Mamatkulov ve Abdurasulovic/ Türkiye Aleyhinde Davası

İNSAN HAKLARI DERNEĞİ

2003 YILI AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARLARI

Mamatkulov ve Abdurasulovic/ Türkiye Aleyhinde Davası

Karar Tarihi: 6.2.2003/070

Başvuru numaraları: 46827/99 ve 46951/99

Karar: 34. Maddenin İhlali

Kararlar:

Mahkeme ;

Oybirliği ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinin (işkence yasağı) ihlal edilmemiş olduğuna;

Oybirliği ile Türkiye'deki yargı süreci için Sözleşmenin 6. maddesinin ihlalinin (adil yargılanma hakkı) kabul edilemeyeceğine;

Oybirliği ile Sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca yapılan ikinci şikayete sebebiyet veren bir konunun söz konusu olmadığına ;

1'e karşı 6 oyla Sözleşmenin 34. maddesinin (bireysel başvuru hakkı) ihlal edilmiş olduğuna karar vermiştir.

Mahkeme oybirliği ile bir ihlal bulunmuş olmasının dahi tek başına manevi kayıplar için hakkaniyete uygun tatmin sağladığını göz önünde bulundurarak, başvuruculara adli giderler için 10,000 Euro ödenmesine karar vermiş, Avrupa Konseyi tarafından hukuki yardım olarak daha önce 905 Euro ödenmiştir.

1. Olayın Aslı

Dava, Özbek uyruklu Rustam Mamatkulov(1959) ve Askarov Abdurasulovic(1971) tarafından yapılan başvuruya ilişkindir. Başvurucular ERK (Özbekistan'da muhalif bir parti) adlı partinin üyesiydiler. 27 Mart 1999 tarihinde Türkiye'den Özbekistan'a gönderilmiş olan bu kişiler gönderildikleri yerde tutuklu bulunmaktadırlar .

Mamatkulov/ Türkiye Aleyhinde Davası

3 Mart 1999 tarihinde başvurucu turist vizesiyle Kazakistan'ın Alma Ata kentinden İstanbul'a gelmiştir. Atatürk Havaalanında (İstanbul) uluslararası yakalama yetkisi ile Türk polisi tarafından gözaltına alınmış, Özbekistan'da bir bombalama olayına karışmak, Özbekistan başbakanını öldürme girişiminde bulunmak ve adam öldürmeye kalkışmak suçundan tutuklanmıştır. Özbekistan hükümeti Türkiye ile yapılan anlaşma gereği başvurucunun Özbekistan'a iade edilmesini talep etmiştir.

11 Mart 1999 tarihinde başvurucu Bakırköy Ceza Mahkemesine çıkarılmıştır. Aynı gün yargıç, başvurucuya yöneltilen söz konusu suçlamalar hakkında derhal kovuşturma başlatılması talimatını vermiş ve ilgili suçun askeri ya da siyasi bir suç olmayıp adli bir suç teşkil ettiğini kaydetmiştir. Yargıç ayrıca başvurucunun sınır dışı edilene kadar tutuklu kalmasına karar vermiştir.

Abdurasulovic / Türkiye Aleyhinde Davası

Başvurucu 13 Aralık 1998 tarihinde sahte pasaportla Türkiye'ye girmiştir. 5 Mart 1999 tarihinde Özbekistan Hükümeti'nin iade talebinin ardından, Türk polisi tarafından gözaltına alınmış, Özbekistan'da bir bombalama olayına karışmak, Özbekistan başbakanını öldürme girişiminde bulunmak ve adam öldürmeye kalkışmak ile suçlanmıştır.

7 Mart 1999 tarihinde çıkarıldığı mahkemede tutuklu kalmasına karar verilmiştir. 15 Mart 1999 tarihinde Fatih Ceza Mahkemesi(İstanbul) tarafından uyruğu tespit edilmiş ve fiilin Türk Ceza Yasasının 9. maddesi altında ele alınmasına karar vermiştir. Mahkeme kararına göre suç askeri ya da siyasi nitelikli olmayıp adli bir suçtur. Mahkeme ayrıca başvurucunun sınır dışı edilene kadar tutuklu kalmasına karar vermiştir.

18 Mart 1999 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Mahkeme İçtüzüğünün 39. maddesi gereği(ihtiyati tedbir) gereği, 23 Mart 1999 tarihinde gerçekleşecek oturuma kadar başvurunun değerlendirilebilmesi için Türk Hükümeti'nin başvurucuların Özbekistan'a iadelerinin gerçekleştirilmemesi gerektiğini belirtmiştir. 19 Mart 1999 tarihinde Türk Hükümeti Bakanlar Kurulu başvurucuların iade edilmesi için genelge yayınlamıştır. 23 Mart 1999 tarihinde mahkeme ihtiyati tedbirin başka bir bildirime kadar uzatılmasına karar vermiştir.

***

27 Mart 1999 tarihinde başvurucular Özbek yetkililerine teslim edilmişlerdir. 28 Haziran 1999 kararında Özbekistan Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi başvurucuları atfedilen suçlardan suçlu bulmuş ve sırayla 20 ve 11 yıl hapse mahkum edilmelerine karar vermiştir.

Başvurucuların temsilcileri sınır dışı edilmelerinden bu yana başvuruculardan haber alınamadığını ifade etmektedirler.

2. Dava Usulü ve Mahkemenin Oluşumu

Başvurular 11 ve 22 Mart 1999 tarihinde yapılmış, 31 Ağustos'ta kabul edilebilir olduğu açıklanmış ve 23 Ekim 2001 tarihinde dava görülmüştür.

3. Kararın Özeti

Şikayetler

Başvurucular, iadelerini takiben hayatlarının riske gireceğinden ve işkenceye maruz bırakılacaklarından bahisle bunun sözleşmenin 2.(yaşama hakkı) ve 3.(işkence yasağı) maddelerine yönelik ihlal oluşturacağına ilişkin şikayette bulunmuşlardır.

Ayrıca Türkiye'de iadelerine ilişkin yargı usulünün ve Özbekistan Hükümeti'nin kendilerine yönelik cezai yargılama usulünün adil olmadığı yolunda şikayette bulunmuşlardır.

Başvurucuların iade edildiklerine dikkat çeken temsilciler, Türk yetkililerin Mahkeme İçtüzüğünün 39. maddesi uyarınca mahkeme tarafından yapılan uyarıyı dikkate almadıklarını bu nedenle de sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmemiş olduğu iddiasında bulunmuşlardır.

Mahkeme Kararı

Sözleşmenin 2. ve 3. maddeleri

Mahkeme şikayetlerin 3. madde altında ele alınması gerektiğine karar vermiştir.

Mahkeme Anlaşmayı kabul eden devletlerin yabancı uyruklu kişilerin giriş, ikamet ve sınırdışı edilmesini kontrol etme hakkı olduğunu yinelemiştir. Sözleşmede ya da protokollerde siyasi sığınmacı olma hakkı yer almamaktadır. Ancak kişi ülkesine geri gönderildiğinde 3. maddenin ihlaline yol açacak kötü muameleye maruz kalacağı düşünülüyorsa, devletin sorumluğu artırılabilir.

Mahkeme, başvurucu temsilcilerinin iddialarının, insan hakları alanında çalışan uluslar arası inceleme organları tarafından hazırlanan ve işkence, kötü muamele gibi idari uygulamaları kınadığını belirten raporlarla desteklendiğini dikkate almıştır. Mahkeme bu raporların ortaya çıkmasına neden olan ciddi sıkıntıları kabul etmekle birlikte bunların sadece Özbekistan'ın genel durumunu yansıtıyor olduğunu dikkate almıştır. Bu raporlar başvurucular tarafından öne sürülen ve başka delillerle desteklenmesi gereken özel iddiaları doğrulamamaktadır. Başvurucuların iddialarını doğrulayan kanıtların toplanması talebini reddetmiş olması nedeniyle, bu davada gerçeği yansıtan kanıtlara ulaşmak mümkün olmamıştır.

Mahkeme, Türk Hükümeti'nin Özbek Hükümeti'nden başvurucuların işkence ve kötü muameleye maruz bırakılmayacakları veya idam cezasına çarptırılmayacakları konusunda teminat aldıktan sonra iade talebinin yerine getirilmiş olduğunu göz önünde bulundurmuştur. Ayrıca başvurucuların temsilcileri işkence ve kötü muamelede bulunulmuş olduğu yolundaki iddiaları doğrulayan tıbbi bir rapor sunmamışlardır. Bu koşulları göz önünde bulunduran Mahkeme, Sözleşmenin 3. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna ilişkin yeterli kanıt bulunmadığına karar vermiştir.

Sözleşmenin 6. Maddesi

Türkiye'deki iade sürecine ilişkin olarak Mahkeme, Sözleşmenin 6/1. maddesinin yabancıların giriş, yerleşme ya da sınır dışı edilme kararı için kabul edilebilir olmadığının altını çizmektedir. Çünkü bu gibi kararlar söz konusu kişiye yönelik suçlama ya da hakkında alınan karar ve sivil hakların irdelenmesiyle alakalı değildir.

Özbekistan'daki yargı sürecine ilişkin olarak mahkeme 3. madde altındaki bulgulara gönderme yapmaktadır ve başvurucular hakkında açılan davaların adil olmadığı yolunda bir kanıta rastlanmadığına karar vermiştir. Bu nedenle bu olayda sözleşmenin 6/1. maddesine yönelik bir ihlal söz konusu değildir.

Sözleşmenin 34 . Maddesi

Mahkeme Türkiye'nin başvurucuları ülkesine iade ederek Mahkeme İçtüzüğünün 39. maddesinde yer alan ihtiyati tedbirleri dikkate almamış olduğu gerçeğini ve 3. maddenin özel durumunu göz önünde bulundurarak Sözleşmenin 34. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna karar vermiştir. Mahkeme bireysel başvuru yapma hakkının etkin bir biçimde yerine getirilmesinin sağlanması nosyonunu hatırlatır. Başvurucu temsilcilerinin tüm çabalarına rağmen başvurucularla görüşememesi bu iddiaları destekler niteliktedir.

Mahkeme uluslararası hukuk, Sözleşme hukuku ve uluslararası dava hukukunun genel esasları ışığında ihtiyati tedbirlerin ilgili yargılama usulü ya da davanın esasından ayrılamayacağının altını çizmiştir. Mahkeme bireysel başvuru hakkının sözleşmenin belirlediği haklar ve özgürlüklerin korunmasına yönelik işleyişin temel taşlarından biri olduğunu vurgulamıştır.

34. madde gereği başvurucular bireysel başvuru haklarının etkili bir biçimde sağlanması hakkına sahiptirler. Bu anlaşmacı devletlerin Mahkemenin başvuruları ele almasına ve davaları yürütmesine engel olmaması anlamına gelir. Ayrıca 3. maddenin ihlal edilmiş olduğuna ilişkin şikayette bulunan başvurucu, iade ya da sınır dışının 3. maddeye yönelik ihlalleri doğuracağı iddiasının ele alınmasını isteme hakkına sahiptir. Mahkeme tarafından Mahkeme İçtüzüğünün 39. Maddesince belirlenenler başvurunun daha etkili olarak irdelenebilmesine izin verir ve Sözleşmenin sağladığı önlemlerin etkili olmasını sağlar.

Mahkeme ihtiyati tedbirlerin ihlal edilmemesi gerektiğini hatırlatmıştır. Sözleşmeye taraf herhangi bir ülkenin bu önlemlere uyması gerekmektedir. Bu nedenle mahkeme tarafından önerilen ihtiyati tedbirlere uymamış olduğu için Türkiye'nin Sözleşmenin 34. maddesi altındaki sorumluluklarını ihlal etmiş olduğuna karar verilmiştir.

Yargıç Türmen'in muhalif görüşleri karara ek olarak bulunabilir.

YAYIN BİLGİLERİKategori Adı SözleşmelerTarih 2003-02-06
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2515264

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari