Kamu Denetçiliği Kurumu Cezaevleri STK Çalıştayı'ndan Notlar

Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) 1 Kasım 2018 günü saat 14'de Cezaevlerinin genel durumunu değerlendirmek üzere sivil toplum kuruluşları ile bir çalıştay düzenledi. Toplantıya MAZLUMDER adına Av. Osman YURT katıldı.

20 kadar katılımcı ve 10 civarı kurum personeli bulundu. Açılış konuşmasını Başkan Şeref Malkoç yaptı. Malkoç kurumu anlattı. Görev süreleri içinde dokunulmazlıkları olduğunu, Devletin bütün kurumları ile halk arasında bulunduklarını, kurumların işleyişinden kaynaklı sorunlarla ilgili başvuruları incelediklerini, haklı gördükleri başvurularla ilgili kurumlara yazı yazdıklarını, çoğu zaman 'dostane çözüm' yoluna gittiklerini, cezaevleri konusunda çok sayıda şikayet geldiğini, bunları çözme çabası içinde olduklarını, kurum üyesi Yahya Akman beyin sorumluluğunda bu çalışmaların yürüdüğünü anlattı.

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Kamu Denetim Kurumu'nun kendilerini denetlemelerinden, tavsiyelerinden memnun olduklarını, faydalandıklarını söyledi. Baroların cezaevin ihlalleri ve avukatların cezaevlerinde yaşadıkları sorunlarla ilgilendiklerini, bunun için de şubelerde birimlerinin bulunduğunu, Kurum'un katkılarının olumlu sonuçlar verdiğini, başvuruları dikkatle değerlendirdiklerini, her başvuru veya tveetle hemen harekete geçilmesinin yanlışlıklara yol açabileceğini anlattı. Önümüzdeki dönem Trabzon'da barolar olarak ombudsmanlık konusunda bir toplantı düzenleyeceklerini Şeref Malkoç beyin katılmasını istediklerini ifade etti.

Şeref MALKOÇ’un toplantıdan ayrılmasıyla başkanlığı devralan Yahya Akman çalışmalarından bahsetti, konu ile ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını, Ceza ve Tevkifevleri yetkilileri ile görüşmeler yaptıklarını, haklı buldukları şikayetleri ilettiklerini, çoğunda dostane çözüm çerçevesinde olumlu sonuçlar aldıklarını, kalabalık, eğitim eksikliği gibi sebeplerle sorunların büyüdüğünü gördüklerini, Cezaevi yetkililerinin kendilerinin haksız ithamlara muhatap olduklarından şikayet ettiklerini, STK temsilcileri ile yapacakları çalışma/çalışmalardan alacakları verileri değerlendirip sonuç almaya çalışacaklarını, tespitlerin kendilerine yazılı olarak iletilmesinin isabetli olacağını anlattı. Herkesi dinlemek istediklerini söyledi. Ve toplantı boyunca tüm konuşmaları soğukkanlılıkla dinledi.

Derneğimiz adına katılan Av. Osman YURT ise özetle şöyle dedi: "MAZLUMDER'in cezaevlerindeki durumlarla ilgili tespit ve önerilerini içeren metni sosyal mecra üzerinden Kurum'a ileteceğim. Kısa süre içinde genel bir değerlendirme yapacağım. 1986 yılında İnsan Hakları Derneği'nin, 1991 yılında MAZLUMDER’in kurulduğu tarihte, Türkiye'de cezaevlerinin duvarlarında, 'tutuklu/mahkumların ellerine cop vurularak tecziye edilecek'lerini yazan yönergeler asılı idi. Süreç içinde Türkiye 'İşkence, Kötü Muamele ve Onur Kırıcı Davranışların Yasaklanması Sözleşmesi'ni imzaladı; iç hukukun parçası haline geldi. Sözleşmenin uygulanması için kampanyalar yapıldı. Denetimleri yapabilmek için oluşturulan il ve ilçe insan hakları kurulları ilk dönemler bir kamu kurumu olarak oluştu. Emniyet müdürleri, jandarma komutanları, savcılar bir kaç başka müdürle birlikte kurul yönetiminde idiler. Zamanla onların dışında STK'lar da kurulda olsun denildi. Ancak konu ile ilgili duyarlılığı olmayan şoförler odası, esnaf odası gibi katılımcılarla bu kurullar yine yetersizdi. Şikayetler alındı, işlemler de yapıldı ancak etkisiz kalındı. Cezaevlerinde fazla tutuklu/mahkum bulunmasının sebeplerinin veya sonrası ile ilgili yapılabileceklerin tartışılması ayrı zeminlerin konusu olabilir. Burada Kamu Denetim Kurumu'nun konuyu ele alması sebebi ile bulunuyoruz. Bu kurum nerede duruyor? Esas olarak İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun alanında bulunan, orada çözülmesi gereken konular, sorunların fazlaca gündemine gelmesi sonrası, Kamu Denetim Kurumu'nun çözüm üretme çabası ile konuşuyoruz. Kurum pratik konulara eğiliyor, sonuç da alıyor. Nitekim çok sayıda taleple karşılaştığımız, cezaevi ailesinin bulunduğu şehirlerden çok uzakta olan tutuklu/mahkumlarla ilgili sınırlı şartlarda çaba gösteriyorken, Kamu Denetim Kurumu'na başvuru ile sonuç alınabildiğini görerek rahatladık, başvuruları oraya yönlendirdik. Bu noktada MAZLUMDER'in üzerinde durduğu öncelikli konu cezaevlerinde gerçek bir sivil denetimin önünün açılması. Konuya duyarlı sivil kuruluşların ve insan hakları aktivistlerinin izinsiz ziyaret ve inceleme yapabilecek yetkilerle donatılması gerekiyor. Arkadaşlarımız bazen ziyaretlerde bulunuyorlar. Ancak bunun için izinler çok gecikerek verildiği için karşılığı olan bir çalışma olmuyor. İhlal iddialarının duyulması ile derhal inceleme ve müdahalenin önü açılmalıdır. Diğer teklif ve önerileri ulaştıracağız. Cezaevlerindeki sorunlar, kapasitenin 10 yıl gibi bir sürede 50 binlerden 250 binlere çıkması, OHAL'in getirdiği etkenler -ki bu konuda MAZLUMDER bir rapor yayınlamıştır-, sürecin değişik sebeplerle güvenlikçi politikalara evrilmesi sorunların kaynağını oluşturmaktadır. Kamu Denetim Kurumu'nun tarafları dinlemesi, iletişim çalışmaları bir şans olabilir. Kamu görevlilerinin STK temsilcileri ile karşılıklı konuşabilmeleri sorunlara çözüm üretme imkanlarını artırabilir. Görevliler buradaki STK temsilcilerini ikna ederek, haklı oldukları tezleri savunarak verdikleri/verecekleri kararları test etme fırsatı yakalayabilirler."

Toplantıya iki kişi ile gelen Kader Mahkumları Derneği hayli renkli idi. Hazırlıklı idiler. Materyalleri vardı ve herkese dağıtmışlardı. Başkanları ilk sözü aldı. Cezaevindeki tutuklu ve mahkumlarla, içeride ve tahliye sonrası dışarıda yaşadıkları sorunlarla ilgilendiklerini, sürekli şikayet aldıklarını, konu ile boğulduklarını, sürekli konuşsalar konunun bitmeyeceğini anlatırken konuşmasını zorlukla bitirebildi. Bu dernekten katılan ikinci şahıs da enerjik bir konuşma yaptı. Cezaevlerindeki insanların daha iyi anlaşılması, hayata hazırlanması, cezaevi sonrası da dışlanmamaları, sahiplenilmeleri gerektiği konularına yoğunlaştılar. Başkanın affa karşı olduğu, çıkacak insanların yarısının kısa sürede tekrar içeri gireceği, bunun için konunun daha geniş bir çerçevede ele alınması görüşü de çarpıcı idi.

Türk Tabipler Birliği adına Metin Bakkalcı ve bir kadın doktor katıldı. Bakkalcı uzun bir konuşma yaptı. 10 yılda 50.000'den 250.000'e çıkarak cezaevlerinin 5 kat artmasının büyük bir problem olduğunu vurguladı. Sağlık hakkı konusuna yoğunlaştı. İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'nun oluşumu ve faaliyetlerinin yetersizliğine, İstanbul Protokolü'nün uygulanmadığına dikkat çekti. Baskın Oran'a verilen cezanın AİHM'de mahkum edildiğini, konu ile ilgili yeterli duyarlılığın olmadığını söyledi; hazırladıkları raporları yazılı olarak sunacaklarını söyledi. Diğer doktor da daha sonra söz aldığında benzer değerlendirmeler yaptı.

İnsan Hakları Vakfı'ndan gelen katılımcı da İHEK'nun oluşumu ve çalışmalarındaki sorunlara, cezaevlerindeki ihlallerin yeteri kadar ilgi çekmediğine, bazı cezaevlerinde tekmille sayım alınmaya zorlanması, siyasilerin uymaması sonrası dayakların atıldığına, çıplak aramaların ihlal kaynağı olduğuna dikkat çekti. Çalışmalarını ileteceklerini söyledi. 

İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk Türkdoğan, İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ile ilgili tartışmalara değindi; üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanması sebebiyle Paris İlkeleri gereği olması gereken bağımsız kimliğinin bulunmadığını, İstanbul Protokolü'nün gözardı edildiğini, bu sebeplerle denetlemelerin yetersiz olduğunu, Baskın Oran'a yapılanların haksızlık olduğunu ve AİHM'de mahkumiyet getirdiğini, raporlarını, tesbitlerini yazılı olarak ileteceklerini söyledi.

Çocuk hakları ve kadın derneklerinden katılanlar da değerlendirmeler yaptılar. Çok bilinen bir dernek yoktu. Ancak 5-6 kadın konuştu. Kadınların ve çocukların yeteri kadar korunmadığını savundular.

Adli tıp doktorları derneğinden gelen katılımcı da adli tıp doktorlarının yaşadıkları sorunlarla ilgili uzun bir konuşma yaptı.

Helsinki Yurttaşlar Derneği'nden katılan Bülent Atamer herkesin tehdit altında olduğunu, kendilerinin de endişe içinde olduklarını, kurucuları Osman Kavala'nın 1 yıldır tutuklu bulunduğunu, iddianamesinin henüz hazırlanmadığını, Gezi ile ilgili haksızlıklar yapıldığını anlattı. Cezaevlerindeki sorunlardan çok genel demokrasi ve ifade özgürlüğü konularına odaklandı.

Adli tıp temsilcileri alanlarındaki sorunlarla ilgili tespitlerini, önerilerini aktardılar. Adli doktorların bağımsız hareket etmeleri, üzerlerinde baskı olmaması gerektiği görüşünü ifade ettiler.

Hak İnsiyatifi Derneği adına katılan Mehmet Can Çağlayan ihlallerle ilgili genel tespitlerde bulundu.

Toplantı bitiminde Yahya Akman, programlı bir toplantı takvimlerinin olmadığını, ihtiyaca göre bu toplantıların düzenlendiğini/düzenleneceğini, Kurum'un Meclis tarafından seçilip denetlendiğini, yazılı iletilecek tespitlerin ilgili yerlere iletileceğini söyleyerek toplantıyı bitirdi.

 

MAZLUMDER

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Seminer & Panel & KonferansTarih 2018-11-08
Okunma Sayısı : 85
OHAL Raporu
Şube ve Temsilcilerimiz
mazlumder-genel-merkez
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER GENEL MERKEZ
Adres: Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 5 Fatih / İSTANBUL (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
E-posta: istanbul[a]mazlumder.org | Telefon: +90 (0212) 526 2440 | Faks: +90 (0212) 526 2441

Ziyaretçi Sayımız : 2564954

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari