müdafiin terör örgütü mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi ve hakim kararıyla, bir görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği gibi bu kişilerin müdafiine verdiği veya müdafiince bu kişiye verilen belgeler hakim tarafından incelenebilir. Hakim, belgenin kısmen veya tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu karara karşı ilgililer itiraz edebilirler.

f) Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (8) numaralı alt bendindeki, 139 uncu maddesinin yedinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendindeki ve 140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (5) numaralı alt bendindeki istisnalar uygulanmaz.

g) 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 92 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bu Kanun kapsamında yer alan suçlar bakımından da uygulanır.

Gözetim süresi

Madde 11 - (Mülga madde: 18/11/1992 - 3842/31 md.)

Tutanak düzenleyenlerin dinlenmeleri

Madde 12 - (Mülga madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./17. md.)(*)

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde:

Madde 12 - Bu Kanun kapsamına giren suçların soruşturması sırasında sanıkların ve tanıkların ifadelerini alan veya olay ve tespit tutanağı düzenleyen zabıta amir ve memurları, zaruret görülmesi halinde duruşmada tanık olarak dinlenebilirler. (İkinci cümle İptal: Ana Mah'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı kararı ile.) (*)

(*) Sözkonusu Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazete'de yayımlandığı 27/01/1993 tarihinden başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmiştir.

__________________________________________________

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme yasağı (*)

__________________________________________________

Not: (*) "Erteleme ve paraya çevrilme" olan madde başlığı, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 10. maddesi ile "Seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme yasağı" şeklinde, 26/02/2008 kabul tarihli, 01/03/2008 tarih ve 26803 sayılı R.G.de yayımlanan 5739 sayılı Kanunun 3. maddesi ile de metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

__________________________________________________

Madde 13 - (Değişik madde: 26/02/2008 - 5739 S.K./3. md.)(*)

Bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez. Ancak bu hükümler onbeş yaşını tamamlamamış çocuklar hakkında uygulanmaz.

__________________________________________________

Not: (*) Maddenin değiştirilen metinleri için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 10. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 13 - Bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı verilen cezalar, para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilemez ve ertelenemez.

(Ek fıkra: 27/10/1995 - 4126/2 md.) Ancak bu madde hükmü, 8 inci madde uyarınca verilen mahkumiyet kararları için uygulanmaz.

---------------------------------

2 - 26/02/2008 kabul tarihli, 01/03/2008 tarih ve 26803 sayılı R.G.de yayımlanan 5739 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 13 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./10. md.)

Bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı verilen hapis cezası, seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez. Ancak, bu hüküm, onbeş yaşını tamamlamamış çocuklarla ilgili olarak uygulanmaz.

__________________________________________________

Muhbirlerin hüviyetlerinin açıklanmaması

Madde 14 - Bu Kanun kapsamına giren suçlar ve suçluları ihbar edenlerin hüviyetleri, rızaları olmadıkça veya ihbarın mahiyeti haklarında suç teşkil etmedikçe açıklanamaz.

Müdafi tayini (*)

__________________________________________________

Not: (*) Madde başlığı "Tutuksuz yargılama" iken, 18/11/1992 tarih ve 3842 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

__________________________________________________

Madde 15 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./11. md.)

Terörle mücadelede görev alan istihbarat ve kolluk görevlileri ile bu amaçla görevlendirilmiş diğer personelin, bu görevlerinin ifasından doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda müdafi olarak belirlediği en fazla üç avukatın ücreti ödenir ve bunlara avukatlık ücret tarifesine bağlı olmaksızın yapılacak ödemeler, ilgili kuruluşların bütçelerine konulacak ödenekten karşılanır.

Avukatların ücretlerinin ödenmesine ilişkin esas ve usuller, Milli Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 11. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 15 - (İlk fıkra İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı kararı ile) (*)

Terörle mücadelede görev alan istihbarat ve zabıta amir ve memurları ile bu amaçla görevlendirilmiş diğer personelin bu görevlerinin ifasından doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı aleyhlerine açılan davalarda en çok üç avukat bulundurulur ve bunlara avukatlık ücreti tarifesine bağlı olmaksızın yapılacak ödemeler, ilgili kuruluşlar bütçelerine konulacak ödenekten karşılanır.

(Son fıkra İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.: 1992/20 sayılı kararı ile.) (**)

(*) Sözkonusu Anayasa Mahkemesi Kararı Resmi Gazete'de yayımlandığı 27/01/1993 tarihinden başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmiştir.

__________________________________________________

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Cezaların İnfazı

Cezaların infazı ve tutukluların muhafazası

Madde 16 - (Mülga madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./17. md.)(*)

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 01/05/2001 tarihinde kabul edilen ve 05/05/2001 tarih ve 24393 sayılı R.G.'de yayımlanan 4666 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değiştirilen fıkralar:

- Bu kurumlarda açık görüş yaptırılmaz. Hükümlülerin birbirleriyle irtibatına ve diğer hükümlülerle haberleşmesine engel olunur.

- Bu kurumlarda cezasının en az üçte birini iyi halle geçiren hükümlülerden (...)(*) diğer kapalı infaz kurumlarına nakledilebilirler.

(*) Bu aradaki "...Şartla tahliyelerine 3 yıldan az kalmış olanlar..." ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, sözkonusu Karar Resmi Gazete'de yayımlandığı 27/01/1993 tarihinden başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmiştir.

---------------------------------------

2 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde:

Madde 16 - Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanların cezaları, tek kişilik veya üç kişilik oda sistemine göre inşa edilen özel infaz kurumlarında infaz edilir.

(Değişik fıkra: 01/05/2001 - 4666/1. md.) Bu kurumlarda hükümlüler, işledikleri suçlara, kurumdaki davranışlarına, ilgi ve yeteneklerine göre gruplandırılarak, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, kendileri için hazırlanmış iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılırlar. Programların süresi ve katılacak hükümlülerin sayısı, her programın özelliği, güvenlik koşulları ve kurumun olanakları dikkate alınarak belirlenir. İyileştirme ve eğitim programlarının amaca aykırı sonuçlar verdiği tespit edilen hükümlüler yönünden bu uygulamaya son verilebilir veya gerekli değişiklikler yapılabilir. Haklarında kınama dışında disiplin cezası uygulanan hükümlülere bu ceza kaldırılıncaya kadar açık görüş yaptırılmaz.

(Değişik fıkra: 01/05/2001 - 4666/1. md.) Bu kurumlarda cezalarının en az üçte birini iyi halle geçiren veya 25/03/1988 tarihli ve 3419 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Kanun ve değişikliklerinden yararlanan hükümlüler, diğer infaz kurumlarına nakledilebilirler.

Bu kanun kapsamına giren suçlardan tutuklananlar da birinci fıkrada gösterilen şekilde inşa edilmiş tutukevlerinde muhafaza edilirler. İkinci fıkra hükümleri tutuklular hakkında da uygulanır.

__________________________________________________

Koşullu salıverilme (*)

__________________________________________________

Not: (*) "Şartla salıverilme" olan madde başlığı, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 12. maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

__________________________________________________

Madde 17 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./12. md.)

Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır.

Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkum edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar.

Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar, hükümlerinin kesinleşme tarihinden sonra bu Kanunun kapsamına giren bir suçu işlemeleri halinde, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.

Ölüm cezaları, 14/07/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 03/08/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkum olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 17 - Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlardan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 36 yıllarını, müebbet hapis cezasına hükümlüler 30 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 3/4'ünü çekmiş olup da iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.(*)(**)

Bunlardan, tutuklu veya hükümlü iken firar edenler veya firara teşebbüs suçundan veya cezaevi idaresine karşı ayaklanma suçundan mahkum edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar.

Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar, hükümlerinin kesinleşme tarihinden sonra bu Kanunun kapsamına giren bir suçu işlemeleri halinde, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.

Bu hükümlüler hakkında, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2 nci maddesi hükümleri uygulanmaz.

(Ek fıkra: 14/07/2004 - 5218 S.K./1. md.) Ölüm cezaları 03/08/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan terör suçluları hakkında, bu Kanun ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun şartla salıvermeye ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ölünceye kadar devam eder.(**)

(*) Fıkrada yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenler" ibaresi, 14/07/2004 kabul tarihli, 21/07/2004 tarih ve 25529 sayılı R.G.de yayımlanan 5218 sayılı Kanunun 1. maddesi ile "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası alanlar" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(**) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 6. maddesi ile Kanunlardaki "ağır hapis" cezaları "hapis" cezasına dönüştürülmüştür.

__________________________________________________

Ceza ve tutukevi inşaatı

Madde 18 - (Mülga madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./17. md.)(*)

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yürürlükten kaldırılan madde:

Madde 18 - 16 ncı maddeye göre inşa edilecek ceza ve tutukevleri ile adliye ve zabıta nezarethanelerinin yapımında 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 89 uncu maddesi hükümleri uygulanır.

__________________________________________________

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: Çeşitli Hükümler

Ödüllendirme

Madde 19 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./13. md.)

İşlenişine iştirak etmemiş olmak koşuluyla bu Kanun kapsamına giren suç faillerinin yakalanabilmesine yardımcı olanlara veya yerlerini yahut kimliklerini bildirenlere para ödülü verilir. Ödülün miktar, usul ve esasları İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilir.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 19 - İçişleri Bakanlığınca belirlenecek, bu Kanun kapsamına giren suç faillerinin yakalanabilmesine yardımcı olanlara veya yerlerini yahut kimliklerini bildirenlere 1481 sayılı Asayişe Müessir Bazı Fiillerin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre para ödülü verilir.

İçişleri Bakanlığınca ödül verilenler hakkında koruma tedbirleri alınır.

__________________________________________________

Koruma tedbirleri

Madde 20 - (Değişik madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./14. md.)

Terörle mücadelede görev veren veya bu görevi ifa eden adli, istihbari, idari ve askeri görevliler, kolluk görevlileri, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcıları, terör suçlularının muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görev yapmış hakim ve savcılar, Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesiyle yetkili kılınmış ağır ceza mahkemelerinde görev yapan hakim ve savcılar ile bu görevlerinden ayrılmış olanlar ve terör örgütlerinin açık hedefi haline gelen veya getirilenler ile suçların aydınlatılmasında yardımcı olanlar hakkında gerekli koruma tedbirleri Devlet tarafından alınır.

Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca görevlendirilecek ağır ceza mahkemeleri başkan ve üyeleri ile bu mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmakla ve kovuşturmakla görevli Cumhuriyet savcılarının korunma ve güvenlik talepleri ilgili makam ve mercilerce öncelikle ve ivedilikle yerine getirilir. Koruma için ihtiyaç duyulan araç ve gereçler Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca temin edilir.

Bu koruma tedbirleri; talep halinde estetik cerrahi yoluyla fizyolojik görünümün değiştirilmesi dahil, nüfus kaydı, ehliyet, evlenme cüzdanı, diploma ve benzeri belgelerin değiştirilmesi, askerlik işleminin düzenlenmesi, menkul ve gayrimenkul mal varlıklarıyla ilgili hakları, sosyal güvenlik ve diğer hakların korunması gibi hususlarda düzenleme yapılır. Korumaya alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak surette zorunlu bulunanlar; görev yaptıkları bakanlık veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait konutlardan Maliye Bakanlığınca rayiç kiralar dikkate alınarak tespit olunacak kira bedeli ile kiralama esaslarına göre yararlandırılır.

Bu tedbirlerin uygulanmasında, İçişleri Bakanlığı ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlar gerekli her türlü gizlilik kurallarına uymak zorundadırlar.

Koruma tedbirleriyle ilgili esas ve usuller Başbakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.

Yukarıda sayılanlardan kamu görevlileri, görevlerinden ayrılmış olsalar dahi terör suçluları tarafından kendilerine veya eş ve çocuklarının canına vuku bulan bir taarruzu savmak için silah kullanmaya yetkilidirler.

__________________________________________________

Not: (*) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değiştirilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 14. maddesi ile değiştirilen madde:

Madde 20 - Terör ve anarşi ile mücadelede görev veren veya bu görevi ifa eden adli, istihbari, idari ve askeri görevliler, zabıta amir ve memurları, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcıları, terör suçlularının muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, Devlet Güvenlik Mahkemeleri hakim ve savcıları ile bu görevlerinden ayrılmış olanlar ve terör örgütlerinin açık hedefi haline gelen veya getirilenler ile suçların aydınlatılmasında yardımcı olan tanık ve ihbarcılar hakkında gerekli koruma tedbirleri Devlet tarafından alınır.

(Değişik fıkra: 10/03/1993 - 3871/1 md.) Bu koruma tedbirleri; talep halinde estetik cerrahi yoluyla fizyolojik görünümün değiştirilmesi dahil, nüfus kayda, ehliyet, evlenme cüzdanı, diploma ve benzeri belgelerin değiştirilmesi, askerlik işleminin düzenlenmesi, menkul ve gayrimenkul mal varlıklarıyla ilgili hakları, sosyal güvenlik ve diğer hakların korunması gibi hususlarda düzenleme yapılır. Korumaya alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak surette zorunlu bulunanlar; görev yaptıkları Bakanlık veya Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait konutlardan Maliye ve Gümrük Bakanlığınca rayiç kiralar dikkate alınarak tespit olunacak kira bedeli ile kiralama esaslarına göre yararlandırılır.

Bu tedbirlerin uygulanmasında, İçişleri Bakanlığı ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlar gerekli her türlü gizlilik kurallarına uymak zorundadırlar.

Koruma tedbirleriyle ilgili esas ve usuller Başbakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.

Yukarıda sayılanlardan kamu görevlileri, görevlerinden ayrılmış olsalar dahi terör suçluları tarafından kendilerine veya eş ve çocuklarının canına vuku bulan bir taarruzu savmak için silah kullanmaya yetkilidirler.

__________________________________________________

Yardım (*):

__________________________________________________

Not: (*) Bu madde başlığı, 13/11/1995 tarih ve 4131 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

__________________________________________________

Malul olanlarla aylığa müstehak dul ve yetimlere yardım:

Madde 21 - (...)(***) kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca;

a) (Değişik bent: 28/02/1995 - 4082/6 md.) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.

b) Yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır.

c) Konut kredisinden istifade bakımından 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun Ek 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki hüküm; malul olanlar ile bunların dul kalan eşi, eşi hayatta değilse veya evlenmiş ise çocukları hakkında da uygulanır.

d) (Değişik bent: 08/07/1999 - 4404/1 md.) (*) Malul olanlar, ölenlerin dul kalan eşleri, T.C. Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan ve kuruluşlardan aylık almayan kız çocukları, çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malul ve muhtaç olan erkek çocukları, reşit olmayan çocukları ile anne ve babaları, yurtiçinde Devlet Demiryollarında, Denizyolları Şehir Hatlarında ve belediye toplu taşıt araçları ile belediye tarafından kurulan şirketler veya özel firmalar aracılığıyla yaptırılan toplu taşım işinde kullanılan araçlarda ücretsiz seyahat ederler.

e) (Değişik bent: 29/06/2006 - 5532 S.K./15. md.)(**) Malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca kendilerine verilen tanıtım kartlarını ibraz etmeleri durumunda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bütün hastanelerde muayene ve tedavi edilirler. Bunların her türlü tedavi giderleri; ilgililerin herhangi bir kamu kurumu veya kuruluşunda çalışmaları halinde bu kurum veya kuruluşça, emekli, yaşlılık, malullük veya dul ve yetim aylığı almaları halinde bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumunca, herhangi bir kuruma tabi olarak çalışmamaları, 01/07/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık alanlar hariç emekli, yaşlılık, malullük veya dul ve yetim aylığı almamaları durumunda Milli Savunma veya İçişleri Bakanlığınca karşılanır. Malul olanların eksilen vücut organları, yurt içi veya yurt dışında en son teknik usullere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlatılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.

f) (Ek bent: 28/02/1995 - 4082/6 md.) Yurtiçinde tedavileri mümkün olmayanlar, yetkili sağlık kuruluşlarının raporlarına istinaden yurtdışında tedavi ettirilirler.

g) (Ek bent: 28/02/1995 - 4082/6 md.) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz olanlar ile kimsesizler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait, bunlar bulunmadığı takdirde özel rehabilitasyon ve bakım merkezleri, yurtlar ve huzurevlerinde parasız olarak veya masrafları devlet tarafından karşılanmak üzere barındırılır, baktırılır ve tedavileri yaptırılır.

h) (Değişik bent: 08/07/1999 - 4404/1 md.) (*) Terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya sakatlanarak haklarında 03/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmış olan erbaş ve erler, yukarıdaki (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki haklardan; ölen erbaş ve erlerin dul kalan eşleri ve T.C. Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan ve bu kuruluşlardan aylık almayan kız çocukları, çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malul ve muhtaç olan erkek çocukları, reşit olmayan çocukları ile anne ve babaları ise, yukarıdaki (d) bendindeki haklardan aynen yararlanırlar.

ı) (Değişik bent: 29/06/2006 - 5532 S.K./15. md.)(**) Terörle mücadeleden dolayı köyleri boşaltılan üniversite çağındaki öğrencilere ve ölenlerin çocuklarına yüksek öğrenimleri süresince Devletçe karşılıksız burs verilir.

Kendilerine aylık bağlanan dul ve yetimler; ilgili sosyal güvenlik kurumları mevzuatı gereği aylıklarının kesilmesi halinde, bu madde ile verilen diğer haklardan da yararlanamazlar.

__________________________________________________

Not: (*) 08/07/1999 tarih ve 4404 sayılı kanunun 1. maddesi ile değiştirilen bentler için Tarihçeye bakınız.

(**) 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen (e) ve (ı) bendi için Tarihçeye bakınız.

(***) Burada yer alan "Memur ve" ibaresi, 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 15. maddesi ile madde metninden çıkartılmıştır.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 08/07/1999 tarih ve 4404 sayılı kanunun 1. maddesi ile değiştirilen bentler:

d) (Değişik bent: 28/02/1995 - 4082/6 md.) Malul olanlar, ölenlerin dul kalan eşleri ile dul ve yetim bırakmadan ölenlerin anne ve babaları, yurtiçinde Devlet Demiryollarında, Denizyolları Şehir Hatlarında ve belediye toplu taşıt araçlarında ücretsiz seyahat ederler.

h) (Ek bent: 28/02/1995 - 4082/6 md.) Yukarıdaki (e),(f) ve (ç) bentlerinde belirtilen haklardan, terörle mücadelede görev ifa ederken yaralanarak veya sakatlanarak haklarında 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanunu hükümleri uygulanmış olan erbaş ve erler de aynen yararlanırlar.

----------------------------------

2 - 22/02/2006 kabul tarihli, 28/02/2006 tarih ve 26094 sayılı R.G.de yayımlanan 5460 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değiştirilen (e) bendi:

e) (Değişik bent: 28/02/1995 - 4082/6 md.) Eksilen vücut organları, yurtiçi veya yurtdışında en son teknik usullere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlattırılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.

----------------------------------

3 - 29/06/2006 kabul tarihli, 18/07/2006 tarih ve 26232 sayılı R.G.de yayımlanan 5532 sayılı Kanunun 15. maddesi ile değiştirilen (e) ve (ı) bendi:

e) (Değişik bent: 22/02/2006 - 5460 S.K./1. md.) Malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca kendilerine verilen tanıtım kartlarını ibraz etmeleri durumunda, Devlet ve üniversite hastaneleri ile askeri hastanelerde muayene ve tedavi edilirler. Bunların her türlü tedavi giderleri; ilgililerin herhangi bir kamu kurumu veya kuruluşunda çalışmaları halinde bu kurum veya kuruluşça; emekli, yaşlılık, malullük veya dul ve yetim aylığı almaları halinde bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumunca, herhangi bir kuruma tabi olarak çalışmamaları, emekli, yaşlılık, malullük veya dul ve yetim aylığı almamaları durumunda Milli Savunma Bakanlığınca karşılanır. Malul olanların eksilen vücut organları, yurt içi veya yurt dışında en son teknik usullere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlatılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.

ı) (Ek bent: 13/11/1995 - 4131/1 md.) Terörle mücadeleden dolayı köyleri boşaltılan üniversite çağındaki öğrencilere ve ölenlerin çocuklarına yüksek öğrenimleri süresince Başbakanlıkça Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan karşılıksız burs verilir. Burs verilen öğrenciler hakkında 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz.

__________________________________________________

Terörden zarar gören diğer kişilere yardım

Madde 22 - (Değişik madde: 13/11/1995 - 4131/2 md.)

Terör eylemlerinden dolayı yararlananların tedavileri Devlet tarafından yapılır. Zarar gören, can ve mal kaybına uğrayan vatandaşlara, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan öncelikle yardım yapılır. Bu fondan ilk ve orta öğrenim çağındaki şehit çocuklarının öğrenim masrafları karşılanır. Yardımın kapsam ve ölçüsü, Fonun mahalli yetkililerince belirlenecek miktarı aşmamak kaydıyla Fon Kurulunca tespit edilir.

Ek Maddeler:

Ek Madde 1 - (Ek madde: 13/11/1995 - 4131/3 md.)

A) Genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla mahalli idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıklar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel ve sürekli işçi kadrolarının % 0.7'sini, bu Kanunun 1 inci maddesinde yazılı terör eylemleri nedeni ve etkisiyle;(*)

a) (Değişik bent: 27/05/2007 - 5673 S.K./3. md.)(**) Şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri, er-erbaş, geçici köy korucuları ve gönüllü köy korucularının varsa eşlerinin, yoksa çocuklarından birisinin, çocukları da yoksa kardeşlerinden birisinin veya,

b) Malul olup da çalışabilir durumda olanların, İstihdamı için ayırmak ve bu fıkra hükümleri çerçevesinde belirlenecek kişileri işe almak veya atamak zorundadırlar.

İçişleri Bakanlığı, yukarıdaki fıkra kapsamına giren kişileri tespit etmek, bunlardan bir işe girmek için istekli olanların nitelikleri ile iş gereklerini gözönüne almak suretiyle, işe alınmaları veya atamalarının yapılması için, durumlarına uygun kadrosu mevcut olan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmekle görevlidir. Bu kişilerin işe alınmaları veya atanmaları sırasında açıktan atama izni alınması gerekmez. Ancak, ilgililerin sınav hariç olmak üzere, kadro veya işin gerektirdiği nitelik, özellik ve şartları taşımaları zorunludur.

Şehit yakınları ile çalışabilir durumda olan mamullerin istihdamında takip edilecek usul ve esaslar; Maliye, Milli Savunma, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığı ve İş ve İşçi Bulma Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle, İçişleri Bakanlığınca üç ay içerisinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

B) Bu Kanunun 1 inci maddesinde yazılı terör eylemleri nedeni ve etkisiyle;

a) (Değişik bent: 27/05/2007 - 5673 S.K./3. md.)(**) Şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri, er-erbaş, geçici köy korucuları ve gönüllü köy korucularının varsa eşlerini, yoksa çocuklarından birisini, çocukları da yoksa kardeşlerinden birisini veya,

b) Malul olup da çalışabilir durumda olanları,

Talep halinde, işverenler, 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde (aynı il hudutları içinde birden fazla işyeri bulunanlar için toplam işçi sayısı dikkate alınır.) %2 oranında, daimi işçi statüsünde, istihdam ile yükümlüdürler.

Çalıştırılacak bu kişilerin sayısının tespitinde daimi işçi sayısı esas alınır. %2'nin hesaplanmasında yarıma kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olanlar tama iblağ edilir.

İlgili idarelerce, bu fıkra hükümlerine aykırı hareket eden işveren veya vekilleri hakkında, çalıştırmadığı kişi başına ve çalıştırmadığı her ay için o yıl için tespit edilen asgari ücretin 10 katı para cezası verilir.

Şehit yakınları ile çalışabilir durumda olan malullerin işverenlerce istihdamında takip edilecek usul ve esaslar; Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca üç ay içerisinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. İşveren, çalıştırmak zorunda olduğu bu kişileri İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığı ile sağlar.

__________________________________________________

Not:

(*) Fıkrada yer alan "% 0.5'ini" ibaresi, 27/05/2007 kabul tarihli, 02/06/2007 tarih ve 26540 sayılı R.G.de yayımlanan 5673 sayılı Kanunun 3. maddesi ile "% 0.7'sini" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.

(**) 27/05/2007 kabul tarihli, 02/06/2007 tarih ve 26540 sayılı R.G.de yayımlanan 5673 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen (A) ve (B) fıkralarının (a) bentleri için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - 27/05/2007 kabul tarihli, 02/06/2007 tarih ve 26540 sayılı R.G.de yayımlanan 5673 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değiştirilen (A) ve (B) fıkralarının (a) bentleri:

A/a) Şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların varsa eşlerinin, yoksa çocuklarından birisinin, çocukları da yoksa kardeşlerinden birisinin veya,

B/a) Şehit olan veya çalışamayacak derecede mamul olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların varsa eşlerini, yoksa çocuklarından birisini, çocukları da yoksa kardeşlerinden birisini veya,

__________________________________________________

Ek Madde 2 - (Ek madde: 29/08/1996 - 4178/3. md.; İptal Ana. Mahkemesi, 06/01/1999 tarih ve E. 1999/68, K. 1999/1; Yeniden düzenlenen madde: 29/06/2006 - 5532 S.K./16. md.)

Terör örgütlerine karşı icra edilecek operasyonlarda "teslim ol" emrine itaat edilmemesi veya silah kullanmaya teşebbüs edilmesi halinde kolluk görevlileri, tehlikeyi etkisiz kılabilecek ölçü ve orantıda, doğrudan ve duraksamadan hedefe karşı silah kullanmaya yetkilidirler.

__________________________________________________

Not: (*) Bu madde Anayasa Mahkemesi'nin 06/01/1999 tarih ve E. 1999/68, K. 1999/1 sayılı Kararı ile (R.G.: 19/01/2001-24292) iptal edilmiş olup iptal kararı, Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren 1 yıl sonra (19/01/2002) yürürlüğe girmiştir. İptal edilen madde için Tarihçeye bakınız.

__________________________________________________

__________________________________________________

Tarihçe: 1 - Anayasa Mahkemesi'nin 06/01/1999 tarih ve E. 1999/68, K. 1999/1 sayılı Kararı ile iptal edilen madde metni:

Ek Madde 2 - (Ek madde: 29/08/1996 - 4178/3 md.)

Terör örgütlerine karşı icra edilecek operasyonlarda teslim ol emrine itaat edilmeyerek silah kullanmaya teşebbüs edilmesi halinde kolluk kuvveti görevlileri, failleri etkisiz kılmak amacıyla doğruca ve duraksamadan hedefe karşı ateşli silah kullanmaya yetkilidirler.

__________________________________________________

BEŞİNCİ BÖLÜM: Geçici Hükümler

Geçici Madde 1 - 08/04/1991 tarihine kadar işlenen suçlar sebebiyle;

a) Verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu durumda olanlar 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesi hükmüne göre çekmeleri gereken cezalarının on yılını,(**)

b) Müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar çekmeleri gereken cezalarının sekiz yılını,(*)

c) Diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin beşte birini,

Çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.

Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler de hesaba katılır.

Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.

__________________________________________________

Not: (*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 6. maddesi ile Kanunlardaki "ağır hapis" cezaları "hapis" cezasına dönüştürülmüştür.

(**) Mevzuatta, 647 s. "Cezaların İnfazı Hakkında Kanun"a yapılan yollamalar, 5275 s. "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"a yapılmış sayılır.

__________________________________________________

Geçici Madde 2 - 08/04/1991 tarihine kadar işlenen suçlar sebebiyle tutuklu olan sanıklardan;

a) Hazırlık tahkikatında, iddianameye esas olan suçun vasfına,

b) Son tahkikatta, iddianamede beyan olunan suça veya değişen suç vasfına, Göre Kanunda belirtilen cezanın asgari haddi esas alınmak suretiyle geçici

1 inci maddede belirtilen süreler kadar tutuklu kaldıkları anlaşılanlar, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren otuz gün içerisinde,

1. Hakkında kamu davası açılmamış tutuklu sanıklar savcılıklarca,

2. Hakkında kamu davası açılmış tutuklu sanıklar ilgili mahkemelerce,

3. Dosyaları Yargıtayda veya Askeri Yargıtayda bulunanlar ilgili dairesince veya Başsavcılıklarınca,

Salıverilirler.

Haklarında kamu davası açılacaklar ile daha önce kamu davası açılmış olan sanıkların yargılamaları yapılır. Duruşmalara gelmeyen sanıkların savcı veya hakim huzurunda alınmış mevcut beyanları ile yetinilir. Yapılan yargılama sonunda mahkumiyete ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip haklarında Kanunun Geçici 1 inci maddesinde belirtilen şartla salıverilme hükümleri uygulanır.(*)

__________________________________________________

Not: (*) Bu maddenin ikinci fıkrasındaki "...Duruşmalara gelmeyen sanıkların savcı veya hakim huzurunda alınmış mevcut beyanları ile yetinilir." hükmü Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, iptal hükmü, sözkonusu kararın yayımı tarihi olan 27/01/ 1993 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.

__________________________________________________

Geçici Madde 3 - Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra, Geçici 1 inci madde hükümlerinden istifade edecek olanlar, cezaevinin disiplinini bozucu hareketlerinden dolayı disiplin cezası aldıkları takdirde, Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzük hükümlerine göre disiplin cezaları kaldırılmadığı sürece, Geçici 1 inci madde hükümlerinden istifade edemezler.

Geçici Madde 4 - 08/04/1991 tarihine kadar;

a) (İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 19/07/1991 tarih ve E: 1991/15, K: 1991/22 sayılı Kararı ile)

b) Türk Ceza Kanununun 125, (...) (*) 403, 404/1, 405, 406, 407, 414, 416/İlk ve 418 inci maddelerine giren suçları işleyenler, (**)

c) Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının "Devlet İdaresi Aleyhinde İşlenen Cürümler" başlıklı üçüncü babında yer alan hükümlere aykırı hareket edenler ile Bankalar Kanununa aykırı hareketle bankalardan haksız ve usulsüz para alanlar, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat temin edenler; usulsüz, yolsuz ve gerçek dışı işlemlerle ihracat, ithalat ve yatırım teşvikleri suretiyle vergi iadesi, prim, kredi, faiz farkı ve benzeri adlarla kamu kaynaklarından haksız menfaat temin edenler, yukarıda belirtildiği şekilde haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıkları ve bunların fer'ilerini zamanaşımına bakılmaksızın ödemedikleri takdirde,(****)

d) Askeri Ceza Kanununun 55, 56, 57, 58 ve 59 uncu maddelerine giren suçları işleyenler, Hakkında bu Kanunun Geçici 1 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. Ancak, bu maddede sayılan suçlar dolayısı ile verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu hükümlüler hakkında;

Ölüm cezasına hüküm giyenler 20 yıllarını; müebbet hapis cezasına hükümlüler 15 yıllarını; diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin 1/3 ünü; çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.(*5*)

Bu sürelerin tayininde hükümlünün tutuklu kaldığı süreler de, hesaba katılır.

Bu hükümlüler hakkında 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim hükümleri uygulanmaz.(*6*)

Geçici 2 nci madde (son fıkrasındaki Geçici 1 inci maddeye yapılan atıf hükmü hariç) ve Geçici 3 üncü madde hükümleri, bu hükümlüler hakkında da uygulanır. (***)

__________________________________________________

Not: (*) Bu aradaki"... 146 (son fıkra hariç), ..." hükmü, Anayasa Mahkemesinin 19/07/1991 tarih ve E: 1991/15, K : 1991/22 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

(**) Bu bent, Anayasa Mahkemesinin 08/10/1991 tarih ve E: 1991/34, K: 1991/34 sayılı kararıyla Türk Ceza Kanununun 403 üncü maddesi yönünden, 08/10/1991 tarih ve E: 1991/36, K : 1991/35 Sayılı kararı ile de Türk Ceza Kanununun 414 ve 418/2 maddeleri yönünden iptal edilmiştir. Bent ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı kararıyla Türk Ceza Yasası'nın 404/1, 405, 406, 407, 416/1 ve 418/1 maddeleri yönünden iptal edilmiş olup, iptal hükmü, sözkonusu kararın yayımı tarihi olan 27 Ocak 1993 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.

(***) Bu maddedeki "...son fıkrasındaki Geçici 1 inci maddeye yapılan atıf hükmü hariç..." ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.1992/20 sayılı Kararı ile, Geçici 4. maddenin iptal edilen hükümleri yönünden, iptal edilmiştir.

(****) a) 10/07/2003 kabul tarihli, 19/07/2003 tarih ve 25173 sayılı R.G.de yayımlanan 4926 sayılı "Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"nun Geçici 1. Maddesi gereğince, mevzuatta 1918 sayılı Kanuna yapılmış olan atıflar 4926 sayılı Kanuna yapılmış sayılır.

b) 21/03/2007 kabul tarihli, 31/03/2007 tarih ve 26479 sayılı R.G.de yayımlanan 5607 sayılı "Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"nun Geçici 1. Maddesi gereğince, mevzuatta 1918 sayılı ve 4926 sayılı "Kaçakçılıkla Mücadele Kanun"larına yapılmış olan atıflar 5607 sayılı Kanuna yapılmış sayılır.

(*5*) 04/11/2004 kabul tarihli, 13/11/2004 tarih ve 25642 sayılı R.G.de yayımlanan 5252 sayılı Kanunun 6. maddesi ile Kanunlardaki "ağır hapis" cezaları "hapis" cezasına dönüştürülmüştür.

(*6*) Mevzuatta, 647 s. "Cezaların İnfazı Hakkında Kanun"a yapılan yollamalar, 5275 s. "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"a yapılmış sayılır.

__________________________________________________

Geçici Madde 5 - 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (g) bendi gereğince Türk vatandaşlığı kaybettirilenlerin bu Kanunun geçici maddeler hükümlerinden istifade edebilmeleri için bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde yurda girişlerinde herhangi bir şart aranmaz ve hudut kapılarından girişleri engellenemez.

Geçici Madde 6 - Özel infaz kurumu binaları inşa edilinceye kadar terör suçundan tutuklu veya hükümlü olanlar diğer infaz kurumlarında muhafaza edilir.

Geçici Madde 7 - Bu Kanunun 17 nci maddesi hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu Kanun kapsamına giren suçları işleyenler hakkında uygulanır.

Geçici Madde 8 - Bu Kanunun 21 inci maddesi, 01/01/1968 tarihinden itibaren bu madde şümulüne girenleri de kapsayacak şekilde yayımı tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak uygulanır.

Geçici Madde 9 - (İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 31/03/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20 sayılı Kararı ile.)(*)

__________________________________________________

Not: (*) Sözkonusu Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazete'de yayımlandığı 27/01/1993 tarihinden başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmiştir.

__________________________________________________

Geçici Madde 10 - (Ek madde: 15/07/2003 - 4928 S.K./21. md.)

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3713 sayılı Kanunun 8 inci maddesi kapsamına giren suçlardan dolayı;

1 - Yürütülen hazırlık soruşturmalarında Cumhuriyet savcılıklarınca takipsizlik kararı verilir.

2.- a) Haklarında kamu davası açılmamış tutuklu sanıklar Cumhuriyet savcılıklarınca,

b) Haklarında kamu davası açılmış tutuklu sanıklar ilgili mahkemelerce,

Salıverilirler.

3.- a) Henüz Yargıtay'a gönderilmemiş veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar hakkında hükmü veren mahkemece,

b) Yargıtay'da bulunan dosyalar ilgili ceza dairesince,

c) Cezaları infaz edilmekte olan hükümlülerin dosyaları hükmü veren mahkemece,

Acele işlerden sayılmak ve Türk Ceza Kanununun 2 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle karara bağlanır.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

Madde 23 - a) 2 sayılı Hıyaneti Vataniye Kanunu,

b) 6187 sayılı Vicdan ve Toplanma Hürriyetlerinin Korunması Hakkında Kanun,

c) 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 140, 141, 142 ve 163 üncü maddeleri,

d) 2908 sayılı Dernekler Kanununun 5 inci maddesinin 7 ve 8 numaralı bentleri ile 6 ncı maddesinin 2 numaralı bendi,

e) 2932 sayılı "Türkçeden Başka Dillerle Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun",

Yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

Madde 24 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 25 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Kanuna İşlenemeyen Hükümler

1) 27/10/1995 tarih ve 4126 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:

Geçici Madde - 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesi uyarınca mahkum edilenlerin dosyaları bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde hükmü veren mahkemece ele alınarak, bu Kanunun 1 inci maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle mahkumiyet sürelerinin yeniden belirlenmesine ve 13/07/1965 tarihli ve 647 sayılı Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinden yararlanma durumları hakkında gerekli karar verilir.(*)

__________________________________________________

Not: (*) Mevzuatta, 647 s. "Cezaların İnfazı Hakkında Kanun"a yapılan yollamalar, 5275 s. "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun"a yapılmış sayılır.

__________________________________________________

Başbakanlık Genelgesi

Başbakanlık Genelgesi

(Genelge No: 2006/8)

Resmi Gazete Tarihi 24/02/2006

Resmi Gazete Sayısı 26090

Başbakanlıktan:

Konu : 3713 Sayılı Kanunun 21. Maddesinin Uygulanması.

Yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederken terör eylemlerine muhatap olarak malul olanların kendilerine, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine, yurt içinde ikametgah olarak kullanacakları konut için ödenecek kira bedelinin 10 yıl süreyle Devlet tarafından karşılanması 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21'inci maddesi (b) bendinde hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede hak sahiplerinin konut kiralamalarında uyulması gereken usul ve esaslar aşağıda belirtilmiştir.

1. Kanun kapsamında bulunan kişilere ödenecek kira bedeli için belli bir limit belirlenmeyecek, rayiç kira bedelinin tamamı ilgili kamu kurum ve kuruluşunun bütçesinden karşılanacaktır.

2. Kiralanacak konutun kullanım alanı (net) 120 m²'yi geçmeyecek, bu alanın tespitinde konut sahibi ile konutu kiralayan arasında yapılan sözleşme esas alınacaktır.

3. İkametgah olarak kiralanacak konutlar lüks (sauna, jakuzi, dubleks, tripleks, şömine) olmayan konutlardan seçilecek, büyükşehir belediyelerinin bulunduğu illerde şehrin bulvar ve ana caddeleriyle iş merkezi yoğunluklu mahaller dışında olacaktır.

4. 3'üncü maddede belirlenen kriterlere göre hak sahiplerine ödenecek kira bedeli, kiralamanın yapıldığı yerdeki belediye rayiçlerini geçmeyecektir.

5. Yakıt, su, elektrik, apartman ve site aidatı gibi ödemeler kira kapsamında olmadığından kira bedeli dışında tutulacak ve oturan tarafından karşılanacaktır.

6. 3713 sayılı Kanunun anılan hükmü çerçevesinde kira sözleşmeleri hak sahibi ile mal sahibi arasında yapılacak ve kiralamanın yapıldığı yerdeki kurum harcama yetkilisince onaylanacaktır.

01/11/1993 tarihli ve B.02.0.PPG.0.12-383-16327 (1993/52) sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmıştır.

Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

Tebliğler

Terörün Finansmanına Yönelik Şüpheli İşlemlerin Bildirimi Genel Tebliği

Resmi Gazete Tarihi : 07/11/2007

Resmi Gazete Sayısı : 26693

Maliye Bakanlığından:

Terörün finans kaynaklarını engellemek suretiyle terörle daha etkin mücadele etmek amacıyla, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun, 29/06/2006 tarih ve 5532 sayılı Kanunla(*) değiştirilen, 8 inci maddesinde terörün finansmanı müstakil bir suç olarak aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.

"MADDE 8 - Terörün finansmanı

Her kim tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlar veya toplarsa, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Fon, kullanılmamış olsa dahi, fail aynı şekilde cezalandırılır.

Bu maddenin birinci fıkrasında geçen fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değeri ifade eder."

Suçun nitelikli hali ve tüzel kişilerin sorumluluğu konuları ise aynı Kanunun 8/A ve 8/B maddelerinde düzenlenmiştir.

Terörün finansmanı ile mücadele kapsamında yukarıdaki düzenlemeye ilave olarak, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun(**) 19 uncu maddesinin (e) bendi ile "Suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi kapsamında veri toplamak, şüpheli işlem bildirimlerini almak, analiz etmek ve değerlendirmek", (b) bendi ile de "Belirlenen politikalar çerçevesinde kanun, tüzük ve yönetmelik taslakları hazırlamak, bu Kanun ile buna ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarının uygulanması konusunda düzenlemeler yapmak" görev ve yetkileri Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığına verilmiştir.

Bu görev ve yetki kapsamında terörün finansmanının önlenmesine ilişkin şüpheli işlem bildirim yükümlülüğünün etkin, zamanında ve uygun şekilde yerine getirilmesine yönelik açıklamalar bu tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

I. TERÖRÜN FİNANSMANI

A - Terörün Finansmanının Niteliği

Terörün esas amacı(***) bir toplumda korku yaratmak ve infial uyandırmak suretiyle bir hükümeti veya uluslararası örgütü bir şey yapmaya veya yapmamaya zorlamaktır. Ulaşılmak istenilen hedef ne olursa olsun tüm terör örgütleri faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için finans kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden terör örgütleri yeterli finansal kaynağa sahip olmak ve bu kaynakları ilgili kamu otoritelerinin dikkatini çekmeksizin kullanmak isterler. Bu nedenle terörle mücadelede terör örgütlerini finansal kaynaklardan mahrum bırakmak büyük önemi haizdir.

Terörün finansmanı ile etkin mücadele, öncelikle terörün finansmanının niteliğinin iyi bilinmesini gerekli kılmaktadır. Terörün finansmanının en önemli niteliklerinden birisi, bunun yasa uygulama birimlerinin dikkatini çekmeksizin gerçekleştirilmesi gereğidir. Böylece bir taraftan terör eylemlerinin gizliliği sağlanarak terörü finanse edenlerin asıl suçla ilgisinin kurulması engellenirken, diğer taraftan terörün finansmanı için ayrılan fonlara el konulması veya bu fonların müsaderesinin önüne geçilir. Bu bakımdan terörü finanse edenler bu fonları terör örgütleri için işletirken ya da teröristlere veya terör örgütlerine ulaştırırken çoğu kez aklayıcılar ile benzer yöntemleri kullanırlar.

Terörün sadece yasadışı kaynaklardan elde edilmiş fonlarla değil, aynı zamanda yasal yollardan elde edilmiş kaynaklarla da finanse edilebilmesi yükümlülerin terörün finansmanı ile ilgili şüpheli durumların tespitinde daha dikkatli olmasını gerektirmektedir. Örneğin imalat veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin yasal yollardan elde ettiği gelirlerinden terör örgütüne finansman desteği sağlanabilir. Bu açıdan terörün finansmanının tespitinde fonun kaynağı kadar fonun kullanım alanının da yakından izlenmesi ve bilinmesi gerekmektedir.

Bazı terör eylemlerinin gerçekleştirilebilmesi için küçük tutarlı fonların dahi yeterli olması, aklama eylemlerinden farklı olarak, terörün finansmanı ile ilgili eylemlerin tespitinde yükümlülerin daha dikkatli olmalarını gerektirmektedir.

B - Terörün Finans Kaynakları

Terör örgütleri, faaliyetleri için gerek duydukları finansman ihtiyaçlarını çeşitli kaynaklardan sağlarlar. Bunlar gerek yasadışı faaliyetler gerekse yasal görünümlü faaliyetlerden sağlanan gelirler ile teröre destek veren ülkelerce sağlanan yardımlardır.

1 - Yasadışı Faaliyetlerden Sağlanan Kaynaklar

Terör örgütleri, çıkar amaçlı suç örgütleri tarafından da işlenen pek çok yasadışı faaliyetle önemli miktarlarda kaynak sağlarlar. Bu faaliyetlerin başlıcaları uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, insan ticareti, göçmen kaçakçılığı, tehdit, şantaj, haraç, gasp, soygun ve adam kaçırmadır.

Uyuşturucu madde kaçakçılığı yasa dışı finans kaynaklarının başında gelmekte olup son yıllarda, "narco-terörizm" kavramı, terör örgütleri ve uyuşturucu kaçakçıları arasındaki sıkı bağlantının tanımlanmasında kullanılmaya başlanılmıştır.

Aynı şekilde silah kaçakçılığı ile terörizm arasında da doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Terör örgütleri silah kaçakçılığı suretiyle hem silah ihtiyacını karşılamakta hem de gelir elde etmektedir.

Terörle doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı kişilerce baskı, tehdit ve şantaj uygulayarak, haraç şeklinde para toplanması da yasa dışı bir finansman yöntemidir.

Terör örgütleri yurtdışında faaliyet gösteren şebekelerle de işbirliği içinde insan kaçakçılığı ve göçmen ticareti yapmakta ve bunları meslek edinmiş suç şebekelerinin gelirlerinden pay almaktadır.

Gasp ve soygun, küçük çaplı terör örgütlerinin kullandığı ya da faaliyetlere başlangıç için gerekli paranın bulunması amacıyla kullanılan bir yöntemdir.

Fidye amaçlı adam kaçırma faaliyetleri ise örgütlerin yaygın olarak kullandığı bir finansman yöntemidir. Örgüt bu faaliyetlerde başarısını kanıtladığında adam kaçırmasına gerek kalmayıp korkutma ya da tehdit yoluyla gelir temin etmeye devam etmektedir.

İhalelere katılan firma ve şahıslardan zor kullanma yoluyla fon toplanması da terör örgütlerinin başvurdukları finansman yöntemleri arasındadır.

2 - Yasal Görünümlü Faaliyetlerden Sağlanan Kaynaklar

Terör örgütleri önemli miktarda finansmanı, yasal görünümlü faaliyetler aracılığı ile sağlamaktadır. Bunlardan başlıcaları aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:

a- Kar amacı gütmeyen kuruluşların kullanılması: Terör örgütlerine yasal görünümlü kaynak sağlanmasında dernek ve vakıf gibi kar amacı gütmeyen kuruluşlar sıklıkla kullanılır. Bu kuruluşlara aidat, bağış veya yardım adı altında sağlanan fonlar, bu kuruluşlar tarafından çeşitli yöntemler kullanılmak suretiyle terör örgütüne veya teröristlere aktarılır. Bazı kişiler çoğu zaman verdikleri paraların terör örgütlerine aktarılacağını bilmemekte, kar amacı gütmeyen kuruluşun açıkladığı yasal amacı çerçevesinde kullanılacağını düşünerek bağışta bulunmaktadır. Bazı kişiler ise, terör örgütüne bilerek ve isteyerek finansman sağlamakta, bunu yasal bir görüntü altında, örneğin bir yardımlaşma derneğine bağışta bulunma görüntüsü altında gerçekleştirmekte, böylece kamu otoritelerinin dikkatini çekmeksizin terörü finanse edebilmektedir.

b- Ticari işletmelerin kullanılması: Örgütle görünüşte bağlantısı olmayan kişiler adına kurulan şirketlerin yasal faaliyetlerinden elde edilen gelirler terörün finansmanı için kullanılabilir. Çoğu kez, bu şirketlerin faaliyet alanları aynı zamanda terör örgütüne lojistik destek sağlayacak türden alanlardır. Terör örgütünün ihtiyaç duyacağı malları taşımak veya, uyuşturucu ticaretinde kullanmak üzere nakliye şirketi kurulması, terör örgütü üyelerinin ülke dışına kolay bir şekilde çıkarılması için seyahat acentesi kurulması buna örnek verilebilir. Bu açıdan yükümlülerin, tüzel kişi müşterilerinin sahiplerinin kimler olduğu konusunda bilgi sahibi olması ve şüpheli durumlarda gerekli araştırmayı yaparak MASAK'a bildirimde bulunması önem kazanmaktadır.

c- Görsel ve basılı yayın organlarının kullanılması: Medya şirketleri, terör örgütlerinin gerek propaganda yapmak gerekse finansman temini amacıyla kullandıkları araçlar arasında yer almaktadır. Özellikle terör örgütü yandaşları, terör örgütüne yakın görsel ve basılı yayın organlarına reklam bedeli adı altında yüksek tutarlarda ödemeler yapmak suretiyle örgüte finansman desteği sağlarlar. Aynı zamanda örgüt üyeleri, bu yayın organlarında çalışan kişiler olarak gösterilmek suretiyle finansal olarak desteklenir.

Yukarıda sayılanlara ilave olarak terör örgütleri konser, şölen, sergi, kermes ve gösteri gibi çeşitli etkinlikler düzenleyip bu etkinliklere katılım ücreti olarak gelir elde eder.

3 - Diğer Ülkelerce Sağlanan Kaynaklar

Terör örgütlerine, yukarıda sayılan finans kaynaklarına ilave olarak terörü uluslararası politika aracı olarak kullanmak isteyen ülkelerce örgüt üyelerine sığınma hakkı verilmesi, ülke topraklarının üs olarak kullanılmasına izin verilmesi gibi desteklerin yanında örtülü veya açık olarak finansal destek de sağlanabilmektedir. Terör örgütlerine sağlanan örtülü finansal yardımlar, özellikle terör örgütüne yakın dernek ve vakıflara para veya ayni yardımda bulunulması gibi yöntemlerle yapılabilmektedir. Daha sonra bu yardımlar terör örgütüne aktarılmakta veya doğrudan söz konusu kuruluşlarca terör örgütünün yandaş bulmasına, propagandasının yapılmasına veya toplumda sempati kazanmasına yardımcı olacak şekilde kullanılmaktadır.

II. ŞÜPHELİ İŞLEMİN TANIMI

5549 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre şüpheli işlem, yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işleme konu malvarlığının; yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına, dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halidir.

Şüpheli işlem tanımı işleme konu malvarlığı değerlerinin yasadışı yollardan elde edilmesinin yanı sıra "yasadışı amaçlarla kullanılmasını" da kapsamakta olup, bu suretle esas olarak terörizmin finansmanının önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda fonların terörist eylemler için ya da terör örgütleri, teröristler veya terörü finanse edenler tarafından kullanıldığına veya bunlarla ilgili ya da bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması hali şüpheli işlem bildirimine konu olacaktır.

Şüpheli işlem tanımına ilişkin maddenin gerekçesinde bu husus açık bir şekilde ifade edilmiştir(****). Madde gerekçesi aşağıdaki gibidir:

"Maddede şüpheli işlem bildirim yükümlülüğü düzenlenmiş olup buna göre yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde bu işlemlerin Başkanlığa bildirilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

Maddede işleme konu malvarlığının yasadışı amaçlarla kullanıldığına dair bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek hususların da Başkanlığa bildirilmesi öngörülmüş ve bu suretle özellikle terörün finansmanının aklama yöntemleri kullanılarak gizlenmesi hususunun şüpheli işlem bildirim sistemi ile kavranması hedeflenmiştir."

A. Terörün Finansmanının Tespitine Yönelik Şüpheli İşlem Tipleri

Terörün finansmanı ile ilgili şüpheli işlemlerin tespitinde yükümlülere yardımcı olmak amacıyla Tebliğin II.B Bölümünde şüpheli işlem tipleri belirlenmiştir. Belirlenen şüpheli işlem tipleri rehber mahiyetinde olup şüphe veya şüpheyi gerektirecek makul bir sebebin olup olmadığının değerlendirilmesinde yükümlülere yardımcı olma amacına yöneliktir. Bu nedenle, yükümlülerin şüpheli işlemlerin tespitinde kendilerini Tebliğde belirlenen şüpheli işlem tipleri ile sınırlandırmamaları, terörün finansmanıyla, dolayısıyla terörle mücadele açısından büyük önem taşımaktadır.

Tutarına bakılmaksızın, yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işleme konu malvarlığının terörist eylemler için ya da terör örgütleri, teröristler veya terörü finanse edenler tarafından kullanıldığına veya bunlarla ilgili ya da bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halinde, sayılan tiplerden herhangi birine uymasa dahi terörün finansmanı ile ilgili şüpheli işlem bildiriminde bulunulması gerekmektedir.

Şüphe veya şüpheyi gerektiren makul bir sebebin olup olmadığı hususu gerektiğinde birden çok işlem bir arada ele alınarak değerlendirilir. İşlemlerin, şüpheli işlem tiplerine uygunluğu değerlendirilirken, müşteri profili, işlemin niteliği, sektörün özellikleri ve daha önceki tecrübeler de dikkate alınarak karar verilir. Bildirimde bulunma kararı verilirken işlem ve müşteri profiliyle ilgili daha ayrıntılı araştırma yapılması gerekebilir. Yetki ve imkanlar ölçüsünde yapılacak bu araştırmanın amacı, şüpheyi destekleyecek ek bulguların olup olmadığını tespit etmektir. Ancak bu araştırmalar yapılırken, müşterinin, hakkında bildirimde bulunulacağından şüphelenmesine neden olacak tutum ve davranışlardan kaçınılması gerekir.

B. Terörizmin Finansmanı ile Bağlantılı Şüpheli İşlem Tipleri

a. Hesaplara İlişkin Tipler

1) Uzun süre işlem görmeyen hesaplara dönemsel olarak para yatırılması.

2) Çok düşük bir bakiyeye sahip olan bir hesaba yüklü tutarlarda nakit yatırılması ve müteakiben yatırılan nakdin geri çekilmesi veya başka bir veya birden çok hesaba havale edilmesi.

3) Aralarında akrabalık veya herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığı halde, aynı hesapta birçok kişinin imza yetkisinin bulunması.

4) İşyeri adresi olarak aynı adresi gösteren farklı şirketler veya tüzel kişiler tarafından açılan hesaplarda imza yetkisinin aynı kişi veya kişilere verilmesi.

5) Aynı kişi tarafından çok sayıda hesap açtırılması ve bu hesaplara yatırılan küçük tutarların toplamda o müşterinin ekonomik faaliyeti ile uyumsuz olması.

6) Bir terör örgütü ile bağlantılı olduğu bilinen gerçek veya tüzel kişiler adına hesap açılması.

7) Bir kişi veya kuruluşun hesabına görünürdeki ticari faaliyeti ile orantılı olmayan tutarlarda nakit yatırılması.

8) Bir hesap üzerinden yürütülen işlemlerde, hesabın normal kullanımıyla uyumsuz bir şekilde, nakit ve nakit benzeri araçların birbirine karıştırılması.

9) Finansal kuruluşun farklı şubeleri vasıtasıyla veya aynı şubeye aynı anda gelen kişiler tarafından hesaba parça parça nakit yatırılması veya çekilmesi.

10) Hesaba ilişkin tüm işlemlerin ATM'ler vasıtasıyla yapılması.

11) Ticari işletmelerin hesaplarına üçüncü şahıslarca normal ticari işlemleri dışında sık sık para yatırılması veya üçüncü şahıslara bu şekilde ödemeler yapılması ya da normalde kişi ya da kurum adına çek veya diğer ödeme araçlarıyla kolaylıkla yapılabilecek bir ticari işlem için, kişi ya da kurum hesabına yüksek tutarda nakit yatırılması.

b. Elektronik Transferlere İlişkin Tipler

12) Kimlik tespitine ilişkin yasal yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla elektronik transferlerin düşük tutarlara bölünerek yapılması.

13) Elektronik transferi gerçekleştiren veya adına bu işlem gerçekleştirilen kişinin kimlik bilgilerinin verilmemesi veya verilmesinde isteksiz davranılması.

14) Üçüncü bir kişi tarafından müşteri adına elektronik transferler yoluyla döviz üzerinden işlem yapılması ve işlemlerin müşteriyle hiçbir ticari bağlantısı olmayan kişi veya ülkelerle gerçekleştirilmesi.

c. Müşteri veya Müşteri Faaliyetlerinin Özelliklerine İlişkin Tipler

15) Nakit işlemlerde bulunan farklı kişilerin aynı adres bilgilerini vermesi, özellikle iş ve ikametgah adreslerinin aynı olması ve/veya belirtilen mesleği ile uyuşmaması.

16) İşlemi yapan kişinin beyan ettiği mesleği veya faaliyet alanının, işlemin türü veya hacmi ile orantılı ve uyumlu olmaması.

17) Müşterinin ticari faaliyetinin bilinmemesi veya faaliyetin kiralık kasa kullanımını gerektirmemesine rağmen ticari kuruluş adına kiralık kasa kullanılması.

18) Müşterinin kimliğinin tespiti veya doğrulanmasına ilişkin süreç sırasında (örneğin daha önce ya da halen yaşanılan ülke, pasaportun ait olduğu ülke, pasaporta göre ziyaret edilen ülkeler ile ad, adres ve doğum tarihini teyit etmeye yarayan dokümanlarla ilgili olarak) açıklanamayan tutarsızlıklar olması.

19) Kişilerin sabit bir adreslerinin olmaması ve adres bilgilerinin sürekli değişmesi.

20) Bir ticari tüzel kişilik adına faaliyetine uygun olmayan hesap açılması.

d. Terörist Organizasyonlarla Bağlantısından Şüphelenilen Riskli Ülkelerle Gerçekleştirilen İşlemlere İlişkin Tipler

21) Riskli ülkelerde açılan ticari bir hesaba hiçbir ticari açıklaması ve ekonomik amacı olmayan tutarlarda paranın elektronik olarak transfer edilmesi ve/veya bu paraların hesaptan çekilmesi.

22) Riskli ülkelere ve/veya bu ülkelerden fonların gönderilmesi ya da alınması, bu ülkelerde bulunan mali kurumlarda hesap açılması veya bu ülkelerdeki bankaların çıkardığı kredi kartlarının kullanılması.

23) Üçüncü kişilerce döviz değişimi yapılarak, terörizm ve kaçakçılığın yoğun olarak görüldüğü veya vergi cenneti olarak bilinen ve müşteriyle açık iş bağlantısı olmayan ülkelere müşteri adına fon transfer edilmesi.

24) Riskli ülkelere veya riskli ülkeler üzerinden yapılan transfer işlemleri neticesinde kısa süre içerisinde oluşan mevduatların üçüncü şahıslara aktarılması.

25) Özellikle riskli ülkelerden veya bu ülkelere, bireysel ve ticari çok sayıda hesap kullanılarak fonların toplanması ve bu fonların az sayıda lehdara yönlendirilmesi.

26) Riskli ülkelerden ya da riskli ülkelere yapılan fon transferlerinde, işlemi makul kılacak ticari bir amaç olmaksızın, ticari nitelikli finansal işlemlerin kullanılması.

e. Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara İlişkin Tipler

27) Kar amacı gütmeyen kuruluşların beyan edilen amacı, faaliyetleri ve görünen kaynakları ile mali işlemlerin niteliği, büyüklüğü ve toplanan ya da aktarılan fon tutarları arasında uyumsuzluklar olması. Örneğin kültürel faaliyet gösteren bir derneğin düzenlediği müzik festivalinden sonra, banka hesabına bu faaliyetle orantısız ölçüde büyük miktarlarda para yatırılması.

28) Kar amacı gütmeyen bir kuruluşun banka hesabı ile ilgili mali işlemlerin sıklığı ve tutarlarında ani artışlar ortaya çıkması.

29) Kar amacı gütmeyen bir kuruluşun hesabında fonların çok uzun süre bekletilmesi.

30) Kar amacı gütmeyen kuruluşun sadece yurt dışından bağış alması veya bağışların önemli bir kısmının yurt dışı kaynaklı olması.

31) Kar amacı gütmeyen kuruluşun yöneticilerinin yabancı uyruklu olması, özellikle yabancı yöneticilerin ülkeleriyle yapılan büyük tutarlı işlemlerin varlığı ve paranın gönderildiği yerin de riskli ülke olması.

32) Kar amacı gütmeyen çok sayıda kuruluşun izah edilemeyen bağlantılarının bulunması; örneğin birkaç kuruluşun birbirlerine para transferi yapması ya da aynı adresi, aynı idareciyi veya personeli paylaşması.

33) Yeterli personeli, uygun bir işyeri ya da telefon numaraları bulunmayan kar amacı gütmeyen kuruluşların yoğun faaliyette bulundukları izlenimi yaratan hesap hareketleri bulunması.

34) Çok sayıda bireysel ve ticari hesabın ya da kar amacı gütmeyen kuruluş hesaplarının kullanılmasıyla fonların teslim alınması ve bu fonların kısa sürede yabancı lehdarlara transfer edilmesi.

III. ŞÜPHELİ İŞLEMLERİN MASAK'A BİLDİRİM USUL VE ESASLARI

Yükümlüler nezdinde gerçekleştirilen şüpheli işlemlerin 5549 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca MASAK'a bildirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

Şüpheli işlemlerin bildirimi 31/12/1997 tarihli ve 23217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2 sıra numaralı Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği ile 10/11/2002 tarihli ve 24932 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sıra numaralı Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliğinde yer alan şüpheli işlem bildirim usulüne uygun olarak yapılır. Şu kadar ki terörün finansmanı ile bağlantılı şüpheli işlemlerin bildiriminde, öncelikle 4 nolu tebliğ ekindeki şüpheli işlem bildirim formunda yer alan "20" nolu tip işaretlenir. Daha sonra formun D Bölümünde yer alan "İşlem türü ve açıklayıcı bilgi" kısmına; işlem yukarıda belirtilen şüpheli işlem tipleri arasında yer alıyorsa işlemle ilgili tip, bu tiplerin dışında gerçekleşen bir işlem söz konusu ise gerekli açıklama yazılır.

Tebliğ olunur.

----------

(*) 18.07.2006 gün ve 26232 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

(**) 18.10.2006 gün ve 26323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

(***) BM Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme Madde 2 (17.01.2002 tarih ve 24643 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.)

(****) Mali Suçları Araştırma Kurumunun Teşkilat ve Görevleri ile Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Plan ve Bütçe Komisyonları Raporları (1/1053).

YAYIN BİLGİLERİKategori Adı SözleşmelerTarih 2008-04-11
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: info[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2179201

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari